Ana içeriğe geç
Sözlük

gayet ile cümle

gayet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Aynı zamanda Sezar'ın orduları gayet büyük zayiat verdiler.Едновременно в атака минават и останалите легиони на Цезар.
Gayet öfkeli olarak ona saldırmaya hazırlanır.Първоначално тя ядосано отблъсква настъплението му.
Buna Philaminte gayet çok öfkelenir.Петър изглежда ядосан.
Angelica gayet büyük bir yeise düşer.Седемгодишният Емил се озовава в деликатна ситуация.
İlk başta işler gayet iyi gidiyordu.Отначало системата работи добре.
Fakat bu sefer gayet başarısız oldu.Този път успява.
Buna karşılık İskoçya'da durum gayet değişik olmuştur.За тези живеещи в Мексико нещата стоят другояче.
Kilisenin hazinesinde gayet değerli gümüş kilise kapları bulunmaktadır.От църквата е изнесено голямо количество скъпоценности.
Louis birbirleriyle gayet hakaret edici mektuplar göndermişlerdir.Верин оставя писма, на няколко души с неясно съдържание.
Maç gayet güzel başlar.Мачът завършва наравно.
Ruggerio buna gayet şaşırmış ve öfkelenmısrır.Цагн много се разстроил и разгневил.
Gayet ağır ve sesli bir şekilde uçarlar.Излита тежко, лети стремително и шумно.
Köy yolu gayet düzgündür.Пътната мрежа е в много добро състояние.
Gayet çok sayıda eser bırakmış ve sadece İtalya'da değil Almanya ve İspanya'da da çalışmıştır.Претърпява много издания, не само в Англия, но и в целия свят.
Kalan %13 ise gayet verimli arazilerden oluşmaktadır.Preostalih 11% dolazi iz drugih zemalja.
Fakat yeni yılda sıhhati gayet bozuldu.Međutim, sljedeće godine se teško razbolio.
Bu nedenle bu eserin çevirisi gayet zordur.Stoga je korištenje strojnog jezika vrlo komplicirano.
Muhtedi bu mektubu gayet iyi karşıladı.Pravdao se pogrješnim razumijevanjem Pisma.
Ev içi mobilyalar gayet basitti.Namještaj ne smije biti težak.
Ayet gayet açık ve nettir.Crtež mu je čist i točan.
Gayet parlak bir öğrenciydi, ancak yaramazlıkları sebebiyle okul hayatında sıkıntı yaşadı.Iako je bio izvrsnim učenikom, osuđen na gubitak prava školovanja u cijeloj BiH.
Diğer Brezilya belediyelerine karşılaştırılınca Sorocaba ekonomisi gayet çeşitlilik göstermektedir.Gospodarstvo u Bangladešu, za razliku od drugih siromašnih zemalja, je u prilično dobrom porastu.
O dönemde bu gayet aci verici, tehlikeli ve rizikolu bir tip proseduru idi.Bio je to za ono vrijeme neuobičajen i smion korak.
Hükümdarlığının ilk yılları gayet huzurlu geçti.Prvé roky jeho vlády bolo pokojné.
Papa olmadan önceki yaşamı hakkında elimizde gayet az bilgi bulunmaktadır.O jeho živote pred zvolením za pápeža takmer niet poznatkov.
İlk başta işler gayet iyi gidiyordu.Let prebiehal zo začiatku veľmi dobre.
Kanalın yapılması için gayet büyük sayıda işçi kullanıldı.Bolo možné použiť dostatočný počet frekvenčných kanálov.
Gayet çok sayıda eser bırakmış ve sadece İtalya'da değil Almanya ve İspanya'da da çalışmıştır.Venovala sa rôznym druhom dobročinnosti nielen vo Švédsku, ale i v Nemecku a Taliansku.
Views için eleştirmenlerden gayet sıcak dönüşler geldi.Od kritikov prichádzali protichodné recenzie.
Buna karşılık İskoçya'da durum gayet değişik olmuştur.Situácia v Škótsku bola iná.
Kozmonotlar, aracın tüm sistemlerinin gayet iyi çalıştığını tespit ettiler.Kozmonauti sa po pristátí cítili dobre, všetky nové systémy pracovali normálne.
Kafası diğer balinalar ile karşılaştırıldığında gayet küçük olur.V porovnaní s ostatnými kaloňmi je malý.
Vaşak yavrularında ölüm oranı gayet yüksektir.Úmrtnosť novonarodených mláďat je veľmi vysoká.
Bu üniversitede iken gayet iyi bir hukuk bilgini olarak isim yapmaya başladı.Všade, kde bol, aktívne tvoril dobré meno univerzity....
Tribuno Memmo'nun okuryazar olmadığı gayet muhtemeldir.Členom AOSS nie je Spolok slovenských spisovateľov.
Ruggerio buna gayet şaşırmış ve öfkelenmısrır.Iruka je na neho hrdý a je prekvapený jeho schopnosťami.
Başında kullanmış olduğu sarık, altın işlemeli kavuğu ile gayet güzel görünürdü.Šaty, ktoré mala na sebe, boli priliehavé, vyrobené zo zlatým kovom pretkávaného lamé.
Kont bundan gayet üzüntü duyar ve ondan ayrılmaya hazırlanır.Aj naďalej sa trápi a chce sa od neho odpútať.
Harry ve Ron'a göre gayet rahatsızdır.S Harryjem in Ronom so nerazdružljivi.
Hükümdarlığının ilk yılları gayet huzurlu geçti.Prva leta njegove vladavine so bila mirna.
Ama bu sefer seyirci tarafından gayet popüler olarak karşılandı.Kljub temu ali ravno zaradi tega ga je publika navdušeno sprejela.
Gayet şiddetli bir fırtına esmektedir.Nastala je strašna nevihta.
O dönemde Galya'da bağımsız yaşayan kabileler gayet uygar ve zengin idiler.Galija je bila v tistem času omikana in bogata.
II. Henry enerjik ve bazen gayet gaddar bir hükümdar idi.Elizabeta je bila jezljiva in včasih neodločna vladarica.
Bu merkezi kontrol çevredeki ufak değişimlere bile gayet süratli ve koordine bir tepki vermeyi sağlar.Centralni nadzor omogoča hiter in usklajen odziv na spremembe v okolju.
Bu nedenle bu eserin çevirisi gayet zordur.Toda nam se vsiljuje zelo nenavaden prevod tega gesla.
Hayatı gayet sıradan ve mutlu bir şekilde ilerliyordu.Njeno življenje je potekalo povsem umirjeno in običajno.
Firuz bundan dolayı gayet hoşnutsuz olmuştu.Bašō se je še dalje počutil neprijetno.
İki tarafta gemileri arasındaki muharebe gayet şiddetli geçti.Medtem so marinci ob obeh obalah napredovali brez večjih težav.
Kont bundan gayet üzüntü duyar ve ondan ayrılmaya hazırlanır.Grofič se toraj poslovi in hoče oditi.
Devlet desteği ile temin edilen merinos ırkı gayet azdır.O Venegovi vladavini je zelo malo znanega.
Gayet yüksek derecede eğitim görmüştü ve devamlı olarak yeni şeyler öğrenmek peşinde idi.Zmerno, a vztrajno je uveljavljalo novosti.
O da savaş için asker gitmiştir ama gayet kötü duruma düşmüştür.Ta prapor obstaja še vedno, a je v zelo slabem stanju.
Gayet sağlam olduklarından, hiçbiri tasman yapmamış, çatlama ve yarılma olmamıştır.Postale so tako močne, da jih ne pretrga noben človek in nobena laž.
Fakat, kendisi için bu konu gayet açık görünmektekteydi.Vse to se mu je zdelo neobhodno nujno.
Osmanlı Planı gayet basit şekilde hazırlandı.Osmanski napad je bil dobro načrtovan.
Tüm bu sorunlar devam ederken Rusya'daki step ikliminde 1708-1709 yılındaki kış gayet soğuk olmuştu.Ketindamas užimti Maskvą įžengė į Rusijos teritoriją, 1708–1709 m. žiemą praleido Ukrainoje.
İlk başta işler gayet iyi gidiyordu.Pradžioje tai vyko gana sėkmingai.
İşsizlik haddi gayet yüksek olmakta devam edip Mart 2007'de bile ancak %14,9'a inebilmiştir.Recesija oficialiai baigėsi 2009 m. birželį, bet nedarbas iki 2011 m. vis dar siekia 9% ir daugiau.
Peter Parker'ın bedeni ise gayet dinçtir.Vyras Petras Povilas Daužvardis.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod