Daha büyük, daha tek tip, daha iyi gıdalar için olan ısrarımızla da ilgili değil.더 큰, 더 좋은, 더 뛰어난 이상적인 음식을 향해 이어져 온 열망도 아닙니다.
Daha büyük, daha tek tip, daha iyi gıdalar için olan ısrarımızla da ilgili değil.lepší jídlo, neobvyklé a jedinečné jídlo.
Daha büyük, daha tek tip, daha iyi gıdalar için olan ısrarımızla da ilgili değil.lepszego jedzenia, oryginalnego jedzenia.
Daha büyük, daha tek tip, daha iyi gıdalar için olan ısrarımızla da ilgili değil.Ook niet met onze belachelijke passie voor hormonen, ons verlangen naar meer, beter en specialer eten.
Daha büyük, daha tek tip, daha iyi gıdalar için olan ısrarımızla da ilgili değil.להתעקשות שלנו לקבל מזון גדול יותר, טוב יותר, ייחודי.
Daha büyük, daha tek tip, daha iyi gıdalar için olan ısrarımızla da ilgili değil.أن هدفنا هو أن نحصل على طعام بكميات أكبر , طعام أجود , طعام مُتفرد .
Daha büyük, daha tek tip, daha iyi gıdalar için olan ısrarımızla da ilgili değil.求めることの話でもありませんね シリアル加工食品の話じゃありませんよ
Dan Barber ve Alice Waters yeşil gıda "Lezzet Devrimi"nin önderleridir.Dan Barber a Alice Waters oddane vedú revolúciu za ekologickú a chutnú stravu.
Dan Barber ve Alice Waters yeşil gıda "Lezzet Devrimi"nin önderleridir.Dan Barber a Alice Waters vedou vášnivě revoluci zelených potravin.
Dan Barber ve Alice Waters yeşil gıda "Lezzet Devrimi"nin önderleridir.Dan Barber and Alice Waters đang đam mê dẫn đầu cuộc cách mạng thực phẩm xanh ngon.
Dan Barber ve Alice Waters yeşil gıda "Lezzet Devrimi"nin önderleridir.Dan Barber dan Alice Waters memimpin Revolusi makanan ramah lingkungan yang lezat dengan semangat.
Dan Barber ve Alice Waters yeşil gıda "Lezzet Devrimi"nin önderleridir.Dan Barber e Alice Waters stanno guidando appassionatamente la Delicious Revolution.
Dan Barber ve Alice Waters yeşil gıda "Lezzet Devrimi"nin önderleridir.Dan Barber en Alice Waters zijn de bezielde leiders van de groene "Delicious Revolution" in voeding.
Dan Barber ve Alice Waters yeşil gıda "Lezzet Devrimi"nin önderleridir.Dan Barber és Alice Waters lelkesen áll a zöld ételek Ízletes Forradalma élén.
Dan Barber ve Alice Waters yeşil gıda "Lezzet Devrimi"nin önderleridir.Dan Barber et Alice Waters mènent avec passion la Révolution Délicieuse de la nourriture verte.
Dan Barber ve Alice Waters yeşil gıda "Lezzet Devrimi"nin önderleridir.Dan Barber i Alice Waters przewodzą z pasją zieloną Pyszną Rewolucję jedzenia.
Dan Barber ve Alice Waters yeşil gıda "Lezzet Devrimi"nin önderleridir.Dan Barber och Alice Waters leder passionerat grön mats Utsökta Revolutionen.
Dan Barber ve Alice Waters yeşil gıda "Lezzet Devrimi"nin önderleridir.Dan Barber şi Alice Waters conduc cu pasiune ecologica Revoluţie Delicioasă.
Dan Barber ve Alice Waters yeşil gıda "Lezzet Devrimi"nin önderleridir.Dan Barber und Alice Waters führen leidenschaftlich die Kulinarische Revolution für ökologisches Essen.
Dan Barber ve Alice Waters yeşil gıda "Lezzet Devrimi"nin önderleridir.Dan Barber y Alice Waters lideran con entusiasmo la revolución de la comida orgánica.
Dan Barber ve Alice Waters yeşil gıda "Lezzet Devrimi"nin önderleridir.댄 바버와 앨리스 워터스는 녹색 식품 '딜리셔스 레볼루션'을 열성적으로 이끌고 있습니다.
Dan Barber ve Alice Waters yeşil gıda "Lezzet Devrimi"nin önderleridir.O Dan Barber e a Alice Waters têm liderado com garra a Delicious Revolution da comida sustentável.
Dan Barber ve Alice Waters yeşil gıda "Lezzet Devrimi"nin önderleridir.Ο Νταν Μπάρμπερ και η Άλις Γουότερς είναι παθιασμένοι ηγέτες του οικολογικού φαγητού στη Γευστική Επανάσταση.
Dan Barber ve Alice Waters yeşil gıda "Lezzet Devrimi"nin önderleridir.Дан Барбър и Алис Уотърс водят със страст "Вкусната революция".
Dan Barber ve Alice Waters yeşil gıda "Lezzet Devrimi"nin önderleridir.Дэн Барбер и Элис Уотерс страстно проводят Вкуснейшую Революцию озеленения продуктов.
Dan Barber ve Alice Waters yeşil gıda "Lezzet Devrimi"nin önderleridir.דן בארבר ואליס ווטרס מובילים בלהט את "המהפכה הטעימה" של המזון הירוק.
Dan Barber ve Alice Waters yeşil gıda "Lezzet Devrimi"nin önderleridir.الطاه دان باربر وأليس واترس يقودان ثورة الطعام الأخضر اللذيذ بكل شغف.
Dan Barber ve Alice Waters yeşil gıda "Lezzet Devrimi"nin önderleridir.精力的に「緑のおいしい革命」を推し進めています しかし 緑色の食物はしばしば
Dediğim gibi, bence ekmek bir dönüşüm gıdası.Ahogy már említettem, úgy vélem a kenyér egy átalakuló étel.
Dediğim gibi, bence ekmek bir dönüşüm gıdası.Comme je l'ai déjà dit, je pense que le pain est un aliment transformationnel.
Dediğim gibi, bence ekmek bir dönüşüm gıdası.Como mencioné, creo que el pan es alimento en transformación,
Dediğim gibi, bence ekmek bir dönüşüm gıdası.Deci cum am spus, cred că pâinea este un aliment transformaţional.
Dediğim gibi, bence ekmek bir dönüşüm gıdası.제게 말씀드렸든 빵은 변신의 음식입니다.
Dediğim gibi, bence ekmek bir dönüşüm gıdası.Như tôi đã nói, tôi nghĩ bánh là 1 thực phẩm chuyển hóa.
Dediğim gibi, bence ekmek bir dönüşüm gıdası.Quindi come ho detto, credo che il pane sia un cibo trasformazionale.
Dediğim gibi, bence ekmek bir dönüşüm gıdası.Seperti yang saya katakan, saya pikir roti adalah makanan transformasional.
Dediğim gibi, bence ekmek bir dönüşüm gıdası.Tak jak mówiłem, myślę, że chleb to przemieniający się produkt.
Dediğim gibi, bence ekmek bir dönüşüm gıdası.Wie ich sagte, denke ich, dass Brot ein transformatives Nahrungsmittel.
Dediğim gibi, bence ekmek bir dönüşüm gıdası.Zoals ik al zei: brood is volgens mij transformerend voedsel.
Dediğim gibi, bence ekmek bir dönüşüm gıdası.Както казах, мисля, че хлябът е трансформационна храна.
Dediğim gibi, bence ekmek bir dönüşüm gıdası.Как я уже сказал, хлеб — пища трансформации.
Dediğim gibi, bence ekmek bir dönüşüm gıdası.וכפי שאמרתי, הלחם הוא מזון שעובר גלגולים,
Dediğim gibi, bence ekmek bir dönüşüm gıdası.وكما قلت مسبقا.. ان الخبز هو طعام متحول
Dediğim gibi, bence ekmek bir dönüşüm gıdası.最初の変容 --ところで
"Ders kitabıma en son baktığımda, gıdasızlık için özel tedavi yemek yemekti."'Ik heb er de boeken nog eens op nageslagen, maar de therapie voor ondervoeding is voedsel.'
"Ders kitabıma en son baktığımda, gıdasızlık için özel tedavi yemek yemekti.""제가 마지막으로 제 교과서를 확인해봤을때, 영양실조의 치료는 식사로 알고 있는데요."
"Ders kitabıma en son baktığımda, gıdasızlık için özel tedavi yemek yemekti.""La última vez que revisé mis libros, la terapia específica para la malnutrición era comida".
"Ders kitabıma en son baktığımda, gıdasızlık için özel tedavi yemek yemekti.""L'ultima volta che ho controllato sui manuali, la terapia per la malnutrizione era il cibo".
"Ders kitabıma en son baktığımda, gıdasızlık için özel tedavi yemek yemekti.""Mikor utoljára megnéztem a könyveimet, az alultápláltság kezelése az étel volt."
"Ders kitabıma en son baktığımda, gıdasızlık için özel tedavi yemek yemekti.""Sidste gang jeg kiggede i min lærebog, var mad den specifikke behandling mod underernæring."
"Ders kitabıma en son baktığımda, gıdasızlık için özel tedavi yemek yemekti.""Ultima oară când mi-am verificat manualele, terapia specifică malnutriției era mâncarea."
"Ders kitabıma en son baktığımda, gıdasızlık için özel tedavi yemek yemekti.""Według moich podręczników sposobem leczenia niedożywienia jest żywność".
"Ders kitabıma en son baktığımda, gıdasızlık için özel tedavi yemek yemekti.""Την τελευταία φορά που κοίταξα τα βιβλία μου, η βασική θεραπεία για τον υποσιτισμό είναι το φαγητό".
"Ders kitabıma en son baktığımda, gıdasızlık için özel tedavi yemek yemekti.""Последният път, когато проверих учебниците си, видях, че специфичната терапия за недохранване е храна."
"Ders kitabıma en son baktığımda, gıdasızlık için özel tedavi yemek yemekti.""בפעם האחרונה שבדקתי את הספרים שלי, הטיפול הייעודי לתת תזונה הוא אוכל."
"Ders kitabıma en son baktığımda, gıdasızlık için özel tedavi yemek yemekti.""إن آخر مرة لي حين راجعت كتبي مدرسية، كان العلاج المحدد لسوء التغذية هو الغذاء".
"Ders kitabıma en son baktığımda, gıdasızlık için özel tedavi yemek yemekti."栄養失調の治療には 食べ物がいいと書かれていたが」 (笑)
Dev çiftlikler, ağıllar, kimyasal müdahaleler, uzun tedarik yolculukları, işlenmiş gıdalar.Jättegårdar, foderframställning, tillsatta kemikalier, lång fraktväg, processerad mat.
Dev çiftlikler, ağıllar, kimyasal müdahaleler, uzun tedarik yolculukları, işlenmiş gıdalar.Jättiläismaatilat, karsinat, kemialliset lisäaineet, pitkänmatkan kuljetukset, ruoan käsittely.
Dev çiftlikler, ağıllar, kimyasal müdahaleler, uzun tedarik yolculukları, işlenmiş gıdalar.초대형 농장, 과잉 공급, 화학 비료 장거리 유통, 가공 식품