Ana içeriğe geç
Sözlük

geçir ile cümle

geçir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Herkesin harika bir vakit geçirdiğini umuyorum.I hope everyone had a great time.
Umarım herkes harika bir vakit geçirir.I hope everyone has a great time.
Hayatının geri kalanını hapishanede geçirmek istiyor musun?Do you want to spend the rest of your life in jail?
Hayatının geri kalanını hapiste mi geçirmek istiyorsun?Do you want to go to prison for the rest of your life?
Boston'da birkaç ay geçirdim.I spent a couple of months in Boston.
Boston'da iki ay geçirdim.I spent a couple of months in Boston.
Tom geçen hafta kötü bir nezle geçirdi.Tom had a bad cold last week.
Bugün seninle şarkı söyleyerek harika zaman geçirdim.I had a great time singing with you today.
Gerçekten çocuklarıyla vakit geçiren kaç kişi biliyorsun?How many people do you know who actually spend time with their children?
Bütün sabahı Jamal'la geçirdiğini mi kastediyorsun?You mean you spent the entire morning with Jamal?
Tuzu geçirin lütfen.Pass the salt please.
O masada daha önce söylediğin şey beni gerçekten harekete geçirdi.What you said earlier at that table really moved me.
Hepimiz kamp ateşi etrafında şarkı söyleyerek iyi vakit geçirdik.We all had a good time singing around the campfire.
"Kaza mı geçirdiniz?" "Hayır, hiçbir şey olmadı.""Did you have an accident?" "No. Nothing happened."
Zamanı nasıl geçirdin?How did you pass the time?
Günü nasıl geçirdiniz?How did you spend the day?
Dün sabahı birlikte geçirdik.We spent yesterday morning together.
Tüm sabahı Tom ile mi geçirdin?Did you spend the entire morning with Tom?
Benimle çıktığında, güzel zaman geçirdiğimizi göreceksin.When you come out with me, you'll see we'll have a nice time.
Fadıl, Leyla ile daha fazla vakit geçirmek istedi.Fadil wanted to spend more time with Layla.
Tom Mary ile daha fazla zaman geçirmek istedi.Tom wanted to spend more time with Mary.
Fadıl, Leyla ile çok vakit geçirmeye başladı. Ayrılmazlardı.Fadil started spending a lot of time with Layla. They were inseparable.
Fadil hapishanede biraz zaman geçirdi.Fadil spent some time in jail.
Tom otuzlarındayken hapiste biraz zaman geçirdi.Tom spent some time in jail when he was in his thirties.
Tom raporu gözden geçirdi.Tom skimmed through the report.
Tom geceyi bir otelde geçirdi.Tom spent the night in a hotel.
Boston'da vakit geçirmekten gerçekten keyif aldım.I really enjoyed my time in Boston.
Hafta sonunu nasıl geçirdin?How did you spend your weekend?
Tom burada iyi zaman geçireceğimi söylüyor.Tom says I'll have a good time here.
Senin burada iyi vakit geçirdiğinden emin olmak için ne gerekiyorsa yapacağım.I'll do whatever it takes to make sure you have a good time here.
Umarım iyi vakit geçirirsin, Tom.I hope you'll have a good time, Tom.
Bence iyi bir yıl geçirdik.I think we've had a good year.
Hafta sonunu nasıl geçiriyor olacaksın?How will you be spending your weekend?
Zor bir zaman geçiriyorum.I've been having a rough time.
Umarım iyi vakit geçirirsiniz.I hope you'll have a good time.
İlginç bir akşam geçireceğiz.We're going to have an interesting evening.
Bir felç geçirdim.I've had a stroke.
Telaşlı bir hafta geçirdim.I had a hectic week.
Biz hepimiz iyi vakit geçiriyoruz.We were all having a good time.
Fadıl ve Leyla, Kahire'de birlikte romantik bir hafta sonu geçirdiler.Fadil and Layla stayed together in Cairo for a couple of days.
Fadıl işinde uzun saatler geçirdi.Fadil spent long hours on his job.
Leyla zamanını evinin dışında geçirmeyi tercih etti.Layla preferred to spend her time out of the house.
Fadıl, onunla daha fazla vakit geçirmek için Leyla'nın evine gitti.Fadil went to Layla's house to spend more time with her.
Fadıl herkesin harika bir vakit geçirmesini istedi.Fadil wanted everybody to have a great time.
Tom alerjik bir reaksiyon geçiriyor.Tom is having an allergic reaction.
Leyla'nın namusu ele geçirilemezdi.Layla's virtue was impregnable.
Fadıl hapiste 20 yıl geçirdi.Fadil spent two decades in jail.
Tom bütün geceyi ne olacağı hakkında endişelenerek geçirdi.Tom spent the whole night worrying about what might happen.
Öğleden sonrayı seninle geçirmekten hoşlandım.I enjoyed spending the afternoon with you.
Bütün öğleden sonrayı e-postaları yanıtlayarak geçirdim.I spent all afternoon replying to emails.
Tom onu yaparken zor vakit geçiriyor gibi görünüyor.It seems like Tom is having a hard time doing that.
Sen iyi vakit geçiriyor gibi görünüyorsun.You look like you're having a good time.
Ben bütün sabahı elbiseleri yıkayarak geçirdim.I spent all morning washing clothes.
Tom, bütün geceyi Mary hakkında endişelenerek geçirdi.Tom spent the whole night worrying about Mary.
Tom bütün geceyi Mary'yi düşünerek geçirdi.Tom spent the whole night thinking about Mary.
Bütün sabahı kar küreyerek geçirdim.I spent all morning shoveling snow.
Tom Mary ile çok zaman geçiriyor.Tom has been spending a lot of time with Mary.
Tom'la vakit geçirmek için sabırsızlıkla bekliyorum.I'm looking forward to spending time with Tom.
Sanırım Tom onu yaparken zor zaman geçiriyor.I think Tom is having a hard time doing that.
Tom bütün günü evi temizlemekle geçirdi.Tom spent the entire day cleaning the house.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
geçir ile cümle - Sayfa 33 - geçir kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App