"Çevrenin, yerel gıdanın ve toprakların önemine dair amaçsal bir farkındalık yaratın.أن تخلق احساسا ساميا حول أهمية البيئة، والأغذية المحلية والتربة.
"Çevrenin, yerel gıdanın ve toprakların önemine dair amaçsal bir farkındalık yaratın.目的意識を育むべきです それを学校教育の中心に置いて下さい
Çevre sorunları, küresel ölçekte gıda, enerji ve su güvenliği risklerini artırabilirMiljöproblem kan öka risken för brist på resurser som livsmedel, energi och vatten globalt
Çevre sorunları, küresel ölçekte gıda, enerji ve su güvenliği risklerini artırabilirYmpäristöhaasteet voivat lisätä elintarvikkeiden, energian ja veden turvallisuusriskejä maailmanlaajuisesti
Çin Amerikan gıdalarının bu tür yiyecekleri sadece Amerika'ya ait değildir.Así que la cosa es, esta clase de idea de la comida chino-estadounidense no existe sólo en los EEUU.
Çin Amerikan gıdalarının bu tür yiyecekleri sadece Amerika'ya ait değildir.Het komt erop neer dat het idee van Chinees-Amerikaans eten niet alléén in Amerika bestaat.
Çin Amerikan gıdalarının bu tür yiyecekleri sadece Amerika'ya ait değildir.Ideea este că acest gen de mâncare americano-chinezească nu există numai în SUA.
Çin Amerikan gıdalarının bu tür yiyecekleri sadece Amerika'ya ait değildir.Il punto è che, questo tipo di idea del cibo cino-americano non esiste solo in America.
Çin Amerikan gıdalarının bu tür yiyecekleri sadece Amerika'ya ait değildir.미국의 중국 음식이라는 개념이 사실은 미국에만 존재한다는 것을 알 수 있습니다.
Çin Amerikan gıdalarının bu tür yiyecekleri sadece Amerika'ya ait değildir.Mais en fait, ce genre d'idée qu'on se fait de la cuisine sino-américaine n'existe pas qu'en Amérique.
Çin Amerikan gıdalarının bu tür yiyecekleri sadece Amerika'ya ait değildir.Nên sự thật là, kiểu đồ ăn Trung - Mĩ này không chỉ xuất hiện ở Mĩ.
Çin Amerikan gıdalarının bu tür yiyecekleri sadece Amerika'ya ait değildir.Дело в том, что эта идея китайско-американской еды существует не только в Америке.
Çin Amerikan gıdalarının bu tür yiyecekleri sadece Amerika'ya ait değildir.Работата е там, че тази идея за китайско-американска храна съществува не само в Америка.
Çin Amerikan gıdalarının bu tür yiyecekleri sadece Amerika'ya ait değildir.הרעיון הזה של אוכל סיני-אמריקאי לא קיים רק באמריקה.
Çin Amerikan gıdalarının bu tür yiyecekleri sadece Amerika'ya ait değildir.فكرة هذا النوع من الأطباق الصينية الأمريكية لا وجود لها إلا في أميركا.
Çin Amerikan gıdalarının bu tür yiyecekleri sadece Amerika'ya ait değildir.アメリカだけに存在するものではありません 実際、考えてみると
Çin'de gıda güvenliği hakkında.Es geht um die Sicherheit von Lebensmitteln in China.
Çin'de gıda güvenliği hakkında.중국의 식품 안전에 대해 다루고 있습니다.
Çin'de gıda güvenliği hakkında.la seguridad alimentaria en China.
Çin'de gıda güvenliği hakkında.זה על בטיחות מזון בסין.
Çin'de gıda güvenliği hakkında.حول سلامة الأغذية في الصين.
Çin'de gıda güvenliği hakkında.安全性の低い食品は 人々の健康を害しますが
Çin gıdaları, dünyanın en yaygın gıdasıdır. yedi kıtada hatta Antartika'da bile hizmet vermektedir.중국 음식은 이 세상에서 가장 널리 보급된 음식입니다. 모든 일곱 대륙에서 찾을 수 있으며 심지어는 남극에도 있습니다.
Çin gıdaları, dünyanın en yaygın gıdasıdır. yedi kıtada hatta Antartika'da bile hizmet vermektedir.אוכל סיני הכי נפוץ בעולם, המוגש בכל שבע היבשות, אפילו אנטארקטיקה.
Çin gıdaları, dünyanın en yaygın gıdasıdır. yedi kıtada hatta Antartika'da bile hizmet vermektedir.الطعام الصيني هو الطعام الأكثر انتشارا في العالم ، يقدم في جميع القارات السبع ، حتى القارة القطبية الجنوبية ،
Çin gıdaları, dünyanın en yaygın gıdasıdır. yedi kıtada hatta Antartika'da bile hizmet vermektedir.七大陸全て、南極ですらです マックマード基地は毎週月曜日は中華料理の日だからです
Clarence Birdseye çıkana kadar, donmuş gıda da yoktu.클라렌스 버즈아이가 나타나기 전까진, 냉동식품도 없었습니다.
Clarence Birdseye çıkana kadar, donmuş gıda da yoktu.עד שקלרנס בירדסאיי הגיע, לא היה מזון קפוא.
Clarence Birdseye çıkana kadar, donmuş gıda da yoktu.حتى جاء المخترع كلارانس بيردسي، لم يكن هناك طعام مجمد.
Clarence Birdseye çıkana kadar, donmuş gıda da yoktu.發明家貝爾塞發明急凍技術,至有急凍食品
Clarence Birdseye çıkana kadar, donmuş gıda da yoktu.飲食店チェーンもなかった
Çocuklara, gıdalarla ve onları yetiştirmekle ilgili her şeyin anlatıldığı bir sera bu.C'est une serre, où on dit aux enfants tout de la nourriture et comment faire pousser leur propre nourriture.
Çocuklara, gıdalarla ve onları yetiştirmekle ilgili her şeyin anlatıldığı bir sera bu.Das ist ein Gewächshaus, wo die Kinder erklärt bekommen, wie man das eigene Essen anbaut.
Çocuklara, gıdalarla ve onları yetiştirmekle ilgili her şeyin anlatıldığı bir sera bu.Det er et drivhus, hvor børnene lærer alt om mad og om at dyrke det.
Çocuklara, gıdalarla ve onları yetiştirmekle ilgili her şeyin anlatıldığı bir sera bu.Đó là một nhà kính, nơi người ta dạy trẻ em mọi điều về thực phẩm và để lũ trẻ tự trồng thức ăn của chúng.
Çocuklara, gıdalarla ve onları yetiştirmekle ilgili her şeyin anlatıldığı bir sera bu.Egy üvegház, ahol a gyerekek mindent megtanulnak az ételekről és a saját ételüket növesztik.
Çocuklara, gıdalarla ve onları yetiştirmekle ilgili her şeyin anlatıldığı bir sera bu.Este o seră, unde copiilor li se spune totul despre hrană şi cultivarea propriilor alimente.
Çocuklara, gıdalarla ve onları yetiştirmekle ilgili her şeyin anlatıldığı bir sera bu.É uma estufa, onde se ensina aos miúdos tudo sobre a comida e cultivo da comida.
Çocuklara, gıdalarla ve onları yetiştirmekle ilgili her şeyin anlatıldığı bir sera bu.È una serra, dove si insegna tutto del cibo ai bambini e a come coltivare il loro cibo.
Çocuklara, gıdalarla ve onları yetiştirmekle ilgili her şeyin anlatıldığı bir sera bu.Het is een kas, waar kinderen leren over voedsel en het planten van hun eigen voedsel.
Çocuklara, gıdalarla ve onları yetiştirmekle ilgili her şeyin anlatıldığı bir sera bu.Jest to szklarnia, w którym dzieci uczą się o żywności i gdzie hodują swoje własne roślinki.
Çocuklara, gıdalarla ve onları yetiştirmekle ilgili her şeyin anlatıldığı bir sera bu.Je to skleník, kde dětem říkají vše o jídle a kde si pěstují vlasní potraviny.
Çocuklara, gıdalarla ve onları yetiştirmekle ilgili her şeyin anlatıldığı bir sera bu.거기에는 아이들이 식품과 어떻게 그것을 생산하는지에 관해서 배울 수 있는 온실이 있었습니다.
Çocuklara, gıdalarla ve onları yetiştirmekle ilgili her şeyin anlatıldığı bir sera bu.Un invernadero donde se explica a los niños todo sobre la comida y cómo cultivarla.
Çocuklara, gıdalarla ve onları yetiştirmekle ilgili her şeyin anlatıldığı bir sera bu.Είναι ένα θερμοκήπιο όπου τα παιδιά μαθαίνουν για τα τρόφιμα και πως να μεγαλώνουν το δικό τους φαΐ.
Çocuklara, gıdalarla ve onları yetiştirmekle ilgili her şeyin anlatıldığı bir sera bu.Това е оранжерия, където разказват на децата всичко за храната и отглеждат своя собствена храна.
Çocuklara, gıdalarla ve onları yetiştirmekle ilgili her şeyin anlatıldığı bir sera bu.Це теплиця, де дітям розповідають про їжу і про те, як її вирощують.
Çocuklara, gıdalarla ve onları yetiştirmekle ilgili her şeyin anlatıldığı bir sera bu.Это теплица, в которой детям рассказывают о еде и как ее выращивают.
Çocuklara, gıdalarla ve onları yetiştirmekle ilgili her şeyin anlatıldığı bir sera bu.וזה פרויקט קהילתי שביקרתי לאחרונה בטורונטו.
Çocuklara, gıdalarla ve onları yetiştirmekle ilgili her şeyin anlatıldığı bir sera bu.إنها بيت أخضر, حيث الأطفال يتعلمون كل ما يخص الغذاء و إنتاج غذائهم.
Çocuklara, gıdalarla ve onları yetiştirmekle ilgili her şeyin anlatıldığı bir sera bu.食料についてすべて教わり 自分たちで育てています ケビンと名付けられた植物です あるいは
Çocuklarımızın, gıda seçimlerinin büyük bir fark yarattığını anlamalarını sağlamalıyız.Dobbiamo far capire ai bambini che le loro scelte alimentari fanno la differenza.
Çocuklarımızın, gıda seçimlerinin büyük bir fark yarattığını anlamalarını sağlamalıyız.Doseči moramo, da bodo otroci razumeli, da njihove odločitve glede hrane povzročijo velike spremembe.
Çocuklarımızın, gıda seçimlerinin büyük bir fark yarattığını anlamalarını sağlamalıyız.아이들에게 음식 선택이 매우 큰 차이를 만든다는 것을 이해시켜야합니다.
Çocuklarımızın, gıda seçimlerinin büyük bir fark yarattığını anlamalarını sağlamalıyız.Nous devons faire comprendre aux enfants que leurs choix alimentaires font une grande différence.
Çocuklarımızın, gıda seçimlerinin büyük bir fark yarattığını anlamalarını sağlamalıyız.Przekonać dzieci, że wybór żywności jest bardzo ważny.
Çocuklarımızın, gıda seçimlerinin büyük bir fark yarattığını anlamalarını sağlamalıyız.Ta phải làm cho trẻ em hiểu rằng sự lựa chọn thực phẩm của chúng tạo một sự khác biệt lớn.
Çocuklarımızın, gıda seçimlerinin büyük bir fark yarattığını anlamalarını sağlamalıyız.Temos que fazer com que as crianças percebam que as suas escolhas alimentares fazem uma grande diferença.
Çocuklarımızın, gıda seçimlerinin büyük bir fark yarattığını anlamalarını sağlamalıyız.Tenemos que hacer comprender a los chicos que las selecciones de comida que hacen marcan grandes diferencias.
Çocuklarımızın, gıda seçimlerinin büyük bir fark yarattığını anlamalarını sağlamalıyız.Trebuie sa ii facem pe copii sa inteleaga ca alegerile pe care le fac cu privire la mancare sunt importante.