geçirir ile cümle
geçirir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Umarım iyi bir sezon geçiririz.Creo que va a ser una temporada fantástica.
Yaşam döngüleri boyunca çeşitli morfolojik değişiklikler geçirirler.Durante el período de la reproducción sufre algunas transformaciones morfológicas.
Sitatunga (Tragelaphus spekei) neredeyse tüm zamanını suda geçirir.El mero (hapuu) se hace casi siempre al vapor.
Her sorunu aklın süzgecinden geçirir.Todas estas preguntas están pasando por su cabeza.
23 yıl önce 1991'de beş arkadaş yazı beraber geçirirler.Hace 23 años, en 1991, cinco amigos pasan el verano juntos.
Pope şok geçirir Michale tarafından ihanete uğramıştır.Pope se queda aturdido y se siente traicionado por Michael.
Boğaz ağrılarını geçirir.Dolor de garganta.
Kışları Hindistan'da geçirirler.Pasa el invierno en la India.
Çocuklar oyuncaklarla vakit geçirir ve birdirbir gibi oyunlar oynarlardı.Los muchachos se apoderaron de las piezas y como si fueran juguetes se adornaron con ellas.
Eddie, Anne ile birlikte güzel bir hayat geçirir.Mantuvo con Anne una animada correspondencia.
Orada arkadaşlar bütün zamanı geçirirler.Aquí, los hombres hacen eso todo el tiempo.
Kil – Yaşlı çamaşırhane çalışanı Maria, cadılar bayramını üvey oğlu Joe Donnelly ve onun ailesiyle geçirir.Polvo y ceniza – La señorita Maria celebra Halloween con su hijo adoptivo, Joe Donnelly, y familia.
(Zengin olsaydım, tüm zamanımı seyahat ederek geçirirdim.)(Todo está bien, sólo necesito pasar este tiempo en casa.
Eğer insanları ele geçirirlerse, ruhlarını yok edene kadar onlara güç verirler.Ellos pueden poseer a la gente y darle energía mientras devoran sus almas.
Yumurtadan çıkan larvalar tam bir kış geçirir.Pasa el invierno exclusivamente como huevo.
Göçmendirler, doğu Afrika'da, Eritre ve Somali'den Tanzanya'ya güney kışı geçirirler.Esta es un ave migratoria que pasa el invierno en el este de África, desde Eritrea y Somalia hasta Tanzania.
Özellikle tatillerini burada geçirirler.Es sobre todo un lugar de vacaciones.
Scott Lang, Ant-Man kimliğiyle dolu dolu bir kahramanlık dönemi geçirir.Hank decide traer a Scott Lang para convertirse en un nuevo Ant-Man.
Kısmi göçmendir, birçok kuşla birlikte kışı Türkiye kıyıları, Lübnan ve İsrail'de geçirir.Es parcialmente migratoria con muchas aves invernantes en las costas de Turquía, Líbano e Israel.
Büfeden aldığı gazeteleri merakla, kaygıyla gözden geçirir.Desde su escritorio nos observó con toda calma.
Boş zamanının çoğunu yüzme antrenmanı yapmakla geçirir.Se dice que pasaba gran parte de su tiempo pescando.
Motor makarayı harekete geçirir.Se dificulta la refrigeración del motor.
Tüm geceyi aç geçirirler.Abierto toda la noche.
Zamanının büyük çoğunluğunu komşularını gözetleyerek geçirir.Sus antiguas calles denotan un gran número de vecinos.
Artık 9 yaşındaki kızı Lisa ile vakit geçirir onu kabullenmeye başlar.Él pasa el tiempo con Lisa, ya con 9 años de edad, a quien ahora reconoce como su hija.
Ağır kayıplara rağmen Japonlar donanma bombardımanı yardımıyla kasım ortalarında Şanghay'ı ele geçirir.A mediados de noviembre, los japoneses habían capturado Shanghái con la ayuda de bombardeos aéreos y navales.
Adam gördüğünü kâle geçirirse kazandığı hâli kaybeder.Tanto si ha ganado como si ha perdido.
Heel Turn geçirir Primo takım olunduktan sonra.Tiempo después de haber lanzado Total Pop!
Santuzza hemen baygınlık geçirir; Lucia etrafını saran köylü kadınların kolları arasına yığılıp kalır.Santuzza se desmaya y Mamma Lucía se desvanece en los brazos de las mujeres del pueblo.
Geceleri suya yakın ağaçlara tüneyerek geçirirler.Por la noche, duermen en árboles cerca del agua.
Deniz alabalığı hayatının çoğunu okyanuslarda geçirir ve sadece yumurtlama için tatlı sulara geri döner.Especie anádroma que pasa la mayor parte de su vida en el mar pero se reproduce en las aguas dulces.
Virüs kaçar ve Alex' in cesedini ele geçirir.Él corre afuera, y encuentra el cadáver de Martin.
Çok fazla kez sinir krizleri geçirirdi.Suele sufrir ataques nerviosos.
Polisler burnu ele geçirirler; ona bir sopa çekerler ve Kovalyov'a geri verirler.Atrapan a la nariz, la pegan y se la devuelven a Kovalyov; sin embargo, es incapaz de volver a pegársela.
Göçmendirler, kışı güney Asya ve Avustralya'da geçirirler.Es un ave migratoria y pasa el invierno en el sur de Asia y en Australasia.
Ancak, mutant hayatta kalır ve Aaron'ı ele geçirir.Las cosas se ponen peor cuando Super-Adaptoide llega y captura a Aaron.
Kışı Afrika'da geçirir.Pasa el invierno en África.
Vakitlerini eğlenerek geçirirler.A ellos les gusta divertirse.
Bir süre eğlenceli vakit geçirirler.Es solo por diversión en este momento.
Zamanının çoğunu meditasyon yaparak ya da Shuggazoom'da devriye gezerek geçirir.Tim ahora pasa la mayoría de su tiempo jugando un MMORPG.
Afrodit Seçilmişin sonunda tekrar Değişim geçirir ve insana dönüşür.Reptil finalmente se siente lo suficientemente bien como para caminar y cambiar de forma.
Yaralı bir şekilde Los Angeles'a varır ve geceyi bir evin bahçesinde uyuyarak geçirir.Herida y en estado de shock, desciende caminando a Los Ángeles y se cuela en un apartamento.
Kışı genellikle tamamen gelişmiş olarak yumurta kabuğu içinde geçirir.El invierno lo pasan generalmente como adultos.
Yılbaşını nasıl geçirirsiniz?Come trascorrerete il Capodanno?
Tom boş zamanının çoğunu kitap okuyarak geçirir.Tom trascorre la maggior parte del suo tempo libero leggendo libri.
Bununla birlikte, hastaların %60'ı bir yıl içerisinde ikinci bir atak geçirir.Tuttavia, il 60% delle persone sperimenterà un secondo attacco entro un anno.
(Zengin olsaydım, tüm zamanımı seyahat ederek geçirirdim.)('Se io fossi ricco, viaggerei in Sud America').
Neredeyse hayatının tamamını ağaç üstünde geçirir.Trascorrono la maggior parte della loro vita sugli alberi.
Vicky ile Cristina adlı iki genç Amerikalı, İspanya'da bir yaz tatili geçirirler.Due giovani turiste statunitensi, Vicky e Cristina, si trovano a Barcellona per l'estate.
Kendi kendime zamanımı geçirirdim.Mi piace dedicare tempo a me stesso.
Kızıl tilki senenin büyük bir bölümünü yalnız geçirir.Il picchio rosso maggiore cresce una sola nidiata all'anno.
Filmde bir karikatürist (Rudolf Ising tarafından canlı olarak resmedilmiştir) Bosko'yu çizerek hayata geçirir.Nel film, un fumettista (interpretato in live action da Rudolf Ising) disegna Bosko, che prende vita.
Bunun sonucu olarak bu gezegen de benzer mevsimsel değişiklikler geçirir.Di conseguenza i tre pianeti sperimentano cambiamenti stagionali simili.
Jedi Konseyi'nin üyeleri ümit vaadeden Jedi'ları kendilerine katılmaları için seçimden geçirirler.Solo i membri del Consiglio scelgono i Jedi destinati a unirsi a loro.
Umarım iyi bir sezon geçiririz.Si svincola a fine stagione.
Sonra, Rose ve Mickey buluşup beraber vakit geçirirler.Alla fine Gus e Mickey decidono di uscire l'indomani per un vero appuntamento.
Michael ani bir saldırıyla arabayı ele geçirir ve kaçar.Kelly intanto, ruba una macchina e se ne va.
Kendilerini bedenî arzulardan arındırmak için zamanlarının çoğunu oruç tutarak geçirirler.Questi la supporteranno per una buona parte del suo viaggio.
Daha sonra Fransa'ya geçer ve yaşamının geri kalanını orada geçirir.Rientra così a Roma dove trascorrerà il resto della sua carriera.
Kaçarlarken Dodge öldürülür, Landon baygınlık geçirir, Taylor ise boğazından vurulur.Dodge viene ucciso, mentre Taylor viene ferito da un colpo di fucile alla gola e Landon stordito.