geçiren ile cümle

geçiren kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bakan, "Günün büyük bölümünü elektriksiz geçiren halkın sıkıntısını anlıyorum."I can understand people's frustration, passing the main part of the day without electricity.
Kuramsal fizikte Şekil Dinamiği Mach ilkesinin bir formunu hayata geçiren bir kütleçekim kuramıdır.In theoretical physics Shape dynamics is a theory of gravity that implements Mach's principle.
Woncheuk, kariyerinin büyük bölümünü Tang Çin'de geçiren 7. yüzyıldan bir keşiş.Woncheuk, 7th-century monk who spent much of his career in Tang China.
Bu operasyon, büyük kilo kaybı geçiren hastalar için en uygun olan yöntemdir.This operation is most appropriate for patients who have undergone massive weight loss.
#1 numarada en çok hafta geçirenlerMost cumulative weeks at number one
Her 100.000 kişi için SAK geçiren ortalama kişi sayısı, yaşa göre ayrılmış. [1]Average number of people with SAH per 100,000 person-years, broken down by age.[1]
Ona, Corday'ı ele geçiren Marat'ın gazetesinin bir distribütörü katıldı.She was joined by a distributor of Marat's newspaper, who seized Corday.
Hayatının çoğunu Osmanlı ve Fransa'da geçiren Mohohian'ın resimleri dünya çapında sergilenmiştir.His art is displayed in various museums throughout the world.
Hayatının geri kalanını St. Louis'de geçiren Erganyan, Bellefontaine Mezarlığı'na defnedildi.He spent the rest of his life in St. Louis, where he is buried in Bellefontaine Cemetery.
Çocukluğunu Yağlıdere'de geçiren Ktenidis, 1906'da Trabzon Lisesi'nden mükemmel notlarla mezun oldu.In 1906 he graduated with excellent grades at the Frontistirion (High School) of Trapezus.
Ekolojik bölge, birçok göçmen, kışı geçiren ve üreyen kuş için yaşam alanıdır.The ecoregion is habitat for many migrating, wintering, and breeding birds.
Listede en çok hafta geçiren sanatçılarMost weeks on the chart
Bir numarada en çok hafta geçiren şarkılarSongs with the most weeks at number-one
İlk on arasında en çok hafta geçiren şarkılarSongs with most total weeks in the top ten
Sonunda, yaz çantasını başarıyla ele geçiren küçük bir hayvan gönderdi.He finally sent a little animal, which successfully gained possession of the summer bag.
Bu savaş ortamında gizemli bir küp ele geçiren 3 kardeş çatışma arasında kalır.The siblings get caught up in the conflict when they come into possession of a mysterious cube.
Ayrıca ard arda yaşanan krizlerde iktidarı ele geçiren kadınlar oldu.Also, during crises of succession, there were women who took power.
Marshall'ların kampanyası Montgomery'yi ele geçiren bir kraliyet ordusu tarafından desteklendi.The Marshalls' campaign was supported by a royal army which took possession of Montgomery.
Gözden geçirenler performansını ve oyunculuk yeteneklerini övdü.[2] [3]Reviewers commended his performance and acting abilities.[3][4]
Hastalık, İskenderiye'den gemileri ele geçiren Toskana kadırgaları tarafından Malta'ya getirildi.The disease was imported to Malta by Tuscan galleys that had captured vessels from Alexandria.
1968'deki darbe, kontrolü yeniden ele geçiren Baas Partisi'nin yükselişine sağladı.The coup in 1968 led to the rise of the Ba’ath Party as it regained control.
İlki, savaş alanında atından düşen ve beyin sarsıntısı geçiren yeni askere alınmış bir adamdı.The first was an enlisted man who fell off his horse on the battlefield and suffered a concussion.
1 Kasım 1932) Yaşamının büyük kısmını Fransa'da geçiren Polonyalı ressam.3. Dezember 1963 in Paris) war ein polnischer Maler, der vor allem in Paris tätig war.
Yazarı harekete geçiren de toplumun vicdanı olma duygusudur diyebiliriz.Die Schriftsteller sind nach Éluard das Gewissen der Gesellschaft.
Hafta içi kasabada haftasonunu ise İstanbul'da geçiren Şehnaz, aslında mutsuzdur.So scheint die Population, die im Sommer in Südbrasilien lebt, sogar verschwunden zu sein.
Daha sonra bir yangın geçiren bina restore edilmiştir..Nach einem Brand wurde es wieder aufgebaut.
Soyları Westeros'u ele geçiren eski Andal kavmine dayanır.Die Feinde halten nun seinen geliebten Atalus gefangen.
Değerli taşlar ışığı geçiren minerallerdir ve böylece optik yöntemlerle saptanabilmektedirler.Edelsteine sind transparente Mineralien und können deshalb mit optischen Methoden untersucht werden.
Ismi bu kopruye hücum edip eline geciren ve Alman hücumlarına karsi savunan Ingiliz komutani anisinadir.Sie sind diejenigen, die hinter Gittern und Stacheldraht zur Ehre des deutschen Namens starben und verdarben.
Rize'de iken en verimli dönemlerinden birini geçiren şair “İbn-i Musa” adlı eserini tamamladı.Leyla Məmmədbəyova wurde in ihren Zwanzigern eine „lebende Ikone“.
Burada da örnek olarak bir alçak geçiren filtre gösterilmiştir.Andererseits kommt auch eine hervorragend gemachte Filmattrappe eines Außerirdischen in Frage.
İkinci bir atak geçirende yeni bir atak geçirme şansı % 50 den fazladır.Ein Impass gegen den König hat eine Erfolgschance von 50 % auf einen zusätzlichen Stich.
1385 ve 1861 yıllarında kapsamlı onarımlar geçiren yapı, 2008-2009 yılında restore edilmiştir.In den Jahren 1985–1987 wurde sie originalgetreu restauriert nach Plänen aus dem Jahr 1883.
Kontrolü ele geçiren oydu.Das Militär übernahm die Kontrolle.
Kontrolü ele geçiren oydu.Qui nous contrôlaient.
Bir mercek temelde bir alçak geçiren düzlem dalga filtresidir. (bkz: düşük-geçiş filtresi).Un faux Voyage à reculons dans une fausse malle *******.
Kışı burada geçiren kuşlar da bulunur.On lui doit aussi des paysages d'hiver.
Kötü bir sezon geçiren Bursaspor, o sezon küme düştüler.Les Landais sont ainsi sauvés après une mauvaise saison.
Sıkıntılı günler geçiren Galatasaray daha ligin başında yarıştan kopmuştu.Vichot préfère les courses disputées par beau temps.
Bir anlık cinnet geçiren Tony en yakın arkadaşı Manny'i vurarak öldürür.Il tente avec Tony de rendre un dernier hommage à leur ami.
Kariyerinin büyük bölümünü 1. FC Magdeburg'da geçiren oyuncu, burada 1966 ve 1979 yılları arasında oynadı.Milieu de terrain, il a joué pendant toute sa carrière au 1.FC Magdebourg, de 1966 à 1979.
Lejyonun kontrolünü ele geçiren Augustus askerleri Patras'a yerleştirmiştir.Octave prit alors le contrôle de la légion dont il établit les légionnaires à Patras.
Hastalığı geçirenlerin ömür boyu bağışıklık kazanabileceği bilinmektedir.Los infectados que sobreviven adquieren inmunidad de por vida.
Kontrolü ele geçiren oydu.Es el encargado de seguimiento.
1809) 1894 - Ferdinand de Lesseps, Fransız diplomat ve girişimci (Süveyş Kanalı’nı hayata geçiren) (d.1894: Ferdinand de Lesseps, diplomático y empresario francés; codesarrolló el canal de Suez (n.
Kışı Atina'da geçiren aile, sonunda İtalyaya döndü.Se trasladó a Atenas aunque pasaba los inviernos en Italia.
Üreme dönemini Japonya'da geçiren balıkçıl kışları Filipinler ve Endonezya'ya göçer.Se reproduce en Japón, y pasa el invierno en las Filipinas e Indonesia.
Ancak hayatının büyük bölümünü seyahatlarla geçiren bu adamın yolculuğu henüz bitmemişti.A excepción de los periodos de viajes, permaneció gran parte de su vida allí.
Toplum yalnızca bilişsel değil, fakat duygusal ve harekete geçiren becerilere de ihtiyaç duyar.La sociedad necesita todo tipo de habilidades que no son sólo cognitivas, son emocionales, son afectivas.
Zor bir çocukluk geçiren Brautigan, bundan pek bahsetmezdi.En el Paraguay, el varón desde pequeño no debe llorar.
Değerli taşlar ışığı geçiren minerallerdir ve böylece optik yöntemlerle saptanabilmektedirler.Le pietre preziose sono minerali trasparenti e possono quindi essere esaminate con metodi ottici.
Alan (ülkeler ele geçiren) demektir.Viene eletto Lando (o Landone).
2011-12 2011-12 sezonunda ise zor günler geçiren Ankaragücü'nün değişilmezi oldu.Ecco che il primo anno di massima serie, il 2011-12, sorprende tutti.
Radyo ele geçirildiğinde, pusulanızda ele geçiren takımın bayrağı şeklinde gözükür.E sfortunatamente, per come funziona la radio, a loro piace catalogare un brano quando lo ascoltano.
Etkili bir sezon geçiren futbolcu sezonu dokuz lig golü ile tamamladı.Una partita simula un'intera stagione agonistica su nove circuiti.
1999-00 sezonunu Başkimi takımında geçiren oyuncu 2000 ve 2002 arasında Sloga Skopje'de oynamıştır.Ha preso parte all'All Star game sloveno dal 1999 al 2002.
O, Nasîrüddin Tûsî'nin 800 yıllık jübileyini geçiren Devlet jübile Komisyonu üyesi seçilmiştir.Он был избран членом комиссии по проведению 800-летнего юбилея Насиреддин Туси.
Bu ameliyatı geçiren hastaların çoğu ömür boyu pasif ve motivasyon eksikliği yaşamışlardır.Пациенты, подвергнувшиеся этой операции, во многих случаях становились пассивными и теряли мотивацию.
Bu sırada atak geçiren Mira hastaneye kaldırılır ve acilen ameliyata alınır.Фильм начинается со сцены, в которой Арью доставляют в больницу и срочно оперируют.
Hastalığı geçiren hayvanlar 2 yıl kadar bağışıklık kazanır.Переболевшие животные приобретают иммунитет до пяти лет.

İlgili Sayfalar