Ana içeriğe geç
Sözlük

garanti ile cümle

garanti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bazı şirketler işçilerine yaşam boyu bir iş garanti ediyor.Some companies guarantee their workers a job for life.
Yatırımda % 6 getiri garanti ediliyor.A 6% yield is guaranteed on the investment.
Üretici yeni makineye 5 yıl garanti verdi.The manufacturer guaranteed the new machine for 5 years.
Bu bilginin doğru olduğuna garanti veririm.I guarantee that this information is correct.
Bu saate bir yıl garanti veriyorlar.They guarantee this clock for a year.
Bu tost makinesinin bir yıl garantisi var.There is a one-year guarantee on this toaster.
Bu televizyonun iki yıllık bir garantisi var.This TV set has a two year guarantee.
Bu gecenin galası için büyük bir izleyici garanti ediyorum.I guarantee a huge audience for tonight's premiere.
Düşünce özgürlüğü anayasa tarafından garanti altına alınmıştır.Freedom of thought is guaranteed by the constitution.
Dürüstlük başarının garantisi değildir.Honesty is no guarantee of success.
O, kölelerinin özgürlüğünü garantiledi.He guaranteed his slaves' freedom.
Bana destek olacağına garanti gözüyle bakıyordum.I took it for granted that he would stand by me.
Onlar işçilerine düzenli istihdamı garantiledi.They guaranteed regular employment to their workers.
Eşitlik anayasa tarafından garantiye alınmıştır.Equality is guaranteed by the Constitution.
Ürünlerimize bir yıllığına garanti veriyoruz.We guarantee our products for one year.
Sana raporun bir kopyasını verebilirim ama onun doğruluğunu garanti edemem.I can give you a copy of the report, but I can't vouch for its accuracy.
Dikkatli hazırlıklar başarıyı garantiler.Careful preparations ensure success.
Biz Quebec eyaletinin dil akademilerindeki en düşük fiyatı garanti ediyoruz.We guarantee the lowest price in language academies in the province of Québec.
Hisse senedinin yükseleceğinin bir garantisi yok.There's no guarantee that the stock will go up.
Onların şirket garantisi otuz gündür.Their company guarantee is for thirty days.
Normal aşınma ve yıpranma garanti kapsamında değildir.The warranty doesn't cover normal wear and tear.
Garanti normal aşınma ve yıpranmayı içermemektedir.The warranty doesn't cover normal wear and tear.
Garanti süresi nedir?What is the warranty period?
Televizyonumun garanti süresi bitti.The warranty for my TV is expired.
Güvenlik garanti edilmez.Safety is not guaranteed.
"Proje zamanında tamamlanacak mı?" "Bunu garanti edebilirim.""Will the project be completed on time?" "I can guarantee it."
Tutuklanman için bir garanti var.There's a warrant out for your arrest.
Bu arabanın iyi bir garantisi var.This car has a good warranty.
Bunu garanti edemeyiz.We can't guarantee that.
Gelecek pazartesiye kadar işi yaptırabileceğimizi garanti edemiyorum.I can't guarantee we'll be able to get the job done by next Monday.
Kimsenin onu görememesini garantiledi.She made sure nobody could see her.
O hiç kimsenin onu göremediğini garantiye aldı.He made sure nobody could see him.
Hiç kimsenin onları göremediğini garantiye aldılar.They made sure nobody could see them.
Ben bir para iade garantisi istiyorum.I want a money back guarantee.
Garantinin henüz dolup dolmadığını öğrenmek istiyorum.I want to find out if the warranty has expired yet.
Buna garanti veriyorum.I guarantee it.
Hiçbir garanti yok.There're no guarantees.
Her şeyin zamanında hazır olacağını sana garanti ediyorum.I assure you everything will be ready on time.
Tam sorumluluğu kabul edeceğini garanti ederim.I assure you I'll accept full responsibility.
Ben size garanti ederim bu gerçek şey.I assure you this is the real thing.
Bunun gerekli olmayacağına seni garanti ederim.I assure you that won't be necessary.
Sana garanti ederim ki konu o değil.I assure you that's not the case.
Ben sana her şeyin kontrol altında olduğunu garanti ederim.I can assure you everything is under control.
Tom'un buraya zamanında gelmeyeceğini neredeyse garanti edebilirim.I can almost guarantee that Tom won't get here on time.
Bundan pişman olmayacağına garanti veriyorum.I guarantee you won't regret it.
Onu garantiye aldım.I made certain of that.
Kişisel olarak güvenliğini garanti ederim.I'll personally guarantee your safety.
Bir garantin var mı?Do you have a warrant?
Bir garantimiz var.We have a warrant.
Tom hiç kimsenin onu göremeyeceğini garantiye aldı.Tom made sure no one could see him.
Bu filmi beğeneceğini garanti ederim.I'll guarantee that you'll enjoy this movie.
Tom yarın burada olmayacak. Sana bu kadar çok garanti veriyorum.Tom won't be here tomorrow. I guarantee you that much.
Bu antlaşma barışı garantiye alır.This treaty ensures peace.
Başarını garanti etmem zor.It's hard for me to guarantee your success.
Onlara başarıyı garanti etmiyorum.I'm not guaranteeing them success.
O bunu garanti ediyor.He guarantees it.
Onu garanti ediyorsun, değil mi?You guarantee it, don't you?
Tom bunu garanti ediyor.Tom guarantees it.
Mary bunu garanti ediyor.Mary guarantees it.
Biz bunu garanti ediyoruz.We guarantee it.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod