Bu gece yalnız olmak zorunda değilsin.You don't have to be alone tonight.
Tom geceyi ormanda tek başına geçirdi.Tom spent the night alone in the woods.
Tom gece tek başına yürümeyi sevmez.Tom doesn't like walking alone at night.
Dün gece eve yalnız gitmene izin vermemeliydim.I never should've let you go home alone last night.
Sen ve ben niye bu gece takılmıyoruz?Why don't you and I hang out tonight?
Neden sen ve ben bu gece akşam yemeği yemiyoruz?Why don't you and I have dinner tonight?
İyi geceler bayanlar.Goodnight, ladies.
Neden dün gece neler olduğunu bana söylemiyorsun?Why don't you tell me what happened last night?
Dün gece ne olduğunu neden bize anlatmıyorsun?Why don't you tell us what happened last night?
Tom bütün gece Mary ile flört ediyordu.Tom has been flirting with Mary all night.
Tom bu gece Mary'yi akşam yemeğine götürmeyi planladığını söylüyor.Tom says he's planning to take Mary out to dinner tonight.
Tom bana bu gece Mary'yi akşam yemeğine götürmeyi planladığını söyledi.Tom told me that he's planning to take Mary out to dinner tonight.
Tom'un Mary'yi bu gece akşam yemeğine götürmeyi planladığını duydum.I heard that Tom is planning to take Mary out to dinner tonight.
Bütün gece boyunca çalışmaya karar verdim.I decided to study all night long.
Ben bir gece yarısı yemeği olmadan uyuyamıyorum.I can't sleep without a midnight snack.
O bilet 29 Nisana kadar geçerli.That ticket is good until April 29th.
Yaklaşık gece yarısına kadar dans ettiler.They danced until around midnight.
Geçenlerde onu ziyaret ettim.I visited him recently.
Geçenlerde biri bana saç spreyinin örümcekleri öldürmede yararlı olduğunu söyledi.Someone told me recently that hairspray is good for killing spiders.
Bu gece gelmeyeceğimi düşündün, değil mi?You thought I wouldn't come tonight, didn't you?
Tom'un yerine geçeceğim.I'll replace Tom.
Dün gece Mary ile telefonda konuşurken uyuyakaldım.Last night, I fell asleep while talking with Mary on the phone.
Tom iyi geceler dedi.Tom said goodnight.
Tom geceleri çalışıyor.Tom works nights.
Tom bu gece nerede?Where's Tom tonight?
Bu gece gidiyoruz.We're leaving tonight.
Bu gece gideriz.We leave tonight.
Onlar geçebilirler.They may pass.
Onlar bu gece arayacaklar.They'll call tonight.
Bu gece orada olun.Be there tonight.
Dün gece kar yağdı.It snowed last night.
Bu gece gidiyorum.I'm leaving tonight.
Gece vaktiydi.It was nighttime.
Bu gece olacak.It'll be tonight.
Bu, gece yarısından sonra.It's after midnight.
Bu oyun gecesi.It's game night.
Vakit gece yarısını geçmiş.It's past midnight.
Bu gece benimle buluş.Meet me tonight.
Geçenlerde bir şey oldu.Something happened recently.
Bu geçecek.That will pass.
Bu gece kaçınız yalnızsınız?How many of you are alone tonight?
Dün gece sıcaklıkta ani bir düşüş oldu.There was a sudden drop in the temperature last night.
Bu tarladan geçelim.Let's cut across this field.
Bu alandan geçelim.Let's cut across this field.
Dün gece nerede olduğunu sonunda öğrendim.I finally found out where you were last night.
Bu işi bu gece bitirelim.Let's finish this job tonight.
O adam geçen hafta kovuldu.That man was fired last week.
Bu geçekten yardımcı oldu.This really helped.
Bu gece iyi görünüyor.Tonight sounds good.
Bu gece kutluyoruz.Tonight we celebrate.
Bu geceye kadar bekle.Wait until tonight.
Bu gece benim evde toplanalım.Let's get together tonight at my house.
Bu gece konuşacağız.We'll talk tonight.
Ne gece ama!What a night!
Bu gece ne oldu?What happened tonight?
Dün gece nerede olduğumu tahmin edemeyeceğine bahse girerim.I bet you can't guess where I was last night!
O birlikler harekete geçecekler.Those troops are going into action.
Köprüyü geçerken, aşağıya bakma.When you cross the bridge, don't look down.
O işinde herkesin önüne geçer.He gets ahead of everybody in his work.
Dün geceki fırtına, yolu çökertmiş.Last night's storm washed out the road.