geçirir ile cümle

geçirir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Birlikte mutlu bir gece geçirirler.Lei passa una piacevolissima notte.
Bazı durumlarda zamanlarının büyük bir kısmını yüzen buz kütlelerinin üzerinde geçirirler.Passa gran parte del tempo nascosto sotto le rocce.
Özellikle tatillerini burada geçirirler.Attualmente in vacanza.
O geceyi Faith'le geçirir.Quindi l'ho portato a Faith.
Erkekler, zamanlarının büyük bir bölümünü köy kahvehanelerinde geçirir.Sembra passare una buona parte del tempo dentro le bare.
Bu yolculuklar içinde ıssız bir adada 28 senesini son üç yılı hariç yalnız geçirir.Ciò li ha portati a restare isolati sulla loro isola per un millennio.
Bir süre eğlenceli vakit geçirirler.Per altri, anni di gran divertimento.
Sitatunga (Tragelaphus spekei) neredeyse tüm zamanını suda geçirir.Smeraldo: Azumarill trascorre tutta la giornata in acqua.
Eğer insanları ele geçirirlerse, ruhlarını yok edene kadar onlara güç verirler.Sconfiggendoli si otterranno le loro anime.
Hikâyenin yer, zaman ve kahramanları yanında olay örgüsü gibi unsurları zaman içerisinde değişimler geçirir.Come la fortuna e la stupidità hanno cambiato la storia Eroi per caso.
İlk haftalarını annesinin karnına tutunarak geçirir.I piccoli trascorrono il primo mese di vita aggrappati alla pancia della madre.
İnzivaya çekildikleri manastırda vakitlerini dua, ibadet ve tefekkürle geçirirler.Commiato dai genitori, Preghiera e Predicazione nel deserto.
Eğer kovalayıcı bu topu çemberden geçirirse takımına 10 puan kazandırır.Se il cane prende al volo il disco, otterrà 1 punto in più.
Hatta 1 Haziran günü Fransız askerleri Missy-aux-Bois kasabasında yönetimi ele geçirirler.Il primo giugno un reggimento di fanteria prese il controllo della cittadina di Missy-aux-Bois.
Price sinir krizi geçirir.Sono sul punto di una crisi di nervi.
Alman kışlasının Sovyet kısımında geçirir.Monta così Le Parc per la compagnia tedesca.
Kolay ve net biçimde deliller ele geçirir.Raccoglie dati in maniera veloce e precisa.
Çünkü zamanlarının çoğunu derin ve karanlık sularda geçirirler.In genere sono più diversificati alle latitudini più elevate e in acque profonde.
Günün geri kalanını birbirlerinden ayrı olarak yiyecek aramakla geçirirler.Ai due uomini non rimane nient'altro che nutrirsi di loro stessi.
Kış uykusuna yatan gelengilerle beraber keneler de bütün evreleriyle kışı yuvada geçirir.Le cronache del tempo narrano che alcune dame passarono l'intero inverno a letto.
Hatta bazen bütün gününü tesislerde geçirirdi.”È stato nella mia testa tutto il tempo."
Maçtan sonra The Miz, John Morrison'a SCF geçirir.Alla fine della serie si sposa con John Pendelton.
Bireyler günde altı saat çalışır, geri kalan zamanlarını sanat ve bilimle uğraşarak geçirirler.Per sei mesi la costrinse a studiare sei ore al giorno, usando una tecnica stabile e ferma.
Sils Maria'da ilk yazını geçirir.Oscar rievoca i primi tempi di Maria a Hollywood.
Motor makarayı harekete geçirir.A poppa il motore.
Kışı dinlenme odalarında geçirirler.Cosa succede nel corso delle vacanze invernali?
Judy aynaya bakarak çok zaman geçirir.Джуди проводит много времени перед зеркалом.
Bunun sonucu olarak bu gezegen de benzer mevsimsel değişiklikler geçirir.В результате этого планета испытывает схожие сезонные изменения.
Zamanının çoğunu meditasyon yaparak ya da Shuggazoom'da devriye gezerek geçirir.Проводит большинство свободного времени размышляя, медитируя или патрулируя Шугазум.
İtalyan büyük usta Turati ile maçı sırasında bir sinir krizi geçirir.Во время турнира с итальянским мастером Турати у него происходит нервный срыв.
1502 yılı Mayıs ayında Oliverotto, Cesare Borgia için Camerino kentini ele geçirir.В мае 1502 года Оливеротто завоевал для Чезаре Борджиа город Камерино.
Boğaz ağrılarını geçirir.Боли в горле.
Geceyi otelde birlikte geçirirler.Они останавливаются на ночь в отеле.
1911 yılında, Georges Piaget’nin oğlu Timothée Piaget, aile şirketinin iplerini tekrar eline geçirir.В 1911 году Тимоте Пьяже, сын Жоржа Пьяже, принимает семейное дело.
Santiago'ya giden yol artık serbesttir ve José de San Martín[14 Şubat 1817'de şehri ele geçirir.Путь к Сантьяго де Чили был теперь свободным и 14 февраля армия Хосе де Сан Мартина вошла в город.
Neredeyse hayatının tamamını ağaç üstünde geçirir.Почти всю жизнь проводит на деревьях.
Birlikte mutlu bir gece geçirirler.Они проводят вместе ночь.
Onun yapamadığı bir şey yoktur, Tut tüm zamanını lahitinde geçirir çünkü o her gün küflüdür.Он настолько беден, что не каждый день у него еcть еда, но зато каждый день он сыт преследованиями.
Gunther geceyi böyle geçirir.Там Данила проводит ночь.
Kendi kendime zamanımı geçirirdim.Я проводил время в одиночестве.
Jean üzüntüden travma geçirir.Жан полон раскаяния.
Vaktinin çoğunu evde televizyon izleyerek geçirir.Проводит большинство времени за телевизором.
Kışı Afrika'da geçirir.Зимует в Африке.
Kışları Hindistan'da geçirirler.Зимует, вероятно, в Индии.
Price sinir krizi geçirir.Бранд отреагировал нервным срывом.
Sıfır Noktası Modülü'nü ele geçirirler; ancak geri dönme planları tutmaz.Он может глумиться над их верой, но в его распоряжении нет другой, к которой бы он мог обратиться».
Norris arından kalp krizi geçirir.У Рекса начинаются проблемы с сердцем.
Homer, geceyi Barney'ın dairesinde geçirir.А Дмитрий проводит ночь в квартире Марины.
Bir süre eğlenceli vakit geçirirler.Они весело проводят время.
Gündüz ormanda sığınağında geçirir.Они решают остаться на ночь в лесном убежище.
Edd ikna olur ve adamları ikiliyi Duvar'dan geçirir.Это убеждает Эдда, который велит своим людям пропустить их через Стену.
Günde 5-6 saat çalışıp günün diğer zamanlarını ibadet ederek geçirirler.Спал он не более пяти часов в день, остальное время проводил в непрестанной молитве.
Kırlangıçlar hayatlarını sıcak bölgelerde geçirirler.Птицы улетают в тёплые края.
Ağır kayıplara rağmen Japonlar donanma bombardımanı yardımıyla kasım ortalarında Şanghay'ı ele geçirir.К середине ноября японцы захватили Шанхай при помощи бомбардировки с моря.
Çok fazla kez sinir krizleri geçirirdi.Нервические припадки случались часто.
Eddie, Anne ile birlikte güzel bir hayat geçirir.Юна живёт довольно нормальной жизнью с бабушкой.
9. asrın başlarında büyük bir deprem geçirir.В начале VI века здесь произошло сильное землетрясение.
Michael ani bir saldırıyla arabayı ele geçirir ve kaçar.Преступник вынужден бросить машину и бежать.
Özellikle tatillerini burada geçirirler.Так они проводили отпуск.
Çok iyi tırmanır ve sıçrarlar, hemen hemen bütün zamanlarını ağaçların üzerinde geçirirler.Эти попугайчики стремительны в полёте и изящны в движениях, хорошо ходят по земле и лазают по деревьям.

İlgili Sayfalar