geçirdi ile cümle

geçirdi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Yapısı geçirdiği bütün evreleri ortaya koyuyor.Its structure reflects all the stages through which it has passed.
Bu şehir, beyin gibi... ...başarılı süreçler geçirdi.The city, like the brain... ...has evolved in successive stages.
Bu hafızanın depolandığı yer kütüphaneler. kütüphaneler de evrim geçirdiler.The warehouse of that memory is called the library. Libraries also have evolved.
Araştırma sürecimde, aslında Sierra Leone'da biraz zaman geçirdim bunu araştırmak için.In the process of my research, I actually spent a bit of time in Sierra Leone researching this.
Başlık adı verilen bir yasa geçirdi.This included discrimination in school-sponsored sports.
Kalp krizi geçirdikten sonra size ne oluyor? Tıkanma mı?What happens after you have the heart attack, this blockage?
Hayatınızın 6 yılını rüya görerek geçirdiğiniz düşünülürseBut...what are dreams?
Hayatınızın 6 yılını rüya görerek geçirdiğiniz düşünülürse Rüya görmek hayret verici bir fenomendir.Radio waves, on the other hand oscillate at around 50...million to 1 billion times per second.
Rüya görmek hayret verici bir fenomendir. Hayatınızın 6 yılını rüya görerek geçirdiğiniz düşünülürseOf course, this is subject to forgetting or other errors.
Augusten Burroughs, ["Dry"] adlı rehabilitasyonda geçirdiği vakit hakkında bir anı kitabı yazdı.Augusten Burroughs wrote a memoir called ["Dry"], and it's about his time in rehab.
Canım sen iyi misin? doğru, şundan ötürü travma geçirdim.Honey are you alright? It's true, I'm traumatized from that.
Ngo Dinh Diem'in kontrolü ele geçirdiğini görürsünüz.Ngo Dinh Diem takes control,
Böylelikle, Tonkin Körfezi Önergesi'ni geçirdik.So, we passed the Gulf of Tonkin Resolution.
Kesinlikle orada bir saat geçirdikten sonra gökyüzüne aynı gözle bakmadım.And, for sure, I haven't looked at the sky in the same way after spending an hour in there.
Ben kariyerimin çoğunu bu programları araştırmakla geçirdim.I've spent most of my career researching these programs.
Hırsızlık gibi bir niyetim yok, ancak bir kaza geçirdik.I'm not trying to break in, but I've been in a wreck.
- Sizin geminiz de kaza geçirdi anladığım kadarıyla?- You were in a shipwreck too?
Ganimetlerimle bir saat geçirdikten sonra... ...benden uzak durmak için ellerinden geleni yaparlar.An hour with my trophies... and they usually do their best to keep away from me.
Geçtiğimiz yılı bu konu hakkında araştırma yapıp yazarak geçirdim.I've spent the last year researching and writing about this subject.
Çok iyi vakit geçirdik. AR:This has been really nice AR:
Dil, nasıl insan türü için evrim geçirdi? Beyin, dili nasıl işliyor?It poses profound scientific mysteries such as, how did language evolve in this particular species?
2006'da bir trafik kazası geçirdim.In 2006, I had a car accident.
Kalp Enstitüsü'nde üç ay geçirdim.I spent three months at the Heart Institute.
Kız kardeşim ve ben burada büyüdük, ve sakin, mutlu birer çocukluk geçirdik.My sister and I grew up here, and we had quiet, happy childhoods.
"Zebanilerin kendini ele geçirdiğine inanıyordu ve ağız temizliği için gargara kullanmaya başladı.""She believed that she was possessed by demons and switched to mouthwash for her oral care."
İlk beş dakikamı suyun altında çaresizce kalp hızımı yavaşlatmaya çalışarak geçirdim.I spent the first five minutes underwater desperately trying to slow my heart rate down.
Sonraki 10 senede, boş zamanlarımı kargalar hakkında okuma yaparak geçirdim.So, I spent the next 10 years reading about crows in my spare time.
Otizmle karşılaştığım ilk anı hatırlayamam ama onsuz geçirdiğim bir günüm de yok.And I cannot remember the first moment I encountered autism, but I cannot recall a day without it.
Tahmin edebileceginiz uzere, zamanimin onemli bir kismini havaalani guvenligine takilarak gecirdim.As you can imagine, I spent a lot of time at airport security.
Evanjelik Hristiyanlar'la, Hasidik Yahudilerle ve Amisler'le zaman gecirdim.So, I spent time with evangelical Christians, and Hasidic Jews, and the Amish.
Faşizm Avrupa'yı 1930'da ele geçirdi ve beklenmeyen bir tepki Kuzey Amerika'dan geldi.As fascism took over Europe in the 1930s, an unlikely reaction came out of North America.
Ama baban yüzünden bir insan... ...tüm hayatını korku içinde geçirdi.But to someone else, because of him, that man lived in fear.
Ancak buradaki parayı legal olmayan yollardan ele geçirdiklerini hissediyoruz.But there is this real sense of this money is not gotten legally.
Dokuz yýlýnýzý herkesle atýţarak geçirdiniz.Sim, me lembro. Mas isso não vem ao caso.
Uygun eşi seçerken eleyici bir süreçten geçirdiğimi bilmiyor musun?Don't you know I have to inherit my dad's business?
Bu hücre diğerlerini ele geçirdi, ama sahip ve köle birleşti.This cell enslaved other ones, but master and slave became one.
Kendim çocukluk yıllarımı orada geçirdim.I myself spent years there as a child.
Jill bir felç geçirdi ve bu dini deneyimi yaşadı, bu sadece bir hata mıydı?Jill has a stroke and she has this religious experience, it's just a mistake?
Arkadaşımında kolu çıkmıştı, o yüzden çok zor zamanlar geçirdi.My friend also dislocated his arm and he sure had a hard time because of that.
Çocuklarla birlikte, ben de kayda değer bir dönüşüm geçirdim.Together with the kids, I also went through a remarkable transformation.
Yakup kabul etti. Leayla bir hafta geçirdi. Sonra Lavan kızı Raheli de ona verdi.Jacob did so, and fulfilled her week. He gave him Rachel his daughter as wife.
Böylece armağanı önden gönderip geceyi konakladığı yerde geçirdi.So the present passed over before him, and he himself lodged that night in the camp.
Onları geçirdikten sonra sahip olduğu her şeyi de karşıya geçirdi.He took them, and sent them over the stream, and sent over that which he had.
Böylece Yeşu Amalek ordusunu yenip kılıçtan geçirdi.Joshua defeated Amalek and his people with the edge of the sword.
Çerçevelerin ortasındaki kirişi konutun bir ucundan öbür ucuna geçirdi.He made the middle bar to pass through in the midst of the boards from the one end to the other.
Sandığın taşınması için sırıkları yanlardaki halkalara geçirdi.He put the poles into the rings on the sides of the ark, to bear the ark.
Hayvanlara ve ele geçirdiğimiz kentlerdeki mallara ise el koyduk.only the livestock we took for a prey to ourselves, with the spoil of the cities which we had taken.
Yahudaoğulları Gazzeyi, Aşkelonu, Ekronu ve bunlara bağlı toprakları da ele geçirdiler.Also Judah took Gaza with its border, and Ashkelon with its border, and Ekron with its border.
Ardından Penuel Kulesini yıkıp kent halkını kılıçtan geçirdi.He broke down the tower of Penuel, and killed the men of the city.
Bundan sonra Avimelek Teves üzerine yürüdü, kenti kuşatıp ele geçirdi.Then went Abimelech to Thebez, and encamped against Thebez, and took it.
Filistliler, Tanrının Sandığını ele geçirdikten sonra, onu Even-Ezerden Aşdota götürdüler.Now the Philistines had taken the ark of God, and they brought it from Ebenezer to Ashdod.
Bunun üzerine İşay Şammayı da geçirdi. Samuel yine, ‹‹RAB bunu da seçmedi›› dedi.Then Jesse made Shammah to pass by. He said, "Neither has Yahweh chosen this one."
Davut Amaleklilerin ele geçirdiği her şeyi, bu arada da iki karısını kurtardı.David recovered all that the Amalekites had taken; and David rescued his two wives.
Bu sırada Ammonluların Rabba Kentine karşı savaşı sürdüren Yoav, saray semtini ele geçirdi.Now Joab fought against Rabbah of the children of Ammon, and took the royal city.
Davut bütün askerlerini toplayıp Rabba Kentine gitti, kente karşı savaşıp ele geçirdi.David gathered all the people together, and went to Rabbah, and fought against it, and took it.
Ahav, İlyasın bütün yaptıklarını, peygamberleri nasıl kılıçtan geçirdiğini İzebele anlattı.Ahab told Jezebel all that Elijah had done, and how he had killed all the prophets with the sword.
Ardından Hamat-Sova üzerine yürüyerek orayı ele geçirdi.Solomon went to Hamath Zobah, and prevailed against it.
Tüccarlarla çeşitli eşya satıcıları bir iki kez geceyi Yeruşalimin dışında geçirdiler.So the merchants and sellers of all kinds of wares lodged outside of Jerusalem once or twice.
‹‹Şimdi tükeniyorum, Acı günler beni ele geçirdi."Now my soul is poured out within me. Days of affliction have taken hold on me.
Sen mi sayıyorsun doğuruncaya dek geçirdikleri ayları? Doğurdukları zamanı biliyor musun?Can you number the months that they fulfill? Or do you know the time when they give birth?

İlgili Sayfalar