Ana içeriğe geç
Sözlük

gazeteye ile cümle

gazeteye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Onları dağıtan Sim'ler de gazeteye bir ilan verebilir.Sims who are giving them away will also put an advertisement in the newspaper.
Bailey, 2003 yılında altı gazeteye karşı açtığı bir iftira davasını kaybetti.Bailey lost a libel case against six newspapers in 2003.
İkinci gün saat on birde gazeteye koştum.Erst am zehnten Tag las er den Brief.
Karl Marx da gazeteye Londra'dan bazı haberler yazdı.Karl Marx hatte das Bild möglicherweise in London gesehen.
Gazeteye göre, yarın kar yağacak.Selon les journaux, il neigera demain.
1829'da ise Neville gazeteyi David McClean'e satmış ve gazeteye eski adı verilmiştir.En 1829, Neville vendit le quotidien à David McClean, qui revint au titre original.
Daha sonra, çalıştığı gazeteye gider.Elle est renvoyée du journal dans lequel elle travaille.
Ancak gazeteye halen hükümet tarafından sansür uygulanmaktadır.Le journal se montre de plus en plus critique vis-à-vis du gouvernement.
Hiç İngiliz dilinde bir gazeteye abone oldun mu?¿Te has suscrito alguna vez a un periódico de habla inglesa?
Ben iki gazeteye abone oldum.Me suscribí a dos periódicos.
Yayın, 20 Mart 1978'de günlük gazeteye dönüştü.Se incorporó como comentarista al periódico Diario 16 en marzo de 1978.
Yazıları, gazeteye tehdit mektuplarının gönderilmesine sebep oldu ancak o, eleştirilerine devam etti.Más bien trató de enviar mensajes escritos con su propia sangre, pero estos fueron interceptados.
Bu röportajı sonrasında gazeteye soruşturma açıldı ve Saymaz'ın ifadesi alındı.A partir de entonces se vio obligado a salir en público y hacer declaraciones al respecto.
Oysa asker şiiri gazeteye ulaştırmıştı.Mostrò all'ufficiale quell'articolo di giornale.
Gazeteye göre, dün gece bir deprem olmuş.По сообщениям газет, прошлой ночью произошло землетрясение.
Gazeteye göre, Tokyo'da yaşamanın maliyeti dünyada en yüksektir.Согласно газете, стоимость жизни в Токио является самой высокой в мире.
Yazılar gazeteye telgrafla ulaştırılmıştı.Рекомендации рассылались на станции с помощью телеграфа.
Oysa asker şiiri gazeteye ulaştırmıştı.Во время военной службы писал стихи для армейской газеты.
Ancak gazeteye halen hükümet tarafından sansür uygulanmaktadır.Эту газету также закрыли по распоряжению властей.
Burada yaptığı dört sayfalık röportajı dört günde bitirip gazeteye yolladı.Ele o chamou de "envelope", escrevendo-o em quatro dias.
Bu yazının takdir edilmesinden sonra gazeteye basın özgürlüğü konusunda daha çok yazı yollamaya başladı.Isso ganhou popularidade após a publicação do livro Somebody Else Is on the Moon.
Karl Marx da gazeteye Londra'dan bazı haberler yazdı.Karl Marx escreveu uma série de cadernos sobre a história da tecnologia.
Yazılar gazeteye telgrafla ulaştırılmıştı.De krant werd ook bij de Telegraaf gedrukt.
Daha sonra, çalıştığı gazeteye gider.Later is ze gaan werken bij de krant.
Gazeteye göre, o intihar etmiş.Volgens de krant heeft hij zelfmoord gepleegd.
Gazeteye ilan vererek bir "Ourang-Outang" kaybeden olup olmadığını sorar.Zamieszcza ogłoszenie w gazecie z zapytaniem, czy komuś nie zagubił się orangutan („Ourang-Outang”).
Yazılar gazeteye telgrafla ulaştırılmıştı.Agencja ta telegraficznie przekazywała tekst do gazet.
Hong Kong'da Çin Dizisi adlı çince çıkan bir gazeteye editörlükte yaptı.W Australii został nakręcony o nim reportaż dla telewizji francuskiej.
Oysa asker şiiri gazeteye ulaştırmıştı.Дебютувала поетеса публікацією у нью-йоркському журналі.
Gazete en az şöhret puanı, televizyon ise gazeteye göre daha çok şöhret puanı ister.Lepší vlastnosti při mulčování, než sláma má podle tohoto zdroje novinový papír.
Yatmadan önce gazeteye göz attı.Hän vilkaisi lehteä ennen nukkumaan menoa.
İkinci gün saat on birde gazeteye koştum.Η εφημερίδα έβγαινε στα περίπτερα στις 10 το πρωί.
Karl Marx da gazeteye Londra'dan bazı haberler yazdı.Martin Gardner har i en anden bog skrevet det samme.
Yazılar gazeteye telgrafla ulaştırılmıştı.新聞も郵便で配達された。
Ancak gazeteye halen hükümet tarafından sansür uygulanmaktadır.しかし、それでもメディアは政府によって一定の規制の下に置かれている。
Hong Kong'da Çin Dizisi adlı çince çıkan bir gazeteye editörlükte yaptı.이 사건은 '중국 안에 계시는 주님'(The Lord in China)이라는 잡지를 통해서 처음으로 중국 외부에 알려졌다.
Burada yaptığı dört sayfalık röportajı dört günde bitirip gazeteye yolladı.KRIMI do štyroch dní predbehli Veľké noviny JOJ! .
Gazeteye şairin Şemsi Belli olduğuna dair haberler ulaştı.Izvejo, da so na papirjih le verzi angleškega pesnika.
Latin harfli gazeteye geçişte promosyon da başladı, ucuzluk kuponları verildi.Ladinakeelsete raamatute turg ammendus ning välja hakati andma odavaid rahvakeelseid raamatuid.
Belki gazeteye falan ilan verebilirsiniz.Ak nič iné, dajte do novín inzerát.
Belki gazeteye falan ilan verebilirsiniz.Když to nepůjde, dejte si inzerci do novin.
Belki gazeteye falan ilan verebilirsiniz.Magari mettete un annuncio sul giornale.
Belki gazeteye falan ilan verebilirsiniz.Plaats anders een advertentie met een hulp oproep in de krant.
Belki gazeteye falan ilan verebilirsiniz.Ако не друго, пуснете обява във вестниците.
Bilgi, gazeteye ilan vererek bulunamaz.تلك المعلومات لم يتم العثور عليها, حتى بعد الاعلانات في الجرائد
Bir kalfa olarak, gazeteye ilan verdim, eğitimliyim, ayaklarım yere basar ve kalfa olarak iş arıyorum diye.그래서 저는 연수 과정을 완료한 진솔하고 현실적인 직공으로서 직공의 자리를 구하고 있다는 내용의 구직광고를 냈었는데
Bir kalfa olarak, gazeteye ilan verdim, eğitimliyim, ayaklarım yere basar ve kalfa olarak iş arıyorum diye.Отже, я розмістила оголошення у газеті про себе, як про звичайного ремісника-гончара, який шукав собі роботу.
Bir kalfa olarak, gazeteye ilan verdim, eğitimliyim, ayaklarım yere basar ve kalfa olarak iş arıyorum diye.訓練を受けた 堅実な陶器職人であり 渡り職人として 仕事を探しているという 広告です いくつか もらったオファーの中から 選んだのは
Elinizi çabuk tutun. Belki gazeteye falan ilan verebilirsiniz. Yardım edecek çıkabilir.Znajdziemy je.
Gazeteye reklam bile verdim ama kimse aramadı.Még egy hirdetést is feladtam, de senki sem telefonált.
Gazeteye reklam bile verdim ama kimse aramadı.Αλλά παρ' όλο που το δημοσίευσα, κανείς δεν επικοινώνησε μαζί μου.
Gazeteye reklam bile verdim ama kimse aramadı.رغم انني وضعت اعلانا لكن لا احد رد
Patron... ...gazeteye ilan verelim dediğinde karşı çıkmıştım.Eu... era contra o chefe colocar um anúncio no jornal.
Patron... ...gazeteye ilan verelim dediğinde karşı çıkmıştım.Eu... ... m-am împotrivit când şeful a vrut să dea anunţ în ziar.
Patron... ...gazeteye ilan verelim dediğinde karşı çıkmıştım. Evet...Nisem se strinjala, da bi dali oglas v časopis.
Patron... ...gazeteye ilan verelim dediğinde karşı çıkmıştım.Ik... was er tegen toen de baas de advertentie in de krant wilde plaatsen.
Patron... ...gazeteye ilan verelim dediğinde karşı çıkmıştım.Sa, io... ero contraria quando il titolare mi ha detto che avrebbe messo un annuncio sul giornale.
Patron... ...gazeteye ilan verelim dediğinde karşı çıkmıştım.Vous savez... je n'étais pas favorable quand le patron a voulu poster cette annonce dans le journal.
Patron... ...gazeteye ilan verelim dediğinde karşı çıkmıştım.Yo... estaba en contra de que pusiera el anuncio en el periódico.
Patron... ...gazeteye ilan verelim dediğinde karşı çıkmıştım.Εγώ... Ήμουν αντίθετη όταν το αφεντικό ήθελε να βάλει αγγελία στην εφημερίδα.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod