Ana içeriğe geç
Sözlük

gaflet ile cümle

gaflet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Zikir, gaflet ve nisyandan kurtulmaktır.Hochladen (Senden) von Dateien und Ordnern.
Gel, beni gaflet uykusundan uyandır.Mais attends-toi à te réveiller en sueur.
Biz bundan tam bir gaflet içinde idik, daha doğrusu kendimize zulmettik!" diyecekler.Bien plus, nous étions des injustes".
Gel, beni gaflet uykusundan uyandır.Despiertan del sueño.
Gel, beni gaflet uykusundan uyandır.Это помогает пробуждению и выходу из состояния «сна наяву».
Gel, beni gaflet uykusundan uyandır.فاستيقظ عزير من نومه.
Gel, beni gaflet uykusundan uyandır.E então, acordou do sonho.
Gel, beni gaflet uykusundan uyandır.Dan ontwaakt hij uit zijn droom.
Biz bundan tam bir gaflet içinde idik, daha doğrusu kendimize zulmettik!" diyecekler.Zrobiliśmy z nimi wielką pomyłkę (Мы сделали с ними большую ошибку)”.
Gel, beni gaflet uykusundan uyandır.Wybudza go ze snu wołanie Staśka.
Gaflete düşen Zeus Metis'i yutar ama Athena Zeus'un kafasından doğar.Analogicznie do mitu, w którym Atena narodziła się z głowy Zeusa.
Biz bundan tam bir gaflet içinde idik, daha doğrusu kendimize zulmettik!" diyecekler.Det har varit ett lovprisande till Gud att vi har förstört dem."
Gel, beni gaflet uykusundan uyandır.Za snu se probudí bakchantka.
Gel, beni gaflet uykusundan uyandır.Apoi se trezește din visul său.
Gel, beni gaflet uykusundan uyandır.Itt ébred föl álmából.
Gel, beni gaflet uykusundan uyandır.Uuno herää unestaan.
Gel, beni gaflet uykusundan uyandır.Β ξυπνά από τη φρενίτιδά του.
Uzun bir gaflet ve dalalet uykusuna daldı Afrika.Ταξίδεξε με ωτοστόπ φτάνονας μέρι την Αφρική.
Gel, beni gaflet uykusundan uyandır.Så vågner jeg af den hallucination.
Gel, beni gaflet uykusundan uyandır.Skisse av våken.
Gel, beni gaflet uykusundan uyandır.Huyện Thanh Thủy của tỉnh Cam Túc.
Gel, beni gaflet uykusundan uyandır.覚醒(かくせい) 睡眠等から覚めること。
Gel, beni gaflet uykusundan uyandır.寤,即睡醒之意。
Gel, beni gaflet uykusundan uyandır.예누파는 수면제에 멍해서 잠이 깬다.
Uzun bir gaflet ve dalalet uykusuna daldı Afrika.פשתה גדולת-פרחים - חד-שנתי מצפון אפריקה.
Benim sorularıma cevap verme gafletine düşen Stephanie Mann'e. (Gülüşmeler)Stephanie Mann, que foi suficientemente louca para responder aos meus e-mails.
Benim sorularıma cevap verme gafletine düşen Stephanie Mann'e.Stephanie Mann, a ta, naiwna, odpowiedziała.
Benim sorularıma cevap verme gafletine düşen Stephanie Mann'e.Stephanie Mann, care a fost destul de nechibzuită să-mi răspundă la emailuri.
Benim sorularıma cevap verme gafletine düşen Stephanie Mann'e.Stephanie Mann, cô ấy thật dại khờ khi đã trả lời những bức email của tôi.
Benim sorularıma cevap verme gafletine düşen Stephanie Mann'e.Stephanie Mann, der var dum nok til at svare på mine emails.
Benim sorularıma cevap verme gafletine düşen Stephanie Mann'e.Stephanie Mann, die dom genoeg was om mijn mailtjes te beantwoorden.
Benim sorularıma cevap verme gafletine düşen Stephanie Mann'e.Stephanie Mann, die so unvorsichtig war, meine E-Mails zu beantworten.
Benim sorularıma cevap verme gafletine düşen Stephanie Mann'e.Stephanie Mann, která byla natolik pošetilá, že odpověděla na mé emaily.
Benim sorularıma cevap verme gafletine düşen Stephanie Mann'e.Stephanie Mann, ktorá bola dostatočne bláznivá, aby mi odpovedala na emaily.
Benim sorularıma cevap verme gafletine düşen Stephanie Mann'e.Stephanie Mann, qui a été assez cinglée pour répondre à mes courriels.
Benim sorularıma cevap verme gafletine düşen Stephanie Mann'e.Stephanie Mann, quien fue lo suficientemente inocente como para contestar mis correos.
Benim sorularıma cevap verme gafletine düşen Stephanie Mann'e.Stephanie Mann, som var tillräckligt dåraktig för att svara på mina e-brev.
Benim sorularıma cevap verme gafletine düşen Stephanie Mann'e.Stephanie Mann, tanto matta da rispondere alle mie email.
Benim sorularıma cevap verme gafletine düşen Stephanie Mann'e.Stephanie Mann, yang cukup bodoh untuk membalas surat elektronik saya.
Benim sorularıma cevap verme gafletine düşen Stephanie Mann'e.Stephani Mann-nak, aki elkövette azt a hibát, hogy válaszolt a leveleimre.
Benim sorularıma cevap verme gafletine düşen Stephanie Mann'e.Стефани Ман, която прояви глупостта да отговори на имейлите ми.
Benim sorularıma cevap verme gafletine düşen Stephanie Mann'e.Стефани Манн, которой хватило глупости отвечать на мои письма.
Benim sorularıma cevap verme gafletine düşen Stephanie Mann'e.סטפני מאן שהייתה טיפשה מספיק לענות לדואר שלי.
Benim sorularıma cevap verme gafletine düşen Stephanie Mann'e.ستيفاني مان، الذي كان أحمق بما فيه الكفاية للرد على رسائلي الإلكترونية
Benim sorularıma cevap verme gafletine düşen Stephanie Mann'e.(笑)
Bizi koruması gereken hükümetin onların operasyonlarını takip etmek konusundaki büyük gafletinin sonucu bu.왜냐하면 우리를 보호해야 할 우리 정부가 제대로 단속을 하지 못했기 때문입니다.
Bizi koruması gereken hükümetin onların operasyonlarını takip etmek konusundaki büyük gafletinin sonucu bu.là chính phủ có nhiệm vụ bảo vệ chúng ta.
Bizi koruması gereken hükümetin onların operasyonlarını takip etmek konusundaki büyük gafletinin sonucu bu.בגלל ההעדר הגמור של פיקוח מצד הממשלה, כמתחייב ממנה, הממשלה שלנו, שאמורה להגן עלינו.
Bizi koruması gereken hükümetin onların operasyonlarını takip etmek konusundaki büyük gafletinin sonucu bu.就係源於一個我哋以為 會保障我哋嘅政府 嘅疏忽同失策
Bizi koruması gereken hükümetin onların operasyonlarını takip etmek konusundaki büyük gafletinin sonucu bu.米国では ほとんどの商船に この看板が見られます
E-mail adresimi her yazının sonunda yayınlama gafletinde bulundular.Aceasta este ca, aveau de gand sa imi publice adresa de email la sfărșitul fiecarei rubrici.
E-mail adresimi her yazının sonunda yayınlama gafletinde bulundular.Cioè, volevano pubblicare il mio indirizzo email alla fine di ogni articolo.
E-mail adresimi her yazının sonunda yayınlama gafletinde bulundular.매 칼럼의 끝부분마다 제 E-Mail 주소를 실어야 하는 것이었습니다.
E-mail adresimi her yazının sonunda yayınlama gafletinde bulundular.Et c'était que, ils avaient l'intention de publier mon adresse email a la fin de chaque article.
E-mail adresimi her yazının sonunda yayınlama gafletinde bulundular.Mégpedig az, hogy közölni akarták az e-mail címemet minden cikk végén.
E-mail adresimi her yazının sonunda yayınlama gafletinde bulundular.To znaczy, zamierzali opublikować mój adres emailowy pod każdą rubryką.
E-mail adresimi her yazının sonunda yayınlama gafletinde bulundular.Y era que intentaron agregar mi email al final de cada columna publicada.
E-mail adresimi her yazının sonunda yayınlama gafletinde bulundular.Ze zetten mijn e-mailadres onder alle columns.
E-mail adresimi her yazının sonunda yayınlama gafletinde bulundular.Και αυτό ήταν ότι επέμεναν να δημοσιεύσουν το e-mail μου στο τέλος κάθε στήλης μου.
E-mail adresimi her yazının sonunda yayınlama gafletinde bulundular.И това беше, че възнамеряваха да сложат моя електронен адрес на края на всяка статия.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod