Çocukken, radyo dinleyerek saatler geçirirdim.When I was a kid, I used to spend hours listening to the radio.
Sami kanla kaplıydı ve travma geçirmişti.Sami was covered in blood and traumatized.
Sami akrabalarının bakımında birkaç ay geçirdi.Sami spent a few months in the care of relatives.
Sami bir ilçe hapishanesinde biraz zaman geçirdi.Sami spent some time in a county jail.
Sami ölümcül bir fırtınayı harekete geçirdi.Sami has set a deadly storm in motion.
Sami ve Leyla birlikte harika zaman geçirdiler.Sami and Layla had a great time together.
Sami bir müşteriyle bir saat geçirdi ama o hiçbir şey satın almadı.Sami spent an hour with a customer and he didn't buy anything.
Sami zor zamanlar geçirmek zorunda kaldı.Sami had to go through hard time.
Sami zimmetine para geçirmekle suçlandı.Sami was accused of embezzlement.
Sami'nin arada sırada nöbet geçiriyor.Sami still has occasional seizures.
Sami de Leyla ile kilisenin dışında vakit geçirdi.Sami also spent time with Layla outside of the church.
Sami bütün akşamı Leyla ile geçirdi.Sami spent the whole evening with Layla.
Sami akşamını Leyla ile geçirmek istedi.Sami wanted to spend his evening with Layla.
Sami zimmetine para geçirmeye başladı.Sami started embezzling money.
Sami yakalandı ve geceyi hapishanede geçirdi.Sami was arrested and spent the night in jail.
Sami, böcekli ormanda uyuyarak bir hafta geçirdi.Sami spent a week sleeping in the bug-infested woods.
Sami hayatının çoğunu hapishanede geçiriyor olacak.Sami is gonna be spending most of his life in prison.
Sami daha önce bir kalp krizi geçirmişti.Sami has previously had a heart attack.
Sami ve Leyla birlikte balık tutarak çok zaman geçirdiler.Sami and Layla spent a lot of time together fishing.
Sami zor bir zaman geçiren Leyla'ya yardım etti.Sami helped Layla through a difficult time.
Sami deli bir adamla altı gün geçirdi.Sami spent six days with a mad man.
Sami daha önce burada vakit geçirdi.Sami has spent time here before.
Sami, Leyla ile birkaç gün geçirmek için Kahire'ye gidiyordu.Sami was going to Cairo to spend a few days with Layla.
Sami, Leyla'nın evinde giderek daha fazla vakit geçiriyordu.Sami was spending more and more time at Layla's house.
Sami hafta sonunu uykuda geçirdi.Sami slept away the weekend.
Sami çok zor bir gün geçirdi.Sami has had a very hard day.
Sami itfaiye istasyonunda uzun saatler geçirdi.Sami spent long hours at the fire station.
Sami federal hapishanede altı yıl geçirdi.Sami spent six years in a federal prison.
Tom, Mary'nin hapishanede vakit geçirdiğini bilmiyor.Tom doesn't know that Mary has spent time in prison.
Akşamı bir kitapçıda geçirdim.I spent the evening in a bookstore.
Tom, Boston'da birkaç gün geçirmeyi planlıyor.Tom plans to spend a few days in Boston.
Tom bahçede çok zaman geçirir.Tom spends a lot of time in the garden.
Tom'un iyi vakit geçirmemesi umurumda değil.I don't care that Tom isn't having a good time.
Sami günün çoğunu evde yalnız geçirir.Sami spends much of the day alone in the house.
Sami hayatının kalanını hapiste çürüyerek geçirecek.Sami will spend the rest of his life rotting in jail.
Dışarıda zaman geçiriyorum.I've been spending time outside.
Son zamanlarda dışarıda çok zaman geçiriyorum.Recently, I've been spending a lot of time outside.
Tom ile vakit geçiriyorum.I've been spending time with Tom.
Tom burada kısa bir süre geçirecek.Tom will spend a short time here.
Onu yaparken zor zaman geçiriyorum.I've been having a hard time doing that.
Tom önümüzdeki hafta sonunu onu yaparak geçirecek.Tom will spend next weekend doing that.
Tom ve Mary balaylarını yabancı bir ülkede geçirdiler.Tom and Mary had their honeymoon in a foreign land.
Sami bir panik atak geçirdi.Sami had a panic attack.
Sami panik atak geçiriyor.Sami is having a panic attack.
Tom gelecek hafta sonunu bizimle geçirecek.Tom will spend next weekend with us.
Noel'i Tom'la geçirdin mi?Did you spend Christmas with Tom?
Deniz kenarında harika bir zaman geçirdik.We had a magnificent time near the sea.
Tom ve ben birlikte çok zaman geçirdik.Tom and I spent a lot of time together.
Tom ve Mary, Boston'da birkaç gün geçirdiler.Tom and Mary spent a few days in Boston.
Sami ishal geçirdi.Sami had diarrhoea.
Tom'la vakit geçirmiyorum.I don't spend time with Tom.
Birlikte geçirdiğimiz her şeyden sonra bunu bana nasıl yapabilirsin?How could you do this to me after everything we've been through together?
Bir barda zaman geçirmektense bir müzede zaman geçirmeyi tercih ederim.I'd rather spend time in a museum than at a bar.
Tom iyi vakit geçiriyor gibi mi görünüyordu?Did Tom look like he was having a good time?
Tom dört yaşındayken kızamık geçirdi.When Tom was four, he had measles.
Tom partide iyi vakit geçiriyor gibi görünüyordu.Tom seemed to be having a good time at the party.
Son üç günü Tom'la geçirdim.I've spent the last three days with Tom.
Tom ve ben birlikte vakit geçirmekten hoşlanırız.Tom and I like spending time together.
Tom ve Mary birlikte çok zaman geçirdiler.Tom and Mary have spent a lot of time together.
Karışık bir gün geçirdim.I had a tumultuous day.