Ana içeriğe geç
Sözlük

gaflet ile cümle

gaflet kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Biz bundan tam bir gaflet içinde idik, daha doğrusu kendimize zulmettik!" diyecekler.We were indeed heedless of this; nay, but we were wrongdoers.’
Hûş der-dem: Nefes alıp verirken, gaflette olmamak.Walker: Not while I'm still breathing.
Uzun bir gaflet ve dalalet uykusuna daldı Afrika.The firm operated African Time and Plywood from Sapele in Delta State.
Benim sorularıma cevap verme gafletine düşen Stephanie Mann'e. (Gülüşmeler)Stephanie Mann, who was foolish enough to return my emails.
İnsanların hesapları yaklaştı, fakat onlar hala gaflet içinde yüz çevirmektedirler.NEAR HAS COME the reckoning for men, but they turn away in remissness.
Bir süreye kadar onları, (daldıkları) gafletleri içinde bırak.So leave them to their ignorance for a time.
(Ama gafletinizden dolayı) Siz ondan yüz çeviriyorsunuz.To which you pay no heed.
Kafirler derin bir gaflet ve aldanma içindedirler.The unbelievers are surely lost in delusion.
Ki, onlar namazlarından gaflet ederler (kıldıkları namazın değerini bilmez, ona önem vermezler).But who are oblivious of their moral duties,
İnsanları sorgulama (zamanı) yaklaştı, kendileri ise gaflet içinde yüz çeviriyorlar.NEAR HAS COME the reckoning for men, but they turn away in remissness.
Artık sen onları, belli bir süreye kadar kendi gafletleri içinde bırak.So leave them to their ignorance for a time.
Onlardır gaflette kalanların ta kendileri.They are people unconcerned.
Ömrün hakkı için onlar, gafletten adeta sarhoştular, gaflet içinde şaşkın bir haldeydiler.Verily by your life they were utterly confused in their (lustful) drunkenness.
İnsanların hesap günü yaklaştı da hala onlar gaflet içinde, yüz çevirmedeler.NEAR HAS COME the reckoning for men, but they turn away in remissness.
Ki onlar, daldıkları gaflette habersiz bir halde bocalayıp dururlar.Who are lost in deception.
Ve siz oyalanıyorsunuz, gaflet ediyorsunuz.Indulging in pleasantries?
Sen ondan gaflet ediyor, ona aldırış bile etmiyorsun.You neglect.
Yaklaştı insanlara hesapları! Ve onlar hâlâ gaflet içinde yüz çevirip durmadalar.NEAR HAS COME the reckoning for men, but they turn away in remissness.
Artık sen onları bir süreye kadar kendi gafletleri içinde bırak.So leave them to their ignorance for a time.
Babaları uyarılmamış, tam gaflet içinde bir toplumu uyarman için gönderildin.That you may warn a people whose ancestors had never been warned, who are therefore heedless.
Namazlarından/dualarından gaflet içindedir onlar!But who are oblivious of their moral duties,
İnsanların hesaba çekilecekleri (gün) yaklaştı. Hal böyle iken onlar, gaflet içinde yüz çevirdiler.NEAR HAS COME the reckoning for men, but they turn away in remissness.
Şimdi sen onları bir zamana kadar gaflet ve sapıklıkları ile başbaşa bırak!So leave them to their ignorance for a time.
Andolsun ki onların çoğu gafletlerinin cezasını hak etmişlerdir. Çünkü onlar iman etmiyorlar.The sentence is surely justified against most of them, for they do not believe.
Ve siz gaflet içinde oyalanmaktasınız!Indulging in pleasantries?
İnkarcılar ancak derin bir gaflet içinde bulunmaktadırlar.The unbelievers are surely lost in delusion.
O'nu ne gaflet basar, ne de uyku. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur.Neither does somnolence affect Him nor sleep.
İnsanların hesab (görme) zamanı yaklaştı. Onlar ise hâlâ gaflet içinde, yan çizip aldırmıyorlar.NEAR HAS COME the reckoning for men, but they turn away in remissness.
Sen şimdi onları bir zamana kadar gaflet ve sapıklıkları ile başbaşa bırak!So leave them to their ignorance for a time.
İnkârcılar, ancak derin bir gaflet içinde bulunmaktadırlar.The unbelievers are surely lost in delusion.
Sen onları, bir süreye kadar daldıkları gaflet içinde kendi hallerine bırak! [86,17; 15,3]So leave them to their ignorance for a time.
Gaflete kapılanlardan olma.Be not thou among the heedless.
Bundan önce gaflet içindeydik, hem de zalimdik" derler.We were heedless of this; 'nay, we were evildoers.'
Doğrusu biz bundan gaflet içindeydik, hayır biz zalim kimselerdik." derler.We were heedless of this; 'nay, we were evildoers.'
Biz bundan tam bir gaflet içinde idik, daha doğrusu kendimize zulmettik!” diyecekler.We were heedless of this; 'nay, we were evildoers.'
Rablerinden kendilerine gelen her yeni ihtarı mutlaka, gönülleri gaflet içinde eğlenerek dinlerler.In sport being their hearts.
Gaflete saplananlar da bunların ta kendileridir.And they are the heedless!
O'nu ne gaflet basar, ne de uyku.Neither slumber, nor sleep overtake Him.
Andolsun ki gafletteydin bundan, derken perdeyi kaldırdık gözünden, artık gözün keskin bugün.“You were in neglect of this, so We lifted your screen from you, and your vision today is keen.”
Ne gaflet yaklaşır O'na ne kendinden geçme ne de uyku.Neither slumber overtakes Him, nor sleep.
Çünkü onlar gaflet içindeyken, iman da etmemişken iş bitirilmiş olacaktır.Yet they are heedless, and they do not believe.
Yemin olsun, sen bundan gaflet içindeydin. Ama perdeni üstünden kaldırıverdik.“You were in neglect of this, so We lifted your screen from you, and your vision today is keen.”
Onlar hâlâ gaflet içindedirler, onlar iman etmezler.Yet they are heedless, and they do not believe.
(Allah ona) "Andolsun sen bundan gaflet içinde idin. Şimdi senden gaflet perdesini kaldırdık.“You were in neglect of this, so We lifted your screen from you, and your vision today is keen.”
Ama onlar gaflet içindeler, hâlâ iman etmiyorlar onlar.Yet they are heedless, and they do not believe.
(Allah ona): "Andolsun, sen bundan gaflet içinde idin.You were heedless of this.
Yemin olsun, sen bundan gaflet içindeydin.You were heedless of this.
(Allah ona) "Andolsun sen bundan gaflet içinde idin.You were heedless of this.
Şimdi senden gaflet perdesini kaldırdık. Bugün artık gözün keskindir." der.Now We have removed your veil and so your vision today is sharp.
Allah ona buyurur: “Sen bundan gaflet içindeydin.You were heedless of this.
"Vah bize, biz bundan gaflet içinde idik (bunun doğru olacağını hiç düşünmüyorduk).(They say): Alas for us! We (lived) in forgetfulness of this.
"Andolsun, sen bundan gaflet içindeydin; işte Biz de senin üzerindeki örtüyü açıp-kaldırdık.(And unto the evil-doer it is said): Thou wast in heedlessness of this.
Andolsun sen bundan gaflette idin; derhal biz senin perdeni kaldırdık.(And unto the evil-doer it is said): Thou wast in heedlessness of this.
Şimdi senden gaflet perdesini kaldırdık.Therefore, we have now removed your covering.
Andolsun ki onların çoğu gafletlerinin cezasını hak etmişlerdir.(I swear) that most of them are doomed to be punished.
Fakat onların kalbleri, bundan gaflet içindedir.But their hearts are heedless of this.
Hayır, onların kalpleri bundan dolayı bir gaflet içindedir.But their hearts are heedless of this.
Fakat onların kalpleri bundan gaflet içindedir.But their hearts are heedless of this.
İlim ve fennin haricinde mürşit aramak gaflettir, cehalettir, dalalettir." demiştir.[15]It is heedlessness, ignorance, and heresy to seek a guide other than science." he said.[1]
Gel, beni gaflet uykusundan uyandır.Erwachen zum gelöschten Traum.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod