geçiren ile cümle
geçiren kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
1765) 1805 - Ferdinand de Lesseps, Fransız diplomat ve girişimci (Süveyş Kanalı’nı hayata geçiren) (ö.1765) 1805 – Ferdinand de Lesseps, ranskalainen diplomaatti (Suezin kanavan rakentaja) (k.
Panik atak geçiren birinin cildi kızarık olabilir ama kurdeşeni olmaz.Ένα άτομο που παθαίνει κρίση πανικού μπορεί να έχει ερεθισμένο δέρμα, αλλά δεν έχει κνιδώσεις.
1918 yılında yine bir yangın geçiren yapı boşaltıldı ve kullanım dışı kaldı.Το κτήριο κάηκε άλλη μια φορά το 1918 και εγκαταλείφθηκε.
Sık enfeksiyon geçiren kişilerde koruyucu bir önlem olarak düşük dozlu antibiyotikler kullanılabilir.Στις περιπτώσεις συχνών λοιμώξεων, ενδείκνυται η χορήγηση χαμηλής δόσης αντιβιοτικών ως προληπτικό μέτρο.
Özofagus darlığı nedeniyle zor günler geçiren Pike 82 yaşında ölmüştür.Oργή προκάλεσε ο θάνατος 82χρονης από το ψύχος.
Kışı Atina'da geçiren aile, sonunda İtalyaya döndü.Ο Οκταβιανός πέρασε το χειμώνα του 31/30 π.Χ. στην Αθήνα και επέστρεψε στην Ιταλία.
Sık enfeksiyon geçiren kişilerde koruyucu bir önlem olarak düşük dozlu antibiyotikler kullanılabilir.Patienter med jævnlige infektioner, kan tage en lille dosis antibiotika præventivt.
1998 senesini turneyle geçiren Within Temptation, seneyi “The Dance” adlı EP’yi yayınlayarak kapattı.Debutalbummet ved navn Enter blev udgivet det følgende år, hurtigt efterfulgt af ep'en The Dance.
Cezasının bir bölümünü ölüm sırasında geçiren Adams, toplamda 12 yıldan fazla hapiste kalmıştır.Den morddømte Thorup fik senere sin straf nedsat til 16 års fængsel.
Kışı Atina'da geçiren aile, sonunda İtalyaya döndü.Etter vinteren vendte familien tilbake til Italia.
Asurluların, tarihlerindeki büyük olayları kayda geçiren ilk halk olduğunu söylenebilir.Kelterne er de første innbyggerne det finnes historiske opptegnelser av.
Hastalığı geçiren hayvanlar 2 yıl kadar bağışıklık kazanır.Dyr som har hatt sykdommen får livslang immunitet.
Toryum-232, uranyum-235 ve uranyum-238, ani fizyon geçiren ilkel izotoplardır.Derfor er Thorium-232, i likhet med Uran-238 en god kilde til fissilt materiale.
Çok mutsuz bir çocukluk geçiren Harry’nin 11. doğum günü yaklaşmaktadır.Malam ulang tahun Harry yang ke-11 menjadi malam yang tak terlupakan.
Londra'da ameliyat geçiren Vidmar'a profesyonel futbol kariyerine devam edebileceği söylendi.Setelah menjalani operasi di London, Vidmar diizinkan untuk melanjutkan karier sepak bola profesionalnya.
Sık enfeksiyon geçiren kişilerde koruyucu bir önlem olarak düşük dozlu antibiyotikler kullanılabilir.Pada orang yang sering mengalami infeksi, antibiotik dosis rendah dapat dikonsumsi sebagai langkah pencegahan.
Ölü ruhları styx ırmağından geçiren bir sandalcı vardır.Kharon, bertugas membawa roh orang mati menyeberangi sungai Styx.
Panik atak geçiren birinin cildi kızarık olabilir ama kurdeşeni olmaz.Seseorang yang mengalami serangan panik mungkin kulitnya berwarna kemerahan tetapi tidak memiliki urtikaria.
Kışı burada geçiren kuşlar da bulunur.Ditambah lagi musim dingin yang sedang terjadi di sana.
Bir önceki sezonu Süper Lig'de geçiren kulüp, ligi Konyaspor'un arkasında 9. sırada tamamlamıştır.Imot yang pernah ikut audisi di season sebelumnya harus terhenti di babak 9 besar.
Bu takımın başında 1 sene geçiren Razvan, 2012 yılında El Jaish'in başına geçti.Tiếp theo đó, anh gia nhập El Jaish thi đấu một mùa giải đến năm 2012.
Kontrolü ele geçiren oydu.Theo nh người điều khiển.
“Yeruşalim’de bu adı ananları kırıp geçiren adam bu değil mi?「あれは、エルサレムでこの名を呼び求める者たちを滅ぼしていた男ではないか。
Kulüpte 17 yıl geçiren Kulaksızoğlu 1924 yılında jübile yapana kadar 216 maça çıkmıştı.彼は17年にわたりチームに在籍し、1924年に引退するまでに216試合に出場した。
Kontrolü ele geçiren oydu.監督制をとった。
Açlık tehlikesi geçiren bu ordu teslim olmak zorunda kaldı.そのため、兵糧攻めによって降伏させる事はできなかった。
Alan (ülkeler ele geçiren) demektir.アラン(Alan) 「ファミリー」の一員。
Nesneleri harekete geçiren güçtür nous.物に乗り移る能力の持ち主。
Yarısaydam (ışığı hafif olarak geçiren) matrisi nedeniyle bu ismi almıştır.中世にあっては兵庫湊(ひょうご(の)みなと)と呼ばれた。
Bu ameliyatı geçiren hastaların çoğu ömür boyu pasif ve motivasyon eksikliği yaşamışlardır.手術前の患者はいろいろな疑問、不安を抱えている。
Dönüşüm geçiren evcil kediler人家のネコが化ける猫又
7 Ocak 2015 tarihinde felç geçiren Rendell 2 Mayıs 2015 tarihinde hayatını kaybetti.伦德尔2015年1月7日中风,2015年5月2日去世。
Bu bölgeyi ele geçiren Avarlar kısa süre sonra Panonya'ya geri dönmüşlerdir.但幸運地這些領土很快便復歸巴登一方。
Abdullah el-Kasrî’ye sığınan ve onun yardımları sayesinde Belh’i yeniden ele geçiren Sâmânhudât’tan alır.韦说常自危,求助于任圜,任圜也一度庇护他。
Kimyasal değişim geçiren bir madde tekrar eski haline getirilemez.換句話說,一種化學元素不能轉化成其他化學元素。
Zorlu çocukluk geçiren Keny Arkana 12 yaşında okulu bırakmak zorunda kaldı.華萊士出身贫寒而且是私生子,在12歲時輟學。
Toplum yalnızca bilişsel değil, fakat duygusal ve harekete geçiren becerilere de ihtiyaç duyar.사회는 그저 인식적인 면에서 뿐 아니라 감성적이며 애정을 가진 사람들이 가진 모든 재주를 필요로 한다.
Açlık tehlikesi geçiren bu ordu teslim olmak zorunda kaldı.배고픔을 피해 항복하는 세미놀들도 나왔다.
Yazları aileyle geçiren Wilde kardeşler George Moore’la oyunlar oynardı.와일드의 형제들은 어린 조지 무어와 함께 놀곤 하였다.
Chromium zamanının büyük bir kısmını bilgisayar başında geçiren kullanıcıları hedef almaktadır.크롬은 대부분의 시간을 인터넷으로 보내는 이용자들을 대상으로 한다.
Mizrahi altı saat sonra şuurunu yitirdi, haham ise iki gün boyunca kanama geçirene kadar asılı kaldı.מזרחי איבד את הכרתו לאחר שש שעות, בעוד שהרב הוחזק שם במשך יומיים עד שסבל מדימום.
Kötü bir sezon geçiren Bursaspor, o sezon küme düştüler.מנהג אוהדים מוזר אפיין את אותה עונה.
Duyguları harekete geçiren.הולכת אחר רגשותיה.
Bu ameliyatı geçiren hastaların çoğu ömür boyu pasif ve motivasyon eksikliği yaşamışlardır.מטופלים שעברו הליך זה לעיתים קרובות נהיו פאסיביים ואיבדו כל מוטיבציה.
Kontrolü ele geçiren oydu.אז עלה עליה צוות השתלטות.
Sık enfeksiyon geçiren kişilerde koruyucu bir önlem olarak düşük dozlu antibiyotikler kullanılabilir.При хората с чести инфекции могат да се приемат ниски дози антибиотици като превантивна мярка.
Birçok değişimler geçiren meydan az da olsa hala sosyalizm döneminin simgelerini taşımaktadır.Квакерите, въпреки малкия си брой, имат влияние върху историята на социалните реформи.
Kışı burada geçiren kuşlar da bulunur.През зимата оттук минават мечки.
Bir sonraki gün Forst'u ele geçiren 1. Ukrayna Cephesi geniş bir araziye yayıldı.1-ви украински фронт, вече завзел град Форст, напредва свободно из селските райони.
Böylece şifrelenmiş metni ele geçiren saldırgana hiçbir bilgi verilmemiş olunur.Никой не е арестуван за отвличането, което днес се счита за студено досие.
Sık enfeksiyon geçiren kişilerde koruyucu bir önlem olarak düşük dozlu antibiyotikler kullanılabilir.U osoba s čestim infekcijama kao preventivna mjera može se primijeniti niska doza antibiotika.
1475 - 1541) - İnkaların kentlerini ele geçiren İspanyol kâşif.Ђерђ Дожа) (?, 1475. – ?, 1514.), vođa bune mađarskih seljaka.
Bobby ile kısa bir zaman geçiren Gil, ona Juan Primo'nun ölümünden sevinip sevinmediğini sorar.Prije negoli se raziđu, Gil pokušava nagovoriti Bobbyja da prizna kako mu je drago što je Primo mrtav.
Duyguları harekete geçiren.Zvládanie emócií.
1880 ve 1885’te iki büyük yangın geçiren kentin ve çarşısı tamamen yanmıştır.V rokoch 1893 – 1895 postihli námestie dva veľké požiare.
Hastalığı hafif olarak geçiren kimselerde, kısa etkili ilaçların ihtiyaç duyuldukça kullanılması önerilir.Pri osebah z blago obliko bolezni se po potrebi priporočajo kratko delujoči agenti.
Sık enfeksiyon geçiren kişilerde koruyucu bir önlem olarak düşük dozlu antibiyotikler kullanılabilir.Pri ljudeh s pogostimi okužbami, lahko antibiotiki v nizki dozi pomagajo kot zaščitni ukrep.
Kimyasal değişim geçiren bir madde tekrar eski haline getirilemez.To so snovi, ki jih tudi kemično ne moremo več deliti.
Bu alçak geçiren filtredir.Gre za mehanizem drsečih filamentov.
1939'da Arnavutluk'u ele geçiren İtalya, 1940'ta Yunanistan'a yöneldi.Leta 1939 je Italija okupirala celotno Albanijo in leta 1940 napadla Grčijo.