geçirdi ile cümle

geçirdi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Şüphesiz bu saatler hayatlarında geçirdikleri en iyi saatlerden olacaktır.Those hours will no doubt be some of the best of their lives.
New York'ta kaldığım süre boyunca birkaç savaş geçirdik.We went through several wars during my time in New York.
Güzel zamanlar geçirdim.I had a good time.
Kosova'daki BM'yle geçirdiğim zamandan sonra Londra'ya döndüğüm zaman başladı.And it began when I flew back from London after my time at the U.N. in Kosovo.
Ve okyanusta geçirdiğim onca zamana rağmen, şöyle adam gibi bir sakal uzatmayı başaramadım.And no matter how long I've spent on the ocean,
Ama genç biri Bir araba yarış kazası geçirdi.But the younger one was in a car race accident.
AIDS ilaçlarıyla hayata geçirdiğimiz proje bunun bir örneği olmuştur.You saw one reference to that in what we were able to do with AlDS drugs.
Dört yaşımdayken, görme yetimi kaybettiğimde ve kısmi felç geçirdiğimde dokundular.They touched me when I was four and I lost my eyesight and was partially paralyzed.
Oysa ikinci tavşanı yakalamakla geçirdiğiniz zamanda toplanması kolay dutlardan feragat ediyorsunuz.And in that little bit more time, you're also giving up berries that were easier to get.
Ne diyorsun sen be?! eee bu akşam iyi vakit geçirdin mi? dans ettin mi?What are you talking about?! and so you had good time tonight? you danced?
Genç tanıkların tariflediğinin aynısı olan bir arabayı önünden geçirdik.We had a car that came by, same identical car as described by the teenagers, right?
Tüm kariyerimi bu problemlerle savaşarak geçirdim.I've spent my career fighting these problems.
Unutulmaması gerekir ki; hepimiz Afrika da evrim geçirdik.It's important to remember that we all evolved in Africa.
Boncuk sayarak veya bu tip işlerde çok zaman geçirdim.I spent a lot of time counting beads and things like that.
Harika zaman geçirdim.It was such a good time.
Novak, Maria'yı izle, benimle olmadığı her bir dakikayı.. ...nerede geçirdiğini öğren, anladın mı?Nowack, you're going to monitor Christa-Maria. Report every minute she's not with me. Understood?
Ben de bunu formüle geçirdim.So, I substitute that into the formula.
Beraber geçirdiğimiz vakitleri hatırlıyor musun?Do you remember the time we spent together?
Ama sahibi aniden beyin kanaması geçirdi... ...ve öldü gitti!But the owner had a cerebral hemorrhage... and died all of a sudden!
Onları ele geçirdik.Come in. Over.
Beş hafta önce kalça protezi ameliyatı geçirdimFive weeks ago I had total hip replacement surgery.
Ölüm döşeğindeyken oyun oynayarak geçirdiğimiz zamandan pişman olacak mıyız?When we're on our deathbeds, will we regret the time we spent playing games?
Ama yakın zamanda ölmek isteyerek yatakta üç ay geçirdim.But recently I did spend three months in bed, wanting to die.
Ben bağırdı kadar Bunun üzerine o iki elleriyle saçımı ele geçirdi ve çekiştirdi ağrı.With that he seized my hair in both his hands, and tugged until I yelled with the pain.
İşte, dokuzuncu günde - geçirdiği apneyi anlatıyorlar, otuzdokuzuncu günde zatürreye yakalanıyor.You have day nine -- they're talking about his apnea; day 39 -- he gets pneumonia.
Irak'ı kültürel ve psikolojik gerçeklerden bihaber bir şekilde ele geçirdik.We invaded Iraq with a military oblivious to the cultural and psychological realities.
Carol bir inme geçirdi ve bir beyin tümörü ve aniden öldü.Carol had a stroke and a brain tumor and died suddenly.
Bir araştırma teknesinde denizin üzerinde bir hafta geçirdim.I spent a week at sea on a research vessel.
Böylece son üç yılımı bunun üzerinde geçirdim.And so, I've spent the last three years on this.
Hayatımın büyük bir bölümünü kendim olmaya ve aynı zamanda uyumlu giyinmeye çalışarak geçirdim.I've spent a whole lot of my life trying to be myself and at the same time fit in.
Sen geçirdin mi?Você dormiu?
Seni ele geçirdiđimi hissediyosun.You feel I invade your space.
Bu bir by-pass operasyonu,Al Gore'un geçirdiği gibi, küçük bir farklılıkla.So this is a bypass operation, just like what Al Gore had, with a difference.
Ve ben benim meslektaşlarınız ile Adam paketi ve Fabionto dört yıl geçirdi.Up come the dolphins and drop off the rope Yay!!
Babam... ...ve ben... ...tüm hayatımızı sizin emirlerinize itaat ederek geçirdik.My father and I, have never gone against your wishes in our lives.
Hayatımın 31 yılını dürüst ve vakur geçirdim!I've been discreet and aloof for 31 years.
Al Dunlap ile geçirdiğim gün, bana bir şeyler olduğunu fark ettim.But I did notice something happening to me the day I was with Al Dunlap.
Ruh ve sinir hastalıları hastanelerinde yüzlerce gün geçirdim.I've spent hundreds of days in psychiatric hospitals.
Biliyorum çünkü hayatımın ilk dönemlerini çocuk olarak geçirdim.And I know this because I spent my early life as a child.
Ölümden sıyrılmış şekilde, zamanının çoğunluğunu Waldorf-Astoria'daki suitinde geçirdi.Dodged by death, he spent much of his time in his suite at the Waldorf-Astoria.
Birçoğunuzun bilgisayar başında çok zaman geçirdiğinizi tahmin ediyorum.Now, I assume a lot of you spend a lot of time at a computer.
Ben hayatımı özel sektörde geçirdim.I spent my
Zorlu bir dört sene geçirdik.Well, we\'92ve gone through a tough four years.
Ben hayatımı özel sektörde geçirdim, hükümette değil.I spent my life in the private sector, not in government.
Bu bana gerçekten çok dokundu. Beni harekete geçirdi.It really touched me, it moved me.
Bende harika bir zaman geçirdim.I also had a great time.
Benim cezam, seni görmeden geçirdiğim yıllardı.The years that I was unable to see you was my punishment.
Yani tam anlamıyla bu beni harekete geçirdi.And so that's what really kind of started me off.
Tüm zamanını vahşi imzaları avlamakla mı geçirdin?Um, actually, I went on a date.
Uyum gostermeyi basardik. Ve tum gezegeni ele gecirdik.We've managed to adapt, and have conquered the whole planet.
Çünkü, İngiltere, Napolyonun son iki savaşta ele geçirdiklerinden pek memnun değildi.And they don't like all of the gains that
Fransa Avusturyadan önemli ölçüde toprak ele geçirdi.So the Holy Roman Empire is gone. France gets significant territory from Austria, once again.
Topraklarının çoğunu Avusturyadan ele geçirdi.It has gotten all of this territory mainly from Austria.
Herneyse, 1992'de, Mücahidin bütün Afganistan'ı ele geçirdi.Anyway, in 1992, the Mujahideen took all Afghanistan.
Pink'in bölüğü ve bir başka bölük tüm günlerini tel örgülerin dışında geçirdi.Pink's squad and another squad spent their entire day outside the wire.
Buzun altında bir saat geçirdikten sonra çekildi.This is after an hour under the ice.
Yüksek kuzey kutbundaki deniz buzları üzerinde tek seferde haftalarca kayak yaparak vakit geçirdim.I spent time skiing across the sea ice for weeks at a time in the high Arctic.
Son dört yıldır, yardımcı yazarım Phanish Puranam ile bu konuyu araştırarak geçirdik.And for the last four years, my coauthor Phanish Puranam and I spent investigating this topic.
Dedem hayatının büyük bir kısmını Zambiya'da geçirdi ve oraya gömüldü.My grandfather lived most of his life and is buried in Zambia.
Babam da yetişkinliğinin büyük bir kısmını Doğu Afrika'da geçirdi.My father also lived most of his adult life in East Africa.

İlgili Sayfalar