Dersane döneminde Cem Garipoğlu ile tanıştı ve arkadaşlıkları başladı.比賽期間,四人體驗了體育精神的可貴,更開始了友誼。
Kijuju' da çok garip olaylar olmaktadır.弘忍会下的徒众极多。
Bu kez iki göçmen işçi arasındaki garip ve karmaşık ilişkinin öyküsünü anlatıyordu.讲述的是两对青年恋人间错综复杂的感情纠葛。
Bu arada dörtlü ise ne yapacaklarını düşünürken bir anda garip bir olaya kulak misafiri olurlar.因此,每當我們聽到外國人說我們的語言時,總會有一種怪怪的感覺。
O gece, diğer garip seslerle birlikte gülüşen çocuk sesleri de dahil olmak üzere çeşitli sesler duyarlar.入夜后,他们听到更多奇怪的声音,包括小孩的话语声,和不知名物在帐篷两边蹭过的悉簌声。
Köyün muhtarının çok önemli olduğu bu yerleşim biriminde garip olaylar baş gösterir.市政府官員稱這次的事故是一件奇怪的事情。
Bu biraz garip.有點古怪。
Hayatı boyunca gariplikleri ile anıldı.他的一生颇具传奇色彩。
Sizce de bu garip değil mi?그거 좀 이상한 것 같지 않소?
Ancak, evde garip şeyler olmaktadır.그동안 집에서는 이상한 일이 발생했다.
Gece yarısı, garip şeyler olmaya başlar.10월 10일 아침 일찍, 뭔가 이상한 일이 터졌다.
Sokak ortasında kadınlara laf atan (bir) garip adam(dı).첩(妾)은 아내가 있는 남자가 데리고 사는 내연녀(內緣女)를 말한다.
İkisi garip olaylar hakkında konuşmak için yemeğe çıkar.이 작품은 두 사람이 함께 사는 이야기를 그린다.
Üçüncü örnek ise 1941’de gerçekleşmiş garip bir olay.그 최초의 스타일은 바로 1942년에 출간된 《신기한 별똥별》이다.
Youtube ^ Işın Karaca - Bir Garip Yolcu (Yalan Dünya).십사족 요츠바가의 직계로, 전 세계 유일한 계통외마법 (정신구조간섭)의 사용자.
Tenzin onun garip hikâyelerinden bıkmıştır.타란티노는 이야기의 비선형 구성을 자주 구사한다.
İnsanlar ona garip tarzda baktı.사람들로부터 이상할 정도로 외경을 받고 있다.
Khimaira önü arslan arkası yılan, ortası keçi olan ve ağzından alevler saçan garip bir yaratıktır.키마이라는 호머의 일리아스에서 앞은 사자 중간은 염소, 뒤는 뱀으로 이루어져있으며 입에서 불을 내뿜는다고 묘사된다.
Ancak Jack sürekli garip rüyalar görmektedir.잭슨은 묘하게 잠자는 것으로도 유명하다.
Yumurtası olmayan garip bir kümes hayvanı.다리가 없는 육식성 파충류이다.
Garipçe, Rumelikavağı ile Rumelifeneri'nin arasında küçük bir köydür.섭말 : 새능말과 안마을 사이에 있는 아주 작은 마을이다.
Garip, Orhan Veli Kanık.딩춘 문화 오르도스 인 신둥 인
Garip iç dürtüsüyle arkama döndüm, ne göreyim, o da bana bakıyordu.그는 화산에서 내 뿜는 연기 같은것을 들판에서 보고 호기심을 가지고 찾아 갔다.
(Mewtwo işin garip tarafı ise asla yenilmez.데뷔를 하지 못해도 이상하지 않은 만화였다.
Lakin durumda bir gariplik vardır.그런데 이상한 점이 있다.
Ayrıca Garip Mezarlığı denen sahada ise kimliği bilinmeyen insanlara ait mezarlıklar vardır.이곳 묘지의 지하에는 아직도 발굴되지 못한 무덤과 죽은 사람을 위한 토굴들이 남아 있다.
Bu arada Brooks'un kızıda okuldan eve dönmüştür ve garip davranışlar sergilemektedir.제시카 러브조이(Jessica Lovejoy) 러브조이 부부의 딸로 신학교에 갔으나 성품이 바르지 못해 퇴학당했다.
Ve bunlardan ilki oldukça gariptir.반대로 이 제도는 이상하게 복잡하다.
En başta bile garip olduğunu göstermiştir.זה נראה מוזר בהתחלה.
Tenzin onun garip hikâyelerinden bıkmıştır.טאונסנד התפרסם בסגנון הבמה המשונה שלו.
Dizi Ellen'nın garip arkadaşları, ailesi ve günlük hayatında karşılaştığı problemler etrafında dönmektedir.הסדרה מתמקדת ביחסיה של אלן עם חבריה המוזרים, המשפחה שלה ובעיות של חיי היומיום.
Bence çok garipti bu davranışları” .אני חושב שזו התנהגות אנוכית מאוד מצידך".
Bu biraz garip.זה דיי יוצא דופן.
Bunu başka garip ritüeller de izler.ועוד שלל מעשים אלימים אחרים ריאליסטים.
Kijuju' da çok garip olaylar olmaktadır.פסטיבלים גדולים רבים נחגגים בקיוטו.
Babası Paul Kelley, bilinen bir alkolik ve garip biriydi.אביה, פטר קלי, היה ידוע בציבור כשתיין ואקסצנטרי.
Sanki eşyalar kendi kendine hareket etmektedir, gece vakti garip fısıltılar gelmektedir.בשמים נראו מראות מוזרים, וקול יללה מסתורי נשמע בלילות.
Herhangi bir tek garip sayı mevcut mudur?האם היא אירוע המתממש ליחיד מסוים?
Bu kez iki göçmen işçi arasındaki garip ve karmaşık ilişkinin öyküsünü anlatıyordu.אירוע זה מוביל לרומן בין השניים, מבעדו נחשפים המתחים והכאבים המלווים קשר רומנטי בין שני אנשים שרקעם שונה מאוד.
Garip deneyler yapar,tıpkı bir bilim adamı gibidir.לשם כך הוא אף משמש שפן ניסיונות אצל מדען אכזרי.
İnsanlar ona garip tarzda baktı.הנציירים ראו בו דמות על-טבעית.
Ayrıca Garip Mezarlığı denen sahada ise kimliği bilinmeyen insanlara ait mezarlıklar vardır.יש בבית הקברות מצבות מיוחדות נוספות לזכרם של חיילים נוספים שזהותם לא נודעה.
İkisi garip olaylar hakkında konuşmak için yemeğe çıkar.כמו כן ועדות משותפות לשני הבתים מוקמות על מנת לדון בנושאים מיוחדים.
Apartmanda garip sesler ve olaylar olmaktadır.במדרחוב מתקיימים גם פסטיבלים והופעות.
Sizce de bu garip değil mi?זה לא מוזר?
Bu etki, Einstein tarafından “uzaktan garip hareket” olarak adlandırılmıştır.את האפשרות להשפעה כזאת כינה איינשטיין: "Spooky action at a distance" (פעולה מוזרה ממרחק).
Köyün içme suyu şebekesi bulunup Garipçe köyündeki sondaj kuyusundan suyu gelmektedir.שניהם מצטרפים לתהלוכה ופתאום פורצים מים מהמזרקה בכפר.
Bu çok garip.זה מוזר מאוד.
Siz garipsiniz.אתם משונים.
Ancak, evde garip şeyler olmaktadır.Понякога в къщата се случват странни неща.
Çok fazla garip fikri olduğunu hatırlıyorum.Имаше много странни идеи.
Konuşamaz ve garip sesler çıkarır.Тя не говори, а издава звуци.
Garip bir şekilde, Pike bombacıları için karar vermeyen tek ana güç İngilizlerdir.Единствената голяма сила, която не произвежда собствен пикиращ бомбардировач е Великобритания.
Bu dönemdeki Batman hikâyeleri garip dönüşümler ve uzaylılar ile olan maceralarını içerir.Приключенията на Батман често включват странни трансформации или чудати космически извънземни.
Larry King: Ne kadar garip.Крал Грегър (на английски: King Gregor) е положителен персонаж.
Lakin durumda bir gariplik vardır.Там има нещо смущаващо.
Ölüleri bile garip bir şekilde yok olur.При хората смъртните случаи са изключителна рядкост.
Bu arada Brooks'un kızıda okuldan eve dönmüştür ve garip davranışlar sergilemektedir.Там Алия ходи на училище в интернат и се отличава от връстниците си с твърдия си характер.
Bu sırada evde televizyon seyreden Dawn garip sesler duymaya devam eder.Обещавам, че скоро ще се завърна с нещо по телевизията, нещо много забавно.
Artık operada garip olaylar başgöstermeye başlamıştır.В операта се появяват знаменити хорови произведения.