İvan ayaklanma sırasında gardiyanları tarafından öldürüldü.Убит в ходе мятежа «Железной гвардии».
Mahkumlar birbirleriyle ve gardiyanlarla kesinlikle görüştürülmez ve konuşturulmazdı.Заключённым запрещалось разговаривать друг с другом, помогать друг другу и многое другое.
Burada gardiyanlar onun hazine konusundaki saçmalıklarına gülerler.Другие генералы смеются над его причёской.
Kamptaki gardiyanlar esirlere büyük zulüm ettiler.Охрана концлагеря отличалась особой жестокостью по отношению к заключённым.
Gardiyanlar onu hemen revire götürür, Dr. Tancredi bunun gıda zehirlenmesi olduğunu söyler.أخذه الحراس بسرعة إلى المستوصف وأخبرته الطبيبة سارا أنها تعتقد أنه أصيب بتسمم غذائي.
Chaplin bu filmde gardiyanların elinden kaçmayı başaran bir suçluyu canlandırmaktadır.Chaplin interpreta um foragido que escapa dos guardas da polícia.
Mahkumlar birbirleriyle ve gardiyanlarla kesinlikle görüştürülmez ve konuşturulmazdı.Não era permitido que guardas e prisioneiros conversassem.
Bu olaydan sonra Adalet Gardiyanları olarak adlandırılırlar.Devido a isso, eles são conhecidos como Heróis da Justiça.
Mahkûmlar ve gardiyanlar çok çabuk bir şekilde rollerine adapte oldular.Os guerreiros celtas e seus partidários lentamente se mesclaram aos colonos.
Gardiyanlar Juan'ı 211 numaralı hücreye bırakırlar ve yardım çağırmaya giderler.Hij wordt naar cel 211 gebracht, terwijl er hulp wordt gehaald.
Gardiyanların esirlere karşı silah kullanmakta serbestti.Strażnicy mogli bez ograniczeń stosować broń wobec jeńców.
Mahkumlar birbirleriyle ve gardiyanlarla kesinlikle görüştürülmez ve konuşturulmazdı.Strażnicy ani więźniowie nie mogli ze sobą rozmawiać.
Gece kaçmak zorundaydılar, çünkü gardiyanlar geceleri sadece nöbet tutuyor sayım yapmıyordu.Okazało się to zbędne, ponieważ w nocy obrońcy je opuścili.
Ayrıca gardiyanların yaşayacağı tereddütlerin ciddi bir tehlike doğuracağı vurgulandı.Müller podkreślił przy tym, że jakiekolwiek wahanie ze strony strażników stanowić będzie niebezpieczeństwo.
Savaş esnasında, Gardiyanlar bitkilerden her türlü yardımı talep edebilirler.W ten sposób chłopi mogli liczyć na pomoc innych oddziałów w razie potrzeby.
Birçoğu hastalık, bitkinlik veya gardiyanlardan gördükleri işkence nedeniyle öldü.Ponad 30 tys. osób zdołało jednak opuścić obóz dzięki pomocy zatrudnionego tam polskiego personelu.
Gardiyanlar değişmeli olarak gün boyunca nöbet tutuyordu.Då hade stationen militärt skydd dygnet runt.
Mahkûmlar ve gardiyanlar çok çabuk bir şekilde rollerine adapte oldular.Учасники швидко адаптувалися до своїх ролей.
Gardiyanlar, yeni müdür geldiğinden beri işlerin değiştiğini söyler.Після повернення виявляється, що на роботі змінилось керівництво.
Mahkumlar birbirleriyle ve gardiyanlarla kesinlikle görüştürülmez ve konuşturulmazdı.Prizonierii erau instruiți cu strictețe să nu poarte conversații cu vreunul din paznici.
Güç ve ahlak: kim gardiyanları savunacak?Complement direct: Pe cine cauți?
Burada gardiyanlar onun hazine konusundaki saçmalıklarına gülerler.A főurak a távol lévő Dózsán gúnyolódnak.
Güç ve ahlak: kim gardiyanları savunacak?Polgári-katonai kapcsolatok (Ki őrzi az őrzőket?)
Ayrıca gardiyanların yaşayacağı tereddütlerin ciddi bir tehlike doğuracağı vurgulandı.Arra utaló jelek is vannak, hogy a beosztottakról való előítéletes vélemény további veszélyfaktort jelenthet.
Mahkûmlar ve gardiyanlar çok çabuk bir şekilde rollerine adapte oldular.Így a mentők és a rendőrök viszonylag hamar kiértek a helyszínre.
Gardiyanların esirlere karşı silah kullanmakta serbestti.Vartijoiden mafiat toimittavat vangeille aseita.
Zegota örgütü, Alman gardiyanlara rüşvet vererek onu kurtardı.Mε τις ενέργειές του έσωσε τον Πύργο από τους Γερμανούς.
Burada gardiyanlar onun hazine konusundaki saçmalıklarına gülerler.«Bakmennene ler av hele opplegget».
Hücrelerine giderken gardiyanlardan biri onları durdurur ve yerde gördüğü kanın kime ait olduğunu sorar.16.Titt sorgens budskap meldes, hvor der blir anlagt vei, et offer titt det kreves og blod det spares ei.
Burada gardiyanlar onun hazine konusundaki saçmalıklarına gülerler.Barks nantinya akan terus membuat komik dengan tema berburu harta karun.
Ayrıca gardiyanların yaşayacağı tereddütlerin ciddi bir tehlike doğuracağı vurgulandı.Sepanjang malam para pengawalnya berjaga untuk menghadapi kemungkinan bahaya yang mengincar.
O da yere düşer ve gardiyanlar onu yakalarlar.Đỗ Thanh Nhơn đến, liền bị vệ sĩ xông ra bắt giết.
Burada gardiyanlar onun hazine konusundaki saçmalıklarına gülerler.Hắn bắt đám thần dân của mình cười nhạo chuyện tình yêu của chàng chằn tinh.
Gardiyanların esirlere karşı silah kullanmakta serbestti.Ông ta ra lệnh dùng đạn thiệt để chống lại tù nhân.
Kamptaki gardiyanlar esirlere büyük zulüm ettiler.Các chỉ huy trong quân đội đã đánh đập tù nhân tàn bạo.
Burada gardiyanlar onun hazine konusundaki saçmalıklarına gülerler.近寄ってきた領主達はこの色恋沙汰を大笑いする。
Gardiyanların esirlere karşı silah kullanmakta serbestti.狂派對囚犯使用的裝備。
Burada gardiyanlar onun hazine konusundaki saçmalıklarına gülerler.也有一些笑话是在嘲笑他们的愚蠢。
Gardiyanlar değişmeli olarak gün boyunca nöbet tutuyordu.该岗哨每隔一小时换岗。
Ayrıca gardiyanların yaşayacağı tereddütlerin ciddi bir tehlike doğuracağı vurgulandı.그러나 휴게소간의 간격이 커 사고 위험이 높다는 의견 또한 제기되었다.
Kamptaki gardiyanlar esirlere büyük zulüm ettiler.השומרים התנהגו באכזריות רבה כלפי הכלואים.
O da yere düşer ve gardiyanlar onu yakalarlar.הוא רץ לעבר גדר המחנה והשומרים יורים בו למוות.
Burada gardiyanlar onun hazine konusundaki saçmalıklarına gülerler.סלדום שם את דבריו ללעג.
Güç ve ahlak: kim gardiyanları savunacak?("חוק נגד כוח: מי שולט?
Gardiyanlar değişmeli olarak gün boyunca nöbet tutuyordu.Там денонощно са бдели най-доверените стражници.
Gardiyanlar değişmeli olarak gün boyunca nöbet tutuyordu.V takšnih primerih sta se pri poveljevanju vsak dan menjavala.
O da yere düşer ve gardiyanlar onu yakalarlar.Vendar sprožijo alarm in varnostniki jih zalotijo.
Burada gardiyanlar onun hazine konusundaki saçmalıklarına gülerler.Prebivalci Fajstosa so se odlikovali po svojih smešnih pregovorih.
Alman kampındaki gardiyanlar, sıkılıyor.A német őrök például unatkozni kezdtek.
Alman kampındaki gardiyanlar, sıkılıyor.De tyska lägervakterna har blivit uttråkade.
Alman kampındaki gardiyanlar, sıkılıyor.Die deutschen Wachen langweilten sich.
Alman kampındaki gardiyanlar, sıkılıyor.독일 포로수용소의 보초병들은
Alman kampındaki gardiyanlar, sıkılıyor.Le guardie tedesche del campo sono annoiate.
Alman kampındaki gardiyanlar, sıkılıyor.Les gardes du camp allemand s'ennuyaient
Alman kampındaki gardiyanlar, sıkılıyor.Nemeckí strážcovia tábora sa nudili.
Alman kampındaki gardiyanlar, sıkılıyor.Những tên lính canh gác người Đức, họ cảm thấy buồn chán.
Alman kampındaki gardiyanlar, sıkılıyor.Niemieccy strażnicy obozowi nudzili się.
Alman kampındaki gardiyanlar, sıkılıyor.Para sipir kamp itu, mereka merasa sangat bosan.
Alman kampındaki gardiyanlar, sıkılıyor.Paznicii din lagărul german au devenit plictisiți.
Alman kampındaki gardiyanlar, sıkılıyor. Rastgele kamptakilere ateş etmeye başlıyorlar eğlence için.Los guardias alemanes en ese campo se aburrían y empezaban a disparar hacia el campo, al azar, por diversión.