geçirirler ile cümle
geçirirler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Küçük Midilliler, burada barış içinde yaşarlar ve şarkı söyleyerek ve oyunlar oynayarak günlerini geçirirler.Det är påskdagen och barnen leker och sjunger medan de inväntar grevinnans ankomst.
Hayatlarının çoğunu dipte çamura gömülü olarak geçirirler.Det lever större delen av sitt liv som larv nedgrävd i botten.
Geceyi otelde birlikte geçirirler.Вони проводять разом ніч у готелі.
Orada arkadaşlar bütün zamanı geçirirler.Саме там хлопці проводять найбільше часу разом.
Özellikle tatillerini burada geçirirler.Ось ти, наприклад, як ти провів свою відпустку?
Yılın 3 ayını köylüler yaylalada geçirirler.Три дні страйкували селяни.
Birlikte mutlu bir gece geçirirler.Вони проводять разом романтичну ніч.
Geceyi buldukları boş bir evde geçirirler.На ніч компанія зупиняється в порожньому будинку.
Altmış yaşına gelebilen erkekler bundan sonraki hayatlarını toplantılar yaparak geçirirlerdi.Старших людей, які досягнули «Шістдесят» — шістдесяти років, позбавляють життя через їх непрацездатність.
Ted'e mantıklı gelir ve son bir günlerinide beraber geçirirler.У підсумку Ваня зізнається Інзі у коханні і вони проводять останню ніч разом.
Bir süre eğlenceli vakit geçirirler.Після цього продовжують веселитися.
Tüm geceyi aç geçirirler.Вони розмовляють всю ніч.
Her yönlü akım geçirirler.Тут вони на кожному кроці.
Günde 5-6 saat çalışıp günün diğer zamanlarını ibadet ederek geçirirler.Кожен хто бажає може пів-години на місяць присвятити свій час Святому місцю.
Sihir Bakanlığı'nı ele geçirirler.Смертежерам вдалося контролювати Міністерство магії.
Vicky ile Cristina adlı iki genç Amerikalı, İspanya'da bir yaz tatili geçirirler.Příběh vypráví o dvou Američankách, Vicky a Cristině, které tráví léto v Barceloně, ve Španělsku.
Orada arkadaşlar bütün zamanı geçirirler.Chlapci téměř celý čas tráví spolu.
Günün geri kalanını birbirlerinden ayrı olarak yiyecek aramakla geçirirler.Mimo reprodukční období při denním hledání potravy tvoří ostatní samci samostatné skupiny.
Aynı şekilde, tüm organizmalar, benzer büyüme süreçleri geçirirler.Podle nich vývoj všech společností prochází stejnými stádii.
Özellikle tatillerini burada geçirirler.Ten ho provází i na dovolené.
Kırım Savaşı sırasında da birlikte zaman geçirirler.Na své trase zůstal i během krymské války.
Ted'e mantıklı gelir ve son bir günlerinide beraber geçirirler.Ten se s Todem spřátelí a celé dny si spolu hrají.
Bireyler günde altı saat çalışır, geri kalan zamanlarını sanat ve bilimle uğraşarak geçirirler.V jeho ideálním pojetí práce trvá pouze šest hodin, zbylý čas je věnován vědám a umění.
18-20 günlük kuluçka süresi geçirirler.Spí 15-18 hodin denně.
Bir süre eğlenceli vakit geçirirler.Udělejte si ze života někdy trochu zábavu!
Geceleri suya yakın ağaçlara tüneyerek geçirirler.Přes noc spí na velkých stromech.
Birlikte mutlu bir gece geçirirler.Ei își petrec noaptea împreună.
Östrusta olan dişiler başlarını normalden daha geride tutar ve yaygın olarak tremor ile spazm geçirirler.Femelele în estru tind să-și țină capul mai în spate decât de obicei, având des tremurături sau spasme.
Vakitlerini eğlenerek geçirirler.El se distrează cu prietenii săi.
İspanyollar Tunus'a saldırarak ele geçirirler.Britanicii urmau să atace în centru spre Tunis.
Zamanlarının çoğunu yüzerek, suda yiyecek arayarak ve dipte yetişen bitkileri yiyerek geçirirler.Își petrece majoritatea timpului pe pământ, cercetând solul cu ciocul în căutarea hrănii.
Aynı şekilde şehzadelerin de çocukları bu unvanı alırlar ve kendi erkek çocuklarına da geçirirlerdi.Aceleași valori le-am însușit și eu, aceleași valori caut să le transmit și copiilor mei.
Özellikle tatillerini burada geçirirler.Manapság inkább nyaralni járnak ide.
Vicky ile Cristina adlı iki genç Amerikalı, İspanya'da bir yaz tatili geçirirler.A történet középpontjában két amerikai nő, Vicky és Cristina áll, akik a nyarat Barcelonában töltik.
Yazları, kalıcı karların hemen altında en yüksek rakımlarda geçirirler.A nyarat a lehető legnagyobb magasságokban tölti, még éppen az állandó hóhatár alatt.
Geceyi buldukları boş bir evde geçirirler.Együtt töltik az éjszakát egy elhagyatott házban.
Daha sonra Asurlular ve Hititliler Görele dolaylarını ele geçirirler.Nemsokára riporterek és rajongók rohamozzák meg a kocsit.
Birlikte mutlu bir gece geçirirler.A végén azonban együtt töltenek egy éjszakát.
Günün 9 - 10 saatini yiyecek aramayla geçirirler.Naponta egy-két kilométert vándorolnak táplálék után kutatva.
Çünkü zamanlarının çoğunu derin ve karanlık sularda geçirirler.Életük nagy részét a tengerek mélyén töltik.
Vakitlerini eğlenerek geçirirler.Mindig élvezet volt vele tölteni az időt.
Sihir Bakanlığı'nı ele geçirirler.Ők őrzik a Varázsfuvolát.
Hasat sezonunda çiftçiler günlerinin büyük bir bölümünü meyveleri elle toplayarak geçirirler.A család a hétvégék nagy részét itt töltötte, virágzó gyümölcsöst létrehozva.
Onun ve Teddy ile birlikte hayatının en mutlu gününü geçirirler.David viettää elämänsä onnellisimman päivän Monican ja Teddyn kanssa.
Geceyi otelde birlikte geçirirler.He viettävät iltaa naapurissa.
Kışı Afrika ve Hindistan'da geçirirler.Se talvehtii Afrikassa ja Intiassa.
Göçmendirler, kışı güney ve batı Avrupa'da, Afrika'da ve Hindistan'da geçirirler.Se talvehtii Etelä- ja Länsi-Euroopassa, Afrikassa ja Intiassa.
Zamanlarının çoğunu yüzerek, suda yiyecek arayarak ve dipte yetişen bitkileri yiyerek geçirirler.Se vietti suurimman osan ajastaan veden alla ruokaa etsimässä.
Kışı Hindistan ve Sri Lanka'da geçirirler.Laji talvehtii Intiassa ja Sri Lankassa.
Turin ve çetesi kışı iyi bir şekilde geçirirler.Victorio ja hänen kansansa viettivät alueella ankaran talven.
Sonra bir geceyi birlikte geçirirler ve Wallace’tan hamile kalır.He elävät onnellista elämää, ja eräänä päivänä Carol huomaa olevansa raskaana.
Birlikte mutlu bir gece geçirirler.He viettivät yhden yön yhdessä.
Bir süre eğlenceli vakit geçirirler.Kaksikko pitääkin paljon hauskaa yhdessä.
Her yönlü akım geçirirler.Ne kääntyilivät satunnaisesti Ympäri.
Aralarında zaman geçirirler."He viettävät paljon aikaa keskenään.
Yazları, kalıcı karların hemen altında en yüksek rakımlarda geçirirler.Περνούν το καλοκαίρι στα υψηλότερα υψόμετρα, ακριβώς κάτω από το μόνιμο χιόνι.
Geceyi otelde birlikte geçirirler.Σταματούν σε ένα ξενοδοχείο να περάσουν τη νύχτα.
Özellikle tatillerini burada geçirirler.Μαζί θα περάσουν τις υπόλοιπες διακοπές τους.
Kışı Afrika ve Hindistan'da geçirirler.Περνάει το χειμώνα στη Ν.Ευρώπη και την Αφρική.
Tüm geceyi aç geçirirler.Έτσι όλη την εβδομάδα έφαγαν κόλλυβα.