Sami bütün günü evi temizleyerek geçirdi.Sami spent the entire day cleaning the house.
Tom bütün geceyi Mary'yi arayarak geçirdi.Tom spent the whole night looking for Mary.
Tom dün bütün günü boş boş oturarak geçirdi.Tom spent all day yesterday goofing off.
Tom Mary ile daha fazla zaman geçirmek istiyor.Tom wants to spend more time with Mary.
Tom bütün sabahı Mary'yi arayarak geçirdi.Tom spent all morning looking for Mary.
Tom zamanını dışarıda geçirmeyi tercih ediyor.Tom prefers to spend his time outside.
Tom bütün günü evi temizleyerek geçirdi.Tom spent all day cleaning the house.
Tom hapishanede biraz vakit geçirdi.Tom has spent some time in jail.
Latince ölü değildir. Sadece evrim geçiriyor.Latin isn't dead. It's just evolved.
Sami'nin bedeni birtakım kötü ruhlar tarafından ele geçirilmişti.Sami's body was possessed by some evil spirit.
Sami bir kaza geçirdi.Sami had an accident.
Sami ölümcül bir kaza geçirdi.Sami had a deadly accident.
Boston'dayken zamanımın çoğunu Tom'la geçirdim.I spent most of my time with Tom when I was in Boston.
Hiç iyi vakit geçiriyor gibi görünmüyorsun.You never look like you're having a good time.
Tom sadece iyi zaman geçirmek istiyor.Tom just wanted to have a good time.
Tom Mary ile konuşurken iyi vakit geçirdi.Tom had a good time talking to Mary.
Tom ve Mary günü birlikte geçirdiler.Tom and Mary spent the day together.
Dün bütün günü Tom ile geçirdim.I spent all day yesterday with Tom.
Tom'la çok vakit geçiriyorsun.You spend too much time with Tom.
Zamanımın çoğunu Tom'la geçirdim.I spent most of my time with Tom.
Zamanımın çoğunu Tom ile geçiriyorum.I spend most of my time with Tom.
Çok kötü bir gün geçirdim.I had a very bad day.
Tom sıkıntılı bir çocukluk geçirdi.Tom had a troubled childhood.
Hoş bir hafta sonu geçirdik.We had a lovely weekend.
Genellikle gününüzü nasıl geçirirsiniz?How do you usually spend your day?
Bütün öğleden sonrayı ayak işleri yaparak geçirdim.I spent all afternoon running errands.
Tom otuzuncu doğum gününü hapiste geçirdi.Tom spent his thirtieth birthday in jail.
Tom sabahı ayak işleri yaparak geçirdi.Tom spent the morning doing errands.
Kedim bir kalp ameliyatı geçirdi.My cat had an operation.
Köpeğim bir kalp ameliyatı geçirdi.My dog had an operation.
Ben bir kalp ameliyatı geçirdim.I had an operation.
O bir kalp ameliyatı geçirdi.He had an operation.
O kalp ameliyatı geçirdi.He had heart surgery.
Ben kalp ameliyatı geçirdim.I had heart surgery.
Onlar hapishanede üç yıl geçirdi.They spent three years in prison.
Çalışmam o adam tarafından gözden geçiriliyor.My work is being reviewed by that man
İyi vakit geçiriyorsun gibi geliyor.It sounds like you're having a good time.
Tom orada otuz dakikadan fazla geçirdi.Tom spent more than thirty minutes there.
Tom Mary ile Boston'da bir hafta geçirdi.Tom spent a week with Mary in Boston.
Tom ile birkaç hafta geçirmek için Boston'a gittik.We went to Boston to spend a couple of weeks with Tom.
Tom ve Mary birlikte harika zaman geçirdiler.Tom and Mary had a great time together.
Tom telefonda otuz dakika geçirdi.Tom spent thirty minutes on the phone.
Facebook işsizlik gibi zor zamanları geçirmemize yardımcı olur.Facebook helps us get through difficult times, such as when we are unemployed.
Ormanda zaman geçirmek sizin için iyidir.Spending time in forest is good for you.
Tom, Mary ile vakit geçirmekten hoşlanıyordu.Tom enjoyed spending time with Mary.
Tom Mary ile vakit geçirmekten hoşlanıyor.Tom enjoys spending time with Mary.
Tom, Mary ile vakit geçirmeyi sevdiğini söylüyor.Tom says he likes spending time with Mary.
Tom Boston'da yaklaşık bir hafta geçirdi.Tom spent nearly a week in Boston.
Sami altmış yılını hapishanede geçirdi.Sami spent six decades in prison.
Sami tüm yetişkin hayatını parmaklıklar arkasına geçirdi.Sami spent his entire adult life behind bars.
Sami, günü kızıyla geçirdi.Sami spent the day with his daughter.
Tom iyi vakit geçiriyormuş gibi görünmüyordu.Tom didn't look like he was having a good time.
Bütün sabahı yatakta geçirdim.I spent the entire morning in bed.
Tom hayatının geri kalanını hapiste geçirdi.Tom spent the rest of his life in prison.
Tom günü üç oğluyla birlikte geçirdi.Tom spent the day with his three sons.
Tom günü kızı ile birlikte geçirdi.Tom spent the day with his daughter.
Tom günü çocuklarıyla geçirdi.Tom spent the day with his children.
Tom pazartesi bütün günü Mary ile geçirdi.Tom spent all day Monday with Mary.
Bütün öğleden sonrayı kütüphanede geçirdim.I spent all afternoon in the library.
Tom ve ben bugün iyi vakit geçirdik.Tom and I had a good time today.