Ana içeriğe geç
Sözlük

geçir ile cümle

geçir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Sıcak bir yaz mı geçireceğiz?Will we have a hot summer?
Leyla hapiste birkaç yıl geçirdi.Layla spent a few years in prison.
Leyla kırk dördüncü doğum gününden sonra inme geçirdi.Layla suffered a stroke days after her forty fourth birthday.
Leyla zor bir zaman geçirecekti.Layla was going to have a difficult time.
Sami hayatını milyon dolarlık anlaşmaları kontrol ederek geçirdi.Sami spent her life controlling million-dollar deals.
Leyla, Mısır'da harika bir vakit geçirdi.Layla has had a wonderful time in Egypt.
Tom varoluşsal bir kriz geçiriyor.Tom is having an existential crisis.
Tom'a cezaevinde zaman geçirdiğini söyleyecek misin?Are you going to tell Tom that you've spent time in prison?
Boston'da harika bir vakit geçirdim.I had a wonderful time in Boston.
Tom hapishanede birkaç yıl geçirdi.Tom spent a few years in prison.
Boston'da iyi bir vakit geçirdim.I had a good time in Boston.
Hayatının geri kalanını hapishanede geçirmek istemezsin, değil mi?You don't want to spend the rest of your life in prison, do you?
Hayatının geri kalanını gerçekten Tom ile geçirmek istiyor musun?Do you really want to spend the rest of your life with Tom?
Hayatının geri kalanını gerçekten Boston'da geçirmek mi istiyorsun?Do you really want to spend the rest of your life in Boston?
Hapishanede vakit geçiren birkaç arkadaşım var.I have several friends who have spent time in prison.
Mary'nin ne satın aldığını ona söylediğimde Tom şok geçirdi.Tom was shocked when I told him what Mary had bought.
Leyla ve Sami romantik bir randevu geçirdi.Layla and Sami had a romantic date.
Leyla ve Sami tatlı küçük bir akşam geçirdiler.Layla and Sami had a sweet little evening.
Hayatımın geri kalanını yalnız geçirmek istemiyorum.I don't want to spend the rest of my life alone.
Boston'da Tom ile biraz vakit geçirmek istedim.I wanted to spend some time with Tom in Boston.
Bütün günü onu yaparak geçirmek istemiyorum.I don't want to spend all day doing that.
Tom'un partisinde iyi vakit geçirmedin mi?Did you have a good time at Tom's party?
Onu yaparak biraz zaman geçirmek istiyorum.I want to spend some time doing that.
Seyahat ederek biraz vakit geçirmek istiyorum.I want to spend some time traveling.
Boston'da biraz daha vakit geçirmek istiyorum.I want to spend some time in Boston.
Sami zimmetine para geçirmekten tutuklandı.Sami got busted for embezzlement.
Tom iyi vakit geçireceğini düşünüyordu.Tom thought he was going to have a good time.
Noel'i Tom'la mı geçireceksin?Will you be spending Christmas with Tom?
Leyla istismarlı bir çocukluk geçirdi.Layla had an abusive childhood.
Sanırım çok iyi bir yıl geçirdik.I think we had a very good year.
Çok iyi bir yıl geçirdiğimizi düşünüyorum.I think we had a very good year.
Tüm Sevgililer Günü'nü gerçekten Tom'la mı geçireceksin?Are you really going to spend all Valentine's Day with Tom?
Noel'i Tom'la geçirmeyecek misin?Aren't you going to spend Christmas with Tom?
Şükrangünü'nü Tom'la geçirmiyor musun?Aren't you spending Thanksgiving with Tom?
Noel'i Tom'la geçirmiyor musun?Aren't you spending Christmas with Tom?
Siz çocuklar iyi vakit geçirmiyor musunuz?Aren't you guys having a good time?
Sami, Leyla ile daha fazla vakit geçirmek istedi.Sami wanted to spend more time with Layla.
Leyla çok acılı bir çocukluk geçirdi.Layla had a very painful childhood.
Leyla çok zor bir çocukluk geçirdi.Layla had a very difficult childhood.
Leyla zor bir çocukluk geçirmişti.Layla had a tough childhood.
Tom ve Mary ikisi de şok geçiriyor.Tom and Mary are both in shock.
Hem Tom hem de Mary şok geçiriyor.Both Tom and Mary are in shock.
Leyla tek başına uzun bir gece geçirdi.Layla spent a long night alone.
Leyla soğukta uzun bir gece geçirdi.Layla spent a long night in the cold.
Leyla taşrada yalnız başına uzun bir gece geçirdi.Layla spent a long night alone in the outback.
Leyla bütün bir günü hayati ilaç olmadan geçirdi.Layla went a full day without vital medication.
Leyla başka bir kalp ameliyatı geçirmek zorundaydı.Layla had to undergo another heart surgery.
Leyla bir kalp ameliyatı daha geçirmek zorunda kaldı.Layla had to undergo another heart surgery.
Leyla su olmadan 48 saat geçirdi.Layla spent 48 hours without water.
Hiç burada daha önce vakit geçirdin mi?Have you ever spent time here before?
Sami ve Leyla gerçekten iyi bir vakit geçirdiler.Sami and Layla had a really good time.
Sami karışık yaşantısının kontrolünü ele geçirdiğini düşünüyordu.Sami thought he had regained control of his complicated life.
Sami Leyla'yla daha fazla zaman geçirdi.Sami spent more time with Layla.
Sami, Leyla ile daha fazla vakit geçirdi.Sami spent more time with Layla.
Sami ve Leyla, Kahire'de birkaç gün geçirdi.Sami and Layla spent a few days in Cairo.
Tom kazadan sonra komada on gün geçirdi.Tom spent ten days in a coma after the accident.
Tom, Mary'nin iyi vakit geçirmediğini fark etmedi.Tom didn't realize that Mary wasn't having a good time.
Sami, Leyla ile zaman geçirdi.Sami spent time with Layla.
Tom Mary'nin onu yaparak zor zaman geçirdiğini farkeden ilk kişiydi.Tom was the first one to realize that Mary was having a hard time doing that.
Tom, Mary'nin hapishanede vakit geçirdiğini bilmiyordu.Tom didn't know Mary had spent time in prison.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod