garip ile cümle

garip kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Bu ise garip bir görünümdür.これぞヘンな顔ですって顔。
Olgunluktan hemen önce, Guarana salkımının garip bir görünümü vardır.オープンスペース内には、外観が奇抜な堂島薬師堂がある。
Yumurtası olmayan garip bir kümes hayvanı.骨格を持たない軟体動物。
Bunlar garip fakat yaratıcı bir çözüm bulurlar.柔軟で独創的だが、たまにおかしな発想をすることがある。
Luke yine aynı röpörta Bizim için çok garipti.また、秋元には風当たりが強かった。
İnsan olduktan sonra garip bir şekilde Xander'dan hoşlanmıştır.人間らしくあろうとしているので、ジャガンナートに好かれている。
Çok fazla garip fikri olduğunu hatırlıyorum.変なことをたくさん考えているやつだった。
Bu biraz garip.少々かしましい。
Onun hiçbir şey söylememesini garip buluyorum.彼女が何も言わなかったのは変だと思う。
Ardından evin içinde garip olaylar yaşanmaya başlar.然而不久之后,家中开始接二连三地发生奇怪的事情。
Yahoo için yazan Chris Willman şarkıyı ''oldukça garip ve oldukça harika'' olarak nitelendirdi.雅虎的克里斯·威尔曼(Chris Willman)表示歌曲“非常怪异而且很精彩”。
İnsanlar ona garip tarzda baktı.外宾看了很不满意。
Hizmetkâra göre Legrand garip davranmaktadır.他说勒格朗的表现很怪异。
Sizce de bu garip değil mi?那看起来不正常啊?
Garip davranışlarından dolayı insanlar sarhoş olduğunu ve kendisine "PK" (sarhoş) derler.由于他行为古怪,城里的人都认为他喝醉酒了,叫他为PK(印地文pee-kay,意为“喝醉的”)(台譯「阿傻」)。
Garip sözü üzerinde durduk.經常說出奇特的發言。
Tenzin onun garip hikâyelerinden bıkmıştır.内兹珀斯人已被他们的长时间的苦难弄得筋疲力尽。
1941 yılının Mayıs ayında Garip seçkisi yayınlandı.1941年5月交付使用。
Kendi gibi yaşlı atının adı "Garip"tir.啟用前舊名稱為「朝馬」。
Dersane döneminde Cem Garipoğlu ile tanıştı ve arkadaşlıkları başladı.比賽期間,四人體驗了體育精神的可貴,更開始了友誼。
Kijuju' da çok garip olaylar olmaktadır.弘忍会下的徒众极多。
Bu kez iki göçmen işçi arasındaki garip ve karmaşık ilişkinin öyküsünü anlatıyordu.讲述的是两对青年恋人间错综复杂的感情纠葛。
Bu arada dörtlü ise ne yapacaklarını düşünürken bir anda garip bir olaya kulak misafiri olurlar.因此,每當我們聽到外國人說我們的語言時,總會有一種怪怪的感覺。
O gece, diğer garip seslerle birlikte gülüşen çocuk sesleri de dahil olmak üzere çeşitli sesler duyarlar.入夜后,他们听到更多奇怪的声音,包括小孩的话语声,和不知名物在帐篷两边蹭过的悉簌声。
Köyün muhtarının çok önemli olduğu bu yerleşim biriminde garip olaylar baş gösterir.市政府官員稱這次的事故是一件奇怪的事情。
Bu biraz garip.有點古怪。
Hayatı boyunca gariplikleri ile anıldı.他的一生颇具传奇色彩。
Sizce de bu garip değil mi?그거 좀 이상한 것 같지 않소?
Ancak, evde garip şeyler olmaktadır.그동안 집에서는 이상한 일이 발생했다.
Gece yarısı, garip şeyler olmaya başlar.10월 10일 아침 일찍, 뭔가 이상한 일이 터졌다.
Sokak ortasında kadınlara laf atan (bir) garip adam(dı).첩(妾)은 아내가 있는 남자가 데리고 사는 내연녀(內緣女)를 말한다.
İkisi garip olaylar hakkında konuşmak için yemeğe çıkar.이 작품은 두 사람이 함께 사는 이야기를 그린다.
Üçüncü örnek ise 1941’de gerçekleşmiş garip bir olay.그 최초의 스타일은 바로 1942년에 출간된 《신기한 별똥별》이다.
Youtube ^ Işın Karaca - Bir Garip Yolcu (Yalan Dünya).십사족 요츠바가의 직계로, 전 세계 유일한 계통외마법 (정신구조간섭)의 사용자.
Tenzin onun garip hikâyelerinden bıkmıştır.타란티노는 이야기의 비선형 구성을 자주 구사한다.
İnsanlar ona garip tarzda baktı.사람들로부터 이상할 정도로 외경을 받고 있다.
Khimaira önü arslan arkası yılan, ortası keçi olan ve ağzından alevler saçan garip bir yaratıktır.키마이라는 호머의 일리아스에서 앞은 사자 중간은 염소, 뒤는 뱀으로 이루어져있으며 입에서 불을 내뿜는다고 묘사된다.
Ancak Jack sürekli garip rüyalar görmektedir.잭슨은 묘하게 잠자는 것으로도 유명하다.
Yumurtası olmayan garip bir kümes hayvanı.다리가 없는 육식성 파충류이다.
Garipçe, Rumelikavağı ile Rumelifeneri'nin arasında küçük bir köydür.섭말 : 새능말과 안마을 사이에 있는 아주 작은 마을이다.
Temeraire ve mürettebını, Çin'den İstanbul'a getirir.Garip bir kişiliği vardır.시베리아와 몽골을 거쳐 중국과 한국에 분포하며, 꼬리가 긴 것이 특징이다.
Garip, Orhan Veli Kanık.딩춘 문화 오르도스 인 신둥 인
Garip iç dürtüsüyle arkama döndüm, ne göreyim, o da bana bakıyordu.그는 화산에서 내 뿜는 연기 같은것을 들판에서 보고 호기심을 가지고 찾아 갔다.
(Mewtwo işin garip tarafı ise asla yenilmez.데뷔를 하지 못해도 이상하지 않은 만화였다.
Lakin durumda bir gariplik vardır.그런데 이상한 점이 있다.
Ayrıca Garip Mezarlığı denen sahada ise kimliği bilinmeyen insanlara ait mezarlıklar vardır.이곳 묘지의 지하에는 아직도 발굴되지 못한 무덤과 죽은 사람을 위한 토굴들이 남아 있다.
Bu arada Brooks'un kızıda okuldan eve dönmüştür ve garip davranışlar sergilemektedir.제시카 러브조이(Jessica Lovejoy) 러브조이 부부의 딸로 신학교에 갔으나 성품이 바르지 못해 퇴학당했다.
Ve bunlardan ilki oldukça gariptir.반대로 이 제도는 이상하게 복잡하다.
En başta bile garip olduğunu göstermiştir.זה נראה מוזר בהתחלה.
Tenzin onun garip hikâyelerinden bıkmıştır.טאונסנד התפרסם בסגנון הבמה המשונה שלו.
Dizi Ellen'nın garip arkadaşları, ailesi ve günlük hayatında karşılaştığı problemler etrafında dönmektedir.הסדרה מתמקדת ביחסיה של אלן עם חבריה המוזרים, המשפחה שלה ובעיות של חיי היומיום.
Bence çok garipti bu davranışları” .אני חושב שזו התנהגות אנוכית מאוד מצידך".
Bu biraz garip.זה דיי יוצא דופן.
Bunu başka garip ritüeller de izler.ועוד שלל מעשים אלימים אחרים ריאליסטים.
Kijuju' da çok garip olaylar olmaktadır.פסטיבלים גדולים רבים נחגגים בקיוטו.
Babası Paul Kelley, bilinen bir alkolik ve garip biriydi.אביה, פטר קלי, היה ידוע בציבור כשתיין ואקסצנטרי.
Sanki eşyalar kendi kendine hareket etmektedir, gece vakti garip fısıltılar gelmektedir.בשמים נראו מראות מוזרים, וקול יללה מסתורי נשמע בלילות.
Herhangi bir tek garip sayı mevcut mudur?האם היא אירוע המתממש ליחיד מסוים?
Bu kez iki göçmen işçi arasındaki garip ve karmaşık ilişkinin öyküsünü anlatıyordu.אירוע זה מוביל לרומן בין השניים, מבעדו נחשפים המתחים והכאבים המלווים קשר רומנטי בין שני אנשים שרקעם שונה מאוד.
Bu albümler oldukça “garip” müzikal deneyler içeriyordu.בפסטיבלים אלה משתתפים מוזיקאים "רציניים".

İlgili Sayfalar