Tom günde yaklaşık bir saat piyanoyu pratik yapmak için geçirir.Tom spends about an hour a day practicing the piano.
Tom hayatının geri kalanını hapishanede geçirecek.Tom will spend the rest of his life in prison.
Bu tür fırsatlar ele geçirilmelidir.Such opportunities should be seized.
Bu yasayı geçirmek zorundayız.We have to pass this legislation.
Geceyi nasıl geçiriyorsun?How do you get through the night?
Tom ölüm sırasında on üç yıl geçirdi.Tom spent thirteen years on death row.
Tom ölüm hücresinde on üç yıl geçirdi.Tom spent thirteen years on death row.
Tom idam sırasında on üç yıl geçirdi.Tom spent thirteen years on death row.
Çok keyifli bir gün geçirdik.We've had a most delightful day.
Biz dışarı çıktık ve hoş bir zaman geçirdik.We went out and had a nice time.
Tom, Boston'da yaklaşık on yıl geçirdi.Tom spent nearly a decade in Boston.
Tom zimmetine para geçirme suçunu kabul etti.Tom pleaded guilty to embezzlement.
Tom'un iyi bir yıl geçirmesini bekliyoruz.We expect Tom to have a good year.
Tom'un iyi bir yıl geçirmesini umuyoruz.We expect Tom to have a good year.
Harika bir sezon geçirdiğimizi düşündüm.I thought we had a great season.
Tom çocukluğunu Boston'da geçirdi.Tom spent his childhood in Boston.
Tom zaten ameliyat geçirmiş.Tom has already undergone surgery.
Tom Mary ile zaman geçirmeye başladı.Tom began spending time with Mary.
Gerçekten iyi bir sezon geçirdik.We've had a really good season.
O pazarı ele geçirmek istiyoruz.We want to capture that market.
Tom bütün hayatını Boston'da geçirdi.Tom spent all his life in Boston.
Tom tüm hayatını Boston'da geçirdi.Tom spent all his life in Boston.
Pazartesi müthiş bir gün geçirdim.I had a terrific day on Monday.
Hayvanat bahçesinde harika bir gün geçirdik.We had a great day at the zoo.
Tom baş yaraları geçirdi.Tom has suffered head injuries.
Tom hapishanede bir gün geçirmeyecek.Tom won't spend a day in jail.
Geceyi Boston'da geçirdik.We spent the night in Boston.
Polis alarma geçirildi.The police have been alerted.
Tom müthiş bir zaman geçiriyor.Tom is having an awesome time.
Çok keyifli bir vakit geçirdim.I had a most enjoyable time.
Tom olağanüstü bir yıl geçirdi.Tom had an exceptional year.
Tom unutulmayacak bir gece geçirdi.Tom had a night to remember.
Tom sağlıklı bir çocukluk geçirdi.Tom had a healthy childhood.
Tom, Mary ile bir yıl geçirdi.Tom spent a year with Mary.
Tom bir ameliyat geçirdi.Tom has had an operation.
Tom kozmetik cerrahi geçirdi.Tom had cosmetic surgery.
Tom zor bir çocukluk geçirdi.Tom had a hard childhood.
Gençliğimi orada geçirdim.I spent my youth there.
Travma geçirmişlerdi.They were traumatized.
İyi bir sezon geçirdik.We had a good season.
Tom gösterileri gözden geçirir.Tom reviews the shows.
Tom seni ele geçirmek için dışarıda.Tom is out to get you.
Tom panik atakları geçirdi.Tom had panic attacks.
Tom felç geçirdi mi?Did Tom have a stroke?
Tom metni gözden geçirdi.Tom skimmed the text.
Tom kötü bir zaman geçirdi.Tom had a bad time.
Tom'la zaman geçirmekten hoşlanıyorum.I like spending time with Tom.
Tom Mary ile zaman geçirmek istedi.Tom wanted to spend time with Mary.
Öğleden sonrayı Tom ile geçirdim.I spent the afternoon with Tom.
Mary bütün günü hediyelik eşya dükkanlarında geçirir.Mary spent the entire day in souvenir shops.
Kızkardeşin sinir krizi geçirdi mi?Did your sister have a nervous breakdown?
İyi vakit geçirmeye hazır mısın?Are you ready to have a good time?
Sabah güneşinin ışınları ruhumun ateşini harekete geçirdi.The rays of the morning sun spark the fire of my soul.
Keşke arkadaşlarla geçirmek için daha fazla zamanım olsaydı.I wish I had more time to spend with friends.
Çok sıkıcı bir hafta sonu geçirdim.I had a very boring weekend.
Tom bütün günü boş boş oturarak geçirdi.Tom spent all day goofing off.
Tatilimi Boston'da geçirdim.I spent my vacation in Boston.
Arkadaşlarımla zaman geçirmekten hoşlanıyorum.I like spending time with my friends.
Gerçekten güzel bir vakit geçirdik.We really had a good time.
Umarım herkes harika bir vakit geçirdi.I hope everyone had a great time.