Ana içeriğe geç
Sözlük

gayet ile cümle

gayet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Aynı zamanda Sezar'ın orduları gayet büyük zayiat verdiler.Ám Caesar katonái itt is rátaláltak.
Buda: Ben acıyı gayet iyi biliyor ve görüyorum, Kasapsa.Belwar látja az őszinte fájdalmat Drizzt arcán, és megjegyzi magának.
Bu besleyici toprak yaşamı taşımaya gayet elverişliydi.Ennek löszös talajtakarója kiválóan alkalmas volt a szőlőtermesztésre.
Ama bu sefer seyirci tarafından gayet popüler olarak karşılandı.Utóbbi ezúttal a közönség soraiból köszöntötte a nézőket.
Şehrin sokaklarında gayet çetin sokak savaşları yapıldı.A város utcáin nagy a nyüzsgés.
Yağışlar gayet nadirdir ve yılda bir veya iki defa kuzey yarı-kürenin kış mevsiminde yağmur yağmaktadır.Hó csak ritkán esik, egy-két alkalommal a tél folyamán.
Liverpool'da boks sporu gayet popülerdir.Liverpoolban vibráló művészeti élet folyik.
Bu görüşler İstanbul'da gayet fena karşılandı.Bolognában egyébként különösen jól érezte magát.
Aynı zamanda az gelirliler ve fakir ve fukaraya karşı gayet eli açıktı.Elsősorban az ökumené és a szegények ügyét képviselte itt is.
Gayet çabuk yazabilmek melekesine sahiptir.Könnyen, gyorsan írt.
Gayet yetenekli bir kişi olan genç keşiş iyi bir vaiz olarak isim yapmıştı.Az egyszerű életmódhoz szokott szerzetes rendkívül jó ember volt.
Yerel saatle 6:00 dan itibaren, birkaç bin insanla Tahrir meydanı gayet sessizdi.Reggel 6 órára a Tahrír tér szinte kiürült, már csak pár százan maradtak.
Gayet bir sert komutanlık yapmakta ve sıkı disiplin uygulamakta idi.Képtelen volt szigorúan és határozottan megfegyelmezni a zenekart.
Batı Virginia eyaletine girdikten sonra nehir altı tane gayet büyük kavis yapar.Colorado hegyes vidékén az Egyesült Államok hat fő folyója ered.
Gayet acele Anadolu tarafına geçirildi.Sietve tette meg a hátralévő utat.
Ruggerio buna gayet şaşırmış ve öfkelenmısrır.Miranda nagyon csalódott, és felháborodott.
Fakat düşüncelerim gayet açık ve Almanya formasını giymek istiyorum.Ezért irodai beosztást kér, és hazaköltözik Angliába.
Bana gâyet hos geldi.Gúzsba kötött ige.
Bu nedenle bu eserin çevirisi gayet zordur.Ugyanakkor a fordítási minőség emiatt általában rossz.
Postu çok sık tüylüdür ve çizgileri gayet belirgindir.Száruk nagyon gyakran szőrös, mint ahogy leveleik is.
Köy yolu gayet düzgündür.Az út jó állapotú.
Yavrular doğuşta gayet büyüktür.A majmok könnyen szülnek.
Bu gayet başarılı olarak tüccarlık yapmış ve asil olmayan Domenico Flabanico idi.Ebben igen nagy szerepe volt a lázadást vezető Domenico Flabanciónak is.
Ana caddeler ve ara yollar gayet düzgündür.A fő utak és autópályák jobb minőségűek.
Eserde diayalog ve gelişmeler gayet sıkı kontrolludur.A véletlen mozgása nála szigorúan kontrollált.
Hırvat özerkliğine Avrupa'da da gayet olumlu yaklaşılmıştır.A horvát autonómia egy, a kisszámú európai nemzetiségi kérdések pozitív kezelése közül.
Kahire'de gayet şaşırtıcı güzellikte kamu yapıları yaptırdı.Kairossa hän koki miellyttävän yllätyksen.
Ailesi gayet zengin bir aile idi.Hänen perheensä vaikuttaa olleen suhteellisen vauras.
İlk başta işler gayet iyi gidiyordu.Ensimmäisellä kerralla kaikki sujui hyvin.
Sahil şeridi kuzeyde gayet daralmaktadır.Count itse on jo kaukana pohjoisessa.
Julia gayet zor duruma düşmüştür.Jennie joutuu vaikeaan tilanteeseen.
Ve şapelden dolayı kilisenin geri kalanını görmek gayet zordur.Ilmiön suora havaitseminen on kuitenkin vaikeaa Auringon kirkkauden vuoksi.
Burada altı sezon gayet başarılı bir dönem geçirmiştir.Kaudella oli kuusi tunninmittaista jaksoa.
Bir uzun oyuncuya göre üçlük yüzdesi gayet yüksektir.Ylälaidassa näkyy pelaajan pisteprosentti.
Bu sefer sırasında gayet başarılı görevler yerine getirdi.Tänä aikana hän teki huomattavimmat työnsä.
Eleştirmenler Simpson'ın performansını gayet iyi bulmuştular, ama filmi hiç beğenmemiştiler.Homer Simpson piti elokuvaa loistavana, mutta muut eivät pitäneet siitä.
Kanalın yapılması için gayet büyük sayıda işçi kullanıldı.Alueelle on rakennettu useita kanaaleja keinokastelua varten.
Bu nedenle bu eserin çevirisi gayet zordur.Siksi niiden kääntäminen nykykielille tuottaa vaikeuksia.
Buda: Ben acıyı gayet iyi biliyor ve görüyorum, Kasapsa.Juntunen, Juho: Kiss paljasti kasvonsa: Suukot tietävät rahaa!.
Kullanımı gayet basit olan bir alettir.Laitteen toimintaperiaate on yksinkertainen.
Armida Rinaldo'ya askini ifade eder; ama Rinaldo gayet kizgin bir tavirla bunu reddeder.Armida haluaa seurata Rinaldoa, vaikka vain orjana, mutta Rinaldo torjuu tämänkin houkutuksen.
Ev içi mobilyalar gayet basitti.Talojen sisustus oli tyypillisesti yksinkertainen.
Ayet gayet açık ve nettir.Juoni on yksinkertainen ja nerokas."
Sandrina'yı gayet büyük bir korku sarmıştır.Krunch näyttää pelkäävän valtavasti vettä.
Bu açıdan, çok geç vakitte gösterilmesi gayet uygun.Siihen filosofia näet ilmaantuu joka tapauksessa aina liian myöhään.
Muhtelif renklerde yapılan ustukalar gayet sert olur.Meteli räyskän pesimäyhdyskunnissa voi olla todella voimakasta.
Ama bu sefer seyirci tarafından gayet popüler olarak karşılandı.Αυτή τη φορά το κοινό την υποδέχτηκε θετικά.
Devlet yetkilileri, Çartistlerin bir ayaklanma girişiminde bulunmadıklarını gayet iyi biliyorlardı.Η κυβέρνηση γνώριζε καλά ότι οι Χαρτιστές δεν είχαν πρόθεση για εξέγερση.
Antonio Priuli gayet koyu Katolik dindar idi.Η Άννα Πέρσι ήταν πάντοτε πιστή Καθολική.
Daha çocukken gayet zeki olduğu anlaşılmıştı.Από παιδί έδειχνε ότι είχε μεγάλη ευφυΐα.
Kalan %13 ise gayet verimli arazilerden oluşmaktadır.Το υπόλοιπο 11% προέρχεται από άλλες χώρες.
Bunun yapılma sebebi gayet rahat üs olarak kullanılabilinmesidir.Η μέθοδος χρησιμοποιείται όμως επειδή είναι εύκολη.
Hiç evlenmedi ama gayet büyük bir servet yaptı.Δεν νυμφεύτηκε, αλλά είχε μια σειρά από νόθα τέκνα.
Gonadları gayet basit yapılıdır.Οι μελέτες της χαρακτηρίζονται από απλότητα.
Nehir deltası gayet geniş olup yaklaşık 100 km uzunluğunda ve 100 km genişliğindedir.Το δέλτα του είναι αρκετά μεγάλο, περίπου 100 επί 100 km.
Vaşak yavrularında ölüm oranı gayet yüksektir.Στα νεαρά χοιρίδια παρατηρείται ψηλή θνησιµότητα.
Bazıları 2 katlı ve gayet konforludur.Κάποιες είναι μη ταξινομημένες και τελείως απομονωμένες.
Arap edebiyatını gayet iyice öğrenmişti ve şiirler yazmaya başlamıştı.Καθώς μάλιστα μιλούσε πλέον θαυμάσια την ιταλική γλώσσα, άρχισε να γράφει ποιήματα στα ιταλικά.
Özellikle hukuki sorunlarda gayet yetenekli isdi.Ασχολήθηκε κυρίως με τα νομικά.
Ev içi mobilyalar gayet basitti.Η δομή των σπιτιών ήταν απλή.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
gayet ile cümle - Sayfa 16 - gayet kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App