Ana içeriğe geç
Sözlük

geçir ile cümle

geçir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom bütün sabahı Mary ile geçirdi.Tom spent the whole morning with Mary.
Tom'la biraz vakit geçirmek istiyorum.I'd like to spend some time with Tom.
Tom bazı belgeleri gözden geçiriyordu.Tom was looking through some papers.
Tom iyi zaman geçirdiğini söyledi.Tom said he was having a good time.
Tom kötü bir gün geçirdiğini söyledi.Tom said he was having a bad day.
Harika bir hafta sonu geçirmiş olmalısın?You must've had a great weekend.
Siz hoşça vakit geçirdiniz, değil mi?You had a good time, didn't you?
Tom ofiste kötü bir gün geçirdi.Tom had a bad day at the office.
Tom bütün günü plajda geçirdi.Tom spent all day on the beach.
Tom iyi vakit geçiriyor olmalı.Tom must be having a good time.
Kurşun geçirmez yeleğin nerede?Where's your bulletproof vest?
Zor bir zaman geçirmiş olmalısın.You must've had a hard time.
İyi zaman geçirmiş olmalısın.You must've had a good time.
Kaza geçirdiğini duydum.I heard you had an accident.
Güzel bir gün geçirmiş olmalısın.You must've had a nice day.
İyi zaman geçiriyorduk.We were having a good time.
Bazı güzel zamanlar geçirdik.We've had some good times.
Tom işte kötü bir gün geçirdi.Tom had a bad day at work.
Tom kötü bir gün geçiriyordu.Tom was having a bad day.
Bir kaza geçirdiniz mi?Were you in an accident?
Sen iyi bir yıl geçirdin.You've had a good year.
Tom iyi bir gece geçirdi.Tom had a good night.
Kötü bir hafta geçirdim.I've had a bad week.
Güzel vakit geçirdik.We had a nice time.
İyi bir gün geçirdik.We had a good day.
Tom beyin kanaması geçirdi.Tom had a stroke.
Tom sorunu gözden geçiriyor.Tom is looking at the problem.
Akşamı nasıl geçirmeliyiz?How should we spend the evening?
Mikrofonu eline geçirince Tom'un kişiliği tamamen değişiyor.Tom's personality changes completely when he grabs the mic.
Zamanımı çalışıyor olmam gerekirken pencereden dışarıya bakarak geçiriyorum.I spend my time looking out of the window when I should be working.
Geçen pazarı evde dinlenerek geçirdim.I spent last Sunday relaxing at home.
Bizim kampta bir sürü iyi zaman geçirdik.We had a lot of good times in our camper.
Arkadaşlarla zaman geçirmeyi tercih ediyorum.I prefer to spend time with friends.
Tom öğleden sonrayı broşürleri dağıtarak geçirdi.Tom spent the afternoon handing out leaflets.
Tom ve Mary gerçekten iyi vakit geçiriyorlar.Tom and Mary are having a really good time.
Hafta sonunu Boston'da geçireceğim.I'm going to spend the weekend in Boston.
İlginç bir gün geçirdiğini anlıyorum.I understand you had an interesting day.
Siz iyi vakit geçiriyor gibi görünüyorsunuz.You guys seem to be having a good time.
Tom tekneyi gölün karşısına geçirdi.Tom rowed the boat across the lake.
Tom kötü bir gün geçiriyor gibi görünüyor.Tom seems to be having a bad day.
Tom gerçekten iyi vakit geçiriyor.Tom is really having a good time.
Tom işte gerçekten kötü bir gün geçirdi.Tom had a really bad day at work.
Çok zor bir zaman geçiriyorum.I'm having a very hard time.
Tom bir kayak kazası geçirdi.Tom had a skiing accident.
Tom ve Mary hafta sonunu onlarla geçirmemiz için bizi davet etti.Tom and Mary invited us to spend the weekend with them.
Ben bütün haftayı yalnız geçirdim ve ben konuşmayı özledim.I spent the whole week alone, and I longed for conversation.
Zaman geçirmek için yürüyüşe çıkalım.Let's take a walk to kill some time.
Tom geceyi arkadaşının evinde geçiriyor.Tom is sleeping over at a friend's house.
Tom parmaklarını Mary'nin saçının içinden geçirdi.Tom ran his fingers through Mary's hair.
Ben çocukken, odamda yalnız başıma okuyarak vakit geçirirdim.When I was a child, I used to spend time reading alone in my room.
Su bir kişiyi kendinden geçirebilir mi?Can water intoxicate a person?
Kızımla biraz zaman geçirmek istiyorum.I want to spend some time with my daughter.
John yanak plastik cerrahi geçirecek.John will undergo a cheek plastic surgery.
Hiç gıda zehirlenmesi geçirdin mi?Have you ever gotten food poisoning?
O, ölmeden önce hastanede bir aydan daha fazla bir süre geçirdi.Before dying, he spent more than a month in hospital.
Onun ne zaman sinir krizi geçireceğini hiçbir zaman önceden kestiremezsin.You never know when he's going to throw another tantrum.
Evi gözden geçirebilir miyim?May I look the house over?
Ben karımla son derece zor zaman geçiriyorum.I'm having an extremely hard time with my wife.
Bir iş bulurken çok zor zaman geçiriyorum.I'm having a very hard time finding a job.
Arabamın parçalarını bulmakta çok zor zaman geçiriyorum.I'm having a very hard time finding parts for my car.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod