Annem gayet emiciydi. (Kahkahalar)وأثنين مربوطة في ركبتيها،أمي كانت بالكامل ماصّة
Annem gayet emiciydi. (Kahkahalar)そして母は 私の後ろを這っては
Annem gayet emiciydi.Mama era total absorbantă.
Annem gayet emiciydi.Meine Mutter war äußerst saugfähig.
Annem gayet emiciydi.Mijn moeder zoog alles op.
Annem gayet emiciydi.Mi madre era completamente absorbente.
Annem gayet emiciydi.Min mor var helt absorberande.
Annem gayet emiciydi.Моя мама очень любила "впитывать".
Apple II gayet iyi bir şekilde o arayüzü kaldıracak durumdaydı, biz sadece onu nasıl yapacağımızı bilmiyorduk.Apple 2는 그러한 인터페이스를 완벽히 실행 시켰습니다. 우리는 다만 당시에 어떻게 할 지를 몰랐던 거죠.
Apple II gayet iyi bir şekilde o arayüzü kaldıracak durumdaydı, biz sadece onu nasıl yapacağımızı bilmiyorduk.Apple II doskonale sobie radził z takim interfejsem, ale wtedy po prostu nie wiedzieliśmy jak to zrobić.
Apple II gayet iyi bir şekilde o arayüzü kaldıracak durumdaydı, biz sadece onu nasıl yapacağımızı bilmiyorduk.Apple II прекрасно работал с этим интерфейсом, просто в то время мы ещё не знали, как это сделать.
Apple II gayet iyi bir şekilde o arayüzü kaldıracak durumdaydı, biz sadece onu nasıl yapacağımızı bilmiyorduk.Apple II чудово міг працювати з таким інтерфейсом, просто ми не знали про це в той час.
Apple II gayet iyi bir şekilde o arayüzü kaldıracak durumdaydı, biz sadece onu nasıl yapacağımızı bilmiyorduk.Das Interface lief ohne Probleme auf dem Apple II, nur wussten wir das zu jener Zeit nicht.
Apple II gayet iyi bir şekilde o arayüzü kaldıracak durumdaydı, biz sadece onu nasıl yapacağımızı bilmiyorduk.De Apple II was prima in staat dat soort interface te runnen, we wisten toen alleen niet hoe dat moest.
Apple II gayet iyi bir şekilde o arayüzü kaldıracak durumdaydı, biz sadece onu nasıl yapacağımızı bilmiyorduk.ה"אפל 2" היה מסוגל בהחלט להריץ את הממשק, פשוט לא ידענו אז איך לעשות זאת.
Apple II gayet iyi bir şekilde o arayüzü kaldıracak durumdaydı, biz sadece onu nasıl yapacağımızı bilmiyorduk.しかし当時は、どうすれば良いかが分かっていなかったのだ つまり、我々が理解していることから分かるのは
Aslına bakarsan gayet iyi fikir.Sai una cosa, effettivamente e' una buona idea.
Aslına bakarsan gayet iyi fikir.Καλή ιδέα.
Aslına bakarsan gayet iyi fikir.Отличная идея.
Aslına bakarsan gayet iyi fikir.最後の給料もらってないんでしょ
Aslına bakarsanız, resmini çektiğinizde gayet güzel olduğunu göreceksiniz.Aber es ist wirklich schön, wenn man ein Foto davon macht.
Aslına bakarsanız, resmini çektiğinizde gayet güzel olduğunu göreceksiniz.사진을 찍어보면 매우 아름답습니다.
Aslına bakarsanız, resmini çektiğinizde gayet güzel olduğunu göreceksiniz.Mais c'est vraiment beau quand on le photographie.
Aslına bakarsanız, resmini çektiğinizde gayet güzel olduğunu göreceksiniz.Men faktisk ganske smukt, når man tager et billede af det.
Aslına bakarsanız, resmini çektiğinizde gayet güzel olduğunu göreceksiniz.To niesamowite, ale też pięknie wychodzi na zdjęciu.
Aslına bakarsanız, resmini çektiğinizde gayet güzel olduğunu göreceksiniz.כשמצלמים את זה.
Aslına bakarsanız, resmini çektiğinizde gayet güzel olduğunu göreceksiniz.عندما تلتقط صورة له.
Aslına bakarsanız, resmini çektiğinizde gayet güzel olduğunu göreceksiniz.それだけではありません ここの滑走で空中操作しています
Aslında bilgi gayet güzel, gerçek gibi duruyor ama bunu doğrulayamıyoruz" yazıp belgeyi sayfaya koyduk.Emme tiedä varmuutta. Materiaali näyttää ja tuntuu hyvältä, muttemme voi varmistaa sitä."
Aslında bilgi gayet güzel, gerçek gibi duruyor ama bunu doğrulayamıyoruz" yazıp belgeyi sayfaya koyduk.알아낼 수 있는 방법은 없고 보고서 자체는 괜찮은 것 같고, 느낌도 맞는것 같다" 라고 전했습니다.
Aslında bilgi gayet güzel, gerçek gibi duruyor ama bunu doğrulayamıyoruz" yazıp belgeyi sayfaya koyduk.Nem tudjuk, de mi mást tehetünk? Az anyag jónak tűnik, de nem tudjuk leellenőrizni az eredetét."
Aslında bilgi gayet güzel, gerçek gibi duruyor ama bunu doğrulayamıyoruz" yazıp belgeyi sayfaya koyduk.Nevieme nič, ale čo môžme spraviť? Materiál vyzerá dobre, pôsobí správne, ale nevieme ho overiť."
Aslında bilgi gayet güzel, gerçek gibi duruyor ama bunu doğrulayamıyoruz" yazıp belgeyi sayfaya koyduk.Nevíme nic, ale co můžeme dělat? Ten materiál vypadá a působí dobře, ale nemůžeme ho ověřit."
Aslında bilgi gayet güzel, gerçek gibi duruyor ama bunu doğrulayamıyoruz" yazıp belgeyi sayfaya koyduk.Nu ştim, dar ce putem face? Materialul pare să fie veridic, însă nu îl putem verifica."
Aslında bilgi gayet güzel, gerçek gibi duruyor ama bunu doğrulayamıyoruz" yazıp belgeyi sayfaya koyduk.Мы не уверены, но что же сделаешь? Материал кажется достоверным, но мы не можем это подтвердить".
Aslında bilgi gayet güzel, gerçek gibi duruyor ama bunu doğrulayamıyoruz" yazıp belgeyi sayfaya koyduk.Не знаем, но какво можем да направим? Материалът изглежда добре, звучи добре, но не можем да го потвърдим."
Aslında bilgi gayet güzel, gerçek gibi duruyor ama bunu doğrulayamıyoruz" yazıp belgeyi sayfaya koyduk.אנחנו לא יודעים, אבל מה אנחנו יכולים לעשות? החומר נראה טוב, מרגיש נכון, אבל אנחנו לא יכולים לאמת אותו"
Aslında bilgi gayet güzel, gerçek gibi duruyor ama bunu doğrulayamıyoruz" yazıp belgeyi sayfaya koyduk.中身はもっともらしく見えるが 検証はできなかった" そしたら今週になって
Aslında bu gayet açıkdır.Questo è abbastanza semplice.
Aslında bu gayet açıkdır.Това е доста ясно.
Aslında, bu gayet güzel olabilir ve analizinin içinde yer alabilirsiniz.Na verdade, acho que poderia ser muito bom e você pode ficar bastante envolvido na análise.
Aslında, bu gayet güzel olabilir ve analizinin içinde yer alabilirsiniz.W zasadzie może to być całkiem ciekawe przedsięwzięcie i analiza wyników może być całkiem wciągająca.
Aslında, bu gayet güzel olabilir ve analizinin içinde yer alabilirsiniz.Всъщност, мисля, че това би било много добре, и можете да се включите в анализа.
Aslında, bu gayet güzel olabilir ve analizinin içinde yer alabilirsiniz.Я думаю, это хорошее задание, и вы можете очень увлечься во время анализа.
Aslında, bu gayet güzel olabilir ve analizinin içinde yer alabilirsiniz.この分析から多くのことを学べると思いますよ。 では、別のシナリオを最後にやりましょうか。
Aslında bu problem gayet açık.Beh, in realtà questo sembra abbastanza semplice.
Aslında bu problem gayet açık.Bem, na verdade esse fato parece bastante real.
Aslında bu problem gayet açık.Bueno, en realidad este hecho parece bastante sencillo.
Aslında bu problem gayet açık.Cóż, to zadanie wydaje się całkiem proste.
Aslında bu problem gayet açık.Deze is eigenlijk nog redelijk rechttoe rechtaan.
Aslında bu problem gayet açık.Faktisk lader den her opgave til at være rimeligt overskuelig. .
Aslında bu problem gayet açık.Hát, igazából ez a feladat elég egyszerűnek tűnik.
Aslında bu problem gayet açık.이 문제는 상당히 쉬워 보입니다
Aslında bu problem gayet açık.No, tohle vypadá opravdu velmi jednoduše.
Aslında bu problem gayet açık.No, to vyzerá naozaj veľmi jednoducho.
Aslında bu problem gayet açık.Ами, всъщност тази задача изглежда сравнително разбираема.
Aslında bu problem gayet açık.みえますね。 過去も未来も関係なく、
Aslında diğer fotoğrafların çoğu gayet sıradan görünüyor.Jest raczej zwyczajnym dzieckiem na większości pozostałych fotografii.
Aslında karbondioksitin denklemi gayet açıkCO2가 하는 일은 매우 간단명료 합니다.
Aslında karbondioksitin denklemi gayet açıkCO2排出の蓄積が