Açıkçası hedefi gayet güzel yakaladım.こんなに適役だと思ってはいませんでした
Afganistandan bir grup beni ziyarete geldiği zaman kendileri ile gayet ilginç bir sohbetimiz oldu.아프가니스탄 사람들이 저를 방문하러 왔었을 때 우리는 정말 흥미로운 대화를 나누었습니다.
Afganistandan bir grup beni ziyarete geldiği zaman kendileri ile gayet ilginç bir sohbetimiz oldu.látogatása során, amikor is egy nagyon izgalmas beszélgetésben volt részünk.
Afganistandan bir grup beni ziyarete geldiği zaman kendileri ile gayet ilginç bir sohbetimiz oldu.Ко мне приехала группа из Афганистана и у нас был очень интересный разговор.
Afganistandan bir grup beni ziyarete geldiği zaman kendileri ile gayet ilginç bir sohbetimiz oldu.כשקבוצה מאפגניסטן באו לבקר אותי הייתה לנו שיחה מאוד מעניינת.
Afganistandan bir grup beni ziyarete geldiği zaman kendileri ile gayet ilginç bir sohbetimiz oldu.عندما مجموعة من الافغان أتت لزيارتي، وكان لدينا محادثة مثيرة للاهتمام حقا.
Afganistandan bir grup beni ziyarete geldiği zaman kendileri ile gayet ilginç bir sohbetimiz oldu.私の所を訪ねてきた時 とても興味深い会話をしたのです
Ama aslında gayet mantıklı.하지만 사실 이건 당연한 거죠
Ama aslında gayet mantıklı.Skutečně to ale dává smysl.
Ama aslında gayet mantıklı.Но действително в това има много смисъл.
Ama aslında gayet mantıklı.لكن بالفعل هذا منطقي
Ama aslında gayet mantıklı.他の興味深い事は、シフトするには
Ama bilinçsiz olarak onlara koşullu olasılık oranını verecek gayet karmaşık hesaplamaları yapıyorlar.Ale nevědomě provádějí tyto poměrně složité propočty, které jim poskytnou měřítko podmíněné pravděpodobnosti.
Ama bilinçsiz olarak onlara koşullu olasılık oranını verecek gayet karmaşık hesaplamaları yapıyorlar.Ale nevedomky robia zložité výpočty, ktoré im určia hodnotu podmienenej pravdepodobnosti.
Ama bilinçsiz olarak onlara koşullu olasılık oranını verecek gayet karmaşık hesaplamaları yapıyorlar.그러나 무의식적으로 조건적인 확률 측정을 제시하는 이러한 매우 복잡한 계산을 하고 있습니다.
Ama bilinçsiz olarak onlara koşullu olasılık oranını verecek gayet karmaşık hesaplamaları yapıyorlar.Maar onbewust doen ze die vrij ingewikkelde berekeningen die hun een voorwaardelijke kansberekening opleveren.
Ama bilinçsiz olarak onlara koşullu olasılık oranını verecek gayet karmaşık hesaplamaları yapıyorlar.Vendar nezavedno izvajajo te kar zapletene izračune, ki jim bodo povedali mero pogojne verjetnosti.
Ama bilinçsiz olarak onlara koşullu olasılık oranını verecek gayet karmaşık hesaplamaları yapıyorlar.Але несвідомо, вони роблять ці доволі складні підрахунки, що дають їм вимірювання умовної ймовірності.
Ama bilinçsiz olarak onlara koşullu olasılık oranını verecek gayet karmaşık hesaplamaları yapıyorlar.Но подсознательно они проводят эти сложные вычисления, которые дают им данные по условной вероятности.
Ama bilinçsiz olarak onlara koşullu olasılık oranını verecek gayet karmaşık hesaplamaları yapıyorlar.אבל באופן לא מודע הם עושים חישובים די מסובכים שנותנים להם כלי למדידת ההסתברות המותנית.
Ama bilinçsiz olarak onlara koşullu olasılık oranını verecek gayet karmaşık hesaplamaları yapıyorlar.ولكن دون وعي منهم، يقومون بتلك الحسابات المعقدة للغاية والتي ستعطيهم مقياسا من الاحتمال الشرطي.
Ama bilinçsiz olarak onlara koşullu olasılık oranını verecek gayet karmaşık hesaplamaları yapıyorlar.極めて複雑な計算をして 条件付き確率論を使いこなしているのです もう一つは
Ama biliyor musunuz, gayet devrim niteliğinde bir şey bu aslında.Aber wissen Sie was, das ist revolutionär.
Ama biliyor musunuz, gayet devrim niteliğinde bir şey bu aslında.Dar ştiți ce? E un concept revoluționar.
Ama biliyor musunuz, gayet devrim niteliğinde bir şey bu aslında.De tudják mit? Ez forradalmi.
Ama biliyor musunuz, gayet devrim niteliğinde bir şey bu aslında.Eppure, sapete cosa, è rivoluzionario.
Ama biliyor musunuz, gayet devrim niteliğinde bir şey bu aslında.Ja uważam, że to rewolucyjne.
Ama biliyor musunuz, gayet devrim niteliğinde bir şey bu aslında.하지만 사실, 이건 혁명적인 것이예요.
Ama biliyor musunuz, gayet devrim niteliğinde bir şey bu aslında.Maar eigenlijk is het revolutionair.
Ama biliyor musunuz, gayet devrim niteliğinde bir şey bu aslında.Mais vous savez quoi, c'est révolutionnaire.
Ama biliyor musunuz, gayet devrim niteliğinde bir şey bu aslında.Mas sabem que mais? É revolucionário.
Ama biliyor musunuz, gayet devrim niteliğinde bir şey bu aslında.Nhưng mà bạn biết rồi đấy, nó là cuộc cách mạng.
Ama biliyor musunuz, gayet devrim niteliğinde bir şey bu aslında.Pero ¿saben qué?, es revolucionario.
Ama biliyor musunuz, gayet devrim niteliğinde bir şey bu aslında.Αλλά ξέρετε κάτι, είναι επαναστατικό.
Ama biliyor musunuz, gayet devrim niteliğinde bir şey bu aslında.Але знаєте що насправді? Це викликає революцію.
Ama biliyor musunuz, gayet devrim niteliğinde bir şey bu aslında.А я скажу иначе: Этот факт вызывает революцию.
Ama biliyor musunuz, gayet devrim niteliğinde bir şey bu aslında.Но знаете ли какво, революционно е.
Ama biliyor musunuz, gayet devrim niteliğinde bir şey bu aslında.אבל אתם יודעים מה? זה מהפכני.
Ama biliyor musunuz, gayet devrim niteliğinde bir şey bu aslında.لكن أتعرفون ما هي، أنها ثورية.
Ama biliyor musunuz, gayet devrim niteliğinde bir şey bu aslında.先ほどの売上げがとても少なかった産業を含む
Ama bu yine de takım arkadaşlarınızdan gerekli tüm bilgileri almak için gayet yeterli bir menzildir.Aber das reicht immer noch aus, um die notwendigen Informationen von euren Teammitgliedern zu empfangen.
Ama bu yine de takım arkadaşlarınızdan gerekli tüm bilgileri almak için gayet yeterli bir menzildir.Aun así, son suficientes para recibir toda la información necesaria de vuestros compañeros de equipo.
Ama bu yine de takım arkadaşlarınızdan gerekli tüm bilgileri almak için gayet yeterli bir menzildir.I to však stačí k tomu, abyste od svých spoluhráčů získali všechny potřebné informace.
Ama bu yine de takım arkadaşlarınızdan gerekli tüm bilgileri almak için gayet yeterli bir menzildir.Jest to jednak dostatecznie dużo, aby odbierać niezbędne informacje od pozostałych członków drużyny.
Ama hayat gayet güzeldi.Aber mein Leben war ziemlich gut.
Ama hayat gayet güzeldi.Ale život bol naozaj celkom dobrý.
Ama hayat gayet güzeldi.Ale život byl v pohodě.
Ama hayat gayet güzeldi.Dar viaţa era bună.
Ama hayat gayet güzeldi.De egész jó életünk volt.
Ama hayat gayet güzeldi.하지만 삶은 꽤 괜찮았습니다.
Ama hayat gayet güzeldi.Maar het leven was redelijk goed.
Ama hayat gayet güzeldi.Mais c'était plutôt une belle vie.
Ama hayat gayet güzeldi.Ma la vita andava bene.
Ama hayat gayet güzeldi.Mas a vida corria-me bem.
Ama hayat gayet güzeldi.Nhưng cuộc sống đã rất tốt.
Ama hayat gayet güzeldi.Pero la vida era bastante buena.
Ama hayat gayet güzeldi.Świetnie nam się żyło.
Ama hayat gayet güzeldi.Tapi hidup waktu itu cukup baik.
Ama hayat gayet güzeldi.Αλλά η ζωή ήταν πολύ καλή.
Ama hayat gayet güzeldi.Но животът ми беше доста добър.