Ana içeriğe geç
Sözlük

gaye ile cümle

gaye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Çal Karası olarak da bilinen bir türü gayet meşhurdur.Sebagai seorang pemain bertahan ia dikenal cukup tangguh.
Sosyal davranışları gayet iyi gelişmiştir.Interaksi sosial masyarakat berjalan dengan baik.
Daha çocukken gayet zeki olduğu anlaşılmıştı.Semasa kecil ia adalah anak yang sangat cerdas.
Mahmud, ilim tahsil etmek gayesiyle muhtelif beldeleri dolaştı.Dengan kesadaran itu Hamidhan sangat menekuni pendidikannya di sana.
Gayet yetenekli, zeki ve iyi düşünür olduğu ve bunun için bir harika deha olduğu bildirilmektedir.Dia terbukti terampil dan penuh keterampilan dan itu karena dia memiliki niat yang kuat.
Asıl gayesi de bu değildi.Bukan hanya itu saja.
Bu açıdan, çok geç vakitte gösterilmesi gayet uygun.Buku itu sangat tepat pada waktunya.
Wheeler'ın çalışmaları durumu çokça açıklayan deneylerde gayet üretkendi.Percobaan Wheeler merupakan variasi dari percobaan celah ganda yang terkenal.
Bu gayeye erişmenin ancak Siegfried tarafından başarılacağına inanmıştır.Ia mengaku hanya bisa dikalahkan oleh Siwa.
Ulaşım gayet rahattır.Giao thông khá thuận tiện.
Gayem iyi bir insan olmak ve öyle ölmek.Trong đó, eu là tốt và Thanatos là chết.
Daha çocukken gayet zeki olduğu anlaşılmıştı.Lúc còn nhỏ đã thông minh lanh lợi.
İlk başta işler gayet iyi gidiyordu.Thử nghiệm này thực hiện tốt lúc ban đầu.
Gayet şiddetli bir fırtına esmektedir.Nó như một cơn bão mạnh kéo đến.
Ailesinin bir arada kalabilmesi hayattaki en büyük gayesidir.Đây cũng là thời gian gia đình ông gặp khó khăn nhiều nhất .
Bu Imparotor Friedrich'i gayet çok kızdırdı.Điều này làm Hoàng đế Claudius rất giận dữ.
Şehirde yaşayan Ostrogotlara karşı gayet iyi davranıldı.Chúng thích ứng rất tốt với điều kiện trong thành phố.
Tintoretto gayet çok sayıda resim eseri hazırlamıştır.Naruto đã vượt qua nhiều thử thách.
Kullanımı gayet basit olan bir alettir.Thực sự hoạt động một khóa nước rất đơn giản.
Gerek Edirne gerekse Keşan üzerinden ulaşımı gayet kolaydır.また難易度を「らくらく」「じごく」から選択可能になっている。
Kalpleri yaratılış gayesine uygun hareket etme hususunda tenvir eder.遺教経には「常当摂心在心」とある。
(Koro: Qual rapido torrente/Gayet hızlı bir sel gibi dusmani eliyeceğiz.")蜿蜒長蛇(えんえんちょうだ) 蛇のようにうねうねと動くようす。
Otobüs kuyruğundaki insanların aksine çelik gibi sert maddeler bu iletimde gayet başarılıdır.バスに並んだ人の列と違って、鉄のような固い物質は、衝撃力の伝達に優れているのである。
Hükümdarlığının ilk yılları gayet huzurlu geçti.統治期間のうち、最初の数年は順調だった。
Bu kralın moraline gayet fena tesir etti ve onu gayet üzdü.その王様は非常に気まぐれで我侭であり、すべての物事に飽いてしまっていた。
Arvino kızının kendi babasına ihanet ederek kaçmasına gayet kızgındır.イオレは自分が父の仇の子を愛するはずがないとはねつける。
Camiinin içi gayet aydınlıktır.車内は明るく清潔感のある印象である。
Ekran gayet güzel görünüyor.ただ、画面は美しい。
Bu eser gayet popüler olup büyük sayıda seyirci çekti.これが好評を博して大勢の聴衆を得た。
Buda: Ben acıyı gayet iyi biliyor ve görüyorum, Kasapsa.ババンに秘密を知られ、襲い掛かってくる。
Halife Radî gayet dindardı.肝付さんお疲れ様でした。
Bunlar gayet gizli yapılmakta Firuz ve Beomondo dışında kimse tarafından bilinmemekteydi.このことはベルモット本人以外誰も知らない。
Uzun boylu ve gayet şişman olduğu için kendisini çekecek at bulunmaz olması alaya alınmıştır.大型で、どんな重さにも耐える強い馬であったと伝えられる。
Doçelik donemi Venedik icin gayet barışçıl ve sakin gecen bir dönem olmuştur.誇り高く勇敢で、長い間ダイナソープラネットの平和を維持してきた。
Gayet bir sert komutanlık yapmakta ve sıkı disiplin uygulamakta idi.信仰的には厳格であり、自らに厳しい修行を行った。
Ölümünün nasıl olduğu de gayet tarışmalıdır.彼の死の経緯が明らかになる。
Yeni kraliçenin gayet yüksek saray harcamaları ortaya çıkarması İngiltere halkı tarafından iyi karşılanmadı.そのため、女王がドイツ系のアルブレヒトと結婚することは、イギリス国民からあまり歓迎されていなかったようである。
Liverpool'da boks sporu gayet popülerdir.ニーンブルクではボート競技も人気である。
Daha çocukken gayet zeki olduğu anlaşılmıştı.幼少時から、頭脳明晰だった。
Yazarın biçemi gayet dikkate değerdir.作者のスタイルは凝りに凝っている。
Neredeyse hiç yeşil bitki yemezler ve bundan dolayı mide yapılarıda gayet basitdir.通常の水域では餌量はそれほど多くないから、そうやって吸着した餌を食べるだけである。
Onun kullandığı yolun bu Afrika transit yolu olması gayet muhtemeldir.アフリカ起源と考えられていたが、その移動経路が謎であった。
Her şey gayet açık.皆明壹之。
Galaud karısının parmağına bu evlilik yüzüğünü takmamasına gayet çok sinirlenir.だが、アラゴルンは指輪の魔力に屈することなくフロドに指輪を収めさせる。
Vaşak yavrularında ölüm oranı gayet yüksektir.それでもなお、子供の死亡率は非常に高い。
Orta mesafe sutlarında da isabet oranı gayet iyi.中距離で抜群の命中精度を誇る。
Ulaşım gayet rahattır.交通は比較的至便である。
Bu sırada Varbel de gelir ve gayet kötü bir haber getirmektedir.勇次が登場して障子予告を出す。
Kullanımı gayet basit olan bir alettir.使い方を誤りやすい道具といえる。
Gayet öfkeli olarak ona saldırmaya hazırlanır.彼は簡単に怒り、すぐに暴力に頼ろうとする。
Gayem iyi bir insan olmak ve öyle ölmek.ああ、お母さん、 わたしは死ぬほど幸福です。
Devlet idaresine yaklaşımı zamanına göre gayet yumuşak, merhametli ve eli açık idi.司法の長として近づきやすく、気さくで、はっきりとしていた。
Keseli porsuğumsular'da gebelik süreci 2 hafta civarında olarak gayet kısadır.ケイ素燃焼過程はわずか2週間の過程である。
Kalpleri yaratılış gayesine uygun hareket etme hususunda tenvir eder.這樣的重逢,挑起了他們心中塵封已久的心結。
İlk başta işler gayet iyi gidiyordu.開始時一切都很順利。
(Koro: Qual rapido torrente/Gayet hızlı bir sel gibi dusmani eliyeceğiz.")復以驍騎將軍扈駕南討,還加閉野將軍,驍騎如」故。
Buda: Ben acıyı gayet iyi biliyor ve görüyorum, Kasapsa.父諶,犍為太守,見《巴紀》。
Tapınak hemen içinde bulunan gayet acele eden tapınan insanlardan boşalmaya başlar.聲請被拒絕的人,必須盡快被遣返至原居地。
Yerel saatle 6:00 dan itibaren, birkaç bin insanla Tahrir meydanı gayet sessizdi.在當地時間早上6:00,塔利爾廣場相當的平靜,只有幾百名民眾在現場。
Bazıları 2 katlı ve gayet konforludur.二女皆及笄,稍具姿色。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod