geçirir ile cümle
geçirir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Geceyi buldukları boş bir evde geçirirler.Σύντομα καταλήγουν σε ένα χωριό όπου επικρατεί μόνο νύχτα.
Müziği çok sever ve vaktinin büyük kısmını müzikle geçirir.Αγαπά πολύ τη μουσική και τη συνδυάζει με τις περισσότερες απ' τις δραστηριότητες με τις οποίες ασχολείται.
Vicky ile Cristina adlı iki genç Amerikalı, İspanya'da bir yaz tatili geçirirler.Filmen handler om to amerikanske kvinder, Vicky og Cristina, der er på ferie i Spanien.
Umarım iyi bir sezon geçiririz.Division efter en god sæson.
Sihir Bakanlığı'nı ele geçirirler.Ministeriet for Magi.
Artık 9 yaşındaki kızı Lisa ile vakit geçirir onu kabullenmeye başlar.Fern, hans otteårige datter, tigger ham om at lade den leve.
Üreme mevsimini Avrasya'da ve ara sıra batı Alaska'da geçirirler.Fuglen yngler i Eurasien og lejlighedsvis i det vestlige Alaska.
Tipik şeklinde, makülden papüle evrim geçirir ve nihayetinde aşınma ya da ülsere dönüşür.I dets klassiske form udvikler det sig fra et macula til en papel og endeligt til en erosion eller en ulcus.
Kışı doğu Akdeniz, Arabistan ve Hindistan'da geçirirler.Om vinteren trækker den til Afrika, Arabien og Indien.
Yaşamlarını genellikle iç sularda geçirirler.De lever hele deres liv i ferskvand.
Gunther geceyi böyle geçirir.Der måtte Jeremias stå natten over.
Onun ve Teddy ile birlikte hayatının en mutlu gününü geçirirler.Tiden med hende og børnene var den lykkeligste i hans liv.
Onun yapamadığı bir şey yoktur, Tut tüm zamanını lahitinde geçirir çünkü o her gün küflüdür.Han siger, at han har det bedste job i hele verden, fordi han ser det umulige ske hver eneste dag.
Kışı Afrika'da geçirir.Om vinteren trækker den til Afrika.
Her yönlü akım geçirirler.Til fods må man færdes overalt.
Geceyi buldukları boş bir evde geçirirler.De søgte ud på gårdsplassen, hvor de sad natten igennem.
Norris arından kalp krizi geçirir.Regis døde af et hjerteanfald.
Motor makarayı harekete geçirir.Nu rykker energi rocken.
Özellikle tatillerini burada geçirirler.Denne gang skal de på ferie.
Çok fazla kez sinir krizleri geçirirdi.Flere gange kom hun ud i farlige situationer.
Ancak Çift yarık deneyi örneğindeki prensipte, levha çok küçük miktarda sarsıntılar geçirir.Den vandrende pind bruger dog kun dette sekret i meget stressede situationer.
Neredeyse hayatının tamamını ağaç üstünde geçirir.De lever hele deres liv i træerne.
Özellikle tatillerini burada geçirirler.Spesielt gjelder dette tilbudene i ferier.
Erkekler, zamanlarının büyük bir bölümünü köy kahvehanelerinde geçirir.Mennene på sin side tilbringer veldig mye tid i en manneklubb.
868 yılında Mercia Krallığına doğru ilerleyip kışı Nottingham'da geçirirler.I løpet av 868 marsjerte de dypt inn i Mercia og overvintret i Nottingham.
Onunla her gün en ince ihtiyacına kadar ilgilenirler, güzel ve hoş vakitler geçirirler.De hjelper hverandre gjennom den harde hverdagen, gjennom tykt og tynt, godt og vondt.
Fındık gemideyken birkaç kaza geçirir, fakat sonunda güvenle Kongo'ya varırlar.Terry har flere hendelser om bord, blant annet med en blindpassasjer, men til slutt kommer de fram til Kongo.
İyi tırmanırlar ve ömürlerinin büyük bir kısmını ağaçta geçirirler.Den er en god klatrer og finner mye av føden i trær.
Ordu 865-866 kışını Thetford'da geçirir.De tilbrakte vinteren 865-866 ved Thetford før de marsjerte nordover for å erobre York i november 866.
Anne cenaze töreni esnasında bayılır ve alışılmamış keder hissiyle bir ayını geçirir.Augustus æret hans minne ved en storslått begravelse og tilbrakte over en måned i sorg.
Aralarında zaman geçirirler."På denne måten gikk det noen ganger mellom dem."
1073 yılında Robert Guiscard şehri ele geçirir.Byen ble erobret av normanneren Robert Guiscard i 1063.
Son senesini Willow ile birlikte geçirir.Hun hadde tilbrakt sin siste natt i live sammen med Harrison.
Price sinir krizi geçirir.Han led ogsi i førpuberteten av nervekriser.
Kütüphanede çalışanlar zamanlarının çoğunu öğrencilerle birlikte, onlara yardım ederek geçirir.På skole og fritid er de fleste mennesker sammen med andre mennesker, og de forventer noe av vedkommende.
1911 yılında, Georges Piaget’nin oğlu Timothée Piaget, aile şirketinin iplerini tekrar eline geçirir.Pada tahun 1911, Timothée Piaget, putra George Piaget, mengambil alih perusahaan keluarga.
Bununla birlikte, hastaların %60'ı bir yıl içerisinde ikinci bir atak geçirir.Namun, 60% dari penderita yang mengalami serangan kedua akan pulih dalam satu tahun.
Bunun sonucu olarak bu gezegen de benzer mevsimsel değişiklikler geçirir.Akibatnya, planet ini mengalami perubahan musim yang sama seperti Bumi.
Elio o günü Marzia ile geçirir, ama Oliver'ı göreceği zamanı iple çeker.Elio menghabiskan hari itu dengan Marzia, namun diam-diam, ia rindu melihat Oliver.
23 yıl önce 1991'de beş arkadaş yazı beraber geçirirler.23 tahun yang lalu pada tahun 1991, lima teman menghabiskan musim panas bersama-sama.
Umarım iyi bir sezon geçiririz.Ia baru saja mengalami musim yang bagus.
Vakitlerini Muhammed'in çevresinde geçirir ve ondan öğrendikleri ayetleri ezberlerlerdi.Mereka kembali pada Muhammad dengan harta rampasan dan memberitahu apa yang telah terjadi.
Geceyi otelde birlikte geçirirler.Pada malam harinya mereka akan malam bersama di restoran.
Kenya'da Amboseli'de genç erkekler 14 ilâ 15 yaşlarına doğru zamanlarının %80'ini ailelerinden uzakta geçirir.Di Amboseli, gajah jantan yang berusia 14–15 tahun menghabiskan 80% waktunya di luar kelompok keluarganya.
Romeo kaçıp geceyi Juliet’in odasında geçirir ve sonra sürgün edildiği Mantua'ya gider.Romeo lalu diam-diam menghabiskan malam di kamar Julia, dimana mereka menyelesaikan pernikahannya.
Özellikle tatillerini burada geçirirler.Mereka semua menikmati liburan di sana.
Zaten bu yüzden bütün gününü yüksek ağaç dallarında ya da mağaralarda uyuyarak geçirir.Sehari-hari, mereka banyak menghabiskan waktunya di gua-gua atau pohon berlubang.
Yetişkinler, genellikle senede bir ila beş enfeksiyon geçirir.Orang dewasa biasanya terkena infeksi dua hingga lima kali per tahun.
Hayatlarının çoğunu açık denizlerde saatlerce avlanmakla geçirirler.Mereka menghabiskan sebagian besar waktu mereka di laut.
Geceyi buldukları boş bir evde geçirirler.Mereka ditempatkan di rumah penduduk yang kosong yang ditinggalkan ketika perang.
Orada arkadaşlar bütün zamanı geçirirler.Orang tuanya bekerja setiap waktu.
Zamanının büyük çoğunluğunu komşularını gözetleyerek geçirir.Fahri seringkali dihadapkan pada persoalan tetangga-tetangganya yang beragam.
Alex, Randall' ı ele geçirir.Akhirnya, Alexa memenggal Randy.
Birlikte üç romantik gün geçirirler, ardından Oliver ayrılır ve kalbi kırılmış olan Elio eve döner.Setelah Oliver pergi, Elio yang patah hati kembali ke rumah.
Gündüzleri, kendilerinin ağaç kovukları içine yaptıkları yuvalarda geçirirler.Maka sampailah mereka di Hutan belantara yang kemudian hari menjadi Kampung Balegede.
İblis, Annabelle'in şekline girerek Janice'i ele geçirir.Keluarga Higgins segera mengadopsi Annabelle.
Buda yağmur mevsimini Sarnath'da geçirir.Buddha kemudian juga menghabiskan musim hujan pertamaNya di Sarnath di Mulagandhakuti.
Vaktinin çoğunu evde televizyon izleyerek geçirir.Lebih banyak waktu dihabiskan untuk menonton televisi.
Yaralı bir şekilde Los Angeles'a varır ve geceyi bir evin bahçesinde uyuyarak geçirir.Terluka dan trauma, ia berjalan ke Los Angeles dan menyelinap ke sebuah apartemen.
Eşler evlilikten önce kısa bir nişanlılık dönemi geçirirler.Periode pertunangan yang panjang diperlukan sebelum pernikahan berlangsung.