Ama bu çok garip, biliyorsunuz, gerçekten.Het zou een Japanse of een Amerikaanse miljardair kunnen zijn. Dat is vreemd.
Ama bu çok garip, biliyorsunuz, gerçekten.흠. 그것은 이상한 겁니다. 여러분도 아시다시피.. 정말 이상합니다.
Ama bu çok garip, biliyorsunuz, gerçekten.Może będzie to japoński czy amerykański miliarder? Coż, to dziwne, wiecie, naprawdę dziwne.
Ama bu çok garip, biliyorsunuz, gerçekten.No, je to podivné. Fakt že jo.
Ama bu çok garip, biliyorsunuz, gerçekten.Todella kummallista.
Ama bu çok garip, biliyorsunuz, gerçekten.Е, това е доста странно, знаете ли, наистина е.
Ama bu çok garip, biliyorsunuz, gerçekten.Химерно, бо, знаєте, так і є.
Ama bu çok garip, biliyorsunuz, gerçekten.מליארדר יפני או אמריקאי? ובכן, זה מוזר, אתם יודעים, באמת מוזר.
Ama bu çok garip, biliyorsunuz, gerçekten.أو الأمريكيين الأثرياء؟ حسناً, هذا غريب, إنه كذلك بحق.
Ama bu çok garip, biliyorsunuz, gerçekten.とにかく、開発競争はまたやってきます
Ama bunu daha incelemek istersek, bu garip fi sayısının değeri nedir? -Poďme do toho kus hlbšie.
Ama bunu daha incelemek istersek, bu garip fi sayısının değeri nedir? -Vi skal dog endnu længere, fordi vi vil finde ud af, hvad phi er.
Ama bunu daha incelemek istersek, bu garip fi sayısının değeri nedir? -φ 가 무엇인지에 대해서 조금 더 생각해 봅시다
Ama bunu daha incelemek istersek, bu garip fi sayısının değeri nedir? -実際にはφがどのようなものか把握します。 φ、この奇妙な数値、この奇妙な比率
Ama bu piyasanın garipliğinden kaynaklanıyor.Dar asta e din cauza ciudăţeniei pieţii.
Ama bu piyasanın garipliğinden kaynaklanıyor.하지만 그건 시장이 가지는 미묘한 특성 때문이죠
Ama bu piyasanın garipliğinden kaynaklanıyor.Maar dat komt door de vreemde markt zelf.
Ama bu piyasanın garipliğinden kaynaklanıyor.Mais c'est à cause de la bizarrerie du marché lui-même.
Ama bu piyasanın garipliğinden kaynaklanıyor.Ma questo è dovuto alla stranezza del mercato in sé.
Ama bu piyasanın garipliğinden kaynaklanıyor.Nhưng đó là vì bản tính kì lạ của thị trường.
Ama bu piyasanın garipliğinden kaynaklanıyor.Tak się dzieje za sprawą dziwaczności samego rynku.
Ama bu piyasanın garipliğinden kaynaklanıyor.Αλλά αυτό οφείλεται στην ιδιορρυθμία της ίδιας της αγοράς.
Ama bu piyasanın garipliğinden kaynaklanıyor.Но това е заради странността на самия пазар.
Ama bu piyasanın garipliğinden kaynaklanıyor.Рынок — странная штука.
Ama bu piyasanın garipliğinden kaynaklanıyor.אבל זה בגלל סוג המוזרות של השוק עצמו.
Ama bu piyasanın garipliğinden kaynaklanıyor.ولكن هذا بسبب نوع من الغرابة في السوق نفسه.
Ama bu piyasanın garipliğinden kaynaklanıyor.デザインは すべての要素を 考慮しなければなりません
Ama, buraya formalarımızla gelmemiz garip hissettirmiyor mu?Aber es ist schon komisch in unseren Uniformen hierher zu kommen.
Ama, buraya formalarımızla gelmemiz garip hissettirmiyor mu? Değil mi?Dar,e cam ciudat sa venim aici in uniforme, nu?
Ama, buraya formalarımızla gelmemiz garip hissettirmiyor mu? Değil mi?Maar het is raar om hier te komen in onze schooluniforms, toch?
Ama, buraya formalarımızla gelmemiz garip hissettirmiyor mu? Değil mi?Mais, ça fait bizarre de venir ici avec nos uniformes du lycée, non ?
Ama, buraya formalarımızla gelmemiz garip hissettirmiyor mu? Değil mi?Nhưng cảm giác đến đây mặc đồng phục thế này thật lạ phải không?
Ama, buraya formalarımızla gelmemiz garip hissettirmiyor mu? Değil mi? Niye?Айгоо, ти трябва да се стараеш повече.
Ama, buraya formalarımızla gelmemiz garip hissettirmiyor mu? Değil mi?Tapi ini sungguh aneh datang kemari memakai seragam sekolah.
Ama, buraya formalarımızla gelmemiz garip hissettirmiyor mu? Değil mi?Αλλά, είναι περίεργο να ερχόμαστε εδώ φορώντας τις σχολικές μας στολές.
Ama, buraya formalarımızla gelmemiz garip hissettirmiyor mu? Değil mi?و لكن من الغريب المجيء هنا و إرتداء الزي الرسمي
Ama, buraya formalarımızla gelmemiz garip hissettirmiyor mu? Değil mi?どうして?高校の時に出来なかった 違反してるみたいで スリルがあって おもしろいじゃない
Ama, buraya formalarımızla gelmemiz garip hissettirmiyor mu?Ma, è strano venire qui indossando le nostre vecchie divise di scuola.
Ama, buraya formalarımızla gelmemiz garip hissettirmiyor mu?Men, det är konstigt å komma hit använda våra skol uniformer.
Ama, buraya formalarımızla gelmemiz garip hissettirmiyor mu?Но странно вот так придти сюда в нашей школьной форме...
Ama esrarengiz uğultular ve garip bir şekildeki melodik cıvıltıların biraz daha yabancı bir kaynakları vardı.으스스한 휘파람소리와 이상한 멜로디를 띈 지저귐같은 소리는 그 기원이 훨씬 낯선 것이었습니다.
Ama esrarengiz uğultular ve garip bir şekildeki melodik cıvıltıların biraz daha yabancı bir kaynakları vardı.אבל השריקות המפחידות והצרצורים המלודיים המסקרנים היו דווקא בעלי מקורות אקזוטיים יותר.
Ama esrarengiz uğultular ve garip bir şekildeki melodik cıvıltıların biraz daha yabancı bir kaynakları vardı.ولكن الصفير الغريب وإقاعات التغريد المثيرة كانت منشأها أكثر غرابة.
Ama esrarengiz uğultular ve garip bir şekildeki melodik cıvıltıların biraz daha yabancı bir kaynakları vardı.興味深い甲高い音は より風変わりなものから来ています 最初の電話を使って
Ama garip ki Hae Ra'ya baktığım zaman aklım duruyor.Namun anehnya, ketika aku melihat Hae Ra, pikiranku menjadi kosong.
Ama garip biriydi.Ce n'est pas de l'amour si on se ment.
Ama garip biriydi.Cinta bukanlah cinta jika kau dibohongi, kan.
Ama garip biriydi.Cinta bukanlah cinta jika kau dibohongi, kan.
Ama garip biriydi.Det är bara...Du behöver inte svara.
Ama garip biriydi.Tình yêu không còn là tình yêu nữa khi có sự lừa dối
Ama garip biriydi.Любовь это не любовь, если тебе врут.
Ama garip bir sebepten dolayı, sanırım benden istediğin şey... ...ölümle bile ödenemez.Mais pour certaines raisons, je sens que ce que vous me demandez... Même la mort ne pourrait le pardonner.
Ama garip bir sebepten dolayı, sanırım benden istediğin şey... ...ölümle bile ödenemez.Nhưng vì lý do kỳ quặc nào đó, tôi nghĩ điều bà muốn tôi làm... ...dù có chết tôi cũng không thể chấp nhận.
Ama garip bir sebepten dolayı, sanırım benden istediğin şey... ...ölümle bile ödenemez.Pero por alguna extraña razón, creo que lo que quiere que yo haga... ...no puede ser expiado ni con la muerte.
Ama garip bir sebepten dolayı, sanırım benden istediğin şey... ...ölümle bile ödenemez.Но такие вещи, я думаю... ...можно искупить только смертью.
Ama garip bir sebepten dolayı, sanırım benden istediğin şey... ...ölümle bile ödenemez.Обаче за неясни причини, както си мисля, че искаш... ...не може да се изкупи грехът, дори със смъртта.
Ama garip bir şey oldu.Aber etwas Ungewöhnliches geschah.
Ama garip bir şey oldu.Ale stało się coś niesamowitego.
Ama garip bir şey oldu.Dar ceva ciudat s-a întâmplat.
Ama garip bir şey oldu.De valami nagyon furcsa dolog történt.