Ana içeriğe geç
Sözlük

gazeteye ile cümle

gazeteye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
18
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
15
ORT. KELİME
Patron... ...gazeteye ilan verelim dediğinde karşı çıkmıştım.Я... возражала, когда босс сказал, что хочет поместить объявление в газете.
Patron... ...gazeteye ilan verelim dediğinde karşı çıkmıştım...أنا كنت معارضة لفكرة وضع إعلان لنا في الجريدة
Sırrımız şuydu: tüm gazeteye tek parça muamelesi yapıyorduk, tıpkı bir beste gibi -- müzikal bir çalışma.A titok az, hogy az egész újságot egységként, kompozícióként kezeltük, mint ha zene lenne.
Sırrımız şuydu: tüm gazeteye tek parça muamelesi yapıyorduk, tıpkı bir beste gibi -- müzikal bir çalışma.Bí mật nằm ở chỗ, chúng tôi coi toàn bộ tờ báo là một, như một khối tổng thể hài hòa -- như âm nhạc vậy.
Sırrımız şuydu: tüm gazeteye tek parça muamelesi yapıyorduk, tıpkı bir beste gibi -- müzikal bir çalışma.El secreto es que tratábamos a todo el periódico como una pieza, como una composición... como música.
Sırrımız şuydu: tüm gazeteye tek parça muamelesi yapıyorduk, tıpkı bir beste gibi -- müzikal bir çalışma.Het geheim is dat we de hele krant als één geheel beschouwden, als één compositie -- zoals muziek.
Sırrımız şuydu: tüm gazeteye tek parça muamelesi yapıyorduk, tıpkı bir beste gibi -- müzikal bir çalışma.Il segreto è che stavamo trattando l'intero giornale come un solo pezzo, come una composizione, come musica.
Sırrımız şuydu: tüm gazeteye tek parça muamelesi yapıyorduk, tıpkı bir beste gibi -- müzikal bir çalışma.우리의 비밀은 신문 전체를 하나의 작품, 하나의 구성으로 다루었다는 점입니다. 음악처럼 말이죠.
Sırrımız şuydu: tüm gazeteye tek parça muamelesi yapıyorduk, tıpkı bir beste gibi -- müzikal bir çalışma.O segredo é que estávamos a tratar todo o jornal como uma só peça, como uma composição — tal como na música.
Sırrımız şuydu: tüm gazeteye tek parça muamelesi yapıyorduk, tıpkı bir beste gibi -- müzikal bir çalışma.Secretul e că tratăm tot ziarul ca o singură piesă, o singura compoziţie -- ca în muzică.
Sırrımız şuydu: tüm gazeteye tek parça muamelesi yapıyorduk, tıpkı bir beste gibi -- müzikal bir çalışma.Sekret w tym, że traktowaliśmy cała gazetę jak jedną całość, jedną kompozycje -- jak w muzyce.
Sırrımız şuydu: tüm gazeteye tek parça muamelesi yapıyorduk, tıpkı bir beste gibi -- müzikal bir çalışma.Tajomstvom je, že sme považovali celé noviny za jeden celok, za jednu kompozíciu -- ako v hudbe.
Sırrımız şuydu: tüm gazeteye tek parça muamelesi yapıyorduk, tıpkı bir beste gibi -- müzikal bir çalışma.Секрет в том, что мы работали со всей газетой, как с единым целым, как с единой композицией — как в музыке.
Sırrımız şuydu: tüm gazeteye tek parça muamelesi yapıyorduk, tıpkı bir beste gibi -- müzikal bir çalışma.Секрет у тому, що ми працювали зі всією газетою, як з єдиним цілим, з однією композицією, як у музиці.
Sırrımız şuydu: tüm gazeteye tek parça muamelesi yapıyorduk, tıpkı bir beste gibi -- müzikal bir çalışma.Тайната е, че се отнасяхме към целия вестник като към едно цяло, като една композиция - като музика.
Sırrımız şuydu: tüm gazeteye tek parça muamelesi yapıyorduk, tıpkı bir beste gibi -- müzikal bir çalışma.הסוד הוא שהיינו מתייחסים לעיתון כולו כחתיכה אחת, כיצירה אחת -- כמו מוזיקה.
Sırrımız şuydu: tüm gazeteye tek parça muamelesi yapıyorduk, tıpkı bir beste gibi -- müzikal bir çalışma.السر يكمن في أننا تعاملنا مع الصحيفة ككل على أنها قطعة واحدة كمؤلف واحد -- مثل الموسيقى
Sırrımız şuydu: tüm gazeteye tek parça muamelesi yapıyorduk, tıpkı bir beste gibi -- müzikal bir çalışma.ひとつの作品として扱っていた事 まるで楽曲のように 音楽にはリズムや起伏があります
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod