geçirir ile cümle

geçirir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kışı Afrika'da geçirir.アフリカで越冬する。
Gündüzleri, kendilerinin ağaç kovukları içine yaptıkları yuvalarda geçirirler.日道、日目の命により陸前宮野に妙円寺を創す。
Jacob Black ile vakit geçirirler.ローザ・BLACKと同時に登場する。
Sevmediği kişilere boynuzunu geçirir.嫌いな相手にはとことん無視する。
Eddie, Anne ile birlikte güzel bir hayat geçirir.ダニエルは母親と二人暮らし。
Maçın sonlarına doğru omzundan bir sakatlık geçirir.試合終盤に相手の側頭部へ連発して放つことが多い。
Kışı güneydoğu Asya'da geçirirler.冬は東南アジアへ渡って越冬する。
Küçük galago, ekseri maki'ler gibi ağaçların üzerinde yaşar ve gündüzlerini uyumakla geçirir.他のロリスと同じようにスローロリスは樹上生活者で、夜行性である。
İlk bando çalışmalarını hayata geçirir ( İleri ve Talipoğlu, 2007).メディア) THE INVENTION 初来日LIVE(2007年、ガッチャ!
Çoğunlukla gece aktif olurlar ve gündüzü farklı yerlere saklanarak geçirirler.主に夜間に活動し、日中は砂中に潜っていることが多い。
Largeman, babasından uzak dururken eski arkadaşları ile vakit geçirir.ラフマンは神父のため、盲目の友人とともに奔走する。
Eşler evlilikten önce kısa bir nişanlılık dönemi geçirirler.求婚は、結婚を決める前の一段階。
Kışı ergin halde çeşitli bitkiler üzerinde geçirirler.於冬季,牠們主要吃松樹葉及樹皮。
200'den fazla karışık leke desenli cam doğal ışığı geçirir, bugün avizelerle desteklenmişlerdir.超過二百個設計精細的有色玻璃窗戶採納天然光線,現今則以吊燈輔助照明。
Kısmen göçmendir, bir kısmı Fransa'nın güneyinde ve İber Yarımadası'nda kışları geçirir.牠們是部份候鳥,一些會到法國南部及伊比利半島過冬。
Geceyi otelde birlikte geçirirler.晚飯後到酒店。
Sonrasında Gucerat’ın tamamını ele geçirir.然后把辣椒整个吃掉。
Sıfır Noktası Modülü'nü ele geçirirler; ancak geri dönme planları tutmaz.耶和華必在埃及地降禍刑罰他們,他們必不能返回猶大。
Tüm geceyi aç geçirirler.晚間仍然開門。
Berber, Hynkel'e çok benzediğinden askerler onu Hynkel sanır ve yanlışlıkla ordunun başına geçirirler.因為理髮師和Hynkel太相似,衛兵以為他就是Hynkel。
Bunun üzerine Ali Bey fenalık geçirir, günden güne deliliğe gider.” 卫思因,经日不得,遂成病。
Misafirler normalde otelde sadece 1 gece geçirirler.从不在同一所酒店下榻一晚以上。
Kışı Manhattan'da arkadaşlarıyla gezerek geçirir.他經常和妻子一起在阿拉巴馬度過冬天。
Filmin konusu, Bir adam evlendiği gün trafik kazası geçirir ve iktidarsız olur.已結婚,並且剛生一個小孩,因拍攝當日遇上車禍,於是無法前來。
Yetişkinlerin yaklaşık %5'i etkilenir ve çocukların yaklaşık % 6'sı yılda en az bir bölüm geçirir.分別約5%成人和約6%兒童每年最少一次出現症狀。
Vakitlerini eğlenerek geçirirler.舒长岁月。
Zamanının çoğunu sessizce geçirir ve minik hayvanlardan hoşlanır.喜歡在夜晚散步、非常喜歡動物。
Bir süre eğlenceli vakit geçirirler.一時成為趣談。
Bunun dışındaki zamanlarını hücrelerinde okuyarak, yazarak ve el işleri yaparak geçirirler.在家中寫作和看書時會戴上眼鏡。
Price sinir krizi geçirir.凱夫有痛風的痼疾。
Erkekler, zamanlarının büyük bir bölümünü köy kahvehanelerinde geçirir.他们中的大多数在一家咖啡馆中度过了那个夜晚。
Göçmendirler, kışı uzak güneyde geçirirler.牠們是一種候鳥,遷往南方過冬。
1911 yılında, Georges Piaget’nin oğlu Timothée Piaget, aile şirketinin iplerini tekrar eline geçirir.在1934年,他的儿子Paul Pigott重新获得了公司大部分的控制。
Motor makarayı harekete geçirir.请看金属活动性。
Bottini içinde bulunduğu durumdan kurtulmak için Enrico'nun kardeşi Giovanni'yi Enrico'nun yerine geçirir.必要時就讓成田長親代替我吧。
Fakat kral onu oğluyla ihanet etmekle suçlayınca Elizabeth baygınlık geçirir.當女王提到艾伯特親王而哭泣會用腹語安慰她。
Özellikle tatillerini burada geçirirler.在那里就像度假一样。
Göçmendirler ve kışı Hindistan'da geçirirler.牠們是一種候鳥,會往古巴過冬。
Merkez bankası kendi para politikası araçlarını özgürce seçebilir ve araç bağımlılığını harekete geçirir.進階衡量法则给予银行比较大的自由度来使用它们自己的测量方法来计算它们的作业奉献。
Hayatlarının çoğunu açık denizlerde saatlerce avlanmakla geçirirler.大部份時間是在開闊的海面上飛翔。
Lois "Eğer evi biraz elden geçirirsek boktan bir yer haline getirebiliriz." der.而在鬼堡,唯一的危險只有把自己嚇死,我們真的非常擅長把自己嚇到屁滾尿流」。
Tüm vaktini kitap okuyarak ve çevresini gözlemleyerek geçirir.하루 종일 책을 읽거나 연못을 바라보며 시간 보내는 것을 즐긴다.
Orada arkadaşlar bütün zamanı geçirirler.노동자들은 언제나 선봉에 서네.
Yetişkinlerin yaklaşık %5'i etkilenir ve çocukların yaklaşık % 6'sı yılda en az bir bölüm geçirir.성인 중 약 5%가 영향을 받으며 어린이들 가운데 약 6%은 적어도 한 해에 한 번 발병한다.
Eğer geçerli bir sebebi varsa bir bot gelir ve onu karşıya geçirir.만약 그에게 합당한 이유가 있다면 배가 한 척 와서 그를 태워 간다.
Bir süre eğlenceli vakit geçirirler.그리고 즐거운 한 때를 보낸다.
Birlikte mutlu bir gece geçirirler.밤이 행복해지기를 바란다.
Onun yapamadığı bir şey yoktur, Tut tüm zamanını lahitinde geçirir çünkü o her gün küflüdür.가지고 있는 게을로가 싸워주지 않아 매일매일을 괴롭게 살아간다.
Sıfır Noktası Modülü'nü ele geçirirler; ancak geri dönme planları tutmaz.그러나 강유는 후환을 두려워하여 답중(沓中)으로 가 둔전할 뿐 다시 성도(成都)로 돌아오지 못했다.
Kışı güney Asya da geçirirler.이들은 동남아시아에서도 겨울을 난다.
Günün 9 - 10 saatini yiyecek aramayla geçirirler.갓 태어난 새끼에게 먹이를 먹이면서 9-10주간 기른다.
Fakat bunları hayata geçirirken son derece dikkatli olmalıdır.그러나 잘 될 때일수록 조심해야 하는 법.
Geceyi otelde birlikte geçirirler.그들은 호텔의 축제에 간다.
Geceleri suya yakın ağaçlara tüneyerek geçirirler.수컷은 밤에 나무 위나 풀밭에서 연속적으로 운다.
Zamanının büyük çoğunluğunu komşularını gözetleyerek geçirir.무료함을 달래기 위해 이웃 사람들의 일상을 관찰하며 시간을 보낸다.
1911 yılında, Georges Piaget’nin oğlu Timothée Piaget, aile şirketinin iplerini tekrar eline geçirir.조르주 피아제의 손자인 티모데 피아제는 1911년 가업을 이어받는다.
Boğaz ağrılarını geçirir.목 뒤쪽의 통증을 호소하기도 한다.
Çocuklar oyuncaklarla vakit geçirir ve birdirbir gibi oyunlar oynarlardı.아이들은 자기들끼리 장난감을 가지고 혹은 목마 넘기를 하며 놀았다.
Gunther geceyi böyle geçirir.피니쉬는 고리 밤으로 사용을 한다.
Gastly olarak yakalandığı takdirde, 25. seviyeye ulaştığında Haunter'a evrim geçirir.쉘곤상태에서 레벨 50이 되면 보만다로 진화한다.

İlgili Sayfalar