geçiren ile cümle
geçiren kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Açlık tehlikesi geçiren bu ordu teslim olmak zorunda kaldı.Įgula buvo priversta iš bado pasiduoti.
1880 ve 1885’te iki büyük yangın geçiren kentin ve çarşısı tamamen yanmıştır.1882 ir 1889 m. miestą nusiaubė gaisrai.
1888 - Ağır depresyon geçiren ressam Vincent Van Gogh kulağını kesti.1888 – hingelises kriisis Vincent van Gogh lõikas maha oma kõrva.
Daha sonra bir yangın geçiren bina restore edilmiştir..Ilmselt siiski osa hoonestust tulekahju järel taastati.
2002’den beri, bir yılda en büyük miktarlarda LSD ele geçiren ülke Almanya, daha sonraDepuis 2002, l’Allemagne est le pays qui a saisi les plus grandes quantités
2002’den beri, bir yılda en büyük miktarlarda LSD ele geçiren ülke Almanya, daha sonraDin 2002, Germania a fost †ara care a capturat cele mai mari cantit≤†i
2002’den beri, bir yılda en büyük miktarlarda LSD ele geçiren ülke Almanya, daha sonraI quantitativi
2002’den beri, bir yılda en büyük miktarlarda LSD ele geçiren ülke Almanya, daha sonraMnožství zadržené
2002’den beri, bir yılda en büyük miktarlarda LSD ele geçiren ülke Almanya, daha sonraOd roku 2002 je Nemecko krajinou, ktorá zachytáva najväčšie množstvá LSD
2002’den beri, bir yılda en büyük miktarlarda LSD ele geçiren ülke Almanya, daha sonraSedan 2002 har de största mängderna LSD per år beslagtagits i Tyskland,
2002’den beri, bir yılda en büyük miktarlarda LSD ele geçiren ülke Almanya, daha sonraVuodesta 2002 lähtien eniten LSD:tä on vuosittain takavarikoitu Saksassa ja sen jälkeen
2002’den beri, bir yılda en büyük miktarlarda LSD ele geçiren ülke Almanya, daha sonra) σε εpiίpiεδο ΕΕ µειώθηκε το 2002– 2003· ωστόσο, αpiό τα στοιχεία piου αναφέρουν οι χώρες piροκύpiτει εκ νέου
83 ele geçiren başlıca ülke olmuştur (64 евро на грам в Малта (
83 ele geçiren başlıca ülke olmuştur (83 dans l’UE (
83 ele geçiren başlıca ülke olmuştur (83 i Storbritannien både uttryckt som antal och mängd (
83 ele geçiren başlıca ülke olmuştur (83 országaként megszerzett pozícióját (
83 ele geçiren başlıca ülke olmuştur (83 più alti in tutta l’Unione europea (
83 ele geçiren başlıca ülke olmuştur (83 się największe ilości amfetaminy (
83 ele geçiren başlıca ülke olmuştur (Verenigd Koninkrijk binnen de EU opnieuw de lijst aan (83
Alcatraz adasını ele geçiren yerli미국 원주민들이
Alcatraz adasını ele geçiren yerliשמעתי על קבוצה של אמריקאים ילידים
Alcatraz adasını ele geçiren yerliسمعت عن مجموعة من الأمريكيين الأصليين
Alcatraz adasını ele geçiren yerli耳にしました
Alexis ile birlikte organ kültürleri üzerinde çalışarak geçirenAlexis im Rockefeller Institut in New York auf dem Gebiet der
Alexis ile birlikte organ kültürleri üzerinde çalışarak geçiren알렉시스와 함께 뉴욕의 록펠러 연구소에서
Alexis ile birlikte organ kültürleri üzerinde çalışarak geçirenlucrând cu Alexis
Alexis ile birlikte organ kültürleri üzerinde çalışarak geçirenבשיתוף פעולה עם אלכסיס במכון רוקפלר בניו יורק
Alexis ile birlikte organ kültürleri üzerinde çalışarak geçirenيعمل مع اليكسيس في معهد روكيفيلر في نيويورك
Alexis ile birlikte organ kültürleri üzerinde çalışarak geçirenニューヨークのロックフェラー研究所で 臓器培養の研究に費やしました
Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı.A byli pasterze w onej krainie w polu nocujący i straż nocną trzymający nad stadem swojem.
Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı.A pastýři byli v krajině té, ponocujíce a stráž noční držíce nad svým stádem.
Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı.C'erano in quella regione alcuni pastori che vegliavano di notte facendo la guardia al loro gregge
Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı.Había pastores en aquella región, que velaban y guardaban las vigilias de la noche sobre su rebaño
Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı.In pastirji so čuli v tistem kraju pod milim nebom in so stražili po noči svojo čredo.
Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı.I samma nejd voro då några herdar ute på marken och höllo vakt om natten över sin hjord.
Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı.Ja sillä seudulla oli paimenia kedolla vartioimassa yöllä laumaansa.
Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı.그 지경에 목자들이 밖에서 밤에 자기 양떼를 지키더니
Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı.Og der var Hyrder i den samme Egn, som lå ude på Marken og holdt Nattevagt over deres Hjord.
Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı.Og det var nogen hyrder der på stedet, som var ute på marken og holdt nattevakt over sin hjord.
Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı.Pada malam itu ada gembala-gembala yang sedang menjaga domba-dombanya di padang rumput di daerah itu
Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı.Und es waren Hirten in derselben Gegend auf dem Felde bei den Hürden, die hüteten des Nachts ihre Herde.
Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı.Vả , cũng trong miền đó , có mấy kẻ chăn_chiên trú ngoài đồng , thức đêm canh_giữ bầy chiên .
Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı.Vả, cũng trong miền đó, có mấy kẻ chăn chiên trú ngoài đồng, thức đêm canh giữ bầy chiên.
Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı.В той стране были на поле пастухи, которые содержали ночную стражу у стада своего.
Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı.И роди първородния си Син, пови Го, и положи Го в ясли, защото нямаше място за тях в страноприемницата.
Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı.І були пастухи в сторонї тій, що ночлїгували та стерегли сторожею в ночі отари своєї.
Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı.ורעים היו בארץ ההיא לנים בשדה ושמרים את משמרות הלילה בעדרם׃
Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı.وكان في تلك الكورة رعاة متبدين يحرسون حراسات الليل على رعيتهم.
Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı.在 伯 利 恆 之 野 地 裡 有 牧 羊 的 人 、 夜 間 按 著 更 次 看 守 羊 群
Aynı yörede, sürülerinin yanında nöbet tutarak geceyi kırlarda geçiren çobanlar vardı.在 伯利 恆之 野地 裡 有 牧羊 的 人 、 夜間 按 著 更 次 看守 羊群
Ayrıca yaşamını çamurda yuvarlanarak geçiren bir kaç tür de tüysüz.Delfinen, Flodhesten, Manateren.
Ayrıca yaşamını çamurda yuvarlanarak geçiren bir kaç tür de tüysüz.수생 생물입니다.
Ayrıca yaşamını çamurda yuvarlanarak geçiren bir kaç tür de tüysüz.הדולפין, ההיפופוטם, פרת הים.
Ayrıca yaşamını çamurda yuvarlanarak geçiren bir kaç tür de tüysüz.و الدلفين، فرس النهر ، وخروف ا لبحر
Ayrıca yaşamını çamurda yuvarlanarak geçiren bir kaç tür de tüysüz.そしてバビルサのような泥地にいる動物数種も含みます
Belki yüzeyin altında hepimizi hareket geçiren sessiz bir isyan vardır.Có thể có một loại bạo động ngầm luôn luôn ở trong chúng ta.
Belki yüzeyin altında hepimizi hareket geçiren sessiz bir isyan vardır.Forse, sotto la cenere, una specie di guerra silenziosa ci anima in continuazione.
Belki yüzeyin altında hepimizi hareket geçiren sessiz bir isyan vardır.어쩌면 수면 아래에서 이루어지는 고요한 폭동 같은 것이 존재해서 우리를 항상 움직이는 것일지도 모르죠.
Belki yüzeyin altında hepimizi hareket geçiren sessiz bir isyan vardır.Lehet, hogy valahol a mélyben folyton van egy csendes felkelés, mely folyton mozgat minket.
Belki yüzeyin altında hepimizi hareket geçiren sessiz bir isyan vardır.Måske er der en slags stille optøjer, under overfladen der opildner os hele tiden.