Ana içeriğe geç
Sözlük

gaza ile cümle

gaza kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Söz dinlemeyen ulusları öfke ve gazapla cezalandıracağım.››ועשיתי באף ובחמה נקם את הגוים אשר לא שמעו׃
Söz dinlemeyen ulusları öfke ve gazapla cezalandıracağım.››وبغضب وغيظ انتقم من الامم الذين لم يسمعوا
Söz dinlemeyen ulusları öfke ve gazapla cezalandıracağım.››我 也 必 在 怒 氣 和 忿 怒 中 向 那 不 聽 從 的 列 國 施 報
Söz dinlemeyen ulusları öfke ve gazapla cezalandıracağım.››我 也 必 在 怒氣 和 忿怒 中 向 那 不 聽從 的 列國 施報
Takoları paket yapabilir misiniz, lütfen? Gazab-ı Küre'de bir randevumuz var da! Siz ikiniz buralı mısınız?君たちこの辺に住んでるの?
Takoları paket yapabilir misiniz, lütfen? Gazab-ı Küre'de bir randevumuz var da!هل يمكن ان ناخد هذه الـ (تاكو) لنذهب من فضلك ؟ , لدينا موعد .. على السفينة الفضائية !
Tanıdık geliyor değil mi? Araba kullananlarınız aşinadır; Müzik böyle çalınca, ayağınız gaza daha çok basar.Cunoașteți senzația, cei care conduc o cunosc, muzica vă alimentează, piciorul apasă gazul.
Tanıdık geliyor değil mi? Araba kullananlarınız aşinadır; Müzik böyle çalınca, ayağınız gaza daha çok basar.Każdy kierowca wie, że dudniąca muzyka powoduje dociskanie gazu.
Tanıdık geliyor değil mi? Araba kullananlarınız aşinadır; Müzik böyle çalınca, ayağınız gaza daha çok basar.Lo sapete, ogni guidatore lo sa, il ritmo incalza, il piede schiaccia.
Tanıdık geliyor değil mi? Araba kullananlarınız aşinadır; Müzik böyle çalınca, ayağınız gaza daha çok basar.Ya saben, cualquiera de ustedes que maneje lo sabe, cuando la música suena, la velocidad aumenta.
Ünlü bir gazateci팀 러설트란 사람이
Ünlü bir gazateciעיתונאי מוכר ברמה לאומית
Ünlü bir gazateciالصحفي المشهور قومياً
Ünlü bir gazateci私の話をしているのを聞いたそうです
Üzerlerine kızgın öfkesini, Gazap, hışım, bela Ve bir alay kötülük meleği gönderdi.(77:49) послал на них пламень гнева Своего, и негодование, и ярость и бедствие, посольство злых ангелов;
Üzerlerine kızgın öfkesini, Gazap, hışım, bela Ve bir alay kötülük meleği gönderdi.da er böse Engel unter sie sandte in seinem grimmigen Zorn und ließ sie toben und wüten und Leid tun;
Üzerlerine kızgın öfkesini, Gazap, hışım, bela Ve bir alay kötülük meleği gönderdi.Hän lähetti heitä vastaan vihansa hehkun, kiivastuksen, vihastuksen ja ahdistuksen, parven pahoja enkeleitä.
Üzerlerine kızgın öfkesini, Gazap, hışım, bela Ve bir alay kötülük meleği gönderdi.Han sände över dem sin vredes glöd, förgrymmelse och ogunst och nöd, en skara av olycksänglar.
Üzerlerine kızgın öfkesini, Gazap, hışım, bela Ve bir alay kötülük meleği gönderdi.Han sendte sin Vredesglød mod dem, Harme, Vrede og Trængsel, en Sendefærd af Ulykkesengle;
Üzerlerine kızgın öfkesini, Gazap, hışım, bela Ve bir alay kötülük meleği gönderdi.Han slapp sin brennende vrede løs mot dem, harme og forbitrelse og trengsel, en sending av ulykkes-bud.
Üzerlerine kızgın öfkesini, Gazap, hışım, bela Ve bir alay kötülük meleği gönderdi.Hij liet over heel Egypte Zijn brandende toorn neerkomen, Zijn boosheid en angstaanjagende woede.
Üzerlerine kızgın öfkesini, Gazap, hışım, bela Ve bir alay kötülük meleği gönderdi.Il lança contre eux son ardente colère, La fureur, la rage et la détresse, Une troupe de messagers de malheur.
Üzerlerine kızgın öfkesini, Gazap, hışım, bela Ve bir alay kötülük meleği gönderdi.Izpustil je nanje jeze svoje žar, srd in nevoljo in stisko, celo krdelo angelov nesreče.
Üzerlerine kızgın öfkesini, Gazap, hışım, bela Ve bir alay kötülük meleği gönderdi.그 맹렬한 노와 분과 분노와 고난 곧 벌하는 사자들을 저희에게 내려 보내셨으며
Üzerlerine kızgın öfkesini, Gazap, hışım, bela Ve bir alay kötülük meleği gönderdi.Ngài thả nghịch chúng nó cơn giận dữ Ngài, Sự thạnh nộ, sự nóng nả, và gian truân, Tức là một lũ sứ tai họa.
Üzerlerine kızgın öfkesini, Gazap, hışım, bela Ve bir alay kötülük meleği gönderdi.Poslal na ně prchlivost hněvu svého, rozpálení, zůřivost i ssoužení, dopustiv na ně anděly zlé.
Üzerlerine kızgın öfkesini, Gazap, hışım, bela Ve bir alay kötülük meleği gönderdi.Poslal na nich páľu svojeho hnevu, prchlivosť, zúrivosť a súženie pustiac na nich zlých anjelov.
Üzerlerine kızgın öfkesini, Gazap, hışım, bela Ve bir alay kötülük meleği gönderdi.Rájok bocsátá haragjának tüzét, mérgét, búsulását és a szorongatást: a gonosz angyalok seregét.
Üzerlerine kızgın öfkesini, Gazap, hışım, bela Ve bir alay kötülük meleği gönderdi.Как изля върху тях пламенния Си гняв, Негодувание, ярост и неволя, - Нашествие на ангелите на злощастието, -
Üzerlerine kızgın öfkesini, Gazap, hışım, bela Ve bir alay kötülük meleği gönderdi.ישלח בם חרון אפו עברה וזעם וצרה משלחת מלאכי רעים׃
Üzerlerine kızgın öfkesini, Gazap, hışım, bela Ve bir alay kötülük meleği gönderdi.‎ارسل عليهم حمو غضبه سخطا ورجزا وضيقا جيش ملائكة اشرار‏‎.
Üzerlerine kızgın öfkesini, Gazap, hışım, bela Ve bir alay kötülük meleği gönderdi.他 使 猛 烈 的 怒 氣 、 和 忿 怒 、 惱 恨 、 苦 難 、 成 了 一 群 降 災 的 使 者 、 臨 到 他 們
Üzerlerine kızgın öfkesini, Gazap, hışım, bela Ve bir alay kötülük meleği gönderdi.他 使 猛烈 的 怒氣 、 和 忿怒 、 惱恨 、 苦難 、 成 了 一 群 降災 的 使者 、 臨到 他們
‹‹Vay haline Asur, öfkemin değneği! Elindeki sopa benim gazabımdır.Ai da Assíria, a vara da minha ira, porque a minha indignação é como bordão nas suas mãos.
‹‹Vay haline Asur, öfkemin değneği! Elindeki sopa benim gazabımdır."¡Ay de Asiria, la vara de mi ira! Pues en su mano está puesto el garrote de mi furor
‹‹Vay haline Asur, öfkemin değneği! Elindeki sopa benim gazabımdır.Běda Assurovi, metle hněvu mého, ačkoli hůl rozhněvání mého jest v rukou jeho,
‹‹Vay haline Asur, öfkemin değneği! Elindeki sopa benim gazabımdır.Beda Assúrovi, prútu môjho hnevu, a palicou je on v ich ruke, palicou môjho rozhnevania.
‹‹Vay haline Asur, öfkemin değneği! Elindeki sopa benim gazabımdır.Biada Assurowi, rózdze gniewu mego! chociaż kij rozgniewania mego jest w ręku jego.
‹‹Vay haline Asur, öfkemin değneği! Elindeki sopa benim gazabımdır.Gorje Asircu, ki je šiba jeze moje in palica v roki njegovi togota moja!
‹‹Vay haline Asur, öfkemin değneği! Elindeki sopa benim gazabımdır.Hỡi A-si-ri , là cái roi của sự thạnh nộ ta ! Cái gậy cầm trong tay nó là sự tức_giận của ta vậy !
‹‹Vay haline Asur, öfkemin değneği! Elindeki sopa benim gazabımdır.Hỡi A-si-ri, là cái roi của sự thạnh nộ ta! Cái gậy cầm trong tay nó là sự tức giận của ta vậy!
‹‹Vay haline Asur, öfkemin değneği! Elindeki sopa benim gazabımdır.Jaj Assiriának, haragom botjának, mert pálcza az õ kezében az én búsulásom!
‹‹Vay haline Asur, öfkemin değneği! Elindeki sopa benim gazabımdır.화 있을진저 앗수르 사람이여 그는 나의 진노의 막대기요 그 손의 몽둥이는 나의 분한이라
‹‹Vay haline Asur, öfkemin değneği! Elindeki sopa benim gazabımdır.Malheur à l`Assyrien, verge de ma colère! La verge dans sa main, c`est l`instrument de ma fureur.
‹‹Vay haline Asur, öfkemin değneği! Elindeki sopa benim gazabımdır.Oh! Assiria, verga del mio furore, bastone del mio sdegno
‹‹Vay haline Asur, öfkemin değneği! Elindeki sopa benim gazabımdır.O weh Assur, der meines Zornes Rute und in dessen Hand meines Grimmes Stecken ist!
‹‹Vay haline Asur, öfkemin değneği! Elindeki sopa benim gazabımdır.,,Vai de Asirian-zice Domnul-nuiaua mîniei Mele, care poartă în mînă toiagul urgiei Mele!
‹‹Vay haline Asur, öfkemin değneği! Elindeki sopa benim gazabımdır.Ve Assur, min Harmes Kæp, min Vrede er Stokken i hans Hånd.
‹‹Vay haline Asur, öfkemin değneği! Elindeki sopa benim gazabımdır.Ve Assur, min vredes ris! Min harme er staven i hans hånd.
‹‹Vay haline Asur, öfkemin değneği! Elindeki sopa benim gazabımdır.Ve över Assur, min vredes ris, som bär min ogunst såsom en stav i sin hand!
‹‹Vay haline Asur, öfkemin değneği! Elindeki sopa benim gazabımdır.Voi Assuria, joka on minun vihani vitsa ja jolla on kädessään minun suuttumukseni sauva!
‹‹Vay haline Asur, öfkemin değneği! Elindeki sopa benim gazabımdır.Ουαι εις τον Ασσυριον, την ραβδον του θυμου μου, αν και η εν τη χειρι αυτου μαστιξ ηναι η οργη μου.
‹‹Vay haline Asur, öfkemin değneği! Elindeki sopa benim gazabımdır.Горко на асириеца, жезъла на гнева Ми, Тоягата, в чиято ръка е Моето негодувание!
‹‹Vay haline Asur, öfkemin değneği! Elindeki sopa benim gazabımdır.О, Ассур, жезл гнева Моего! и бич в руке его – Мое негодование!
‹‹Vay haline Asur, öfkemin değneği! Elindeki sopa benim gazabımdır.הוי אשור שבט אפי ומטה הוא בידם זעמי׃
‹‹Vay haline Asur, öfkemin değneği! Elindeki sopa benim gazabımdır.ويل لاشور قضيب غضبي. والعصا في يدهم هي سخطي.
‹‹Vay haline Asur, öfkemin değneği! Elindeki sopa benim gazabımdır.亞 述 是 我 怒 氣 的 棍 、 手 中 拿 我 惱 恨 的 杖
‹‹Vay haline Asur, öfkemin değneği! Elindeki sopa benim gazabımdır.亞述 是 我 怒氣的棍 、 手中 拿 我 惱恨 的 杖
V-Day kapsamında Vajina Monologlarını sahneye koydukları için hükümetin gazabına uğradılar.V데이 운동 기간 동안 버자이너 모놀로그를 상영하고자 했는데 우간다 정부는 이러한 행동에 분노를 표했습니다.
V-Day kapsamında Vajina Monologlarını sahneye koydukları için hükümetin gazabına uğradılar.W tym roku, kobiety z Ugandy, które podczas V-Day wystawiły Monologi Waginy wzbudziły gniew rządu.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod