geçirirler ile cümle
geçirirler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Geceyi buldukları boş bir evde geçirirler.Σύντομα καταλήγουν σε ένα χωριό όπου επικρατεί μόνο νύχτα.
Vicky ile Cristina adlı iki genç Amerikalı, İspanya'da bir yaz tatili geçirirler.Filmen handler om to amerikanske kvinder, Vicky og Cristina, der er på ferie i Spanien.
Sihir Bakanlığı'nı ele geçirirler.Ministeriet for Magi.
Üreme mevsimini Avrasya'da ve ara sıra batı Alaska'da geçirirler.Fuglen yngler i Eurasien og lejlighedsvis i det vestlige Alaska.
Kışı doğu Akdeniz, Arabistan ve Hindistan'da geçirirler.Om vinteren trækker den til Afrika, Arabien og Indien.
Yaşamlarını genellikle iç sularda geçirirler.De lever hele deres liv i ferskvand.
Onun ve Teddy ile birlikte hayatının en mutlu gününü geçirirler.Tiden med hende og børnene var den lykkeligste i hans liv.
Her yönlü akım geçirirler.Til fods må man færdes overalt.
Geceyi buldukları boş bir evde geçirirler.De søgte ud på gårdsplassen, hvor de sad natten igennem.
Özellikle tatillerini burada geçirirler.Denne gang skal de på ferie.
Özellikle tatillerini burada geçirirler.Spesielt gjelder dette tilbudene i ferier.
868 yılında Mercia Krallığına doğru ilerleyip kışı Nottingham'da geçirirler.I løpet av 868 marsjerte de dypt inn i Mercia og overvintret i Nottingham.
Onunla her gün en ince ihtiyacına kadar ilgilenirler, güzel ve hoş vakitler geçirirler.De hjelper hverandre gjennom den harde hverdagen, gjennom tykt og tynt, godt og vondt.
İyi tırmanırlar ve ömürlerinin büyük bir kısmını ağaçta geçirirler.Den er en god klatrer og finner mye av føden i trær.
Aralarında zaman geçirirler."På denne måten gikk det noen ganger mellom dem."
23 yıl önce 1991'de beş arkadaş yazı beraber geçirirler.23 tahun yang lalu pada tahun 1991, lima teman menghabiskan musim panas bersama-sama.
Geceyi otelde birlikte geçirirler.Pada malam harinya mereka akan malam bersama di restoran.
Özellikle tatillerini burada geçirirler.Mereka semua menikmati liburan di sana.
Hayatlarının çoğunu açık denizlerde saatlerce avlanmakla geçirirler.Mereka menghabiskan sebagian besar waktu mereka di laut.
Geceyi buldukları boş bir evde geçirirler.Mereka ditempatkan di rumah penduduk yang kosong yang ditinggalkan ketika perang.
Orada arkadaşlar bütün zamanı geçirirler.Orang tuanya bekerja setiap waktu.
Birlikte üç romantik gün geçirirler, ardından Oliver ayrılır ve kalbi kırılmış olan Elio eve döner.Setelah Oliver pergi, Elio yang patah hati kembali ke rumah.
Gündüzleri, kendilerinin ağaç kovukları içine yaptıkları yuvalarda geçirirler.Maka sampailah mereka di Hutan belantara yang kemudian hari menjadi Kampung Balegede.
Eşler evlilikten önce kısa bir nişanlılık dönemi geçirirler.Periode pertunangan yang panjang diperlukan sebelum pernikahan berlangsung.
Birlikte üç romantik gün geçirirler, ardından Oliver ayrılır ve kalbi kırılmış olan Elio eve döner.Họ dành ba ngày lãng mạn bên nhau, sau đó Oliver rời đi, và Elio đau khổ trở về nhà.
Uçak kazasında elmasları kaybederler ve adadaki zamanlarının çoğunu elmasları aramak ile geçirirler.Họ đánh mất túi kim cương khi máy bay rơi và giành phần lớn thời gian trên đảo để tìm chúng.
23 yıl önce 1991'de beş arkadaş yazı beraber geçirirler.23 năm trước vào năm 1991, năm người bạn cùng trải qua mùa hè với nhau.
Bazıları gelişme zamanlarını okyanus planktonlarıyla geçirirler.Một số trải qua thời gian phát triển chung với những phiêu sinh vật biển.
Özellikle tatillerini burada geçirirler.Nhiều người trong số những nạn nhân đang đi nghỉ hè tại đây.
Sihir Bakanlığı'nı ele geçirirler.Ông bị Viên Thuật giữ lại.
Geceleri suya yakın ağaçlara tüneyerek geçirirler.Ban đêm, chúng đậu trên cây gần mặt nước.
Çoğunlukla gece aktif olurlar ve gündüzü farklı yerlere saklanarak geçirirler.Cá hoạt động về đêm và thường ẩn nấp vào ban ngày.
Ağızlarını kapatamazlar ve suyu sürekli ağızlarından geçirirler.Miệng của chúng không thể khép lại do thiếu quai hàm, vì thế chúng thường xuyên quay tròn nước trong miệng.
Tüm geceyi aç geçirirler.Họ chuẩn bị cả đêm.
Göçmendirler ve kışı Hindistan'da geçirirler.Đây là loài di cư mạnh mẽ và qua mùa đông tại Ấn Độ.
Uçak kazasında elmasları kaybederler ve adadaki zamanlarının çoğunu elmasları aramak ile geçirirler.2人は飛行機墜落の際にダイヤモンドを失くし、島ではその捜索に多くの時間を費やした。
Özellikle tatillerini burada geçirirler.休暇も主にここで過ごすことになる。
Aralarında zaman geçirirler."』の間で続けられている。
Kışı ergin halde çeşitli bitkiler üzerinde geçirirler.冬には若干海岸から離れるようである。
Birlikte mutlu bir gece geçirirler.ひと晩つき合えーー。
Sihir Bakanlığı'nı ele geçirirler.魔法省のビルの管理を行う。
Orada arkadaşlar bütün zamanı geçirirler.いつも取り巻き連中を連れている。
Geceyi buldukları boş bir evde geçirirler.その晩彼らは一軒の空き家で眠った。
Onun ve Teddy ile birlikte hayatının en mutlu gününü geçirirler.ダニーはそんなこととは知らずテディーと友達としての日々を過ごす。
Gündüzleri ise yuvada geçirirler.昼にも釣ることができる。
Tüm geceyi aç geçirirler.徹夜でがんばちゃっても良いかな?
Bireyler günde altı saat çalışır, geri kalan zamanlarını sanat ve bilimle uğraşarak geçirirler.人々は勤労の義務を有し、日頃は農業にいそしみ(労働時間は6時間)、空いた時間に芸術や科学研究をおこなうとしている。
Gündüzleri, kendilerinin ağaç kovukları içine yaptıkları yuvalarda geçirirler.日道、日目の命により陸前宮野に妙円寺を創す。
Jacob Black ile vakit geçirirler.ローザ・BLACKと同時に登場する。
Kışı güneydoğu Asya'da geçirirler.冬は東南アジアへ渡って越冬する。
Çoğunlukla gece aktif olurlar ve gündüzü farklı yerlere saklanarak geçirirler.主に夜間に活動し、日中は砂中に潜っていることが多い。
Eşler evlilikten önce kısa bir nişanlılık dönemi geçirirler.求婚は、結婚を決める前の一段階。
Kışı ergin halde çeşitli bitkiler üzerinde geçirirler.於冬季,牠們主要吃松樹葉及樹皮。
Geceyi otelde birlikte geçirirler.晚飯後到酒店。
Sıfır Noktası Modülü'nü ele geçirirler; ancak geri dönme planları tutmaz.耶和華必在埃及地降禍刑罰他們,他們必不能返回猶大。
Tüm geceyi aç geçirirler.晚間仍然開門。
Berber, Hynkel'e çok benzediğinden askerler onu Hynkel sanır ve yanlışlıkla ordunun başına geçirirler.因為理髮師和Hynkel太相似,衛兵以為他就是Hynkel。
Misafirler normalde otelde sadece 1 gece geçirirler.从不在同一所酒店下榻一晚以上。
Vakitlerini eğlenerek geçirirler.舒长岁月。
Bir süre eğlenceli vakit geçirirler.一時成為趣談。