21 yaşımdayken, "Biz, İtalyanlar iyi insanlarız ve Afrikada gayet iyi işler yapıyoruz." diye düşünüyordum,Ich, 21 Jahre, dachte, dass wir Italiener gute Menschen sind und gute Arbeit in Afrika leisteten.
21 yaşımdayken, "Biz, İtalyanlar iyi insanlarız ve Afrikada gayet iyi işler yapıyoruz." diye düşünüyordum,Jag tänkte, vid 21 års ålder, att vi italienare var goda människor och att vi gjorde ett bra arbete i Afrika.
21 yaşımdayken, "Biz, İtalyanlar iyi insanlarız ve Afrikada gayet iyi işler yapıyoruz." diye düşünüyordum,La 21 de ani, credeam că noi, italienii eram oameni buni și că făceam bine în Africa.
21 yaşımdayken, "Biz, İtalyanlar iyi insanlarız ve Afrikada gayet iyi işler yapıyoruz." diye düşünüyordum,Mając 21 lat myślałem, że Włochy to dobry naród, że odwalamy tam dobrą robotę.
21 yaşımdayken, "Biz, İtalyanlar iyi insanlarız ve Afrikada gayet iyi işler yapıyoruz." diye düşünüyordum,Mới 21 tuổi đời, tôi nghĩ, người Ý là người tốt và chúng tôi đang làm việc tốt tại Châu Phi
21 yaşımdayken, "Biz, İtalyanlar iyi insanlarız ve Afrikada gayet iyi işler yapıyoruz." diye düşünüyordum,Pensaba, a los 21, que los italianos éramos buenas personas y estábamos haciendo un buen trabajo en África.
21 yaşımdayken, "Biz, İtalyanlar iyi insanlarız ve Afrikada gayet iyi işler yapıyoruz." diye düşünüyordum,Πίστευα, όταν ήμουν 21, ότι εμείς οι Ιταλοί ήμασταν καλοί άνθρωποι και ότι κάναμε καλή δουλειά στην Αφρική.
21 yaşımdayken, "Biz, İtalyanlar iyi insanlarız ve Afrikada gayet iyi işler yapıyoruz." diye düşünüyordum,Аз мислих, на 21-годишна възраст, че ние италианците сме добри хора и че вършехме добра работа в Африка.
21 yaşımdayken, "Biz, İtalyanlar iyi insanlarız ve Afrikada gayet iyi işler yapıyoruz." diye düşünüyordum,В 21 год я думал, что мы, итальянцы, хорошие люди и что мы делали хорошее для Африки.
21 yaşımdayken, "Biz, İtalyanlar iyi insanlarız ve Afrikada gayet iyi işler yapıyoruz." diye düşünüyordum,У 21 рік я вважав, що ми, італійці, хороші люди, і робимо добру справу в Африці.
21 yaşımdayken, "Biz, İtalyanlar iyi insanlarız ve Afrikada gayet iyi işler yapıyoruz." diye düşünüyordum,כי בגיל 21 נהגתי לחשוב שאנו האיטלקים אנשים טובים ושאנחנו עושים עבודה טובה באפריקה.
21 yaşımdayken, "Biz, İtalyanlar iyi insanlarız ve Afrikada gayet iyi işler yapıyoruz." diye düşünüyordum,كنت أظن، وأنا في سن الواحد والعشرين، أننا، نحن الايطاليون، أهل خير وأناس طيبون وأننا نقوم بعمل جيد في أفريقيا
21 yaşımdayken, "Biz, İtalyanlar iyi insanlarız ve Afrikada gayet iyi işler yapıyoruz." diye düşünüyordum,よくやっていると思っていたのです ところが やることなすこと 全てがダメでした
50 yılı aşan münasebetlerinden gayet hoşnuttu.두마스 말론은 토마스 제퍼슨과의 그런 친분을 50년 넘게 유지하며 만족스러워 했습니다.
50 yılı aşan münasebetlerinden gayet hoşnuttu.Also er war sehr zufrieden mit der Art der Beziehung, die sie über 50 Jahre hatten.
50 yılı aşan münasebetlerinden gayet hoşnuttu.Así, estaba muy satisfecho con la clase de relación que habían tenido durante más de 50 años
50 yılı aşan münasebetlerinden gayet hoşnuttu.Byl velmi spokojený s tím vztahem, jaký spolu víc než 50 let měli.
50 yılı aşan münasebetlerinden gayet hoşnuttu.Deci, era foarte mulţumit de acest gen de relaţie pe care o întreţinea de mai bine de 50 de ani.
50 yılı aşan münasebetlerinden gayet hoşnuttu.Dus hij was erg tevreden over het soort relatie die ze ruim 50 jaar hadden gehad.
50 yılı aşan münasebetlerinden gayet hoşnuttu.Il était donc très satisfait du type de relation qu'ils avaient eu les 50 dernières années.
50 yılı aşan münasebetlerinden gayet hoşnuttu.Ông rất hài lòng với mối quan hệ họ đã có suốt hơn 50 năm.
50 yılı aşan münasebetlerinden gayet hoşnuttu.Quindi, era molto soddisfatto del tipo di relazione che hanno avuto per più di 50 anni.
50 yılı aşan münasebetlerinden gayet hoşnuttu.Zatem był całkiem usatysfakcjonowany relacją jaką mieli przez ponad 50 lat.
50 yılı aşan münasebetlerinden gayet hoşnuttu.Άρα, ήταν πολύ ικανοποιημένος με τη σχέση που είχαν για πάνω από 50 χρόνια.
50 yılı aşan münasebetlerinden gayet hoşnuttu.И така, той беше много доволен от типа връзка, който са имали в продължение на 50 години.
50 yılı aşan münasebetlerinden gayet hoşnuttu.Он был очень доволен теми отношениями, которые у них сложились за 50 лет.
50 yılı aşan münasebetlerinden gayet hoşnuttu.אז, הוא היה מאוד מרוצה עם סוג הקשר שהיה להם במשך 50 שנים.
50 yılı aşan münasebetlerinden gayet hoşnuttu.إذن، كان راضا بعلاقتهم تلك التي إستمرت أكثر من 50 عام.
50 yılı aşan münasebetlerinden gayet hoşnuttu.彼にひとつ質問してみました
6 ve 12 Bu gayet uygun görünüyor.6과 12로 해 볼까요
999 mil gayet iyi geçti.999 de mile totul a mers bine.
999 mil gayet iyi geçti.999 마일을 잘 갔지만
999 mil gayet iyi geçti.999 Meilen lief es prima.
999 mil gayet iyi geçti.999 mérföld jól ment.
999 mil gayet iyi geçti.999 miglia sono andate bene.
999 mil gayet iyi geçti.999 mijl ging het goed.
999 mil gayet iyi geçti.999 millas fueron bien.
999 mil gayet iyi geçti.999 mil poszło świetnie.
999 mil gayet iyi geçti.999 мили са минали добре.
999 mil gayet iyi geçti.999 מיילים הלכו טוב.
999 mil gayet iyi geçti.999 ميلاً مضت على ما يرام.
999 mil gayet iyi geçti. Son mil ise olağanüstü inatçı görünüyor.999 mil gick bra, men den sista biten visar sig vara otroligt trög.
999 mil gayet iyi geçti. Son mil ise olağanüstü inatçı görünüyor.999 миль мы прошли нормально, но последняя миля не хочет поддаваться.
999 mil gayet iyi geçti.Tout s'est bien passé pendant 999 kilomètres.
999 mil gayet iyi geçti.最後の1マイルはとても厄介です
Açıkçası hedefi gayet güzel yakaladım.Ahora, resulta que era bastante bueno para ello.
Açıkçası hedefi gayet güzel yakaladım. Bu kadar başarılı olacağımı başta bilmiyordum.Skončilo to tak, že jsem v tom byl opravdu dobrý, což jsem netušil, když jsem začínal.
Açıkçası hedefi gayet güzel yakaladım.Ei bine, a rezultat că eram destul de bun la asta.
Açıkçası hedefi gayet güzel yakaladım.Es hat sich herausgestellt, dass ich das ziemlich gut kann.
Açıkçası hedefi gayet güzel yakaladım.Hóa ra tôi khá giỏi về khoản đó.
Açıkçası hedefi gayet güzel yakaladım.이제야 제가 아주 잘해냈다는 것을 깨달았습니다.
Açıkçası hedefi gayet güzel yakaladım.Ora, a quanto pare ero molto bravo in questo.
Açıkçası hedefi gayet güzel yakaladım.Voilà, j'ai découvert que j'étais assez bon à ça.
Açıkçası hedefi gayet güzel yakaladım.Welnu, ik bleek daar vrij goed in te zijn.
Açıkçası hedefi gayet güzel yakaladım.Wygląda na to, że byłem w tym całkiem dobry.
Açıkçası hedefi gayet güzel yakaladım.Τώρα, φαίνεται ότι ήμουν αρκετά καλός σε αυτό.
Açıkçası hedefi gayet güzel yakaladım.Оказа се, че съм доста добър в това.
Açıkçası hedefi gayet güzel yakaladım.Оказывается, мне это неплохо удавалось.
Açıkçası hedefi gayet güzel yakaladım.עכשיו, התברר שהייתי די טוב בזה.
Açıkçası hedefi gayet güzel yakaladım.والآن، يتضح أنني أديت عملاً جيداً.