geçirdi ile cümle

geçirdi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bir şok geçirdik.We've had a shock.
Ama ben gerçekten sizi neyin harekete geçirdiğini bilmek istiyorum.But I really want to know what's driving you.
Ardından tüm resimleri bir işlemden geçirdik ve iki resmi bir boş ekrana koyduk.So what we did was we processed the images together, and we put two images into one blank screen.
Aigoo, ailem aniden trafik kazasi gecirdi!Aigoo, my aunt got into a traffic accident so suddenly!
Simdi, sagdaki cocuk ayaga kalkmazsa biliyoruz ki beyin sarsintisi gecirdi.Now, when the kid on the right doesn't get up, we know they've had a concussion.
Bir yılımı savaşta - savaşa giden Amerikalı kadın askerleri belgeleyerek geçirdim.I spent a year documenting American women soldiers at war - going to war.
Bir yılımı bu hikayeyi belgeleyerek geçirdim.I spent one year documenting this story.
İlk tatil yılımı New York şehrinde geçirdim.I had spent my first sabbatical in New York City.
UFOları seyrederek geçirdim. Neler gördüm?What did I see?
Dünyada geçirdiğim süre boyunca, edinmem gerekenleri tahmin ediyor ve onları listeden siliyorum.So as I go around the world, I'm making predictions of what I should get, subtracting them off.
Sekiz haftanın sonunda bu kişileri tekrar taramadan geçirdik ve bulduğumuz şey buydu.And then we scanned them again at the end of the eight weeks, and this is what we found.
O, ceza evinde geçirdiği vakitten bahsetti.And he talked about his time in prison.
Ve bunlar-- bunu henüz gözden geçirdim-- ATP ve biraz da NADPH üretiyorlar.And they produced-- I just reviewed this-- produced some ATP and produced some and NADPH.
Biz onunla hep kır evinde görüşürdük, birlikte on yıl geçirdik ve hiç tartışmadıkWe have seen him in the farmhouse, we spent ten years and never have had any argument
Uzay dışı varlıkları ortaya çıkarma yasası dedikleri birşeyi geçirdilerCongress passed something called the Extra-Terrestrial Exposure Act.
Çünkü biz zor zamanlar geçirdik.Because we had a hard time!
Boynumun eski haline dönmesi ve kalbimin düzelmesi için için bir sürü ameliyat geçirdim.I had so many surgeries to put my neck back together, to repair my heart a few times.
50'den fazla ameliyat geçirdim.I had more than 50 surgeries.
Üç tane ameliyat geçirdim, bunlardan birisi de deneyseldi.I opted in for three surgeries, and one of them was experimental.
Kaza geçirdiğim zaman kitle kaynak ve köklü işbirliği gibi sözcükler ortada yoktu.We didn't have words like "crowdsourcing" and "radical collaboration" when I had my accident.
İnanılmaz bir çocukluk geçirdim. Hiç paramız yoktu ama çoğunlukla dışarıda vakit geçirirdik.We didn't have any money, but we were outdoors most of the time.
Benim içinse geçirdiğim en karanlık gün.To me, it was the darkest day I had ever known.
Arkadaslarimla birlikte barlarda vakit gecirdik.I had a wonderful life.
Ozellikle eger hayatimi konusmalar yaparak gecirdigimi goz onunde bulundurursaniz.They found out that it is between the speech and movement control center.
Sonunda ameliyat oldum, beni ikna ettiler, cok ciddi bir sara nobeti gecirdim.I'm not saying all doctors are like that.
"Bir seyler yapmak zorundayiz." Beni taksiye bindirdi sara nobeti gecirdigim yerde.I felt dizzy, then I started to talk.
Ivo, beyin ameliyati gecirdin, bunu da doktoruna yollar misin?At first doctors where upset.
Nerde ailenin birlikte geçirdiği zaman?Where is the family time?
Bu, Antarktika'daki son üç ayımı içinde geçirdiğim gemi.This is the ship that I spent the last three months on in the Antarctic.
Birini ele geçirdiğim anda, bir başkası tarafından ihanete uğradım.The moment I got hold of one, I was betrayed by another.
Bu benim için, büyükbabamın kütüphanesinde geçirdiği zamanın eşdeğeriydi.It was my version of my grandfather's hours of the day alone in his library.
Geçtiğimiz yılı her bulduğum firsatta topluluk önünde konuşarak geçirdim.I spent the last year practicing public speaking every chance I could get.
"Şimdi İnternet aramasının geçirdiği evrimin kısa bir özetini izleyeceksiniz.""This is a look at how search has evolved."
Korku, merak ve hırs bizi harekete geçirdi.But fear, curiosity and greed have driven us.
Trafik kazası geçirdin.You were in a traffic accident.
Burada hastanede geçirdiği kabus gibi son haftasının duvar resmi var.She's painting, here, a mural of his horrible final weeks in the hospital.
Ben iyi bir gün geçirdi.I had a good day. Thank You.
Bu delikanlı tüm chucked var gibi görünüyor ilkeleri iyi geçirdi Çocukluğundan.This lad seems to have chucked all the principles of a well-spent boyhood.
Temel olarak, aylarımızı Mario'yla bu hareketi yaparak geçirdik.Basically, we spent months doing this with Mario.
Bu adamlar Başkan Obama'nın suikastini duyurmak için Fox Haber'in Twitter hesabını ele geçirdiler.These guys hacked into Fox News' Twitter account to announce President Obama's assassination.
Adam bütün hayatını bu sahilde geçirdiğini kaçmak yerine burada ölmeyi tercih ettiğini söyledi.He said he'd lived his whole life there by the beach, and that he would rather die there than run.
Değil mi? Beni durdurmak için kasten mi kaza geçirdin?Did you get into an accident on purpose to keep me from doing that?
Bana gelirken kaza geçirdiğine göre, ben ödeyeceğim.She got into the accident coming to see me. I'll do it.
Oğlumun tehditleri yüzünden... ...benden kaçarken kaza geçirdi.Because of my son's threats, he was running to avoid me...
Başkan Park Dong Jae'nin kriz geçirdiğini duydun, değil mi?You heard that Chairman Park Dong Jae collapsed, didn't you?
Anneni görmeyi gerçekten aklından geçirdin mi?You were actually thinking of seeing your mother?
Keyfime baktım, ama burda geçirdiğim zamanda bir sürü şey de keşfettim.I enjoyed myself, but during that moment while I was here, I discovered a lot of things.
Tatilde ailemizle vakit geçirdiğimiz deniz kıyısı bizim dünyamız onun da dünyası.I think our world is his world so it's an easy painting for us to relate to.
İnsanlar hayvanlardan evrim geçirdi.Man has evolved out of the animals.
Herşeye rağmen güzel bir yaz geçirdik.Anyhow, we had a nice summer.
Davenport ele geçirildi ve savaşın geri kalanını bir Alman esir kampında geçirdi.Davenport was captured and spent the rest of the war in a German prison camp.
Josef savaşın geri kalanını Kanada'da esir olarak geçirdi.Josef spent the rest of the war in a prison camp in Canada.
Ve IRS programın kullanımını hayata geçirdi.And the IRS has introduced the program.
Şöyle bir geçirdim, sonra arkasından tuttum...I dodged, then I sat on its back...
Abim ! ocak ayında bir kalp krizi geçirdi !My brother. He died of a heart disease on January 13th.
Velhasılı sonraki yaklaşık 20 yılı birçok farklı oyun yaparak geçirdim.So I went on for the next 20 years or so making a lot of different games.
Fakat kendi neslimin çoğu gibi, televizyon karşısında çokça zaman geçirdim.But as was the case for most of my generation, I spent a lot of time in front of the TV.
MIT'de ortaya çıktı ve mutasyon geçirdi.It shows up at places like MlT, and then a mutation happens.
Kimi zaman, müşterilerin zamanını nasıl geçirdiği şekillere dökülebilir.Now sometimes this could actually be diagrammed as to how do they spend their time.
Manşet yazarları çalışmalarımızla çok güzel bir gün geçirdiler.Now, headline writers had a field day with our studies.

İlgili Sayfalar