Ana içeriğe geç
Sözlük

gıda ile cümle

gıda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bunu Hindistan ve Pakistan'daki gıda teknolojistleriyle- sadece üçüyle aslında, yaptık.We deden dit met voedseltechnologen in India en Pakistan -- een stuk of drie.
Bunu Hindistan ve Pakistan'daki gıda teknolojistleriyle- sadece üçüyle aslında, yaptık.Το καταφέραμε με επιστήμονες τροφίμων στην Ινδία και το Πακιστάν στην πραγματικότητα τρεις.
Bunu Hindistan ve Pakistan'daki gıda teknolojistleriyle- sadece üçüyle aslında, yaptık.Мы привлекли пищевых технологов из Индии и Пакистана - всего троих человек.
Bunu Hindistan ve Pakistan'daki gıda teknolojistleriyle- sadece üçüyle aslında, yaptık.Правим тези неща с хранителните технолози в Индия и Пакистан -- в действителност с три от тях.
Bunu Hindistan ve Pakistan'daki gıda teknolojistleriyle- sadece üçüyle aslında, yaptık.עשינו זאת עם טכנולוגי אוכל בהודו ובפקיסטן באמת בערך שלושה מהם
Bunu Hindistan ve Pakistan'daki gıda teknolojistleriyle- sadece üçüyle aslında, yaptık.طورنا هذا مع تقنيي أغذية من الهند وباكستان -- ثلاثة من التقنيين.
Bunu Hindistan ve Pakistan'daki gıda teknolojistleriyle- sadece üçüyle aslında, yaptık.食糧技術者3人と協力して 開発しました そしてこれを食べた
Bu oyunda bir ordu mensubu olarak halka temel gıda malzemeleri dağıtmakla görevlisiniz.- Vzla2017, qui recrée les manifestations qui se sont produites cette année ;
Bu oyunda bir ordu mensubu olarak halka temel gıda malzemeleri dağıtmakla görevlisiniz.Ещё одна созданная на «джеме» игра — «Экономия арепы».
Burada, Amerika'da uretilen misirin yuzde doksani hayvan gidasi olarak ya da yag yapimi icin kullaniliyor.여기 미국에서는 재배되는 옥수수의 90 퍼센트가 사료로 쓰이거나 기름을 만드는데 쓰입니다.
Burada, Amerika'da uretilen misirin yuzde doksani hayvan gidasi olarak ya da yag yapimi icin kullaniliyor.Aqui nos EUA 90% do milho cultivado é usado para alimentar animais ou produzir óleo.
Burada, Amerika'da uretilen misirin yuzde doksani hayvan gidasi olarak ya da yag yapimi icin kullaniliyor.Hier in Amerika wird 90 Prozent des kultivierten Maises dafür benutzt Tiere zu füttern oder Öl herzustellen.
Burada, Amerika'da uretilen misirin yuzde doksani hayvan gidasi olarak ya da yag yapimi icin kullaniliyor.Hier in Amerika wordt 90% van de verbouwde maïs gebruikt om dieren te voederen of voor olie.
Burada, Amerika'da uretilen misirin yuzde doksani hayvan gidasi olarak ya da yag yapimi icin kullaniliyor.Itt Amerikában a termesztett gabona 90 százalékát takarmánynak vagy olajhoz használják fel.
Burada, Amerika'da uretilen misirin yuzde doksani hayvan gidasi olarak ya da yag yapimi icin kullaniliyor.los principales recursos marinos se habrán ido en el 2015.
Burada, Amerika'da uretilen misirin yuzde doksani hayvan gidasi olarak ya da yag yapimi icin kullaniliyor.Natomiast w USA 90 procent kukurydzy przeznacza się na karmienie zwierząt i wytwarzanie oleju.
Burada, Amerika'da uretilen misirin yuzde doksani hayvan gidasi olarak ya da yag yapimi icin kullaniliyor.O cincime dintre oameni depinde de pesti pentru a trai.
Burada, Amerika'da uretilen misirin yuzde doksani hayvan gidasi olarak ya da yag yapimi icin kullaniliyor.Qui in America il 90 per cento del mais coltivato viene usato per nutrire gli animali o per produrre olio.
Burada, Amerika'da uretilen misirin yuzde doksani hayvan gidasi olarak ya da yag yapimi icin kullaniliyor.Tu v Amerike je 90% dopestovanej kukurice využívaných na kŕmenie zvierat alebo na výrobu oleja.
Burada, Amerika'da uretilen misirin yuzde doksani hayvan gidasi olarak ya da yag yapimi icin kullaniliyor.Và ở Mỹ 90% lượng bắp thu hoạch được dùng để nuôi động vật hoặc làm dầu.
Burada, Amerika'da uretilen misirin yuzde doksani hayvan gidasi olarak ya da yag yapimi icin kullaniliyor.Здесь, в США 90 процентов выращиваемого зерна идёт на корм для животных или производство топлива.
Burada, Amerika'da uretilen misirin yuzde doksani hayvan gidasi olarak ya da yag yapimi icin kullaniliyor.כאן באמריקה 90 אחוז מגידולי התירס משמשים כמזון לחיות או להפקת שמן.
Burada, Amerika'da uretilen misirin yuzde doksani hayvan gidasi olarak ya da yag yapimi icin kullaniliyor.هنا في أمريكا 90 في المائة من الذرة المحروثة تستخدم لإطعام الحيوانات أو لعصر الزيت.
Burada, Amerika'da uretilen misirin yuzde doksani hayvan gidasi olarak ya da yag yapimi icin kullaniliyor.トウモロコシの90パーセントが 飼料や油のために 栽培されています ボルネオの椰子のプランテーションです
Buradaki benim, soldan ikinci. (Kahkaha) Gidan-Kara kardeşler ile birlikte,Tutaj jestem -- drugi z lewej -- (Śmiech) ze starszyzną w Gidan-Kara, małej wiosce pod Sokoto.
Buradaki benim, soldan ikinci. (Kahkaha) Gidan-Kara kardeşler ile birlikte,Ето ме - аз съм вторият човек отляво... (Смях) със старейшините в Гидан-Кара, едно мъничко село извън Сокото.
Bütün bunların karşı tezi sürdürülebilir gıdadır.A antítese de tudo isto é a comida sustentável.
Bütün bunların karşı tezi sürdürülebilir gıdadır.Alternatywą jest żywność przyjazna środowisku.
Bütün bunların karşı tezi sürdürülebilir gıdadır.Antiteza acestui lucru este mancarea durabila.
Bütün bunların karşı tezi sürdürülebilir gıdadır.De tegenhanger hiervan is duurzaam voedsel.
Bütün bunların karşı tezi sürdürülebilir gıdadır.Die Antithese der ganzen Sache ist nachhaltige Kost.
Bütün bunların karşı tezi sürdürülebilir gıdadır.Ezt próbálom megértetni az emberekkel.
Bütün bunların karşı tezi sürdürülebilir gıdadır.이 모든 사태의 해답은 바로 지속가능한 식량의 공급입니다.
Bütün bunların karşı tezi sürdürülebilir gıdadır.La antítesis de todo este asunto son los alimentos sostenibles.
Bütün bunların karşı tezi sürdürülebilir gıdadır.L'antitesi di questa cosa è il cibo sostenibile.
Bütün bunların karşı tezi sürdürülebilir gıdadır.L'antithèse de tout ça est l'alimentation durable.
Bütün bunların karşı tezi sürdürülebilir gıdadır.Nasprotje vsega tega je trajnostna prehrana.
Bütün bunların karşı tezi sürdürülebilir gıdadır.Nghịch nghĩa với toàn bộ điều này là thực phẩm bền vững.
Bütün bunların karşı tezi sürdürülebilir gıdadır.Противоположность всему этому - натуральная пища.
Bütün bunların karşı tezi sürdürülebilir gıdadır.האנטיתזה לכל זה היא מזון בר קיימא.
Bütün bunların karşı tezi sürdürülebilir gıdadır.نقيض هذا الامر كله هو الغذاء المستدام.
Bütün bunların karşı tezi sürdürülebilir gıdadır.これを人々に理解してほしいのです
Büyük miktarda paraları birinci basamak sağlık, ilk öğretim ve gıda yardımı hizmetlerine aktarıyorlar.Arunca mari sume de bani pentru sanatatea primara, pentru educatia primara, pentru ajutor de hrana.
Büyük miktarda paraları birinci basamak sağlık, ilk öğretim ve gıda yardımı hizmetlerine aktarıyorlar.Están arrojando grandes sumas de dinero para asistencia médica básica, para educación primaria y para comida.
Büyük miktarda paraları birinci basamak sağlık, ilk öğretim ve gıda yardımı hizmetlerine aktarıyorlar.Hatalmas összegeket szórnak el alap egészségügyre, alap oktatásra, és élelmiszer segélyekre.
Büyük miktarda paraları birinci basamak sağlık, ilk öğretim ve gıda yardımı hizmetlerine aktarıyorlar.Họ ném vào những khoản tiền lớn cho chăm sóc sức khỏe ban đầu, giáo dục tiểu học và cứu trợ lương thực.
Büyük miktarda paraları birinci basamak sağlık, ilk öğretim ve gıda yardımı hizmetlerine aktarıyorlar.그들은 기본적인 보건, 교육과 식량 원조에 많은 자금을 쏟고 있습니다.
Büyük miktarda paraları birinci basamak sağlık, ilk öğretim ve gıda yardımı hizmetlerine aktarıyorlar.Mereka mengalokasikan dana yang cukup besar untuk kesehatan, pendidikan, sembako.
Büyük miktarda paraları birinci basamak sağlık, ilk öğretim ve gıda yardımı hizmetlerine aktarıyorlar.Sie geben hohe Summen für Gesundheit, für das Grundschulwesen, für Nahrungsmittelhilfen aus.
Büyük miktarda paraları birinci basamak sağlık, ilk öğretim ve gıda yardımı hizmetlerine aktarıyorlar.Strkají velké peníze do základní lékařské péče, do základního vzdělání, do potravinové pomoci.
Büyük miktarda paraları birinci basamak sağlık, ilk öğretim ve gıda yardımı hizmetlerine aktarıyorlar.Wrzucają ogromne sumy pieniędzy na podstawową opiekę zdrowotną, na edukację szkolną, pomoc żywnościową.
Büyük miktarda paraları birinci basamak sağlık, ilk öğretim ve gıda yardımı hizmetlerine aktarıyorlar.Ze geven grote sommen geld uit aan basisgezondheidszorg, basisonderwijs en voedselhulp.
Büyük miktarda paraları birinci basamak sağlık, ilk öğretim ve gıda yardımı hizmetlerine aktarıyorlar.Они выбрасывают огромные суммы на медицинскую помощь, начальное образование, продовольственную помощь.
Büyük miktarda paraları birinci basamak sağlık, ilk öğretim ve gıda yardımı hizmetlerine aktarıyorlar.Те хвърлят огромни суми за основно здравеопазване, за начално образование и помощи закупуване на храна.
Büyük miktarda paraları birinci basamak sağlık, ilk öğretim ve gıda yardımı hizmetlerine aktarıyorlar.הם זורקים סכומים גדולים של כסף על בריאות כללית, על השכלה כללית, על הקלה ברעב.
Büyük miktarda paraları birinci basamak sağlık, ilk öğretim ve gıda yardımı hizmetlerine aktarıyorlar.إنهم يرمون بمبالغ كبيرة للصحة الأولية، للتعليم الإبتدائي، ولأطعمة الإغاثة.
Büyük miktarda paraları birinci basamak sağlık, ilk öğretim ve gıda yardımı hizmetlerine aktarıyorlar.初等教育、食料救助確保のためにつぎ込まれているのです。 そしてアフリカ大陸全体が、
Büyük şirketler besin değeri yüksek olmayan gıdaları çocuklara pazarlamak için yılda 20 milyar dolar harcıyor.대기업들은 연간 200억 달러를 몸에도 좋지않은 제품을 아이들에게 광고하는데 씁니다.
Büyük şirketler besin değeri yüksek olmayan gıdaları çocuklara pazarlamak için yılda 20 milyar dolar harcıyor.Các công ty lớn chi 20 tỷ đô la một năm tiếp thị các loại thực phẩm không dinh dưỡng cho trẻ em.
Büyük şirketler besin değeri yüksek olmayan gıdaları çocuklara pazarlamak için yılda 20 milyar dolar harcıyor.Grote bedrijven geven 20 miljard dollar per jaar uit aan reclame voor niet-voedzaam eten voor kinderen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
gıda ile cümle - Sayfa 38 - gıda kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App