geçirir ile cümle

geçirir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Birlikte mutlu bir gece geçirirler.Wieczorem spędzają wspólną noc.
1073 yılında Robert Guiscard şehri ele geçirir.W 1082 roku opanował ją Robert Guiscard.
Bryce CIA'de çalışmaktadır ve gizli devlet sırlarını ele geçirir.Mason ucieka z pokoju przesłuchań w CIA i odkrywa prawdę.
Orada arkadaşlar bütün zamanı geçirirler.Na swym terytorium pozostają przez cały czas.
Vaktinin çoğunu evde televizyon izleyerek geçirir.Większość czasu spędzają przed telewizorem.
Dokumacı yeniden mekiği bir uçtan diğer kenara kadar geçirir.Co minutę światło oświetla kolejny poziom aż do podstawy.
The Dreaming albümünün kapağı, bu şarkının sözlerinden alıntıdır: "bir öpücükle, anahtarı geçiririm".Na przykład w Pieśni nad Pieśniami: Niech mnie ucałuje pocałunkami swych ust!
Onun yapamadığı bir şey yoktur, Tut tüm zamanını lahitinde geçirir çünkü o her gün küflüdür.Z niewiadomych przyczyn wpada w pętlę czasową – przeżywa cały czas ten sam dzień.
Bu yolculuklar içinde ıssız bir adada 28 senesini son üç yılı hariç yalnız geçirir.Trafia na bezludną wyspę, gdzie, jak się okaże, spędzi następne 28 lat.
Yavru yumurtadan çıktığında başkalaşım geçirir.Gąsienica po wyjściu z jaja ma długość ok.
Özellikle tatillerini burada geçirirler.Po jakimś czasie postanawia wykorzystać te wakacje.
Ek olarak bağışıklık sistemini harekete geçirir.Działa również immunostymulująco.
Gündüz ormanda sığınağında geçirir.Codziennie wybierał się na spacery do lasu.
Ömürünün çoğunu Atlas Okyanusunda geçirir.Większość czasu spędza w pobliżu dna oceanicznego.
İki parmaklı tembeller neredeyse bütün hayatlarını ağaçta asılı şekilde geçirirler.Tvåtåiga sengångare tillbringar nästan hela livet hängande i grenar.
Sıfır Noktası Modülü'nü ele geçirirler; ancak geri dönme planları tutmaz.De skriver själva hem och ber om förlåtelse, men återvänder inte.
Illyra, Fred'in bedenini ele geçirir ve ruhunu yok eder.Illyria tar då över Freds kropp och dödar henne inifrån.
Yetişkinlerin yaklaşık %5'i etkilenir ve çocukların yaklaşık % 6'sı yılda en az bir bölüm geçirir.Kring 5% av vuxna och cirka 6% av barn drabbas åtminstone en gång per år.
Sihir Bakanlığı'nı ele geçirirler.Arbetar på trolldomsministeriet.
Umarım iyi bir sezon geçiririz.Detta trots en bra säsong.
Yetişkinler, genellikle senede bir ila beş enfeksiyon geçirir.Vuxna har vanligen två till fem infektioner per år.
Özellikle tatillerini burada geçirirler.Den här gången åker de på semester.
Günün 9 - 10 saatini yiyecek aramayla geçirirler.De tillbringar 6 till 10 timmar av dagen med att äta.
Kendi kendime zamanımı geçirirdim.Till slut fick jag tid för mig själv.
O geceyi Faith'le geçirir.Hon tillbringar kvällen och natten med Leo.
Kışı genellikle tamamen gelişmiş olarak yumurta kabuğu içinde geçirir.Vanligen övervintrar larven fullt utvecklad i ägget.
Kısmi göçmendir, birçok kuşla birlikte kışı Türkiye kıyıları, Lübnan ve İsrail'de geçirir.Den är en partiell flyttfågel och många övervintrar utmed kusterna av Turkiet, Libanon och Israel.
Amerika'da yılda iki döngü geçirir.Detta innebär cirka 2 hästar per dag i USA.
Kışları Orta Doğu'dan Myanmar'a kadar olan bölümde geçirirler.Den flyttar vintertid så långt som till Burma.
Bunun sonucu olarak bu gezegen de benzer mevsimsel değişiklikler geçirir.Den sist övergivna jorden genomgår en liknande utveckling.
Neredeyse hayatının tamamını ağaç üstünde geçirir.Arten vistas nästan hela livet i träd.
O sırada Jacob değişim geçirir ve onun kurt adam olduğunu anlar.Till slut blir Jacob så gammal att han känner att det är dags att dö.
Paket Andy'e geldiği halde paketi Andy'nin okul arkadaşı Tyler ele geçirir ve gizli bir yerde açar.Kort efter att Andy har kommit till skolan blir den unge pojken Tyler ombedd att lämna ett paket i Andys rum.
Gündüzleri kayaların altındaki boşluklarda ya da mağaralarda uyuyarak geçirir.De sover på dagen gömda bland trädens rötter eller i naturliga grottor.
Geceyi otelde birlikte geçirirler.Övernattningen skedde på Grand Hôtel.
Ryan bu fırsatı kullanır ve plazmid işletmelerinin kontrolünü ele geçirir.Fisk lyckas återta sin kontroll.
Günün 15 saatini uyku ile geçirirler ve daha çok geceleri aktif olurlar.Tvåtåiga sengångare sover ungefär 15 timmar per dag och är huvudsakligen aktiva på natten.
Yeni Gine, Salomon Adaları ve Yeni Hebrides adalarının alçak topraklarını sıtma kırıp geçirir.Hans verksamhetsområde omfattade Nya Hebriderna och Salomonöarna.
Küçük Midilliler, burada barış içinde yaşarlar ve şarkı söyleyerek ve oyunlar oynayarak günlerini geçirirler.Det är påskdagen och barnen leker och sjunger medan de inväntar grevinnans ankomst.
Homer, geceyi Barney'ın dairesinde geçirir.Lily vaknar upp i Barneys säng.
Hayatlarının çoğunu dipte çamura gömülü olarak geçirirler.Det lever större delen av sitt liv som larv nedgrävd i botten.
Geceyi otelde birlikte geçirirler.Вони проводять разом ніч у готелі.
Bunun sonucu olarak bu gezegen de benzer mevsimsel değişiklikler geçirir.Внаслідок цього планета відчуває схожі сезонні зміни.
Orada arkadaşlar bütün zamanı geçirirler.Саме там хлопці проводять найбільше часу разом.
Özellikle tatillerini burada geçirirler.Ось ти, наприклад, як ти провів свою відпустку?
Yılın 3 ayını köylüler yaylalada geçirirler.Три дні страйкували селяни.
Birlikte mutlu bir gece geçirirler.Вони проводять разом романтичну ніч.
Bazen orada da zaman geçirir.В деяких місцях інколи пересихає.
Yine de yarın hep bir sonraki gün olduğu için yaşamını fazla tasalanmadan geçirir.Заради завтрашнього дня іноді доводиться забути про серце.
Çok fazla kez sinir krizleri geçirirdi.Нервові припадки траплялися часто.
Tüy dökme işlemi, 3-4 hafta sürer ve bu süreyi sahilde oturarak geçirir.У цей час самиці повинні знаходити харчі протягом 4—6 днів і витрачати всього 1 день на березі.
Elio o günü Marzia ile geçirir, ama Oliver'ı göreceği zamanı iple çeker.Еліо починає більше часу проводити з Марсією, але не перестає думати про Олівера.
Gündüz ormanda sığınağında geçirir.Вдень ховається у лісовій підстилці.
Geceyi buldukları boş bir evde geçirirler.На ніч компанія зупиняється в порожньому будинку.
Altmış yaşına gelebilen erkekler bundan sonraki hayatlarını toplantılar yaparak geçirirlerdi.Старших людей, які досягнули «Шістдесят» — шістдесяти років, позбавляють життя через їх непрацездатність.
Ted'e mantıklı gelir ve son bir günlerinide beraber geçirirler.У підсумку Ваня зізнається Інзі у коханні і вони проводять останню ніч разом.
Ağır kayıplara rağmen Japonlar donanma bombardımanı yardımıyla kasım ortalarında Şanghay'ı ele geçirir.В середині листопада японським військам, попри значні втрати, вдалось захопити Шанхай.
Metro istasyonunda kalp krizi geçirir.Невдовзі у дівчини трапляється зупинка серця.
Bir süre eğlenceli vakit geçirirler.Після цього продовжують веселитися.
Tüm geceyi aç geçirirler.Вони розмовляють всю ніч.

İlgili Sayfalar