geçirdi ile cümle

geçirdi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
1955 yılında geçirdiği felç sonucu vefat etti.Sein plötzlicher Tod 1955 machte diese Pläne jedoch zunichte.
Kurşunlu Han, geçirdiği onarımlar sırasında bazı değişiklikler geçirmiştir.Das Autograph überliefert einige Änderungen, die Händel bereits während der Vertonung vornahm.
Hayatının büyük bir bölümünü İtalya'da geçirdi.Den Großteil seines Lebens verbrachte er in Italien.
Kendi hayatının çoğunu New York'taki sanatçı mahallesi Greenwich Village'de geçirdi.Die letzten Jahrzehnte seines Lebens verbrachte er als Künstler in Greenwich Village in New York City.
Arka direkte topla buluşan Suárez, takımını 1-0 öne geçirdi.Eskandarian erzielte dabei ein Eigentor zum 0:1-Rückstand seiner Mannschaft.
2002: Nazgûl Minas Ithil'i ele geçirdi.2002 D. Z. wird Minas Ithil von den Nazgûl erobert und erhält daraufhin den Namen Minas Morgul.
Orduları ile Halych'e saldırdı ve ele geçirdi.Muhammad trug seinen Turban mit und ohne Mütze (Qalānsuwa).
Ömrünün son yıllarını kanserle mücadelesi yüzünden sahneden ayrı geçirdi.Ihr letztes Jahrzehnt war durch den Kampf gegen ihr Krebsleiden geprägt.
2014 yılında prostat kanseri nedeniyle ameliyat geçirdi.2010 wurde er wegen einer Darmkrebserkrankung operiert.
1987'de yine inanılmaz sezon geçirdi.1987 hatte sie dort nochmals einen kurzen Gastauftritt.
Bir süredir geçirdiği kalp krizine bağlı olarak rahatsızlıkları bulunmaktaydı.Er hatte schon länger an Herzproblemen gelitten.
Son iki yılını hastalığı nedeniyle eve bağlı olarak geçirdi.In den letzten zwei Jahren seines Lebens war er durch Krankheit ans Bett gefesselt.
Efrosini, yaklaşık 823 yılına kadar hayatını manastırda geçirdi.Ratpert legte sein Mönchsgelübde um das Jahr 873 ab.
Bu başarısından sonra ileri harekatını sürdürerek aynı yıl Urfa'yı ele geçirdi.Noch im selben Jahr eroberte er Urfa.
Burada çok başarılı bir sezon geçirdi.Hier spielte er eine erfolgreiche Saison.
2 Haziran - Fransa'da Maximillian Robespierre öncülüğünde Jakobenler iktidarı ele geçirdi.In Frankreich hatten inzwischen die Jakobiner des Maximilien de Robespierre die Macht übernommen.
Ele geçirdiği okçuların parmaklarını kestirip, izcilerin gözlerine mil çektirdi.Von ihm kamen die Befehle an die Daumen, die wiederum die Finger unterrichteten.
Ancak Eylül başında geçirdiği sakatlık nedeniyle 4 ay sahalardan uzak kaldı.Dort kam er aber erst im September nach viermonatiger Fahrt an.
Yerleşimin büyük bir yangın geçirdiği yönünde bulgular vardır.Es gibt Hinweise auf ein großes Feuer in die Siedlung.
Ama ele geçirdiği topraklardan atılamadı.Dennoch gelang es ihm nicht, die von seinem Vater eroberten Gebiete zu halten.
Nantes, 2004-05 sezonunda ligde çok zor dönemler geçirdi.Das NAB war im Zeitraum 2000–2005 in einer schwierigen Phase.
Hobbes: "Zamanının çoğunu geğirerek geçirdiğini hatırlıyorum."Bergman: „Sie schaut uns in einer langen Großaufnahme an, ungebührlich lang zu der Zeit.
1558 - Fransa, İngiltere'nin Kıta Avrupası'ndaki son toprağı olan Calais'yi de ele geçirdi.1558: Die Franzosen erobern mit Calais den letzten englischen Festlandbesitz in Frankreich.
Aynı yılın aralık ayında geçirdiği ikinci felçten sonra aktif politikadan çekildi.Luyt zog sich im selben Monat aus der aktiven Politik zurück.
3 Ağustos - Francis Younghusband komutasındaki İngiliz kuvvetleri, Tibet'in başkenti Lhasa'yı ele geçirdi.3. August: Einheiten der British Indian Army besetzen im Tibetfeldzug die tibetanische Hauptstadt Lhasa.
O günlerde geçirdiği ağır bir hastalık sonucu kulakları zor işitmeye başladı.Aufgrund der starken Medikamente, die sie fortlaufend einnehmen musste, wurde ihr Gehör geschädigt.
Moğollar Humuş'u ellerine geçirdiler.Die Mönche wuschen sich dort vor den Mahlzeiten die Hände.
"Üç yılını 'cehennem'de geçirdi".Hier erkennt er, dass er nicht drei Tage, sondern drei Jahre in der Hölle gewesen ist.
1950'li yılların başında oldukça başarılı bir dönem geçirdi.In den 1950er Jahren war er zeitweise recht erfolgreich.
Ahlat, Bitlis, Van, Adilcevaz, Malazgirt gibi şehirleri ele geçirdi.Er eroberte Städte wie Ahlat, Bitlis, Van, Adilcevaz und Malazgirt.
2019'da Montpellier Handball ile geçirdiği 20 yılın ardından USAM Nîmes Gard'a katılacak.Im Sommer 2019 verlässt er Montpellier Handball.
Timur 30 Ekim 1399'da şehri eline geçirdi ve üç gün talan etti.Die Konferenz begann am 30. Oktober 1991 und dauerte drei Tage.
1932 yılının sonbaharında bir kalp krizi geçirdi.Im Jahr 1962 hatte Winter einen Herzinfarkt.
1929-1930’da bir yılını İngiltere’de geçirdi.1969–1970: Sie verbringt ein Jahr in Paris.
1995 yılında geçirdiği bir kazanın ardından tekerlekli sandalyeye bağlı yaşamak zorunda kalmıştır.Seit einem Unfall im Jahr 1971 war sie auf den Rollstuhl angewiesen.
15 yaşında geçirdiği bir kaza sonucu sağ gözünün görme yetisini kaybetti.Bei einem Unfall verlor er sein rechtes Auge.
Ayrıca yıldızlar ve gezegenlerin zaman içinde geçirdikleri evreler görülebilmektedir.Über ihnen werden Sterne und Planeten lebendig.
Fransa ele geçirdiği toprakları bırakmak zorunda kaldı.Doch Frankreich wollte die verlorenen Gebiete zurückerlangen.
15 Nisan 1934 tarihinde Berlin'de geçirdiği bir ameliyat sonrası vefat etti.Sie starb nach einer Operation im Januar 1934 in Paris.
Ve kısa bir süre sonra bu iki kenti ele geçirdi.Später mischte er die beiden Gattungen.
Akamedisyen Malcolm Kerr'in oğlu olan Steve Kerr, çocukluk yıllarının büyük bölümünü Ortadoğu'da geçirdi.Steve Kerrs Vater Malcolm Kerr war Spezialist für den Nahen Osten.
Mançular Kaşgar'ı ele geçirdiklerinde hocaların hakimiyetini tamamen ortadan kaldırmıştır.Auf Anordnung Jarosław Kaczyńskis wurde jedem die Mitgliedsrechte entzogen.
1458'de Osmanlılar Atina'yı ele geçirdiler.1458 wurde das Land von den Osmanen erobert.
1946'da şehri Kuomintang kuvvetleri ele geçirdi.Während des Chinesischen Bürgerkriegs wurde die Stadt 1946 von der Kuomintang besetzt.
Ancak, Martin Palermo daha sonra çok büyük sakatlıklar geçirdi.Im Nachhinein war Martin aber mit den Monoversionen sehr zufrieden.
Ancak ilerleyen yıllarda Müttefik kuvvetleri hava üstünlüğünü ele geçirdi.Im weiteren Jahresverlauf gewannen die Alliierten die Oberhand.
Hayatının geri kalanını burada geçirdi.Hier verbrachte er den Rest seines Lebens.
Bir gün geçirdiği sinir krizinin ardından saçını kesti.Nach einiger Zeit fallen ihr als Reaktion auf die Strahlung, der sie ausgesetzt war, die Haare aus.
1923'te Alman donanması yeniden yapılanma geçirdi, Braunschweig filonun yeni bayrak gemisi olarak belirlendi.1923 schuf die Reichsmarine ein Flottenkommando, und die Braunschweig wurde das Flottenflaggschiff.
Dün kardeşlerim ve arkadaşlarımla çok güzel bir akşam geçirdim, yaptığımız mangal da çok güzeldi.Hier on a passé une soirée super avec mes frères et mes amis, et le barbeuc était trop bon aussi.
Dün kardeşlerim ve arkadaşlarım beraber süper bir akşam geçirdik ve mangal da çok iyidi.Hier on a passé une soirée super avec mes frères et mes amis, et le barbeuc était trop bon aussi.
Birçok gününü otelde geçirdi.Elle passa plusieurs jours à l'hôtel.
Kesinlikle mükemmel bir akşam geçirdim. Ama bu değildi.J'ai eu une soirée absolument merveilleuse. Mais pas celle-ci.
Noel'i bu yıl Brezilya'da mı geçirdin?Passes-tu Noël au Brésil cette année ?
İyi zaman geçirdik, İngilizce öğrendik.Nous avons passé du bon temps, nous avons appris l'anglais.
Mary kızların arasında bir akşam geçirdi.Marie a passé une soirée entre filles.
Güzel bir gece geçirdiniz mi?Vous avez passé une bonne soirée ?
İyi bir gece geçirdin mi?As-tu passé une chouette soirée ?
Tom sinir krizi geçirdi.Tom a fait une crise de nerfs.
Dan işteki son gününü tekno müzik dinleyerek geçirdi.Dan a passé son dernier jour de travail à écouter de la musique techno.

İlgili Sayfalar