Tom iyi zaman geçirmediğini söyledi.Tom said he wasn't having a good time.
Tom günü Mary ile birlikte geçirmeyi sabırsızlıkla bekliyor.Tom is looking forward to spending the day with Mary.
Tom ve Mary günü sahilde geçirdi.Tom and Mary spent the day at the beach.
Tom yazı nasıl geçirdi?What did Tom do over the summer?
Tom'un yaz tatilini nerede geçirmeyi planladığını bilmiyorum.I don't know where Tom is planning to spend his summer vacation.
Bence Tom iyi vakit geçiriyor.I think Tom is having a good time.
Tom ve Mary, Sevgililer Günü'nü birlikte geçirdiler.Tom and Mary spent Valentine's Day together.
Boston'da biraz vakit geçirmek için sabırsızlıkla bekliyorum.I'm looking forward to spending some time in Boston.
Seninle biraz vakit geçirmeyi dört gözle bekliyorum.I'm looking forward to spending some time with you.
Seninle biraz vakit geçirmek için sabırsızlıkla bekliyorum.I'm looking forward to spending some time with you.
Ailenizle vakit geçirmek önemlidir.Spending time with your family is important.
Sami'nin şiddet içeren cinsel istekleri porno siteleri tarafından harekete geçirildi.Sami's violent sexual urges were excited by porn websites.
Sami ömrünün geri kalanını hapiste geçirecek.Sami is gonna spend the rest of his life in jail.
Sami dertsiz bir çocukluk geçirdi.Sami had a care-free childhood.
Biz güzel bir zaman geçirdik.We had a beautiful time.
Sadece seninle zaman geçirmem gerekiyor.I just need to spend time with you.
Onların ikisi deniz kenarında bir yerde bir hafta sonu geçiriyorlar.The two of them are spending a weekend somewhere by the sea.
O, kamera görüntüsünü kare kare gözden geçirdi.He reviewed the footage frame by frame.
Tom uyum sağlamak için çok zor zaman geçirdi.Tom had a very difficult time adapting.
Tom bunu yaparken gerçekten zor bir zaman geçirdi.Tom had a really hard time doing that.
Tom ve ben hayatımızın geri kalanını birlikte geçirmek istiyoruz.Tom and I want to spend the rest of our lives together.
Hayatımın geri kalanını hapiste geçirmek istemiyorum.I don't want to spend the rest of my life in jail.
Tom iyi vakit geçiriyormuş gibi görünmüyor.Tom doesn't look like he's having a good time.
Bunu yaparken gerçekten zor bir zaman geçireceksin.You'll have a really hard time doing that.
Tom 30. yaş gününü Boston'da geçirdi.Tom spent his thirtieth birthday in Boston.
Tom, 2013'te Boston'da çok zaman geçirdi.Tom spent a lot of time in Boston in 2013.
Tom da Avustralya'da biraz zaman geçirdi.Tom has also spent some time in Australia.
Geceyi nerede geçireceksin?Where are you going to spend the night?
Kimin oğlu trafik kazası geçirdi?Whose son was in the traffic accident?
Kötü bir gün geçiriyorsun gibi görünüyorsun.It looks like you're having a bad day.
Tom ve ben satranç oynayarak için iyi zaman geçirdik.Tom and I had a good time playing chess.
Tom'un Boston'da iyi vakit geçirmesi gerek.Tom should have a good time in Boston.
Tom hastanede üç gün geçirdi.Tom spent three days in the hospital.
Tom tüm haftasonunu çalışarak geçirdi.Tom spent the whole weekend studying.
Tom akşamı kitap okuyarak geçirdi.Tom spent the evening reading a book.
Tom Avustralya'da biraz zaman geçirdi.Tom has spent some time in Australia.
Tom bütün gününü televizyon izleyerek geçirdi.Tom spent the whole day watching TV.
Tom Boston'da 3-5 ay geçirdi.Tom spent several months in Boston.
Tom vaktinin çoğunu okuyarak geçirdi.Tom spent much of his time reading.
Tom hapiste sadece üç gün geçirdi.Tom only spent three days in jail.
Tom çok zor bir yıl geçirdi.Tom has had a very difficult year.
Tom gerçekten iyi bir yıl geçiriyor.Tom is having a really good year.
Tom bunu yaparken iyi vakit geçiriyor.Tom has a good time doing that.
Tom çok başarılı bir yıl geçirdi.Tom had a very successful year.
Tom bunu yaparken iyi vakit geçirdi.Tom had a good time doing that.
Tom, Mary ile konuşarak çok zaman geçirdi.Tom spent a lot of time talking with Mary.
Çok iyi bir yıl geçirdik.We've had a very good year.
Tom, bütün günü Mary'yi düşünerek geçirdi.Tom spent the whole day thinking of Mary.
Tom yaz tatilini Mary ile geçirdi.Tom spent his summer vacation with Mary.
İyi vakit geçiriyordum.I was having a good time.
Tom, 2013'te kalça ameliyatı geçirdi.Tom had hip surgery in 2013.
Tom kamp yaparak iyi vakit geçirdi.Tom had a good time camping.
İyi bir gün geçirmedim.I didn't have a good day.
Bugün iyi vakit geçirdim.I had a good time today.
Geçen ay soğuk algınlığı geçirdim.I had a cold last month.
Tom, Mary'ye soğuk algınlığı geçirdiğini söyledi.Tom told Mary that he had a cold.
İyi bir hafta sonu geçirdim.I had a good weekend.
Tom, Noeli ailesiyle birlikte geçirmek istedi.Tom wanted to spend Christmas with his family.
Tom kararını tekrar gözden geçirdi.Tom reconsidered his decision.
Yaz tatilimi Fransızca okuyarak geçirdim.I spent my summer vacation studying French.