Bu, bir gazeteci olarak benim işim. 7 Ekim Baş Yapımcı John Rice için doğum günü içecekleriDas ist mein Job als Journalistin.
Bu, bir gazeteci olarak benim işim. 7 Ekim Baş Yapımcı John Rice için doğum günü içecekleriDat is mijn job als journalist.
Bu, bir gazeteci olarak benim işim. 7 Ekim Baş Yapımcı John Rice için doğum günü içecekleriDet är mitt jobb som journalist.
Bu, bir gazeteci olarak benim işim. 7 Ekim Baş Yapımcı John Rice için doğum günü içecekleriÚjságíróként ez a munkám.
Bu, bir gazeteci olarak benim işim. 7 Ekim Baş Yapımcı John Rice için doğum günü içecekleriΕίναι η δουλειά μου ως δημοσιογράφος.
Bu, bir gazeteci olarak benim işim. 7 EkimÉ a minha profissão como jornalista. <b>7 de Outubro</b>
Bu, bir gazeteci olarak benim işim.Je to moje práce, jsem novinářka.
Bu, bir gazeteci olarak benim işim.Se on minun työni toimittajana.
Bu, bir gazeteci olarak benim işim.To moja praca jako dziennikarza.
Bu, çoğu kişinin kimlik ya da kılık değiştirme gazeteciliği dediği şeydi.C'était ce que beaucoup appellent du journalisme d'immersion, ou du journalisme infiltré.
Bu, çoğu kişinin kimlik ya da kılık değiştirme gazeteciliği dediği şeydi.Dette var det mange kalder immersion journalisme, eller undercover journalistik.
Bu, çoğu kişinin kimlik ya da kılık değiştirme gazeteciliği dediği şeydi.Dit is wat men immersiejournalistiek noemt, of undercoverjournalistiek.
Bu, çoğu kişinin kimlik ya da kılık değiştirme gazeteciliği dediği şeydi.Esto era lo que muchos llaman periodismo de inmersión, o periodismo encubierto.
Bu, çoğu kişinin kimlik ya da kılık değiştirme gazeteciliği dediği şeydi.Foi o que se chama jornalismo de imersão, ou jornalismo encoberto.
Bu, çoğu kişinin kimlik ya da kılık değiştirme gazeteciliği dediği şeydi.이게 바로 '탐사보도' 또는 '첩보보도'라 불리는 것이었습니다.
Bu, çoğu kişinin kimlik ya da kılık değiştirme gazeteciliği dediği şeydi.Mulţi numesc asta imersie jurnalistică sau jurnalism sub acoperire.
Bu, çoğu kişinin kimlik ya da kılık değiştirme gazeteciliği dediği şeydi.Nazywają to dziennikarstwem uczestniczącym lub dziennikarstwem śledczym.
Bu, çoğu kişinin kimlik ya da kılık değiştirme gazeteciliği dediği şeydi.Người ta gọi nó là báo chí ngầm hay báo chí bí mật.
Bu, çoğu kişinin kimlik ya da kılık değiştirme gazeteciliği dediği şeydi.Questo è quello che molti chiamano giornalismo di immersione, o giornalismo sotto copertura.
Bu, çoğu kişinin kimlik ya da kılık değiştirme gazeteciliği dediği şeydi.So etwas nennen viele ›teilnehmenden Journalismus‹, oder ›Undercover-Journalismus‹.
Bu, çoğu kişinin kimlik ya da kılık değiştirme gazeteciliği dediği şeydi.Багато хто називає це журналістикою занурення або журналістикою під прикриттям.
Bu, çoğu kişinin kimlik ya da kılık değiştirme gazeteciliği dediği şeydi.Это то, что многие называют гонзо-журналистикой или субъективной журналистикой.
Bu, çoğu kişinin kimlik ya da kılık değiştirme gazeteciliği dediği şeydi.זה היה מה שרבים כינו "עיתונאות מתוך מוערבות" או "עיתונאות חשאית".
Bu, çoğu kişinin kimlik ya da kılık değiştirme gazeteciliği dediği şeydi.كان هذا ما يسميه الكثيرون انغمار الصحافة ، أو الصحافة السرية.
Bu, çoğu kişinin kimlik ya da kılık değiştirme gazeteciliği dediği şeydi.「アンダーカバー・ジャーナリズム」と言われました 僕は 潜入ジャーナリストで
Bu deneyimimi bir tür katılımcı gazetecilik deneyi olarak yazabileceğim fikrindeydim.Aveam această idee de a concura, ca un fel de experiment în jurnalism participativ.
Bu deneyimimi bir tür katılımcı gazetecilik deneyi olarak yazabileceğim fikrindeydim.E avevo questa idea di poter essere ammesso, una specie di esperimento di giornalismo partecipativo.
Bu deneyimimi bir tür katılımcı gazetecilik deneyi olarak yazabileceğim fikrindeydim.E tive a noção de que podia entrar — uma experiência de jornalismo participativo.
Bu deneyimimi bir tür katılımcı gazetecilik deneyi olarak yazabileceğim fikrindeydim.Et j'ai eu cette idée que je pourrais y entrer, une sorte d'expérience de journalisme participatif.
Bu deneyimimi bir tür katılımcı gazetecilik deneyi olarak yazabileceğim fikrindeydim.Ik had het idee om eraan mee te doen, een soort van experiment in participatiejournalistiek.
Bu deneyimimi bir tür katılımcı gazetecilik deneyi olarak yazabileceğim fikrindeydim.이러한 경험이 일종의 경험을 바탕으로 한 기사를 쓸 수 있게 해 주리라 생각했습니다.
Bu deneyimimi bir tür katılımcı gazetecilik deneyi olarak yazabileceğim fikrindeydim.Taki dziennikarski eksperyment.
Bu deneyimimi bir tür katılımcı gazetecilik deneyi olarak yazabileceğim fikrindeydim.Tenía la idea de que podría ingresar, en una especie de experimento periodístico participativo.
Bu deneyimimi bir tür katılımcı gazetecilik deneyi olarak yazabileceğim fikrindeydim.Và tôi có ý tưởng rằng mình có thể tham gia, kiểu như một trải nghiệm khi tham gia trong ngành báo chí.
Bu deneyimimi bir tür katılımcı gazetecilik deneyi olarak yazabileceğim fikrindeydim.Zamislil sem si, da bi se ga udeležil. Bil bi nekakšen poskus participativnega novinarstva.
Bu deneyimimi bir tür katılımcı gazetecilik deneyi olarak yazabileceğim fikrindeydim.Και είχα αυτή την ιδέα ότι θα μπορούσα να πάρω μέρος, σαν ένα πείραμα στη συμμετοχική δημοσιογραφία.
Bu deneyimimi bir tür katılımcı gazetecilik deneyi olarak yazabileceğim fikrindeydim.И решил, что я могу попробовать поучаствовать — в качестве социального журналистского эксперимента.
Bu deneyimimi bir tür katılımcı gazetecilik deneyi olarak yazabileceğim fikrindeydim.Мислех, че мога да участвам в него, което беше вид експеримент по журналистика с участие.
Bu deneyimimi bir tür katılımcı gazetecilik deneyi olarak yazabileceğim fikrindeydim.והיה לי הרעיון להשתתף בה סוג של ניסוי בעיתונאות פעילה
Bu deneyimimi bir tür katılımcı gazetecilik deneyi olarak yazabileceğim fikrindeydim.وكانت لدي فكرة أنني من الممكن أن أدخلها كنوع من التجربة في مجال الصحافة المشاركة
Bu deneyimimi bir tür katılımcı gazetecilik deneyi olarak yazabileceğim fikrindeydim.実験のつもりでいました これまでの調査を締めくくる 素敵なエピローグだと思っていたのです
Bu gazeteci grubunun ismi Enan Baladi, Arapça'da “Ülkemin Üzümleri” anlamına gelmekte.הקבוצה מפרסמת בעיקר בערבית, אך גם באנגלית.
Bu insanların çıkarına değil onlar mahkemeye çalışırken onların zaman harcamak, gazeteciler bunu anlamak.Não é do interesse das pessoas que eles investem o tempo a cortejar, que os Jornalistas o entendam.
Bu kanunlar sayesinde gazeteciler, kaynaklarına ihanet etmek zorunda kalmıyorlar.언론인이 제보자를 배신해야만 하는 상황을 막아주는 법입니다.
Bu kanunlar sayesinde gazeteciler, kaynaklarına ihanet etmek zorunda kalmıyorlar.שמונעים מעיתונאי להיות חייב לבגוד במקור עיתונאי.
Bu kanunlar sayesinde gazeteciler, kaynaklarına ihanet etmek zorunda kalmıyorlar.التي تمنع الصحفي من إضطراره خيانة مصدره.
Bu kanunlar sayesinde gazeteciler, kaynaklarına ihanet etmek zorunda kalmıyorlar.しかしブログの興隆を背景として
Bu Kenya gazeteciliğinin kutsal kasesidir.C'est le Saint Graal du journalisme kenyan.
Bu Kenya gazeteciliğinin kutsal kasesidir.Den er kenyansk journalistiks hellige gral.
Bu Kenya gazeteciliğinin kutsal kasesidir.Đó là chiếc Chén Thánh của nền báo chí Kenya.
Bu Kenya gazeteciliğinin kutsal kasesidir.E' il Sacro Graal del giornalismo keniota.
Bu Kenya gazeteciliğinin kutsal kasesidir.É o Santo Graal do jornalismo queniano.
Bu Kenya gazeteciliğinin kutsal kasesidir.Es el Santo Grial del periodismo keniata.
Bu Kenya gazeteciliğinin kutsal kasesidir.Es ist der heilige Gral im kenianischen Journalismus.
Bu Kenya gazeteciliğinin kutsal kasesidir.Este Sfântul Graal al jurnalismului kenyan.
Bu Kenya gazeteciliğinin kutsal kasesidir.Ez a Szent Grálja a kenyai újságírásnak.
Bu Kenya gazeteciliğinin kutsal kasesidir.Het is de Heilige Graal van het Keniaanse journalisme.
Bu Kenya gazeteciliğinin kutsal kasesidir.Ini adalah Cawan Suci-nya jurnalisme di Kenya
Bu Kenya gazeteciliğinin kutsal kasesidir.Je sveti gral kenijskega novinarstva.
Bu Kenya gazeteciliğinin kutsal kasesidir.Je to svätý grál kenskej žurnalistiky.