-Bu taraftan galiba!- Por aIi, acho eu!
-Bu taraftan galiba!Sem!!!
-Bu taraftan galiba!-Από κει, νομίζω!
-Bu taraftan galiba!Мисля, че натам!
Bütün dünyayı ... gezdim sanıyorum... Galiba, resim öyle gibi. Seyahatimin üç ya da dört yılı.Questa, credo, quella fotografia, è come, tre o quattro anni dei miei viaggi.
Bütün dünyayı ... gezdim sanıyorum... Galiba, resim öyle gibi.Trei sau patru ani de ai mei de călătorie.
Bu ülkede "simya" diyorsunuz galiba.Acho que lhe chamam alquimia, neste país.
Bu ülkede "simya" diyorsunuz galiba.Credo che in questo paese si chiami alchimia.
Bu ülkede "simya" diyorsunuz galiba.Creo que en este país la llamáis alquimia.
Bu ülkede "simya" diyorsunuz galiba.Jag tror ni säger alkemi i ert land.
Bu ülkede "simya" diyorsunuz galiba.Jeg tror, at I kalder det alkymi her.
Bu ülkede "simya" diyorsunuz galiba.Te kutsutte sitä alkemiaksi.
Bu ülkede "simya" diyorsunuz galiba.Zdaje się, że nazywacie ją tu alchemią.
Bu ülkede "simya" diyorsunuz galiba.Νομίζω ότι τη λέτε αλχημεία εδώ.
Bu ülkede "simya" diyorsunuz galiba.Кажется, здесь вы это называете алхимией.
Chaucer bilgini olarak eğitim aldı, fakat Transilvanya'da doğmuş olması galiba onu bir parça etkiledi.Chaucer tudósnak nevelték, de Erdélyben született, és azt gondolom, ez volt rá némi hatással.
Chaucer bilgini olarak eğitim aldı, fakat Transilvanya'da doğmuş olması galiba onu bir parça etkiledi.그는 시인 초서의 연구자로 전공을 시작했지만 고향은 트랜실베이니아입니다. 전 이런 배경이 그에게 영향을 주었다고 생각합니다.
Chaucer bilgini olarak eğitim aldı, fakat Transilvanya'da doğmuş olması galiba onu bir parça etkiledi.התמחה בכתבי צ'וסר, אך הוא נולד בטרנסילבניה ואני חושב שזה קצת השפיע עליו.
Chaucer bilgini olarak eğitim aldı, fakat Transilvanya'da doğmuş olması galiba onu bir parça etkiledi.وتم تدريبه كعالم مثل تشوسر (كاتب إنجليزي) ولكنه ولد في ترانسيلفانيا وأعتقد أن هذا أثر عليه إلى حد ما
Chaucer bilgini olarak eğitim aldı, fakat Transilvanya'da doğmuş olması galiba onu bir parça etkiledi.トランシルバニア生まれということが 多少なりとも影響を与えたのでしょう ともかく 義兄弟のレオナルドはある時
Cidden mi? Ýnekler? Galiba aradýđýn kelime uzman olacaktý."Tôi đã chứng minh được là tôi có thể rằng tôi, Aaron Swartz có<br/>thể thay đổi thế giới."
Çok fazla insanla ilişkiye girmiş, çoğu da genç kızlar galiba.Annyi embert megérintett, főleg fiatal lányokat, szerintem.
Çok fazla insanla ilişkiye girmiş, çoğu da genç kızlar galiba.Elle touche tellement de gens.' Des jeunes filles, pour la plus part, je pense.
Çok fazla insanla ilişkiye girmiş, çoğu da genç kızlar galiba.LLega a tanta gente.' Chicas jóvenes en su mayoría, creo. Y...
Çok şaşırdın galiba.Biztos nagyon megdöbbentél.
Çok şaşırdın galiba.Ça a dû être un gros choc pour toi.
Çok şaşırdın galiba.Φαίνεται ότι ξαφνιάστηκες.
Çok şaşırdın galiba.يظهر انك صدمتي بالخبر
Çukur engerekleriyle çalışan Maharashtralı bir arkadaşım, bu yılan için, "galiba 'nusha'nın peşinde" diyor.De onderzoeker, afkomstig uit Maharashtra, zei: "Ik denk dat ze op de nusha uit is."
Çukur engerekleriyle çalışan Maharashtralı bir arkadaşım, bu yılan için, "galiba 'nusha'nın peşinde" diyor.És a férfi, aki ott dolgozik velük, és Maharashtrából való, azt mondta, "Szerintem csak a nushára pályázik."
Çukur engerekleriyle çalışan Maharashtralı bir arkadaşım, bu yılan için, "galiba 'nusha'nın peşinde" diyor.Facet ze stanu Maharasztra, który z nim pracuje powiedział: "Chyba jest na nusha".
Çukur engerekleriyle çalışan Maharashtralı bir arkadaşım, bu yılan için, "galiba 'nusha'nın peşinde" diyor.Il ricercatore che lavora laggiù con loro, viene dal Maharashtra, ha detto "Credo che cerchi il nusha."
Çukur engerekleriyle çalışan Maharashtralı bir arkadaşım, bu yılan için, "galiba 'nusha'nın peşinde" diyor.그리고 거기에서 그들과 같이 일하는 분은, 마하라슈트라에서 왔는데 그는 "나는 그가 nusha 다음에 있다고 생각해" 하겠지요.
Çukur engerekleriyle çalışan Maharashtralı bir arkadaşım, bu yılan için, "galiba 'nusha'nın peşinde" diyor.Și tipul care lucrează acolo cu ei, care este din Maharashtra, a zis :"Cred că vrea senzații tari ".
Çukur engerekleriyle çalışan Maharashtralı bir arkadaşım, bu yılan için, "galiba 'nusha'nın peşinde" diyor.Und der Typ, der mit ihnen arbeitet, er ist aus Maharashtra, sagte, "Ich glaube er sucht das nusha."
Çukur engerekleriyle çalışan Maharashtralı bir arkadaşım, bu yılan için, "galiba 'nusha'nın peşinde" diyor.Và cái anh chàng làm việc với họ ở đó đến từ Maharashtra, anh ta nói: "Tôi nghĩ nó đang theo đuổi nusha."
Çukur engerekleriyle çalışan Maharashtralı bir arkadaşım, bu yılan için, "galiba 'nusha'nın peşinde" diyor.Y el chico que está trabajando allí con ellos, es de Maharashtra, dijo "Creo que va detrás de la nusha."
Çukur engerekleriyle çalışan Maharashtralı bir arkadaşım, bu yılan için, "galiba 'nusha'nın peşinde" diyor.А парень, который там работает с ними, он из Махараштры, так он сказал: "Мне кажется, ему хочется наши".
Çukur engerekleriyle çalışan Maharashtralı bir arkadaşım, bu yılan için, "galiba 'nusha'nın peşinde" diyor.Човекът, който работи там с тях - той е от Махаращра, каза: "Мисля, че го прави заради нуша."
Çukur engerekleriyle çalışan Maharashtralı bir arkadaşım, bu yılan için, "galiba 'nusha'nın peşinde" diyor.והבחור שעובד איתם שם, הוא מהראשטה, הוא אמר, "אני חושב שהוא רוצה את הנאשה."
Çukur engerekleriyle çalışan Maharashtralı bir arkadaşım, bu yılan için, "galiba 'nusha'nın peşinde" diyor.والرجل الذي يعمل هناك معهم، وقال انه من ولاية ماهاراشترا، وقال "اعتقد انه من النوشا".
Çukur engerekleriyle çalışan Maharashtralı bir arkadaşım, bu yılan için, "galiba 'nusha'nın peşinde" diyor.あいつは「'ナシャ'を求めてるんだ」とか言ってますよ (笑)
Çünkü kuş galiba odadaki en bilgili omurgalıdır. -Fuglen lader nemlig til at være den klogeste i det her rum. .
Çünkü kuş galiba odadaki en bilgili omurgalıdır. -새가 이 방에 있는 사람 중 제일 똑똑해보이거든요. 정확히 말하면 이 방에 있는 척추동물 중에요
Çünkü kuş galiba odadaki en bilgili omurgalıdır. -لأن الطائر يبدو أكثر الماماً بالأمر من جميع المتواجدين في الغرفة على الأقل أكثر الفقاريات علماً
Çünkü yargı merhamet göstermeyene karşı merhametsizdir. Merhamet yargıya galip gelir.căci judecata este fără milă pentru celce n'a avut milă; dar mila biruieşte judecata.
Çünkü yargı merhamet göstermeyene karşı merhametsizdir. Merhamet yargıya galip gelir.car le jugement est sans miséricorde pour qui n`a pas fait miséricorde. La miséricorde triomphe du jugement.
Çünkü yargı merhamet göstermeyene karşı merhametsizdir. Merhamet yargıya galip gelir.Kajti sodba bode neusmiljena njemu, ki ni delal usmiljenja; usmiljenje se hvali zoper sodbo.
Çünkü yargı merhamet göstermeyene karşı merhametsizdir. Merhamet yargıya galip gelir.긍휼을 행하지 아니하는 자에게는 긍휼없는 심판이 있으리라 긍휼은 심판을 이기고 자랑하느니라
Çünkü yargı merhamet göstermeyene karşı merhametsizdir. Merhamet yargıya galip gelir.Lebo súd bude nemilosrdný tomu, kto neučinil milosrdenstva. Milosrdenstvo sa chváli proti súdu.
Çünkü yargı merhamet göstermeyene karşı merhametsizdir. Merhamet yargıya galip gelir.Sillä tuomio on laupeudeton sille, joka ei ole laupeutta tehnyt; laupeudelle tuomio koituu kerskaukseksi.
Çünkü yargı merhamet göstermeyene karşı merhametsizdir. Merhamet yargıya galip gelir.Sự đoán xét không thương xót kẻ chẳng làm sự thương xót; nhưng sự thương xót thắng sự đoán xét.
Çünkü yargı merhamet göstermeyene karşı merhametsizdir. Merhamet yargıya galip gelir.Sự đoán xét không thương_xót kẻ chẳng làm sự thương_xót ; nhưng sự thương_xót thắng sự đoán xét .
Çünkü yargı merhamet göstermeyene karşı merhametsizdir. Merhamet yargıya galip gelir.διοτι η κρισις θελει εισθαι ανιλεως εις τον οστις δεν εκαμεν ελεος και το ελεος καυχαται κατα της κρισεως.
Çünkü yargı merhamet göstermeyene karşı merhametsizdir. Merhamet yargıya galip gelir.Ибо суд без милости не оказавшему милости; милость превозносится над судом.
Çünkü yargı merhamet göstermeyene karşı merhametsizdir. Merhamet yargıya galip gelir.Суд бо без милосердя тому, хто не зробив милости, і вихваляеть ся милосерде суду (понад суд).
Çünkü yargı merhamet göstermeyene karşı merhametsizdir. Merhamet yargıya galip gelir.Ти виждаш, че вярата действуваше заедно с делата му, и че от делата се усъвършенствува вярата;
Çünkü yargı merhamet göstermeyene karşı merhametsizdir. Merhamet yargıya galip gelir.כי אין חסד בדין לאשר לא עשה חסד והחסד יתגאה על הדין׃
Çünkü yargı merhamet göstermeyene karşı merhametsizdir. Merhamet yargıya galip gelir.لان الحكم هو بلا رحمة لمن لم يعمل رحمة. والرحمة تفتخر على الحكم
Çünkü yargı merhamet göstermeyene karşı merhametsizdir. Merhamet yargıya galip gelir.因 為 那 不 憐 憫 人 的 、 也 要 受 無 憐 憫 的 審 判 . 憐 憫 原 是 向 審 判 誇 勝