Ana içeriğe geç
Sözlük

geçir ile cümle

geçir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom bir trafik kazası geçirdi.Tom was in a traffic accident.
Bir trafik kazası geçirmişsem ne yapmalıyım?What should I do if I'm involved in a traffic accident?
O sinir krizi geçirdi.She had a nervous breakdown.
Bir anksiyete krizi geçirdim.I had an anxiety attack.
Senato dün tasarıyı geçirdi.The Senate passed the bill yesterday.
Tom zamanın çoğunu balık tutarak geçirdi.Tom passed most of the time fishing.
Bu sabahı Tom'la telefonda geçirdim.I spent this morning on the phone with Tom.
İsterseniz geceyi geçirebilirsiniz.You can spend the night if you want to.
Tom hafta sonunu evimizde geçirdi.Tom spent the weekend at our place.
Tom Mary ile vakit geçirmek istiyor.Tom wants to spend time with Mary.
Tom elini saçının içinden geçirdi.Tom ran his hand through his hair.
Tom Boston'da birkaç ay geçirdi.Tom spent a few months in Boston.
Tüm hafta sonunu birlikte geçirelim.Let's spend all weekend together.
Bütün günü Tom'la geçirmeyi planlıyorum.I plan to spend all day with Tom.
Tom sinir krizi geçirdi.Tom had a nervous breakdown.
Tom kaba bir çocukluk geçirdi.Tom had a rough childhood.
Günü Tom'la geçirdim.I spent the day with Tom.
Bütün hayatımı senin gibi birini arayarak geçirdim.I've spent my whole life looking for someone like you.
Tom kötü bir çocukluk geçirdi.Tom had a terrible childhood.
Sizinle birkaç gün geçireceğim.I'll spend a few days with you.
Ben senin yerinde birkaç gün geçireceğim.I'll spend a few days at your place.
Dün gece harika bir zaman geçirdik.We had a great time last night.
O sınav kağıdını dikkatle gözden geçirdi.He revised his exam paper with attention.
Felç geçirdin, değil mi?You had a stroke, didn't you?
Beyin kanaması geçirdik.We had a stroke.
Felç geçirdiler.They had strokes.
Kızım, bir çocuk olarak, sıklıkla astım atakları geçirdi.My daughter, as a child, often suffered from asthma attacks.
Günü hapşırarak geçirdim.I spent the day sneezing.
Sen hiçbir şey ele geçirmedin.You captured nothing.
Tom neden hapishanede zaman geçirdi?Why did Tom spend time in prison?
Vakit geçirme yerine bir iş bulmaya gitsen daha iyi.You'd better go find a job instead of fucking around.
Yazı nerede geçirmeyi planlıyorsun?Where do you plan to spend the summer?
Benimle biraz zaman geçir.Spend some time with me.
Tom'la kaç saat geçirdin?How many hours did you spend with Tom?
Mary ilk çocuğunun doğumundan sonra şiddetli bir doğum sonrası depresyon geçirdi.Mary suffered from severe postnatal depression after the birth of her first child.
İbranice evrim geçirmeye devam ediyor.The Hebrew language continues to evolve.
Siz beyler tatillerinizi nasıl geçiriyorsunuz?How're you guys spending your holidays?
Bütün günü sahilde geçirdiler.They spent the whole day at the beach.
Yılbaşı tatilini Avustralya'da geçirmeyi planlıyorum.I plan to spend the New Year's holiday in Australia.
Planım yılbaşı tatilini Avustralya'da geçirmektir.My plan is to spend the New Year's holiday in Australia.
Ne yapmam gerektiğini düşünerek tüm öğleden sonrayı geçirdim.I spent all afternoon thinking about what I should do.
Odamı temizleyerek bütün günü geçirdim.I spent all day cleaning my room.
Bütün günü kütüphanede geçirdim.I spent all day in the library.
Bütün günü Tom'u düşünerek geçirdim.I spent all day thinking about Tom.
Bütün günü TV izleyerek geçirdim.I spent all day watching TV.
Bütün günü Tom'la geçirdim.I spent all day with Tom.
Ne yapmam gerektiğini merak ederek bütün günü geçirdim.I spent all day wondering what I should do.
Bu rapor üzerinde çalışarak bütün geceyi geçirdim.I spent all night working on this report.
Bu öğleden sonra Tom'la birlikte laboratuvarda üç saat geçirdim.I spent three hours in the lab with Tom this afternoon.
Zor bir öğleden sonra geçirdim.I've had a tough afternoon.
Zor bir hafta geçirdim.I've had a tough week.
Zor bir yıl geçirdim.I've had a tough year.
Teröristlerden bazılarını ele geçirdik.We captured some of the terrorists.
Hayvanat bahçesinde mükemmel bir zaman geçirdik.We had an awesome time at the zoo.
Onların casuslarından birini ele geçirdik.We have captured one of their spies.
Tom ve Mary öğleden sonrayı bal kabaklı turta pişirerek geçirdiler.Tom and Mary spent the afternoon baking pumpkin pies.
Tom bir panik atak geçiriyor.Tom is having a panic attack.
Tom sadece güvenli olması için bir kurşun geçirmez yelek giydi.Tom put on a bullet-proof vest, just to be safe.
Tom yaklaşık günde bir saati yüzerek geçirir.Tom spends about an hour a day swimming.
Tom boş zamanının çoğunu kitap okuyarak geçirir.Tom spends most of his free time reading books.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod