geçirir ile cümle
geçirir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Vicky ile Cristina adlı iki genç Amerikalı, İspanya'da bir yaz tatili geçirirler.A történet középpontjában két amerikai nő, Vicky és Cristina áll, akik a nyarat Barcelonában töltik.
Yazları, kalıcı karların hemen altında en yüksek rakımlarda geçirirler.A nyarat a lehető legnagyobb magasságokban tölti, még éppen az állandó hóhatár alatt.
Geceyi buldukları boş bir evde geçirirler.Együtt töltik az éjszakát egy elhagyatott házban.
Daha sonra Asurlular ve Hititliler Görele dolaylarını ele geçirirler.Nemsokára riporterek és rajongók rohamozzák meg a kocsit.
16. seviyeye ulaştığında Charmeleon'a evrim geçirir.Charmeleonból alakul át a 36. szinten.
Birlikte mutlu bir gece geçirirler.A végén azonban együtt töltenek egy éjszakát.
Günün 9 - 10 saatini yiyecek aramayla geçirirler.Naponta egy-két kilométert vándorolnak táplálék után kutatva.
Kızıl tilki senenin büyük bir bölümünü yalnız geçirir.A vöröslábú fogoly az ivarérettséget egyéves korban éri el.
Sinclair’in büyükbabası oldukça varlıklıydı, Sinclair çoğu zaman onlarda vakit geçirirdi.Sinclair-nek gazdag nagyszülei voltak, gyakran tartózkodott náluk.
Umarım güzel bir gün geçirirsiniz, Kaliforniya'dan sevgilerle.Nehéz búcsút vesznek a barátaiktól, ismerőseiktől, és útnak indulnak hazafelé, Kaliforniába.
Çünkü zamanlarının çoğunu derin ve karanlık sularda geçirirler.Életük nagy részét a tengerek mélyén töltik.
Vakitlerini eğlenerek geçirirler.Mindig élvezet volt vele tölteni az időt.
Kalp krizinden sonra çok büyük bir trafik kazası geçirir ve ağır yaralar alır.Sajnos eközben egy autó ráesik a kezére, amitől súlyos sérüléseket szenved és elvérzik.
Sihir Bakanlığı'nı ele geçirirler.Ők őrzik a Varázsfuvolát.
Üreme dönemini Çin, Sibirya ve Japonya'da geçirir.Előfordulási területe Szibérián keresztül Kínáig, a Koreai-félszigetig és Japánig tart.
Dokumacı yeniden mekiği bir uçtan diğer kenara kadar geçirir.A játékosnak lényegében át kell jutnia az egyik képernyő végéről a másikra.
Hasat sezonunda çiftçiler günlerinin büyük bir bölümünü meyveleri elle toplayarak geçirirler.A család a hétvégék nagy részét itt töltötte, virágzó gyümölcsöst létrehozva.
Elio o günü Marzia ile geçirir, ama Oliver'ı göreceği zamanı iple çeker.Elio viettää päivän Marzian kanssa mutta ikävöi Oliveria.
30 Aralık'ta grup Ben'i Orkide'de ele geçirir ve helikoptere doğru götürür.30. joulukuuta ryhmä ottaa Benin kiinni Orkidea-asemalla.
Onun ve Teddy ile birlikte hayatının en mutlu gününü geçirirler.David viettää elämänsä onnellisimman päivän Monican ja Teddyn kanssa.
İlk haftalarını annesinin karnına tutunarak geçirir.Ne viettävät ensimmäisen puoli vuotta elämästään roikkuen emon vatsasta.
Kışı, yumurta halinde dişi kabuğunun altında geçirir.Talvehtii kuoriutumisvalmiina toukkana munan sisällä.
Kaçarlarken Dodge öldürülür, Landon baygınlık geçirir, Taylor ise boğazından vurulur.Dodge ammutaan kuoliaaksi, Taylor ja Landon otetaan kiinni.
Geceyi otelde birlikte geçirirler.He viettävät iltaa naapurissa.
Kışı Afrika ve Hindistan'da geçirirler.Se talvehtii Afrikassa ja Intiassa.
Gunther geceyi böyle geçirir.Christensen kuvasi sitä vain öisin.
Tony füzeyi geçitten geçirir ve bırakır.Max tyhjentää lasin ja lähtee ulos.
Eski Dünya kuşları kışı Afrika'da geçirir.Euroopan linnut talvehtivat Afrikassa.
Göçmendirler, kışı güney ve batı Avrupa'da, Afrika'da ve Hindistan'da geçirirler.Se talvehtii Etelä- ja Länsi-Euroopassa, Afrikassa ja Intiassa.
Zamanlarının çoğunu yüzerek, suda yiyecek arayarak ve dipte yetişen bitkileri yiyerek geçirirler.Se vietti suurimman osan ajastaan veden alla ruokaa etsimässä.
Evin kızı histeri krizleri geçirir.Histidiini on histamiinin esiaste.
Kışı Hindistan ve Sri Lanka'da geçirirler.Laji talvehtii Intiassa ja Sri Lankassa.
Turin ve çetesi kışı iyi bir şekilde geçirirler.Victorio ja hänen kansansa viettivät alueella ankaran talven.
Bir ahtapot zamanının %40'ını kovuğunda saklanarak geçirir.Noin 40 % veden poistumasta kuitenkin tapahtuu haihtumalla.
İkili geceyi arabanın bagajında gizlenerek geçirir.Se periytyy peittyvästi autosomissa.
Arcee bağlantı fişini çeker ve Megatron Bumblebee'nin zihnini ele geçirir.Mutta Bumblebeen jalat katkeavat ja Megatron tappaa Jazzin.
Sonra bir geceyi birlikte geçirirler ve Wallace’tan hamile kalır.He elävät onnellista elämää, ja eräänä päivänä Carol huomaa olevansa raskaana.
İlk bando çalışmalarını hayata geçirir ( İleri ve Talipoğlu, 2007).Shouldn’t Its Copyright? (alkuperäinen mielipidekirjoitus) 2007.
Birlikte mutlu bir gece geçirirler.He viettivät yhden yön yhdessä.
Bir süre eğlenceli vakit geçirirler.Kaksikko pitääkin paljon hauskaa yhdessä.
Her yönlü akım geçirirler.Ne kääntyilivät satunnaisesti Ympäri.
Zamanının büyük çoğunluğunu komşularını gözetleyerek geçirir.Tekee usein kepposia naapurilleen.
Aralarında zaman geçirirler."He viettävät paljon aikaa keskenään.
Cheang sanatsal metotlarla sosyal meseleleri yaratıcı bir şekilde iç içe geçirir.Hamm on tuonut esiin taiteessaan yhteiskunnallisia näkökulmia.
Bunun sonucu olarak bu gezegen de benzer mevsimsel değişiklikler geçirir.Ως αποτέλεσμα, αυτός ο πλανήτης έχει παρόμοιες εποχικές αλλαγές.
1911 yılında, Georges Piaget’nin oğlu Timothée Piaget, aile şirketinin iplerini tekrar eline geçirir.Το 1911, ο Timothée Piaget, υιός του Georges Piaget, αναλαμβάνει τα ηνία της οικογενειακής επιχείρησης.
Yazları, kalıcı karların hemen altında en yüksek rakımlarda geçirirler.Περνούν το καλοκαίρι στα υψηλότερα υψόμετρα, ακριβώς κάτω από το μόνιμο χιόνι.
Geceyi otelde birlikte geçirirler.Σταματούν σε ένα ξενοδοχείο να περάσουν τη νύχτα.
Özellikle tatillerini burada geçirirler.Μαζί θα περάσουν τις υπόλοιπες διακοπές τους.
Kışı Afrika ve Hindistan'da geçirirler.Περνάει το χειμώνα στη Ν.Ευρώπη και την Αφρική.
Umarım iyi bir sezon geçiririz.Ο Ντάνι είχε μια καλή σεζόν.
Enstitü'de Clary, Jace ile birlikte romantik bir öğle geçirir ve sonunda öpüşürler.Πίσω στο Ινστιτούτο, η Κλέρι μοιράζεται ένα ρομαντικό απόγευμα με τον Τζέις, που τελειώνει με ένα φιλί.
Bununla birlikte, hastaların %60'ı bir yıl içerisinde ikinci bir atak geçirir.Ωστόσο, το 60% των ατόμων προσβάλλονται για δεύτερη φορά μέσα σε ένα έτος.
Tüm geceyi aç geçirirler.Έτσι όλη την εβδομάδα έφαγαν κόλλυβα.
Sol SR üyeleri kısa süreliğine de olsa telefon ve postane binalarını ele geçirir.Για μικρό χρονικό διάστημα οι Αριστεροί Εσέροι κατέλαβαν το τηλεφωνικό κέντρο και το τηλεγραφείο.
Eğer geçerli bir sebebi varsa bir bot gelir ve onu karşıya geçirir.Όταν βρίσκει ένα δρόμο φραγμένο γυρνά πίσω και παίρνει έναν άλλο.
Price sinir krizi geçirir.Εδώ υφίσταται νευρικό κλονισμό.
Secretum Meum'u gözden geçirir.Σε αυτές τις περιπτώσεις υπολογίζουμε τον MIRR.
Onun yapamadığı bir şey yoktur, Tut tüm zamanını lahitinde geçirir çünkü o her gün küflüdür.Η συχνότητά του είναι αόριστη, καθώς δεν γίνεται κάθε χρόνο.
Yetişkinler, genellikle senede bir ila beş enfeksiyon geçirir.Οι ενήλικες τυπικά παθαίνουν δύο έως πέντε λοιμώξεις το χρόνο.