geçirirler ile cümle
geçirirler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Bunun dışındaki zamanlarını hücrelerinde okuyarak, yazarak ve el işleri yaparak geçirirler.在家中寫作和看書時會戴上眼鏡。
Göçmendirler, kışı uzak güneyde geçirirler.牠們是一種候鳥,遷往南方過冬。
Özellikle tatillerini burada geçirirler.在那里就像度假一样。
Göçmendirler ve kışı Hindistan'da geçirirler.牠們是一種候鳥,會往古巴過冬。
Hayatlarının çoğunu açık denizlerde saatlerce avlanmakla geçirirler.大部份時間是在開闊的海面上飛翔。
Orada arkadaşlar bütün zamanı geçirirler.노동자들은 언제나 선봉에 서네.
Bir süre eğlenceli vakit geçirirler.그리고 즐거운 한 때를 보낸다.
Birlikte mutlu bir gece geçirirler.밤이 행복해지기를 바란다.
Sıfır Noktası Modülü'nü ele geçirirler; ancak geri dönme planları tutmaz.그러나 강유는 후환을 두려워하여 답중(沓中)으로 가 둔전할 뿐 다시 성도(成都)로 돌아오지 못했다.
Kışı güney Asya da geçirirler.이들은 동남아시아에서도 겨울을 난다.
Günün 9 - 10 saatini yiyecek aramayla geçirirler.갓 태어난 새끼에게 먹이를 먹이면서 9-10주간 기른다.
Geceyi otelde birlikte geçirirler.그들은 호텔의 축제에 간다.
Geceleri suya yakın ağaçlara tüneyerek geçirirler.수컷은 밤에 나무 위나 풀밭에서 연속적으로 운다.
Birlikte üç romantik gün geçirirler, ardından Oliver ayrılır ve kalbi kırılmış olan Elio eve döner.השניים מבלים שלושה ימים רומנטיים ביחד, אחר כך אוליבר עוזב, ואליו שבור הלב חוזר הביתה.
Özellikle tatillerini burada geçirirler.מכאן ואילך החופשות חוזרות חלילה.
Aralarında zaman geçirirler."אני נע בין שניהם".
Vakitlerini eğlenerek geçirirler.תהנו מחייכם על עוד הם נמשכים.
Günün geri kalanını birbirlerinden ayrı olarak yiyecek aramakla geçirirler.בשאר הזמן הן תרות אחר מזון.
Larvalar zamanlarının çoğunu algler, bakteriler ve yüzeydeki mikroorganizmalarla beslenerek geçirirler.הזחלים מבלים את מרבית זמנם בתזונת אצות, בקטריות ומיקרואורגניזמים אחרים.
Nihal ve Adnan Bey şok geçirirler.הרוזן ואמאליה, מזועזעים.
Kışı güney Asya’da geçirirler.חורף בדרום אסיה.
Hastaların %60'ı ilk atağı 20 yaş altında geçirirler.כמחצית מהחולים יפתחו את המחלה לפני גיל 20.
Birlikte mutlu bir gece geçirirler.Те решават да прекарат още един хубав ден заедно.
Her yönlü akım geçirirler.Те го носят навсякъде.
Genç kuşlar erişkin boy ve ağırlığına erişmek için iki yıl geçirirler.На около 2 месеца вече са с размерите и теглото на възрастните птици.
Kışları Hindistan'da geçirirler.През зимата достига до Индия.
Askere gidecek gençlerde yaklaşık son bir aylarını evlere davete giderek geçirirler.За ваканцията момчето е пратено у дома за един месец.
Yalnızca Grace ve Jim'e dokunmaz, onlar da yakınlardaki bir pansiyona giderler ve geceyi orada geçirirler.Тръгва си и отва при Ник и Джо, които седят до едно дърво.
Hastaların %60'ı ilk atağı 20 yaş altında geçirirler.Само 8% от родените със заболяването преживяват първата си година.
Kırlangıçlar hayatlarını sıcak bölgelerde geçirirler.Крокодилите обитават топлите части на света.
Birlikte mutlu bir gece geçirirler.Zajedno doživljavaju nekoliko sretnih tjedana.
Kışı güneydoğu Asya'da geçirirler.Na zimu odlieta do juhovýchodnej Ázie.
Pek çok Vietnamlı bu günde temizlik yaparak veya özel yemekler pişirerek günlerini geçirirler.Mnohí Vietnamci sa na sviatok pripravujú varením a pečením tradičných jedál a upratovaním domu.
Daha sonra Asurlular ve Hititliler Görele dolaylarını ele geçirirler.Na miesto prichádzajú policajti a záchranári, a odnášajú ich preč.
Orada arkadaşlar bütün zamanı geçirirler.V ňom všetko ovplyvňuje všetko po celú dobu.
Geceyi otelde birlikte geçirirler.Nočná prevádzka na letisku.
Birlikte mutlu bir gece geçirirler.Skupaj preživita noč.
Oyuncu makiler genelde ağaç üzerinde yaşamlarını geçirirler.V naravi večino časa preživijo na drevesih.
Oyuncular bir halka oluşturacak biçimde otururlar ve müzik çalarken paketi birbirlerine geçirirler.Nekaj skladb pojejo igralci iz predstave, skupina pa na uprizoritvah glasbo izvaja v živo.
Geceyi buldukları boş bir evde geçirirler.Naslednjega večera sta našli zapuščeno hišo, v kateri sta se nastanili.
Özellikle tatillerini burada geçirirler.Čia jie mėgsta praleisti savaitgalius.
Gündüzleri ise yuvada geçirirler.Visą likusį laiką praleidžia jūroje.
Tüm geceyi aç geçirirler.Medžioja visą naktį.
Geceyi otelde birlikte geçirirler.Nad veedavad kohalikus hotellis koos öö.
Sihir Bakanlığı'nı ele geçirirler.Ministeeriumi juhib võlukunsti minister.
Ağızlarını kapatamazlar ve suyu sürekli ağızlarından geçirirler.Nad ei sukeldunud ja nende seljad paistsid pidevalt veest välja.
Kışı Afrika'da geçirirler.Talveks rändavad nad Aafrikasse.
Aile kışlarını Utrecht'teki şatolarında geçirirlerdi.Linn tekkis Utsunomiya lossi juurde.
Özellikle tatillerini burada geçirirler.Selles sektoris domineerivad puhketuristid.
Her yönlü akım geçirirler.Kulgeb igas suunas.
Amerikalılar bütün yaşamlarını farkı " ayırt et " demeyi öğrenerek geçirirler.Američané se celý život trénují jak hrát hru "najdi rozdíl".
Amerikalılar bütün yaşamlarını farkı " ayırt et " demeyi öğrenerek geçirirler.Američania trénujú celý život hru "všimni si rozdiel."
Amerikalılar bütün yaşamlarını farkı " ayırt et " demeyi öğrenerek geçirirler.Americanii se antrenează toată viaţa să joace "găseşte diferenţele."
Amerikalılar bütün yaşamlarını farkı " ayırt et " demeyi öğrenerek geçirirler.Amerikanen oefenen hun hele leven lang op het spelletje "zie het verschil".
Amerikalılar bütün yaşamlarını farkı " ayırt et " demeyi öğrenerek geçirirler.Amerikanerne træner hele deres liv på at spille "få øje på forskellen."
Amerikalılar bütün yaşamlarını farkı " ayırt et " demeyi öğrenerek geçirirler.Amerikaner trainieren hier ganzes Leben das Spiel "Finde den Unterschied".
Amerikalılar bütün yaşamlarını farkı " ayırt et " demeyi öğrenerek geçirirler.Amerikkalaisia opetetaan läpi elämänsä
Amerikalılar bütün yaşamlarını farkı " ayırt et " demeyi öğrenerek geçirirler.Amerykanie całe życie uczą się grać w "znajdź różnicę."
Amerikalılar bütün yaşamlarını farkı " ayırt et " demeyi öğrenerek geçirirler.Az Amerikaiak egész életükben gyakorolják a "vedd észre a különbséget" játékot.
Amerikalılar bütün yaşamlarını farkı " ayırt et " demeyi öğrenerek geçirirler.Gli statunitensi si allenano tutta la vita a giocare ad "Aguzzate la vista."