Ama hayat gayet güzeldi.Но жизнь шла довольно хорошо.
Ama hayat gayet güzeldi.אבל החיים היו די טובים.
Ama hayat gayet güzeldi.لقد كانت الحياة رائعة ..
Ama hayat gayet güzeldi.人生バラ色だったのです
Ama Herkesin gayet iyi bildiği iki şeyle başlamak istiyorum.Aber ich möchte mit zwei Tatsachen beginnen, die bereits allgemein bekannt sind.
Ama Herkesin gayet iyi bildiği iki şeyle başlamak istiyorum.Ale... chciałbym zacząć od dwóch dobrze znanych nam spraw.
Ama Herkesin gayet iyi bildiği iki şeyle başlamak istiyorum.Mais je tiens à commencer par deux choses que tout le monde sait déjà.
Ama Herkesin gayet iyi bildiği iki şeyle başlamak istiyorum.Ma vorrei cominciare con due cose che tutti sanno già.
Ama Herkesin gayet iyi bildiği iki şeyle başlamak istiyorum.Nhưng tôi muốn bắt đầu với hai điều mà ai cũng biết.
Ama Herkesin gayet iyi bildiği iki şeyle başlamak istiyorum.Αλλά, θα ήθελα να αρχίσω με δυο πράγματα που είναι ήδη γνωστά.
Ama kanıtı gayet açık.그렇지만 이 증명 자체는 매우 직설적이다
Ama kanıtı gayet açık.Pero la prueba es bastante sencilla.
Ama satış anlaşmasının şartları gayet iyi.Aber es war ein Schnäppchen.
Ama satış anlaşmasının şartları gayet iyi.Ale dostal na ně skvělou smlouvu.
Ama satış anlaşmasının şartları gayet iyi.Ale dostał w umowie doskonałe warunki.
Ama satış anlaşmasının şartları gayet iyi.Dar a făcut o afacere foarte bună.
Ama satış anlaşmasının şartları gayet iyi.하지만 좋은 계약이었죠.
Ama satış anlaşmasının şartları gayet iyi.Maar onder fantastische voorwaarden.
Ama satış anlaşmasının şartları gayet iyi.Ma è stato un buon affare
Ama satış anlaşmasının şartları gayet iyi.Mais il a obtenu de bonnes conditions.
Ama satış anlaşmasının şartları gayet iyi.Nhưng cậu ấy thực sự thích nó
Ama satış anlaşmasının şartları gayet iyi.Tapi dia mendapatkannya dengan persyaratan yang menguntungkan.
Ama satış anlaşmasının şartları gayet iyi.Viszont nagyon jó vásár volt.
Ama satış anlaşmasının şartları gayet iyi.Αλλά έκανε καλή συμφωνία.
Ama satış anlaşmasının şartları gayet iyi.Но ему предложили отличные условия.
Ama satış anlaşmasının şartları gayet iyi.Но сделката е страхотна.
Ama satış anlaşmasının şartları gayet iyi.אבל הוא קיבל תנאים מצויינים לקנייה.
Ama satış anlaşmasının şartları gayet iyi.ولكنه حصل شروط رائعة
Ama satış anlaşmasının şartları gayet iyi.採掘権 狩猟権
Amerikalılar, İrlandalılar gibi, bu konuda gayet iyiler.Americanii, ca şi irlandezii, sunt foarte buni la actele de caritate.
Amerikalılar, İrlandalılar gibi, bu konuda gayet iyiler.Amerikanen, net als Ieren, zijn er goed in.
Amerikalılar, İrlandalılar gibi, bu konuda gayet iyiler.Amerikaner, wie auch Iren, sind gut darin.
Amerikalılar, İrlandalılar gibi, bu konuda gayet iyiler.Amerikkalaiset, kuten irlantilaisetkin, ovat hyviä siinä.
Amerikalılar, İrlandalılar gibi, bu konuda gayet iyiler.Amerykanie, tak jak i Irlandczycy, są w tym dobrzy.
Amerikalılar, İrlandalılar gibi, bu konuda gayet iyiler.Gli americani, cosi come gli irlandesi, sono bravi in questo.
Amerikalılar, İrlandalılar gibi, bu konuda gayet iyiler.미국인들, 아일랜드인 같은 사람들은 참 잘 하지요.
Amerikalılar, İrlandalılar gibi, bu konuda gayet iyiler.Les Américains, les Irlandais sont bons en caritatif.
Amerikalılar, İrlandalılar gibi, bu konuda gayet iyiler.Los americanos, como los irlandeses, son buenos con la caridad.
Amerikalılar, İrlandalılar gibi, bu konuda gayet iyiler.Os americanos, tal como os irlandeses, são muitos bons nisso.
Amerikalılar, İrlandalılar gibi, bu konuda gayet iyiler.Οι Αμερικανοί, όπως και οι Ιρλανδοί, είναι καλοί σε αυτό.
Amerikalılar, İrlandalılar gibi, bu konuda gayet iyiler.Американците, както и ирландците, са добри в това.
Amerikalılar, İrlandalılar gibi, bu konuda gayet iyiler.Американцы, так же как и ирландцы, очень хорошо умеют это делать.
Amerikalılar, İrlandalılar gibi, bu konuda gayet iyiler.אמריקאים, כמו האירים, טובים בזה.
Amerikalılar, İrlandalılar gibi, bu konuda gayet iyiler.الشعب الامريكي، مثل الشعب الايرلندي، يحبون ذلك.
Amerikalılar, İrlandalılar gibi, bu konuda gayet iyiler.極貧の人々でさえ 無理をしてでも施しをする
Anayasa sadece 16 sayfadir. 200 senedir gayet yeterli oldu.Constituţia are numai 16 pagini. şi a funcţionat destul de bine pentru 200 de ani.
Anayasa sadece 16 sayfadir. 200 senedir gayet yeterli oldu.Die Verfassung ist nur 16 Seiten lang und hat 200 Jahre ziemlich gut funktioniert.
Annem gayet emiciydi.A minha mãe absorvia tudo.
Annem gayet emiciydi.Anyám teljesen nedvszívó volt.
Annem gayet emiciydi.Była bardzo "chłonna".
Annem gayet emiciydi. (Kahkahalar)Ibu saya benar-benar penyerap air.
Annem gayet emiciydi. (Kahkahalar)무릎에 묶어두고 있었습니다. 우리 어머니는 흡수력이 엄청 좋았어요.
Annem gayet emiciydi. (Kahkahalar)Ma mère était complètement absorbante.
Annem gayet emiciydi. (Kahkahalar)Mia madre assorbiva praticamente tutto.
Annem gayet emiciydi. (Kahkahalar)Moja mama bola úplne pohlcujúca.
Annem gayet emiciydi. (Kahkahalar)Popolnoma vpojna je bila.
Annem gayet emiciydi. (Kahkahalar)Η μητέρα μου ήταν τελείως απορροφητική.
Annem gayet emiciydi. (Kahkahalar)Майка ми беше много изцеждаща личност.
Annem gayet emiciydi. (Kahkahalar)Моя мама - справжній "вбирач".
Annem gayet emiciydi. (Kahkahalar)קשורים לברכיים שלה. אמא שלי היתה מאוד "סופגת".