Aslında, galiba, şu bıyıklarını bir yakından çeksek iyi olacak.Igazából szerintem jó lenne csinálni egy közelképet a-- szakálladról.
Aslında, galiba, şu bıyıklarını bir yakından çeksek iyi olacak.In realtà, probabilmente dovremmo fare un primo piano sui tuoi... baffi.
Aslında, galiba, şu bıyıklarını bir yakından çeksek iyi olacak.Je devrais peut-être faire un gros plan sur ta... sur cette barbe.
Aslında, galiba, şu bıyıklarını bir yakından çeksek iyi olacak.이제 구레나룻을 클로즈업해서 찍어보자.
Aslında, galiba, şu bıyıklarını bir yakından çeksek iyi olacak.Powinniśmy właściwie zrobić zbliżenie tych baczków.
Aslında, galiba, şu bıyıklarını bir yakından çeksek iyi olacak.Realmente, devíamos talvez fazer um grande plano das tuas - dessas patilhas.
Aslında, galiba, şu bıyıklarını bir yakından çeksek iyi olacak.Trên thực tế, có lẽ chúng ta nên làm một cận cảnh của bạn-- những râu.
Aslında, galiba, şu bıyıklarını bir yakından çeksek iyi olacak.Vielleicht sollten wir eine Nahaufnahme deiner Barthaare machen.
Aslında, galiba, şu bıyıklarını bir yakından çeksek iyi olacak.We moeten misschien een close-up maken van je-- van die baardharen.
Aslında, galiba, şu bıyıklarını bir yakından çeksek iyi olacak.Για κάτσε, ας κάνουμε ένα κοντινό πλάνο-- στις φαβορίτες σου.
Aslında, galiba, şu bıyıklarını bir yakından çeksek iyi olacak.Думаю, нужно снять крупным планом твои бакенбарды.
Aslında, galiba, şu bıyıklarını bir yakından çeksek iyi olacak.في الواقع، ربما ينبغي علينا التصوير عن قرب-- لهذه اللحية.
Aslında, galiba, şu bıyıklarını bir yakından çeksek iyi olacak.いいかもな こんなに伸びてます
Atla! Ne taraftan? -Bu taraftan galiba!أيها الرجال، دعنا نذهب!
"Baba, galiba sonunda ruhsal aydınlanmaya ulaştım."A on řekl, "No je ještě jedna věc, kterou musíš najít."
"Baba, galiba sonunda ruhsal aydınlanmaya ulaştım.""Apa, azt hiszem végre megtaláltam a lelki megvilágosodást."
"Baba, galiba sonunda ruhsal aydınlanmaya ulaştım.""Ayah, sepertinya saya menemukan pencerahan spiritual."
"Baba, galiba sonunda ruhsal aydınlanmaya ulaştım.""Ce anume, tată?" >>"Un loc de muncă" (Râsete)
"Baba, galiba sonunda ruhsal aydınlanmaya ulaştım.""Cha, con nghĩ con chỉ vừa mới tìm thấy sự khai sáng tinh thần"
"Baba, galiba sonunda ruhsal aydınlanmaya ulaştım.""Chyba znalazłem duchowe oświecenie".
"Baba, galiba sonunda ruhsal aydınlanmaya ulaştım.""Far, jeg tror jeg er ved at finde spirituel oplyselse."
"Baba, galiba sonunda ruhsal aydınlanmaya ulaştım.""아버지. 전 이제서야 영적 깨달음을 찾은 거 같아요."
"Baba, galiba sonunda ruhsal aydınlanmaya ulaştım.""Otec, myslím, že som práve našiel duchovné osvietenie."
"Baba, galiba sonunda ruhsal aydınlanmaya ulaştım.""Papá, creo que acabo de encontrar la iluminación espiritual".
"Baba, galiba sonunda ruhsal aydınlanmaya ulaştım.""Papa, ich habe meine spirituelle Erleuchtung gefunden."
"Baba, galiba sonunda ruhsal aydınlanmaya ulaştım.""Papa, je crois que je viens juste de trouver l'illumination spirituelle."
"Baba, galiba sonunda ruhsal aydınlanmaya ulaştım.""Papà, penso di aver trovata l'illuminazione spirituale."
"Baba, galiba sonunda ruhsal aydınlanmaya ulaştım.""Pappa, jag tror jag har funnit andlig upplysning."
"Baba, galiba sonunda ruhsal aydınlanmaya ulaştım.""Μπαμπά, νομίζω ότι βρήκα πνευματική φώτιση".
"Baba, galiba sonunda ruhsal aydınlanmaya ulaştım.""Отец, я думаю, что я наконец-то нашел духовное просветление".
"Baba, galiba sonunda ruhsal aydınlanmaya ulaştım.""Татко, мисля че току-що намерих духовно прозрение."
"Baba, galiba sonunda ruhsal aydınlanmaya ulaştım.""אבא, אני חושב שאני עומד למצוא הארה רוחנית."
"Baba, galiba sonunda ruhsal aydınlanmaya ulaştım.""أبي، أعتقد أني قد وجدت التنوير الروحي."
"Baba, galiba sonunda ruhsal aydınlanmaya ulaştım."父は、「もうひとつ、見つけるべきものあるんじゃないか」と
Babama demiştim ki, "Baba, galiba sonunda ruhsal aydınlanmaya ulaştım.""Pai, acho que finalmente descobri a iluminação espiritual."
Baban hala New York'ta galiba.Park Tae Jun valóban New Yorkban van.
Baban hala New York'ta galiba.Ο Παρκ Ταε Τζουν φαίνεται πως βρίσκεται ακόμα στη Νέα Υόρκη.
Baban hala New York'ta galiba.يظهر ان والدك مازال في امريكا
Bakalım zamanım var mı. Evet, galiba var.Uvidíme, či budeme mať čas. ˇAno,myslím, že čas mám.
Ben oyumu Bedford Hills'den yana kullanacağım galiba.- Ah oui? Oui. Et tu sais, je crois que j'irais bien à Bedford Hills.
Ben oyumu Bedford Hills'den yana kullanacağım galiba.Igen. És amúgy én egyre jobban hajlok Bedford Hills fele.
Ben oyumu Bedford Hills'den yana kullanacağım galiba. Ne dersin?Het liefst in de buurt van Bedford Hills.
Ben oyumu Bedford Hills'den yana kullanacağım galiba. Ne dersin?Y ya sabes, y me inclino por la de Bedford Hills. - ¿Qué te parece?
Ben oyumu Bedford Hills'den yana kullanacağım galiba.Şi înclin spre Bedford Hills. Ce crezi?
Ben oyumu Bedford Hills'den yana kullanacağım galiba.Sim, sabes? Estou a inclinar-me por Bedford Hills.
Ben oyumu Bedford Hills'den yana kullanacağım galiba.حقاً؟- نعم-
..beş, altı. Galiba sayfaya anca sığdırıyorum.Ich glaube, ich bekomme es kaum passend auf die Seite.
..beş, altı. Galiba sayfaya anca sığdırıyorum.겨우 한 페이지에 맞추겠네요.
..beş, altı. Galiba sayfaya anca sığdırıyorum.Penso che ci stiano appena nella pagina.
..beş, altı. Galiba sayfaya anca sığdırıyorum.Думаю, получится кое-как вместить все на одной странице.
..beş, altı. Galiba sayfaya anca sığdırıyorum.Така, това е първи период, нека го напиша с по-тъмен цвят.
..beş, altı. Galiba sayfaya anca sığdırıyorum.اعتقد اكاد اشمل ذلك في صفحة واحدة
- Bilmiyorum ama... ...fabrikalarý filan var galiba bunlarýn.Агенцията не е ли в Бешикташ? В Ялдъз е.
Bilmiyorum. Kavga galiba!No lo sé.
Bilmiyorum ya. - Pek yakýn deđilsiniz galiba.Той напусна училище.
Biraz kilo almışsınız galiba.On dirait que vous avez même pris du poids.
Biraz kilo almışsınız galiba.Úgy tűnik, felszedett pár kilót is.
Biraz kilo almışsınız galiba.Και σαν να βάλατε και λίγο βάρος.
Biraz kilo almışsınız galiba.وارى ان وزنك ازداد
Biraz soyut oldum galiba. Bunu gerçek bir probleme uygulayabilecek miyiz bakalım?Vamos a ver si podemos aplicar esto a un problema del mundo real, y