Ana içeriğe geç
Sözlük

gıda ile cümle

gıda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Büyük şirketler besin değeri yüksek olmayan gıdaları çocuklara pazarlamak için yılda 20 milyar dolar harcıyor.Riesige Firmen, die 20 Milliarden Dollar pro Jahr ausgeben, um Essen ohne Nährwert an Kinder zu vermarkten.
Büyük şirketler besin değeri yüksek olmayan gıdaları çocuklara pazarlamak için yılda 20 milyar dolar harcıyor.Velika podjetja potrošijo 20 milijard dolarjev na leto za oglaševanje ne-hranljivih proizvodov našim otrokom.
Büyük şirketler besin değeri yüksek olmayan gıdaları çocuklara pazarlamak için yılda 20 milyar dolar harcıyor.Wielkie przedsiębiorstwa wydają 20 mld dolarów rocznie na promocję nieodżywczego jedzenia.
Büyük şirketler besin değeri yüksek olmayan gıdaları çocuklara pazarlamak için yılda 20 milyar dolar harcıyor.Большие компаний тратят 20 миллиардов долларов в год продавая непитательную еду детям.
Büyük şirketler besin değeri yüksek olmayan gıdaları çocuklara pazarlamak için yılda 20 milyar dolar harcıyor.חברות ענק מוציאות 20 מיליארד דולר בשנה על שיווק מזון בלתי מזין לילדים.
Büyük şirketler besin değeri yüksek olmayan gıdaları çocuklara pazarlamak için yılda 20 milyar dolar harcıyor.شركات كبرى تصرف عشرون بليون دولار سنوياً لتسويق أطعمة غير مغذية للأطفال
Büyük şirketler besin değeri yüksek olmayan gıdaları çocuklara pazarlamak için yılda 20 milyar dolar harcıyor.子供に栄養のない食べ物を宣伝 年間200億ドル 大抵の子が1万もの広告を見ることになります
Bu yüzden bir sonraki sefer bakkala gittiğinizde, yerel düşünün, organik seçin, gıdanızı ve çiftçinizi bilin.Dus de volgende keer in de winkel, denk lokaal kies biologisch, ken je boer en ken je voedsel.
Bu yüzden bir sonraki sefer bakkala gittiğinizde, yerel düşünün, organik seçin, gıdanızı ve çiftçinizi bilin.다음번에 여러분이 식료품 가게에 가면, 현지 생산품을 생각하고, 유기농을 고르고, 그걸 만든 농부와 그 식품에 대해 생각하시길 바래요.
Bu yüzden bir sonraki sefer bakkala gittiğinizde, yerel düşünün, organik seçin, gıdanızı ve çiftçinizi bilin.Kun olet seuraavan kerran kaupassa, muista lähiruoka, valitse luomua, tunne viljelijäsi ja tunne ruokasi.
Bu yüzden bir sonraki sefer bakkala gittiğinizde, yerel düşünün, organik seçin, gıdanızı ve çiftçinizi bilin.Så næste gang I er i supermarkedet, så tænk lokalt, vælg økologisk, kend din landmand og kend din mad.
Bu yüzden bir sonraki sefer bakkala gittiğinizde, yerel düşünün, organik seçin, gıdanızı ve çiftçinizi bilin.Så nästa gång du är i matbutiken, tänk lokalt, välj ekologiskt, känn din bonde och känn din mat.
Bu yüzden bir sonraki sefer bakkala gittiğinizde, yerel düşünün, organik seçin, gıdanızı ve çiftçinizi bilin.אז בפעם הבאה שתהיו במכולת, חישבו מקומי, בחרו אורגני, הכירו את האיכר שלכם ואת מזונכם.
Bu yüzden bir sonraki sefer bakkala gittiğinizde, yerel düşünün, organik seçin, gıdanızı ve çiftçinizi bilin.生産主と食糧を知り オーガニックを選択しましょう ありがとうございました
Bu yüzden son 30 yıldaki tüm gıda sistemimiz gerçekten değişti.그래서 지난 30년간 우리의 전체 식량 시스템은 정말로 달라져오고 있습니다.
Bu yüzden son 30 yıldaki tüm gıda sistemimiz gerçekten değişti.Așa că tot sistemul nostru alimentar s-a schimbat mult în ultimii 30 de ani.
Bu yüzden son 30 yıldaki tüm gıda sistemimiz gerçekten değişti.A tak sa celý náš potravinový systému za posledných 30 rokoch skutočne zmenil.
Bu yüzden son 30 yıldaki tüm gıda sistemimiz gerçekten değişti.A tak se celý náš stravovací systém v posledních 30ti letech opravdu změnil.
Bu yüzden son 30 yıldaki tüm gıda sistemimiz gerçekten değişti.Dan sistem pangan kita dalam 30 tahun terakhir telah bergeser.
Bu yüzden son 30 yıldaki tüm gıda sistemimiz gerçekten değişti.En zo is ons hele voedselsysteem in de laatste dertig jaar echt veranderd.
Bu yüzden son 30 yıldaki tüm gıda sistemimiz gerçekten değişti.És így az egész étkezési rendszerünk komolyan megváltozott az utóbbi 30 évben.
Bu yüzden son 30 yıldaki tüm gıda sistemimiz gerçekten değişti.Et donc notre système alimentaire entier sur les 30 dernières années a vraiment changé.
Bu yüzden son 30 yıldaki tüm gıda sistemimiz gerçekten değişti.Quindi il nostro intero sistema alimentare negli ultimi 30 anni si è realmente spostato.
Bu yüzden son 30 yıldaki tüm gıda sistemimiz gerçekten değişti.System żywieniowy w ostatnich 30 latach został zmieniony.
Bu yüzden son 30 yıldaki tüm gıda sistemimiz gerçekten değişti.Todo o nosso sistema alimentar, nos últimos 30 anos, mudou verdadeiramente.
Bu yüzden son 30 yıldaki tüm gıda sistemimiz gerçekten değişti.Und so hat sich unsere gesamte Ernährungsweise in den letzten 30 Jahren wirklich verändert.
Bu yüzden son 30 yıldaki tüm gıda sistemimiz gerçekten değişti.Và toàn bộ hệ thống lương thực thực phẩm của chúng ta trong 30 năm qua đã thật sự thay đổi.
Bu yüzden son 30 yıldaki tüm gıda sistemimiz gerçekten değişti.Y así nuestro sistema completo de alimentación en los últimos 30 años de verdad ha cambiado.
Bu yüzden son 30 yıldaki tüm gıda sistemimiz gerçekten değişti.Και έτσι όλο το διατροφικό μας σύστημα τα τελευταία 30 χρόνια έχει αλλάξει.
Bu yüzden son 30 yıldaki tüm gıda sistemimiz gerçekten değişti.За последние 30 лет вся продовольственная система претерпела сильные изменения.
Bu yüzden son 30 yıldaki tüm gıda sistemimiz gerçekten değişti.И така цялата ни хранителна система през последните 30 години наистина се е променила.
Bu yüzden son 30 yıldaki tüm gıda sistemimiz gerçekten değişti.וכך כל מערכת המזון שלנו ב 30 השנים האחרונות השתנתה מאד.
Bu yüzden son 30 yıldaki tüm gıda sistemimiz gerçekten değişti.وعلى هذه الشاكلة بات نظامنا الغذائي منذ 30 عام وهكذا تغير تماما
Bu yüzden son 30 yıldaki tüm gıda sistemimiz gerçekten değişti.まるっきり変わってしまいました これは米国だけの問題ではありません
Bu yüzden sorunlu gıda sistemi hem şişmanlığı hem de açlığı etkiliyor.Așa că alimentația problematică afectează atât foametea, cât și obezitatea.
Bu yüzden sorunlu gıda sistemi hem şişmanlığı hem de açlığı etkiliyor.Así el problemático sistema de alimentación está afectando al hambre y a la obesidad.
Bu yüzden sorunlu gıda sistemi hem şişmanlığı hem de açlığı etkiliyor.Donc le système agricole problématique affecte à la fois la faim et l'obésité.
Bu yüzden sorunlu gıda sistemi hem şişmanlığı hem de açlığı etkiliyor.Dus het problematische voedselsysteem heeft effect op zowel honger als overgewicht.
Bu yüzden sorunlu gıda sistemi hem şişmanlığı hem de açlığı etkiliyor.Jadi permasalahan sistem pangan mempengaruhi kelaparan dan obesitas.
Bu yüzden sorunlu gıda sistemi hem şişmanlığı hem de açlığı etkiliyor.따라서 이 문제가 있는 식량 시스템은 기아와 비만 둘다에 영향을 주고 있습니다.
Bu yüzden sorunlu gıda sistemi hem şişmanlığı hem de açlığı etkiliyor.Portanto este sistema alimentar problemático está a afetar a fome e a obesidade.
Bu yüzden sorunlu gıda sistemi hem şişmanlığı hem de açlığı etkiliyor.Problematyczny system żywieniowy ma wpływ zarówno na głód jak i otyłość.
Bu yüzden sorunlu gıda sistemi hem şişmanlığı hem de açlığı etkiliyor.Quindi il sistema alimentare problematico influenza sia la fame che l'obesità.
Bu yüzden sorunlu gıda sistemi hem şişmanlığı hem de açlığı etkiliyor.So wirkt sich das problematische Ernährungssystem sowohl auf Hunger als auch Fettleibigkeit aus.
Bu yüzden sorunlu gıda sistemi hem şişmanlığı hem de açlığı etkiliyor.Takže problematický potravinový systém ovplyvňuje oboje, hlad i obezitu.
Bu yüzden sorunlu gıda sistemi hem şişmanlığı hem de açlığı etkiliyor.Takže tato problematická forma stravování působí na hlad i obezitu.
Bu yüzden sorunlu gıda sistemi hem şişmanlığı hem de açlığı etkiliyor.Tehát a problémás étkezési rendszer mind az éhezést, mind pedig az elhízást befolyásolja.
Bu yüzden sorunlu gıda sistemi hem şişmanlığı hem de açlığı etkiliyor.Và cái hệ thống lương thực mơ hồ này đã ảnh hưởng tới cả nạn béo phì và nạn đói.
Bu yüzden sorunlu gıda sistemi hem şişmanlığı hem de açlığı etkiliyor.Έτσι το προβληματικό σύστημα τροφίμων επηρεάζει και την πείνα και την παχυσαρκία.
Bu yüzden sorunlu gıda sistemi hem şişmanlığı hem de açlığı etkiliyor.Така че проблематичната хранителна система засяга както глада, така и затлъстяването.
Bu yüzden sorunlu gıda sistemi hem şişmanlığı hem de açlığı etkiliyor.То есть сомнительная продовольственная система влияет как на голод, так и на ожирение.
Bu yüzden sorunlu gıda sistemi hem şişmanlığı hem de açlığı etkiliyor.אז מערכת המזון הבעייתית משפיעה גם על רעב וגם על השמנה.
Bu yüzden sorunlu gıda sistemi hem şişmanlığı hem de açlığı etkiliyor.لذا فان المشكلة في النظام الغذائي تشمل الجوع والسمنة معا
Bu yüzden sorunlu gıda sistemi hem şişmanlığı hem de açlığı etkiliyor.飢餓と肥満両方に影響しています もう言うまでもありませんが
"Çevrenin, yerel gıdanın ve toprakların önemine dair amaçsal bir farkındalık yaratın."Creați un obiectiv din importanța mediului, a hranei locale și a culturii solului.
"Çevrenin, yerel gıdanın ve toprakların önemine dair amaçsal bir farkındalık yaratın.Criem um sentido de missão em torno da importância do ambiente, dos alimentos locais e dos solos.
"Çevrenin, yerel gıdanın ve toprakların önemine dair amaçsal bir farkındalık yaratın.환경의 중요성, 지역 음식과 토양이 왜 필요한지를 알려줘야 합니다.
"Çevrenin, yerel gıdanın ve toprakların önemine dair amaçsal bir farkındalık yaratın.Vytvorte zmysel pre účel okolo dôležitosti životného prostredia, miestnych potravín a pôdy.
"Çevrenin, yerel gıdanın ve toprakların önemine dair amaçsal bir farkındalık yaratın."Создавайте цели, которые будут отражать важность окружающей среды, еды местного производства и почвы".
"Çevrenin, yerel gıdanın ve toprakların önemine dair amaçsal bir farkındalık yaratın.ליצור תחושת מטרה סביב החשיבות לסביבה, לתוצרת מקומית ולקרקע.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod