O ayrıldığında geceydi.It was night when he parted.
Geceydi ve bir karanlık örtüsü bütün sokakları kapladı.It was night, and a veil of darkness covered the streets.
Bu gece uyumayacağım.I won't sleep tonight.
Bu gece uyumak istedim!I wanted to sleep tonight!
Uykuluyum. Uyumaya gidiyorum. İyi geceler.I'm sleepy. I'm going to sleep. Good night.
Sen çocuklarının geceleri sokakta oynamalarına izin veriyorsun.You allow your children to play in the street at night.
Sen hiç gece odanın kapısını kilitledin mi?Have you ever locked the door of your room at night?
Bütün gece boyunca dans ettim.I danced all night long.
Tüm gece boyunca dans ettik.We danced all night long.
Onlar bütün gece boyunca dans etti.They danced all night long.
O bütün gece dans etti.He danced all night long.
Bütün gece dans etti.She danced all night long.
Bütün gece ye iç ve bütün gün uyu.Feast all night and sleep all day.
Bütün gece ziyafet çekebilirsin ama gün ağarmadan önce mezarına geri dönebilirsin!You may feast all night, but return to your grave before dawn!
Sen hiç gecenin ortasında duş aldın mı?Have you ever taken a shower in the middle of the night?
Geceleyin duş alamam.I cannot take a shower at night.
O, gece vardiyasında çalışır.He works the night shift.
Hiç gece antrenman yaptın mı?Have you ever trained at night?
Gecenin ortasında Taninna'yı aradığın doğru mu?Is it true that you called Taninna in the middle of the night?
Bu gece benimle dışarı çıkmak ister misin?Would you like to go out with me tonight?
Bu gece geri döneceğiz.We will be back tonight.
O geçen yıl yurt dışına gitti.He went abroad last year.
Gecenin bir yarısında uyandı.He woke up in the middle of the night.
Geçen kış çok kar yağdı.It snowed much last winter.
Geçen yıl baharda bir yemek kursuna katıldım ve ekmek nasıl pişirilir öğrendim.Last year in the spring I attended a cooking class and learned how to bake bread.
Baldır kaslarındaki gece krampları özellikle acı vericidir.Night cramps in the calf muscles are particularly painful.
Toplantı geçen ay yapıldı.The meeting was held last month.
Geçen cumartesi bir laptop satın aldım.Last Saturday I bought a laptop.
Geçen cumartesi bir dizüstü bilgisayar satın aldım.Last Saturday I bought a laptop.
Geçen cumartesi bir dizüstü bilgisayar aldım.Last Saturday I bought a laptop.
O bir nehri nasıl geçeceğini biliyor.He knows how to cross a river.
Dün felekten bir gece çaldık.Yesterday we painted the town red.
Paris'teki ilk gecen nasıldı?How was your first night in Paris?
Paris'teki ilk geceniz nasıldı?How was your first night in Paris?
Artık yolu geçebilirsiniz.Now you can cross the road.
Yarın gece sana telefon edeceğim.I will give you a call tomorrow night.
Gece gündüz bunu düşünüyorum.I think about it day and night.
Geçen yıl Tom'un babasına beyin tümörü tanısı konuldu.Tom's father was diagnosed with a brain tumor last year.
Angela o gece gözünü bile kırpmadı.Angela didn't sleep a wink that night.
Gece gündüz yürüyebilirim.I can walk day and night.
Onlar gece çalışırlar.They work at night.
Gemi geçen yıl batırılmıştı.The ship was scuttled last year.
O gece geç saatlere kadar çalıştı.He worked long into the night.
O, gece geç saatlere kadar çalıştı.She worked long into the night.
Bu da geçer.All things must pass.
Kediler gece yaratıklarıdır.Cats are nocturnal creatures.
Kediler gececi hayvanlardır.Cats are nocturnal animals.
Aynısı Tom için de geçerli.The same holds true for Tom.
Aynısı Almanya için de geçerli.The same holds true for Germany.
Onun bu gece gelip gelemeyeceğini bilmiyorum.I don't know if he can come tonight.
Pasaportun ne zamana kadar geçerli?When is your passport valid until?
Yaşamımın en iyi gecesiydi.It was the best night of my life.
Geceyi perili evde mi geçirdin?Did you spend the night at the haunted house?
Geceleyin kaç saat uyuyorsun?How many hours do you sleep at night?
Bu gece kaç tane konuğumuz olacak?How many guests are we going to have tonight?
O dün gece garip bir rüya gördü.She had a strange dream last night.
Dün gece onun evine zorla girildi.Her house was broken into last night.
Tom bu gece Mary'yle akşam yemeği yemeği planlıyor.Tom is planning to eat dinner with Mary tonight.
Bu gece kimle akşam yemeği yiyeceksin?Who will you eat dinner with tonight?
Bu gece kiminle akşam yemeği yiyeceksin?Who are you eating dinner with tonight?