geçirir ile cümle

geçirir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Norris arından kalp krizi geçirir.Jerry ainda sofre de problemas cardíacos.
Altmış yaşına gelebilen erkekler bundan sonraki hayatlarını toplantılar yaparak geçirirlerdi.Aos sessenta anos, poderiam ir para a casa de suas esposas para viver com elas.
Michael ani bir saldırıyla arabayı ele geçirir ve kaçar.Edward finalmente joga-a para fora de seu carro e vai embora.
Bryce CIA'de çalışmaktadır ve gizli devlet sırlarını ele geçirir.Braden disse que a CIA mantinha essas atividades secretas do Congresso.
Mardonius bunun üzerine Atina’yı yeniden ele geçirir ve önerisini tekrar yeniler, ancak yeniden reddedilir.Mas então, o conformado Anastácio protesta: roubam-lhe novamente a liberdade, mas jamais a fé.
Bundan sonra grup, güvenli gibi görünen bir eve ulaşır ve geceyi orada geçirirler.Depois de muito andar, eles chegam a uma casa onde passaram a viver, e, por algum tempo, levam uma vida feliz.
İtalyan büyük usta Turati ile maçı sırasında bir sinir krizi geçirir.Ele tem um colapso nervoso durante sua partida com o grande mestre italiano Turati.
Kan damarlarının hasara uğraması pıhtılaşma mekanizmasını harekete geçirir.É significativo o desenvolvimento de máquinas de recuperação intraoperatória de sangue.
Onun yapamadığı bir şey yoktur, Tut tüm zamanını lahitinde geçirir çünkü o her gün küflüdür.Nós não podemos ter algo frágil, não podemos fazer algo que precisa ser carregado todo dia.
Bununla birlikte, hastaların %60'ı bir yıl içerisinde ikinci bir atak geçirir.60% van de patiënten krijgt echter binnen een jaar een tweede aanval.
1911 yılında, Georges Piaget’nin oğlu Timothée Piaget, aile şirketinin iplerini tekrar eline geçirir.In 1911 neemt Timothée, de zoon van Georges Piaget, de leiding van het familiebedrijf over.
Özellikle tatillerini burada geçirirler.Vooral kinderen kwamen hier vakantie houden.
Umarım iyi bir sezon geçiririz.Hij heeft een goed seizoen.
Küçük Midilliler, burada barış içinde yaşarlar ve şarkı söyleyerek ve oyunlar oynayarak günlerini geçirirler.Ze leven een zorgeloos leventje en brengen hun dagen door met zingen en spelen.
Bir süre eğlenceli vakit geçirirler.Het was een heerlijk tijdsvermaak.
Birlikte mutlu bir gece geçirirler.Ze hebben een liefelijke avond samen.
Kırlangıçlar hayatlarını sıcak bölgelerde geçirirler.Gelukkig leven de schorpioenen alleen in verre warme landen.
Price sinir krizi geçirir.Jo krijgt een zenuwinzinking.
Geceyi otelde birlikte geçirirler.Ze verblijven een nacht in een hotel.
1526 yılında Sicilya’daki Capo Passero kalesini ele geçirir.In 1526 veroverde Turgut Reis de vesting van Capo Passero op Sicilië.
O geceyi Faith'le geçirir.Hij zal de nacht doorbengen met Maud.
Kışı güney Asya’da geçirirler.Ze overwinteren in Zuid-Azië.
Omnitrix evrim geçirir ve daha güçlü uzaylılara dönüşür.Diaboromon keert terug en veranderd in de sterkere Armageddemon.
Motor makarayı harekete geçirir.De motor slaat dan af.
İlk bando çalışmalarını hayata geçirir ( İleri ve Talipoğlu, 2007).Dankdag voor Gewas en Arbeid (Ned.- Protestants), eerste woensdag in november.
Kışı Afrika'da geçirirler.Ze overwinteren in Afrika.
Yetişkinler, genellikle senede bir ila beş enfeksiyon geçirir.Volwassenen worden doorgaans twee tot vijf keer per jaar geïnfecteerd.
Gunther geceyi böyle geçirir.Karel overnacht er.
Çalışmadığı zamanların çoğunu birçok akranı gibi evde televizyon karşısında geçirir.Net zo min als de meeste mensen zich druk maken over wat er allemaal binnenin een televisietoestel gebeurt.
18-20 günlük kuluçka süresi geçirirler.De draagtijd duurt 18 tot 20 dagen.
Vaktinin çoğunu evde televizyon izleyerek geçirir.Hij zit bijna altijd thuis voor de televisie.
Boş zamanının çoğunu yüzme antrenmanı yapmakla geçirir.In zijn vrije tijd trainde hij zich verder in het zwemmen.
Trusotski geceyi Velçaninov'un odasında geçirir ve Velçaninov'u jiletle öldürmeye çalışır.Troesotsky blijft overnachten op de kamer van Veltsjaninov en besluipt hem met een scheermes.
Yalnızca Grace ve Jim'e dokunmaz, onlar da yakınlardaki bir pansiyona giderler ve geceyi orada geçirirler.Die denken echter dat Grace en Jim moordenaars zijn en nemen hen mee naar het bureau.
Şatoda bir balo vardır, kurtadam yüzüne maske geçirir.Het kerkje wordt gedekt door een zadeldak met op de voorgevel een dakruiter.
Hem enikler hem de yetişkin köpekler günün büyük bölümünü uyuyarak geçirirler.Zowel de jonge dieren als de volwassen exemplaren houden zich een groot deel van de dag bezig met zonnen.
Bazen orada da zaman geçirir.Soms kan ze hierin ook wat te ver gaan.
Renji de hafif bir değişim geçirir: boynunun çevresine kürklü bir kıyafet eklenir.Renji heeft ook een ander uniform, hij heeft een bontkraag tot zijn schouders.
Noel'i yalnız başına kendine pahalı hediyeler alarak geçirir.De arme kerstman geeft iedereen dure cadeaus.
Bunun sonucu olarak bu gezegen de benzer mevsimsel değişiklikler geçirir.W wyniku tego planeta doświadcza zmian sezonowych.
Bir süre eğlenceli vakit geçirirler.Tam spędzają czas na zabawie.
Bazı durumlarda zamanlarının büyük bir kısmını yüzen buz kütlelerinin üzerinde geçirirler.W niektórych przypadkach spędzają połowę czasu na krach lodowych.
Kendi kendime zamanımı geçirirdim.Samodzielnie planuję swój czas.
Geceyi otelde birlikte geçirirler.Kolejną noc spędzają w hotelu.
Gündüzleri, kendilerinin ağaç kovukları içine yaptıkları yuvalarda geçirirler.Dochodzą one do obszernej, szczelinowej salki z pochylonym dnem.
Bir ahtapot zamanının %40'ını kovuğunda saklanarak geçirir.Osobnik może spędzić 40% czasu ukryty w swej norze.
İlk haftalarını annesinin karnına tutunarak geçirir.Pierwsze tygodnie życia młode spędza chwytając się brzucha matki.
Dost canlısı Kaka Klanıyla bir süre vakit geçirir.Przez dłuższy czas trenował zespół amatorski Łokomotyw Smiła.
Umarım iyi bir sezon geçiririz.Zaliczył całkiem udany sezon.
Filmde bir karikatürist (Rudolf Ising tarafından canlı olarak resmedilmiştir) Bosko'yu çizerek hayata geçirir.W filmie rysownik (grany przez Rudolfa Isinga) rysuje Bosko, który potem ożywa.
Bununla birlikte, hastaların %60'ı bir yıl içerisinde ikinci bir atak geçirir.W 60% przypadków w przeciągu roku następuje jednak drugi atak.
Deb ile boşanma kararı alırlar ve ertesi gün de boşanma kâğıtlarını imzalarken kalp krizi geçirir.Dan decyduje się podpisać papiery rozwodowe, ale tuż przed dostaje rozległego ataku serca.
Zamanının çoğunu banyoda TV seyrederek geçirir.Harry spędza dużo czasu wpatrując się w lustro.
Amerika'da yılda iki döngü geçirir.Myślę, że w rzeczywistości przechodziłem dwa załamania rocznie.
Akşamları bütün sürü hep aynı ağaçların üzerine geri dönüp orada geceyi geçirir.Wracają tam sami wieczorem, odkrywają cały las takich drzew.
1526 yılında Sicilya’daki Capo Passero kalesini ele geçirir.W 1526 zdobył forteczkę na przylądku Passero na Sycylii.
Aynı şekilde, tüm organizmalar, benzer büyüme süreçleri geçirirler.Podobnie zresztą, jak cały dorosły organizm.
Secretum Meum'u gözden geçirir.Zajrzeliśmy do wnętrza MIG-a!
Çok iyi tırmanır ve sıçrarlar, hemen hemen bütün zamanlarını ağaçların üzerinde geçirirler.Osiedla rozciągają się wśród pól uprawnych, w otoczeniu licznych drzew.
Price sinir krizi geçirir.Tymczasem Rui przechodzi załamanie nerwowe.

İlgili Sayfalar